T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/534 Esas
KARAR NO : 2025/253
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya fesih)
DAVA TARİHİ : 21/08/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ..., 09.07.2015 tarihli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile davalı ortaklıkta % 15 hisseye sahip olduğunu, davalı şirketin uzunca bir süredir herhangi bir faaliyetinin bulunmamakta olup, ortaklığın yüklü miktarda vergi ve SGK borçlarının da bulunduğunu, şirket ortaklar kurulu toplantılarına davacı/müvekkil davet edilmemekte olup, davacı/müvekkilin şirketin diğer ortaklarıyla olan iletişiminde de zayıflık bulunduğunu, sürekli zarar eden davalı şirketin borca batık ve dolayısiyle münfesih bir durumda bulunmadığını, şirketin faaliyetleri ile ilgili davacıya hiç bilgi verilmemekte olup, sadece kamu borçlarının ödenilmesi amacıyla, maddi taleplerde bulunulduğunu, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında -davacıya- bilgi vermeme süreklilik kazanmış olup, şirket yöneticiler tarafından zarara uğratıldığını, davalı şirketin uzun süreden beri kâr payı dağıtmaması ve zarar etmesi hususları da ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedelemiş bulunduğunu, sürekli zarar etmeye ve kâr dağıtmamaya dayalı işletme biçiminin ortaya çıkmasında haklı ve işletmesel olarak reel sebeplerin bulunduğunu ispat yükümlülüğünün yönetim yetkisi hakim ortaklarda bulunduğundan davalı şirkete ait bulunduğunu, ve yine ... plaka sayılı bir araç davalı şirketin ortaklarının onayı olmadan 2-3 sene evvel, davalı şirketin işlerinde kullanılmak amacı ile bir adet araç satın alınılmış olup, davalı şirketin kamuya olan borçları nedeni ile araç bu süreçten etkilenmesin amacı ile bu aracın tescili ortaklardan (ve uzunca süre davalı şirketin müdürü sıfatı ile hareket eden) ...'nin adına kayıt ve tescil ettirildiğini, bedeli davalı şirket tarafından karşılanan bu aracın, davalı şirketin ortaklarından ... VE ... tarafından kullanılagelmiş olup, adına kayıtlı bulunduğu ...'nin şahsi borçlarından dolayı, bu aracın sicil kaydına haciz şerhleri işlenmesi nedeni ile anılan haczin/hacizlerin kaldırılması amacı ile ilgili borçları davalı şirketin ödemiş bulunduğunu, davacı gemi adamı olup, sürekli olarak ülke sınırları içerisinde de bulunamadığını, bugüne değin olduğu üzere, davalı şirketin faaliyet alanı, tecrübe ve bilgisi dahilinde bulunmayıp, şirketin diğer bir kısım ortakları, davalı şirketin faaliyet alanı ile bizzat iştigal etmekte olup, davacının yurt dışında olması ve davalı şirket faaliyetleri ile ilgili sağlıklı ve düzenli bir bilgi akışının yine davacıya sağlanmamış bulunduğunu, diğer bir kısım ortaklarca, mevcut davalı şirketin mevcudiyetine rağmen, davalı şirketin bünyesini kuvvetlendirmek yerine, aynı faaliyet alanında çalışmalar gerçekleştirilmek sureti ile davalı şirketin toparlanması ve güçlenmesi ihmal edildiğini, kaldı ki, bugün itibariyle davalı şirketin (faaliyetine devam edebilmek için) ... nezdinde Özel İlkokul-Kurum Açma İzni İle İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatı v.b. bulunup bulunmadığı hususu da davacı nezdinde bir muamma olduğunu, diğer bir konunun, davalı şirketin, kira borçları nedeni ile icra takibine maruz kalması ve bu borçların halen ödenmemiş olduğu yönündeki bir bilginin davacıya ulaşmış olması da davacı yönünden ayrı bir olumsuzluk sebebi olduğunu, bu kapsamda davalı tüzel kişiliğin, müseccel adresinde halen faaliyet gösterip göstermediği de yine davacı uhdesinde muamma olduğunu, açıklanan ve muhakemede belirecek, davacı ortak yararına, haklı çıkma sebeplerinin somut olayda oluştuğunun kabulü ile TTK 638/2. maddesi uyarınca davacı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına, TTK'nın 641. maddesi gereğince -fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik- 1.000 TL ayrılma akçesinin, hüküm tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, TTK'nın 638/2. maddesi gereği dava süresince davacı müvekkilin ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün tedbiren dondurulmasını, işbu talebimizin kabul görmemesi halinde ise (terditli dava kapsamında olmak üzere) TTK. m. 636/3 hükmünde öngörülen haklı sebeple fesih şartlarının oluştuğu, TTK. m. 633 ve 634 hükümlerinin yollamasıyla uygulama alanı bulan TTK. m. 376/2 hükmü uyarınca, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı gözetilerek, (...) şirketin kendiliğinden sona ereceğinin hükme bağlandığı, (kronik hale gelen karlılık kaybının ortaklığın devamını güçleştirmesi ve özellikle şirketin borca batık olması karşısında) davalı şirketin kanun gereği münfesih hale geldiğinin kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, talep eylemek zaruretinin hasıl olmuş bulunduğunu belirterek TTK 638/2. maddesi uyarınca davacı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına, TTK'nın 641. maddesi gereğince -fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik- 1.000 TL ayrılma akçesinin, hüküm tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, TTK'nın 638/2. maddesi gereği dava süresince davacı müvekkilin ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün tedbiren dondurulmasına, (I) no.lu asli talebimizin kabul görmemesi halinde (HMK m. 111, terditli dava kapsamında) TTK. m. 636/3 hükmünde öngörülen haklı sebeple fesih şartlarının oluştuğu, TTK. m. 633 ve 634 hükümlerinin yollamasıyla uygulama alanı bulan TTK. m. 376/2 hükmü uyarınca, davalı şirketin kanun gereği münfesih hale geldiğinin kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, Yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Mahkememizin 12/08/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı, olmazsa terditli olarak fesih talebidir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, ... 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosya, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya, ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya, ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosya, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP suretleri, SGK bilgileri, İSKİ abone hesap kartı, icra borç bilgileri, 2022 - 2023 beyannameleri dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacı vekili 09/07/2024 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki diğer talepleri baki kalmak kaydı ile ve 6100 sayılı HMK 309/3 maddesi (Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.) "TTK'nın 641. maddesi gereğince -fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik- 1.000 TL ayrılma akçesinin, hüküm tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline," yönündeki taleplerinden kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı çıkma payından feragat ettiğinden bu talebin feragat yönünden reddi gerekmiştir.
Davacının çıkma talebine gelince;
Celp edilen ticaret sicil kayıtlarından, davacının şirket ortakları arasında yer aldığı ve haliyle çıkma ve fesih davası açabilecek şahıslardan olduğu görülmüştür.
Bir ortağın şirketten çıkması TTK 638. maddesinde düzenlenmiş olmasına karşın, çıkma sebepleri tek tek sayılmamıştır. Tük Ticaret Hukukunda çıkma, şirkete has sebeplere değil, ortağa has haklı sebeplere dayanabilir. Dava dilekçesinde sayılan, şirketin uzunca bir süredir faaliyetinin bulunmaması, borçlarının bulunması, şirket araç ve mamelekinin diğer ortaklarca şahsen kullanılması gibi sebepler, davacının şahsına dair sebepler değil, şirket tüzal kişiliğine dair sebeplerdir. O halde, davacının şahsına dair çıkma sebebi olarak herhangi somut bir iddia ileri sürülmediği gibi bu husus ispat da edilemediğinden, çıkma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Terditli olarak şirketin feshi talebine gelince;
Şirketin celp edilen ticaret sicil dosyasının incelenmesinde, yakın zamanda şirketin yöneticilerinin değiştirilmesi işleminin dışında aktif herhangi bir işlem yapmadığı görülmüştür. Yine ortak ve yetkililere ve mali müşavire çıkarılan muhtıralara rağmen şirketin ticari defterleri dahi elde edilememiş, mahkeme incelemesinde hazır edilememiştir. Şirketin birçok abonelik firmasına, bankalara, üçüncü kişilere, vergi dairelerine ve SGK'ya borçları olduğu, bunlardan dolayı bir kısım icra takipleri başlatıldığı celp edilen yazılmalardan anlaşılmıştır. Buna karşılık şirket adına motorlu taşıt kaydı, aktif banka para kaydı, gayrimenkul kaydı olmadığı görülmüştür.
Görüldüğü üzere, şirket uzunca bir süre atıl bir vaziyette bırakılmış, borca düçar hale gelmiş ve ticari defter ve kayıtlarına dahi ulaşılamaz hale gelmiştir.
Buradan da şirketin fiilen faal olmadığı, şirketlerin ana gayelerinin kar elde etmek oldupu, buna dair faaliyetlerde bulunmasının en doğal mecburiyet olduğu, buna rağmen bu amaca dair uzunca zaman bir faaliyette bulunmadığı, aksine borca battığı anlaşıldığından şirketin TTK 636/3. Maddesine göre haklı nedenlerle feshine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının çıkma ve çıkma payına ilişkin davasının REDDİNE,
2-Terditli şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın KABULÜNE,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde... sicil numarası ile kayıtlı ... LTD. ŞTİ'nin fesih ve tasfiyesine,
3-Tasfiye memuru olarak bilirkişi ...'in tayinine,
4-Aylığı 15.000,00 TL'den 3 aylık tasfiye memuru ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde sonradan diğer ortaklarla paylaşılmak veya şirketten tasfiye alacağı olarak tahsil edilmek üzere bu aşamada 45.000,00 TL olarak davacı tarafça karşılanmasına,
5-Tasfiye ücreti yattığında tasfiye memurunun göreve başlamasına,
6-Tasfiye memurunun 3 aylık süre içerisinde tasfiye raporunun mahkememize sunulmasının istenilmesine,
7-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 345,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 700,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 970,10-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 1/2 oranında hesaplanan 485,05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
12-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır