T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/614 Esas
KARAR NO:2025/983
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/09/2023
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.12.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle 27.02.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine maddi tazminata ilişkin başvuru yapıldığı, cevap vermediği, zorunlu arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığı, 11.12.2022 tarihinde sürücü ...’in idaresindeki ... plakalı araç ile 91. sokaktan gelerek ... Caddesi’ne girmeden manevra yapmak isterken fren yerine gaza basarak direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımında yürüyen müvekkiline ve kızı ...’a çarptığı, aracın ön kısmıyla yayaları ... isimli işyerinin duvarına ve duvarın yanında bulunan demirlere sıkıştırdığı, aracın ZMSS poliçesini ... Sigorta A.Ş.’nin düzenlediği, müvekkilinin kaza tarihibde 46 yaşında olduğu, ağır engelli kaldığı, uzun süre hastanede tedavi gördüğü, kalça ve ayaklarının kırıldığı, iki bacağında parçalı kırık meydana geldiği, belden alt kısım hayati fonksiyonlarını yitirdiği, bastonla yürüdüğü, halen asgari ihtiyaçlarını kendisinin karşılayamadığı, sürücünün müvekkiline çarparak asli-tam kusurlu olduğunun kaza tutanağında tespit edildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasının derdest olduğu, sigorta şirketinin bedensel ve maddi zararları güvence altına aldığı, kusursuz sorumlu olduğu, maddi zararların davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, trafik kazası sonucu ağır yaralanan ve ampute kalan müvekkili için HMK 107. maddesi uyarınca 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere şimdilik 1.500,00 TL olarak talep ettikleri ancak yapılacak tahkikat neticesinde miktarı tam olarak belirlenecek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 97. madde uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediği, davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiği, genel şartlarda belirlenen belgelerin başvuru esnasında ibraz edilmesi gerektiği, sunulan raporun yetkili sağlık kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenmediği, hükme esas alınamayacağı, KTK 97. maddesine atıf yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete 1.000.000,00 TL limitli ZMS poliçesi ile sigortalı olduğu, sorumluluğun poliçede yazılı teminat ile sınırlı olmak üzere özel şartlar ve genel şartlar kapsamı ile sınırlı olduğu, sigortalının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğu, kusur dağılımının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na tevdi edilmesini talep ettikleri, TBK 52. maddesine atıf yapıldığı, davacının ağır şekilde yaralandığı, sürekli sakatlığa maruz kaldığı iddiasının ispata muhtaç olduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporuna itirazları bulunduğu, tazminat hesaplamasının aktüer tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması, TRH-2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiği, KTK 90. maddesine atıf yapıldığı, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiği, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığı, sağlık giderleri teminatına alındığı, sağlık giderleri teminatından SGK’nın sorumlu olduğu, sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığı, davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının ve gelir durumun tespiti gerektiği, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiği, ödeme yükümlülüğünün öğrenilen tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olduğu, 8 iş gününün geçmesi ile müvekkili şirketin temerrüde düştüğü, müracaat usulüne uygun gerçekleştirilmediği için temerrüde düşmediği, faiz hakkı doğmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, ancak kanuni faiz uygulanacağı, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddine, masraf, faiz ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının geçici ve kalıcı maluliyete dayalı tazminat davası ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Dosya kapsamından, 11.12.2022 tarihinde davalının sigortalısı olan dava dışı sürücü ...’in, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 91. sokaktan gelerek ...Caddesi’ne girmeden manevra yapmak isterken fren yerine gaza basarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, yaya kaldırımında yürüyen davacı ile davacının kızına çarptığı ve kazanın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Taraflara usulüne uygun tebligatlar yapılmış olup, hastane evrakları, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Davacının kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri uyarınca Sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik oranının tespiti ile bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı yönünden ATK'ya sevkedilmiş, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 03/09/2024 tarihli raporunda özetle; Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, 08/03/1976 doğumlu, ...’ın 11/12/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli ... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I. Sol kalça için; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.8a ve 3.8b’ye göre (%5, %5) toplam alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne göre %9,75 olup Tablo 3.2’ye göre %5, II. Sağ diz için; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %20, Tablo 3.2’ye göre %10, Balthazard formülüne göre; %14,5, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın Aktüerya Hesap Uzmanı ve makine mühendisine kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişilerin 25/01/2025 tarihli raporunda özetle; ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ...’İn % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, aracın ZMMS (Trafik) sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.’nin aynı oranda ve azami 1.000.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, davacı kazazede yaya ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1.135.675,69-TL olarak hesaplandığı tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere Aktüerya Hesap Uzmanı ve makine mühendisine tevdi edildiği, bilirkişilerin 06/11/2025 tarihli ek raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün % 100 olarak kusurlu bulunduğuna, davacı ...'ın kusuru bulunmadığına, davacının talep edeceği tazminat miktarının 2.305.421,65-TL olacağına, davacının talep edebileceği bakıcı giderinin 22.513,95-TL olacağına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğuna dair tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 24/11/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; davaya konu 11.12.2022 tarihli kaza sırasında geçerli olan ZMMS Poliçesine istinaden sorumluluk limitleri sakatlık teminatı bakımından 1.000.000,00 TL ve tedavi gideri teminatı bakımından 1.000.000,00 TL olduğunu, müvekkili için 1.000,00TL olarak açmış oldukları iş göremezlik tazminat miktarını 999.000,00 TL arttırarak 1.000.000,00 TL olarak artırdıkları, müvekkili için 500,00 TL olarak açmış oldukları bakıcı gideri tazminat miktarını 22.013,95 TL arttırarak 22.513,95 TL olarak artırdıkları, bedel arttırım dilekçeleri doğrultusunda davanın tam kabulüne, müvekkili için 1.000.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili için 22.513,95 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri (adli tıp kurumu giderleri dahil ) ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamından, trafik kazası nedeniyle davacının geçici ve kalıcı maluliyete dayalı tazminat davası ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Somut olayda; 11.12.2022 tarihinde davalının sigortalısı olan dava dışı sürücü ...’in, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 91. sokaktan gelerek ...Caddesi’ne girmeden manevra yapmak isterken fren yerine gaza basarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, yaya kaldırımında yürüyen davacıya çarptığı, ATK'dan alınan raporla davacının tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin tespit edildiği, yine dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli kusur ve aktüerya hesap bilirkişi raporu ile; ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü dava dışı ...’in % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, aracın ZMMS (Trafik) sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.’nin aynı oranda ve azami 1.000.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, davacı kazazede yaya ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığının tespit edildiği, davacının tespit edilen bu kusur ve engellilik oranına göre talep edeceği tazminat miktarının 2.305.421,65-TL, bakıcı giderinin ise 22.513,95-TL olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, -davalının poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve talep arttırım dilekçesi de dikkate alınarak- davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1.000.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ile 22.513,95 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.022.513,95 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yine davacının kaza nedeni ile iş göremezlik ödemesinin SGK tarafından karşılandığının SGK'ya yazılan müzekkere cevabı ile anlaşıldığı, bu yönü ile davacının karşılanmamış zararının bulunmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-1.000.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ile 22.513,95 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.022.513,95 TL alacağın temerrüt tarihi olan 21/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 69.847,93-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.762,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 66.085,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 159.377,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin/nisbi harcı, 3.493,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.032,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 5,400 TL ATK fatura ücreti, 869,75 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 16.269,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 16.261,80-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.118,48 TL'sinin davalıdan, 1,52 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır