T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/608 Esas
KARAR NO : 2025/945
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 18/11/2018 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç sol şeritte seyir halinde iken sağ dönmeye çalışmış olup sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet sağ şeritte seyir halinde iken sağa dönmeye çalışan ... plakalı aracın çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle motosiklette yolcu olan müvekkilim ...'un yaralandığını, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurludur. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... A.Ş'nin sorumluluğundadır. Müvekkilim tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 28.10.2019 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %5 oranında malul kaldığını, davacıyla aynı durumda olan motosiklet sürücüsü ... Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen karar doğrultusunda ödeme almışken davacının adına yapılan Tahkim başvurusu reddedilmiş olup mağdur olan müvekkilim daha da mağdur edildiğini, davacının haksız olarak mağdur edilmeye devam edilmektedir. Müvekkilimin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu belirterek davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 250 TL Sürekli iş göremezlik, 125 TL Geçici İş göremezlik, 125 TL Bakıcı gideri Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 500 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA DEĞER ARTIRIM: Davacı vekili 11/10/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile; dava dilekçesi ile talep edilen Geçici İş Göremezlik taleplerini 125,00 TL'den 5.352,76 TL artırarak 5.477,76 TL'ye, tedavi gideri olan 125,00 TL'nin 3.875,00 TL artırarak 4.000,00 TL'ye artırdıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla değer artırım dilekçelerinin kabulü ile 5.477,76 TL Geçici İş Göremezlik ve 4.000 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.477,76 TL net tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, alacak için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı taraflarca davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle; davalı şirkete yazı yazılarak söz konusu kaza nedeniyle davacıya veya diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerektiğini, bununla birlikte müvekkilin poliçe ile üstlendiği süre içerisinde başkaca kaza olup, olmadığının tespiti de müvekkilin limitinin belirlenmesi için elzem olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde davalının şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalı şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, Zira davaya konu kaza hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Ve... karar sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğini, olaya ilişkin davacının ilk ifadesi " sigortalı aracın orta kapısına çarptık" şeklinde olduğunu, dava dışı görgü tanığı ise ifadesinde "motorsiklet aracın sağ tarafından gelerek aracın sağ ortasına vurdu" şeklinde olduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen savcılık dosyası ve içerisindeki kamera kayıtlarının celbi ile objektif bir kurum olan adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasını arz ve talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen geçici iş göremezlik, ve bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğunu, Geçici iş göremezlik giderleri ve geçici iş göremezlik dönemine tabi geçici bakıcı tazminat talepleri 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı olduğunu, davacı taraf herhangi bir kask veya koruyucu materyal takmadan motorsiklette yolculuk yaptığı için müteraffık kusurlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek öncelikle, zamanaşımı def’imiz ve usuli itirazları dikkate alınarak davanın reddine, talep edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri teminat dışı olduğundan reddine, hiç bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile; müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasına, herhalükarda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, hasar bilgisi, hasar dosyası, araç tescil özet raporu, adli kurul raporları, hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Kararları, Uyuşmazlık Dosyası, tedavi evrakları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen ... tarih, ... sayılı raporda; Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Dosya ATK 2. İhtisas Kurulunla gönderilmiş, düzenlenen ...tarih, ... sayılı raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (ÜÇ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Dosya Aktüer, Doktor ve Sigorta Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 31/08/2025 tarihli raporda; tazminat yönünden davacı ...'un 18.11.2018 tarihinde geçirdiği Trafik kazasın sonrası 3 aylık geçici iş göremezlik zararının 5.477,76 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı, tedavi yönünden 18.11.2018 tarihinde trafik kazasında yaralanan 05.09.1995 doğumlu ...'un kazada yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 2.000,00 TL yaraları nedeni ile pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzeme, burun tamponu, alçı, ayak bilekliği, koltuk değneği gibi yardımcı ortopedik malzemeler için, 2.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel giderleri için olmak üzere toplam 4.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, sigorta yönünden KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin olduğu, sigorta şirketine sigortalı aracın maliki/işleteninin, sürücünün kusuru nispetinde Sigorta Şirketinin poliçe limiti ve Trafik Sigortası Genel Şartları ile sorumluluğu bulunduğu dikkate alınarak poliçe limitleri üzerinde kalan taleplerden %100 kusur oranı ruhsat sahibinin kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, Genel Şartlarda belirtildiği üzere Bakıcı Giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler Tedavi Sağlık Giderleri Teminatı kapsamında ruhsat sahibinin %100 kusur oranı ile SGK nın sorumluluğu bulunduğu, belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve SGK nın karşılamadığı sağlık harcamalarından Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmayıp, sigorta şirketinin sorumluluğu olacağı, Genel Şartlarda belirtildiği üzere Sürekli Sakatlık Teminatına giren taleplerden Trafik Sigortacısının sürücünün/ruhsat sahibinin %100 kusur oranı kusur oranı ile sorumlu olacağı, Trafik sigortasının trafik kazaları sonucu üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasını amaçlayan bir sigorta türü olduğu, bu kapsamda trafik kazası neticesi yaralanan ve geçici yada sürekli iş göremez hale gelen kişinin giderlerinin sadece bir sağlık kuruluşunda yapılan tedavi harcamalarından ibaret olmadığı, trafik kazası sonucu beden bütünlüğü zarara uğrayan kişinin tedavi gördüğü süre ile iyileşeceği süre içinde işlerini göremeyeceği ve bu süre içinde normal hayatını sürdüremeyeceğinden bu dönem için de tam iş göremez olarak kabul edilip buna göre tazminat hesabının yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü ve işletenin yanında trafik sigorta poliçesini düzenleyen şirketin de sorumluluğu kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar iddiasına dayalı maddi tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK raporları, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle KTK 109 maddesi hükmünce ve HGK'nın ...ve HGK'nın 16/04/2008 gün ve... sayılı kararları doğrultusunda uzamış ceza zamanaşımı değerlendirilerek davanın kaza tarihi itibariyle süresi dahilinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı define ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
18/11/2018 günü, saat 15:45 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Caddesi'n i takiben sol şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalli olan... önüne geldiği ve sağa manevra ile dönüş yapmak istediği sırada aracının sağ yan kısımlarıyla, sağ şeridi takiben gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışmaları neticesinde motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'un yaralanmasına konu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
ATK Trafik İhtisas Kurulun raporu ile Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
ATK 2. İhtisas Kurulu raporu ile; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (ÜÇ) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
Zorunlu trafik sigortası KTK'nın 91 inci maddesine göre, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin aynı kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtiler hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için yaptırılır. Sigorta teminatı dışı kalan hususlar KTK’nın 92 nci maddesinde düzenlenmektedir. Ayrıca, KTK’nın 99 uncu maddesi de sigortacının sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olduğuna işaret eder.
Kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup sigorta şirketinin, davalı sürücünün ve araç malikinin/işletenin meydana gelen zarardan kusur nispetinde 6098 Sayılı TBK 49, 54,56, 2918 Sayılı KTK 85,90,91, 6102 Sayılı TTK 1401 ve 1409. maddeleri uyarınca sorumlulukları esastır.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğundan bahisle davalı kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun olmadığı iddia edilmiş olmakla birlikte yeni genel şartların A.5.b maddesinde tedavi süresine ilişkin çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında ve bu teminatın da SGK'nun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de, 6111 Sayılı yasa ile değişik 2918 Sayılı yasanın 98.maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik tazminatının sayılmadığı, bu durumda SGK.nun sorumluluğunun alt norm düzeyinde genel şartlar ile genişletilemeyceğinden sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının da teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin...E., ... K. Sayılı kararı).
25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Emsal için bknz BAM 40.HD'nin... E.,...K. Sayılı kararı).
Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde değişmiş ve tazminat hesaplama esasları yeniden belirlenmiştir. Genel Şartların yürürlük zamanı ise 1 madde ikinci fıkrasında "Bütün Genel Şartlar ekleriyle bir bütündür. Bu Genel Şartlar ve sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır" şeklinde 01.06.2015 tarihinden sonraki trafik kazalarında geçerli olduğu belirtilmiştir. Tazminat hesaplamalarında uyulacak esaslar yönünden cismani tazminat hesaplarında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınması kabul edilmiştir.
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yine tazminat hesaplamasında maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekmektedir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu alınmış olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretler için yeniden ek rapor alınması zorunludur. Asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuş ise yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Hakim, bir istek olmasa dahi, yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmaz. Keza, yargısal uygulamalarda kabul edildiği üzere bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.
Öte yandan, davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı kazaya karışan araçta yolcu konumunda olduğundan kusuru bulunması halinde hesaplanan tazminattan müterafik kusurun ve hatır taşımasının tenzili gerektiğinden bahisle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir.
Bilindiği üzere, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Yargıtay hatır taşıması bulunduğunun davalı tarafından cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği süresinden sonra yapılmış olması ve hiç savunma bulunmaması halinde mahkemece resen dikkate alınmayacağını kabul etmektedir. Zarar görenin hatır için taşındığının tespiti halinde belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak hatır taşıması indirimi sadece taşıyan için geçerli olup kazaya karışan karşı aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına karşı da dava açılmış ise hatır taşıması indirimi sadece taşıyan araç yönünden yapılması gerekir. Olayımızda mevcut deliller itibariyle; davacı ...'un ... plaka numaralı dava dışı sürücüsü ...'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu, davanın ise ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazaya sebebiyet verdiği ve olayda kusurlu bulunduğu iddiasıyla ZMMS sigortacısı davalıya karşı açıldığı anlaşıldığından somut olayda hatır taşıması indirimi uygulanmayacaktır.
Müterafik kusur; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmektedir. TBK.nın 52. Maddesine göre Zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğu kabulü edilmektedir. Davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani Müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Bu bağlamda, dosya kapsamında mevcut trafik kazası tespit tutanağı ve ifade tutanakları incelendiğinde, yolcunun motosiklette bulunduğu esnada kask takılı olup olmadığı tespit edilemediğinden somut olayda müterafik kusuru indirimi yapılmamıştır.
Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir aktüer, sigortacı ve doktor bilirkişiler tarafından hazırlanan rapora göre; tazminat yönünden davacı ...'un 18.11.2018 tarihinde geçirdiği Trafik kazasın sonrası 3 aylık geçici iş göremezlik zararının 5.477,76 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı, tedavi yönünden 18.11.2018 tarihinde trafik kazasında yaralanan 05.09.1995 doğumlu ...'un kazada yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 2.000,00 TL yaraları nedeni ile pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzeme, burun tamponu, alçı, ayak bilekliği, koltuk değneği gibi yardımcı ortopedik malzemeler için, 2.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel giderleri için olmak üzere toplam 4.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, sigorta yönünden KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin olduğu, sigorta şirketine sigortalı aracın maliki/işleteninin, sürücünün kusuru nispetinde Sigorta Şirketinin poliçe limiti ve Trafik Sigortası Genel Şartları ile sorumluluğu bulunduğu dikkate alınarak poliçe limitleri üzerinde kalan taleplerden %100 kusur oranı ruhsat sahibinin kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, yukarıda açıklandığı üzere belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmekte olduğu dikkate alınarak neticeten Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... için hesaplanan 5.477,76-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.477,76-TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 16.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacı ... için hesaplanan 5.477,76-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.477,76-TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 16.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 647,43-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 52,42-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 9.477,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 647,43 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.375,00 ATK Fatura Ücreti, 1.238,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.613,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 13.263,39-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2,56 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.519,90 TL'sinin davalıdan tahsili ile, 40,09 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda okunup usulüne uygun anlatıldı. 08/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır