T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/54 Esas
KARAR NO:2025/985
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/01/2023
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Müvekkil tarafından davalı şirkete 17.08.2022 tarihli faturaya konu olan 74 adet ticari emtianın teslim edilerek karşılığında 102.019,10 TL (Kdv dahil) karşılığında fatura düzenlendiği, ancak borçlu davalının ürünlerde ayıp iddiası nedeniyle faturayı ödemediği gibi hakkında başlatılan icra takibinede haksız ve hukuksuz bir şekilde itiraz ederek tahsili geciktirme amaçlı borca itiraz ettiği, davalı tarafa faturalar teslim edilmesine rağmen TTK md. 23’te belirtilen süre içerisinde borçlunun faturalara itiraz etmediği, söz konusu faturaların davalı şirketin ticari defterlerine işlendiği, müvekkil şirketin ticari defterlerinin de incelenmesi neticesinde davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşılacağı, ticari emtiaların ayıplı olmadığının müvekkil tarafından yaptırılan testlerle birlikte üreticisi olan Amerika’da yapılan incelemelerle kanıtlandığı, arızalı olduğu iddia edilen ... serisi fark basınç sensörlerinin test raporlarının yazı ekinde verildiği, ürün katalogları incelendiğinde cihazların... çıkışlı kullanımda 10 Volt DC besleme ile çalışmadığını, davalı tarafın ürünleri yanlış gerilimde çalıştırdığını, üretici ... firmasına geri gönderilen ürünlerde yapılan önce görsel sonrada fiziksel olarak sonrada basınç uygulanarak yapılan testlerde cihazların basınç sensör taraflarının sağlam oldukları, bazı cihazlarda fiziksel hasarların olduğu, basınç sensörünün ana kart ile haberleşemediği, (sensör haberleşme hatası olan ürün) veya cihazın diyaframında problemlerin olduğu sensörlere rastlandığı, cihazların kullanım nedeniyle arızalandıkları ve üretim sonrası fabrika çıkışlarının sağlam olarak herhangi bir komponent arızası olmadan ayıpsız bir şekilde müşteriye teslim edildiğinin anlaşıldığı, neticede davanın kabulü ile davalı borçlu adına başlatılan icra takibine yapılan haksız ve hukuksuz itirazın kalıdırılarak takibin devamına karar verilmesi ve talep edilmiştir.
CEVAP: Müvekkile haksız gerekçelerle icra takibi başlatıldığı, bu nedenle davacı tarafın itirazın iptali talepli ikame edilen davasının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı taraf ile uzun süredir cari hesaba dayalı ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı şirkete sipariş vererek ürün tedarik ettiklerini, önceki siparişlerde davacı ile hiç sorun yaşanmadığını, ancak son sevkiyatlarda sorunlar çıktığı, ürünlerin ayıplı olduğunu, davacı tarafın sorunu çözmek için girişim yapmadığı ve ayıplı ürünleri de iade almadığı, davacı taraftan tedarik edilen ... marka ... kodlu ürünlerin 51 adedinin sensörlerinde arızaların tespit edildiği, arızalı ürünlerin davacı tarafından değiştirilmediği, geri dönüş sağlanmadığı, ürünlerin müvekkil şirketin deposunda tutulduğu, söz konusu ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ürünlerdeki ayıbın ancak kullanmakta ve denenerek anlaşılabileceği, davacı tarafın ürünlerin denenmesi için teknik personel görevlendirmediği, ürünlerin ayıpsız yenileri ile değiştirilmediği, bu yapılmadığından müvekkilin seçimlikhakkını kullanarak 02.09.2022 tarihinde ayıplı ürünlere ilişkin yapılan ödemelerin davacı taraftan geri istendiğinin tebliğ edildiği, müvekkil şirketin yetkili personeli tarafından yapılan incelemeyle davacı tarafa hata bildirim formu doldurulmak suretiyle hatalı ürünlerin sayısı tespit edilerek bir kısmı davacı taraf teslim edilmiş ve ürünler incelenmek üzere Amerika’daki üretici firmaya gönderildiği, bir kısım ürünlerde hata olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, üretici firmanın hazırladığı raporda ürünlerin ayıplı olmadığı şeklinde tespit yapıldığı, bu raporu kabul etmediklerini, raporun üretici şirketin sorumluluktam kurtulmak için düzenlendiğinin açık olduğu, davacı şirketin satışı gerçekleştirilen ürünlerin 10 Volt DC gerilimle çalışmadıklarını söymemekle yetindiği, neticede, davacı tarafın müvekkilin seçimlik haklarını dikkate almadan icra takibine başladığı, ayıplı sevkiyatların tespitine kadar müvekkil şirket tarafından davacı şirkete ödemelerin zamanında yapıldığı, davacı şirketin müvekkilin ödememe yapmaması için ürünlerin ayıplı olduğunu ileri sürdüğü şeklinde bir durum oluşturduğundan davacı şirketin iddiaları dayanaktan yoksun icra takip davasının reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosya talimat raporu aldırılmak üzere Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, mali müşavir ve Elektronik mühendisi bilirkişi heyetine tevdi olduğu ve düzenlenen 14/01/2024 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defter tutma zorunluluğu olduğu, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 103.088,52 TL cari hesaba dayalı alacaklı olduğu yasal defter kayıtlarında tespit edildiği, dava konusu ürünlerin davalı tarafta bulunması sebebi ile talimat mahkemesi aracılığı ile davalı taraf ile iletişime geçilerek ürünlerin bulunduğu davalı taraf üretim tesislerinde davalı tarafça beyan edilen ürünler seri numaralarına göre test ve ölçüm işlemleri yapıldığını, dava konusu ürünlere 24 Volt besleme gerilimi uygulanarak her ürünün ayrı ayrı ölçümlemeleri yapıldığı,24 Volt besleme de ürünlerde herhangi bir olumsuzluk olmadığının görüldüğü, ürünlere basınç uygulanarak yapılan ölçümlerde ürünlerin hata verdiği ve ölçümlerde sorun teşkil ettiği, ürünlerin istenilen değerlerde veri çıkışı vermediği, basınç değerlerinde oluşan sorunların davacı tarafça dava dosyasına sunuları laboratuvar sonuçlarında belirtildiği üzere yüksek basınç uygulanıp uygulanmadığı veya çalışma ortamlarının ve kurulumlarının nasıl ve ne şekilde yapıldığının bilinmemesi sebebi ile yüksek basınç sonucu oluşup oluşmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılamadığı hususlarında görüş ve kanaate varılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir, Elektrik Mühendisi ve nitelikli ticari hesaplamalar uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 04/11/2024 tarihli raporda özetle; Bilirkişi heyetimiz tarafından incelemesi yapılan itirazın iptali dava dosyasında taraflar arasında ürün alım satımına ilişkin dosyaya konu olan 17.08.2022 tarihli Kdv dahil 102.019,10 TL meblağlı ve 74 adet sensör satışı konulu fatura tarafların ticari defterlerinde kayıt olup bu konuda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı görülmüştür. İhtilaf konusu davalı tarafın davacıdan satın aldığı ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunda olup, yapılan teknik değerlendirmeler neticesinde, söz konusu sensörlerin arızalanmalarına kullanıcı hatası sebebiyet verdiği tespit edildiğinden sensörlerde gizli ya da açık ayıp olmadığı, davacı tarafın sattığı sensörlerin bedelini tahsil edebilmek için açtığı itirazın iptali davasında haklı olduğu görüş ve kanaatlerine varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere yeni eklenen bilirkişi ile birlikte aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 16/09/2025 tarihli raporda özetle; davalı vekili tarafından yapılan itirazlar yukarıda yer alan başlıklar altında değerlendirilmiş olup, 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan teknik tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda heyet kanaatinin devam etmekte olduğu, bu aşamada heyete yeni dahil olan bilirkişi kanaatinin mevcut rapor içeriği ile örtüştüğü ve aynı doğrultuda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; 74 adet ticari emtianın ticari satım sonucunda davalıya teslimine ilişkin düzenlenen faturanın icra takibine konu edilmesi üzerine davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 23/1-Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.
Madde 229- Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir 1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi 2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi 3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.
Açıklandığı üzere ayıp iddiasında bulunan taraf, bu durum teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Somut olayda her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ile toplam 102.019,10 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında ürün alım satımına ilişkin dosyaya konu olan 17.08.2022 tarihli Kdv dahil 102.019,10 TL meblağlı ve 74 adet sensör satışı konulu fatura tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, esasen bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı, ihtilafın satım sözleşmesine konu olan ürünlerin ayıplı olmasından kaynaklı olduğu, yine dosyamızdan alınan kök ve ek raporla, söz konusu sensörlerde gizli ya da açık ayıp olmadığı, ilgili sensörlerin arızalanmalarına kullanıcı (davalı) hatasının sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, dolayısı ile davalı tarafın takipte talep edilen alacak yönünden itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacak olan % 20'si (20.403,82 TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.968,92-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.232,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.736,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.232,14-TL Peşin/nisbi Harcı, 25.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 550,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 26.962,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır