T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/623 Esas
KARAR NO : 2025/772
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ve davalı arasında 20.02.2023 tarihli “güvenlik hizmet sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmenin davalı yanca yapılan sözleşmeye aykırılıklar sebebi ile sona erdiğini, taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, sözlemşenin 2.maddeine yapılan aykırılık sebebi ile müvekkilinin cezai tazminat talep hakkı bulunduğunu, bu nedenle davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, yüklenici, kendisine yapılan: ilk bildirim ile birlikte cezai bedel ve zararı kalemini ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, taraflarınca arabulucuk başvurusunda bulunulduğunu, arabulucuk görüşmesi sonucunda anlaşamama şeklinde tutanak tutularak iş bu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, her aykırılıktan ( uyuyakalma halinden) itibaren itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte şimdilik toplam 107.467,00 TL nin tarafımıza ödenmesini, yargılama harç ve giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte davacı yanın iddia ve taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, haksız ve kötü niyetli şekilde ikame edilen davanın ve tüm taleplerinin reddini talep ettiklerini, davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilin hak kaybı yaşamaması adına tüm talepleri zamanaşımına uğradığı itirazlarını belirttiklerini, davacı yan ile davalı müvekkili arasında ikame edildiğini, güvenlik hizmet sözleşmesi ile müvekkili şirketin davacı şirket nezdinde güvenlik hizmeti verilmeye başlandığını, müvekkili şirketin tarafından güvenlik hizmeti verilmesi amacı ile davacı yan nezdinde güvenlik personellerinin istihdam edildiğini, davacı yan tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan 20/02/2023 tarihli güvenlik hizmet sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davacı yan tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde sözleşmenin feshedilmesini müteakiben taraflarınca ... 13. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, taleplerin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle tarafımızca ... 17. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davacı yanın her ne kadar taraflarınca davacı yan nezdinde istihdam edilen personellerin uyuduğu iddiasında bulunmakta ise de, öncelikle müvekkilinin davacı nezdinde istihdam etmiş olduğu güvenlik personellerinin uyuduğuna ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, davacı yanın taraflarınca keşide edilen ... 17. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile açıkça belirttikleri üzere, tek taraflı ve soyut değerlendirmelerini asla kabul etmediklerini, davacı yanın tek taraflı ve soyut iddialarda bulunmak suretiyle haksız olarak güvenlik personellerinin uyuduğunu iddia ettiğini, bu hususa itiraz etmekle, ayrıca davacı yanın müvekkili şirket personelleri ile tespit yapıldığı ve tutanak tanzim edildiği yönündeki iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket çalışanları tarafından hiçbir suretle tespit yapılmadığını ve tutanaerı tanzim edilmediğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinin içeriğinde bir tutanak sunmuş olsa da, bu tutanakta davacının tek taraflı olarak tanzim ettiği, müvekkili şirketin hiçbir katılım veya dahli olmadığı bir tutanak olduğunu, davacı yan tek taraflı ve soyut iddialar ile bu tutanağı tanzim etmiş olup tarafımıza herhangi bir şekilde tutanak da tebliğ etmediğini, zamanaşımına ilişkin itirazlarının kabulü ile öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, zamanaşımı itirazlarının mahkemece aksi kanaati halinde, davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle esastan tümden reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yandan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 28. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olup davalı borçlu yan tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durduğunu, taraflar arasında 20/02/2023 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı yan nezdinde güvenlik hizmeti verilmeye başlandığını, davalı yan tarafından ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kendisine gönderilen ödeme emrine haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde belirtilen hususların gerçeğe aykırı ve kötü niyetli şekilde ileri sürülen iddiaları olduğunu, soyut ve tek taraflı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalı yanın taraflar arasında akdedilmiş olan 20/02/2023 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesini 31/07/2023 tarihinde haksız ve tek taraflı olarak feshetmesini müteakip taraflarına ... 13. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı yanın ... 13. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile talep ve iddia ettiği hususların haksız ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle taraflarınca ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, keşide edilen ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de beyan ettikleri üzere, davalı yanın müvekkili şirketin davalı yan nezdinde istihdam etmiş olduğu güvenlik personellerinin uyuduğuna ilişkin tüm iddiaların gerçek dışı olduğu, davalı yanın tek taraflı olarak cezai işlem uygulamasının haksız olduğu hususları kendilerine bildirildiğini, davalı yanın ise ... 13. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek (EK-3) tarafımızca keşide edilen ...Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine itiraz ettiğini, davlı yanın her ne kadar taraflar arasında, 20/02/2023 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesi ile tarafımızca istihdam edilmiş olan güvenlik görevlilerinin görev sırasında uyuduğuna ilişkin tespitlerin yapıldığı ve tutanakların tanzim edildiğinden bahsediyor olsa da, müvekkili şirket tarafından böyle bir tespit yapılmadığı gibi herhangi bir tutanağın da tanzim edilmediğini, taraflarına herhangi bir şekilde tutanağın da tebliğ edilmediğini, davalı yanın tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, taraflarınca herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi, taraflarının hazır bulunduğu bir tespit olmamış ayrıca tutanak tanzim edilmemiş veya tarafımıza tebliğ edilmediğini, bu yön bakımından itiraz etiklerini, davalı yan tarafından tek taraflı soyut iddialarda bulunmak suretiyle haksız ve mesnetsiz şekilde müvekkile cezai şart uygulamaya çalışmakta ve müvekkilin hakkediş bedellerini ödemediğini, haksız ve hukuka aykırı şekilde cezai işlem uygulandığını, bu şekilde davalı yan tarafından düzenlenmiş olan faturalara itiraz edilmiş olup, iade edildiğini, taraflarınca davalı yanın düzenlenmiş olduğu hakkediş bedellerine ilişkin fatura düzenlenmiş olduğunu, işbu fatura alacağına dayanarak ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı yan tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibine itiraz edilmiş olup, tek taraflı haksız ve soyut iddialar ile davacı müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olunduğunu, davalı yanın kötü niyetli davrandığını, davanın kabulü ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, likit alacağın en az % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yandan alınarak tarafımıza verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ve davalı arasında 20.02.2023 tarihli “güvenlik hizmet sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmenin davalı yanca yapılan sözleşmeye aykırılıklar sebebi ile sona erdiğini, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, bizzat personellerinin katılımı ile fabrikalarda yapılan inceleme ile durumun sabit olduğunun ortada olduğunu, aslen davalının sözleşmeye aykırı eylem sebebi ile müvekkilini feshe zorladığının açık olduğunu, taraflarından bedel tazmin talebinin anlaşılmamış olduğunu, bu yön ile davaların birleşmesi gerektiğini, davacı yanca iddia edilen ayıp sürelerine ilişkin iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye aykırılığının tespit eder etmez bu hususu davalı yana bildirdiğini, herhangi bir süre kaybından bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ile birlikte dosyanın tarafımızca açılan 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosyanın ... ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 12/06/2024 tarihli raporda; teknik yönden; davalı ... A.Ş.'nin 5188 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ve sözleşmeye istinaden, davacıya ait işyerinin koruma ve güvenliğini üstlendiği; bu kapsamda davacıya ait işyerinde görevlendirdiği özel güvenlik personellerinin, yukarıda belirtildiği gibi yaklaşık (96) saat süreli kamera kayıtlarının izlenmesi sonucu kamera görüntülerinden resimlendirilen fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere görev yerinde, özel güvenlik personeli çalışma prensiplerine uymayacak şekilde ve görevlerinin gereklerine aykırı olacak şekilde nöbet yerlerinde saatlerce ayakkabılarını çıkararak oturdukları veya ayakkabılarını çıkarmış vaziyette sandalyeleri birleştirerek uzanmak suretiyle uyudukları, ya da telefonda, laptop veya tablet bilgisayarda video/film izledikleri, sözleşme yönünden; sözleşmenin değişik zamanlarda ihlal edildi i şart istenebileceği, asıl dava yönünden; asıl davada bilirkişi kurulunca yapılan değerlendirmede davacının, davalıdan 44.508,04 TL tazminat, 1.102,95 TL dava tarihli işlemiş faiz olmak üzere toplamda 45.610,99 TL talep edebileceği, birleşen dava yönünden; ... şirketi, davalı borçlu ...takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık 026,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ..., ...ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 19/03/2025 tarihli ek raporda; Taraflar arasındaki sözleşmede, yüklenicin yapacağı her bir ihlali günde birim işçi maliyetinin %10 oranından cezai şartın her ihlal için hesaplanması gerekeceği hakkında sayın mahkemece kabul görmesi durumunda; davacının, davalıdan 110.906,39 TL cezai şart talep edebileceği, birleşen davadan; davacı - ...şirketi, davalı borçlu ... şirketi aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğü ...E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte; 146.421,46 TL 2023 Temmuz 5 adet işçi ücreti faturalı asıl alacağı talep ettiği, esas dava yönünden yapılan incelemede her bir gün işçi ihlali nedeniyle işçilik ihlalleri nedeniyle günlük ihlal hesaplandığında esas dava davacısının, davalıdan, 107.278,04 TL tazminatın, birleşen dava davacı alacağından mahsup edilmesi ile 146.421,46-110.906,39 -35.515,07 TL talep edebileceği, birleşen dava davacısının 35.515,07 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı gereği yıllık 9026,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir.
Asıl dava; sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilmemesinden kaynaklı sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğranılan zararının tazmini istemine; birleşen dava, cari hesap alacağının tahsili için birleşen dosya davalısı aleyhine girişilen icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 20.02.2023 tarihli “Güvenlik Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında asıl dosya davalısı güvenlik şirketince 5 özel güvenlik personelinin davacıya ait iş yerinde çalıştırıldığı; ancak, davalı güvenlik şirketi tarafından 5188 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında ve sözleşmeye istinaden, davacıya ait işyerinde çalıştırılan özel güvenlik personellerinin, dosya kapsamında sunulan video kayıtlarından anlaşıldığı üzere görev yerinde, özel güvenlik personeli çalışma prensiplerine uymayacak şekilde ve görevlerinin gereklerine aykırı olarak nöbet yerlerinde uyudukları, sözleşmeye uygun kıyafet giymedikleri telefon, laptop veya tablet bilgisayarda video/film izledikleri anlaşılmıştır. 20.03.2023 tarihli “Güvenlik Hizmet Sözleşmesi”nin 2. Maddesi gereğince davacının davalıdan sözleşme ihlali halinde işverene birim maliyet giderinin % 10’u üzerinden cezai şart ödeneceği belirtilmiştir.
Somut davada öncelikle; asıl dosya davacısı tarafından yapılan fesih işleminin yerinde olup/olmadığı incelenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2.maddesinde "Yüklenici ve Dolayısıyla Görevlendirdiği Personelin Başlıca Görevleri" sayılarak 8.maddesinde "Yüklenicinin önceki maddelerde düzenlenen yükümlülük ve sorumluluklara aykırı davranması halinde işveren ilgili maddelerde düzenlenen cezai şart, zarar tazmini taleplerinden bağımsız olarak sözleşmeyi derhal tek taraflı fesih hakkına sahiptir." düzenlenen sözleşmedeki bu koşullar nazara alındığında, davalının belirlenen şartları yerine getirmediğinden davacının sözleşmeyi fesih hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda 158-161. maddelerinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182. maddelerinde ise "ceza koşulu" ismini almıştır. Cezai şart borçlunun asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer'i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343).
6098 sayılı TBK'nin 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir.
6098 sayılı TBK'nin 179/2 hükmüne göre; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir.
6098 sayılı TBK'nin 179/3 hükmüne göre; "Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir.
Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nin 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır.
İhtilaf sözleşme ilişkisi ve hizmet verilmiş olması her iki tarafın da kabulünde olduğundan, esas davada hizmetin eksik ve ayıplı olarak sunulması nedeni ile davacının bir zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ile bu zarar ile davalının hizmet ilişki arasında illiyet bağı olup olmadığı, cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı birleşen davada ise birleşen dava davacısının sunmuş olduğu hizmet nedeni ile alacaklı olup olmadığı, varsa miktarını tespiti noktalarında toplanmaktadır. Esas davada ispat yükü davacıda olmakla birlikte hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu, bundan bir zarar oluştuğunu ve miktarını ispat yükü yine davacıdadır. Ancak esas ve birleşen davadaki alacak miktarının tespiti için takip dayanağı sözleşme, cari hesap ve sunulan faturalar ile taraf defterlerinin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden 6100 sayılı HMK m. 266 gereği mahkeme tarafların talebi yahut kendiliğinden bilirkişi incelemesine başvurabilir.
Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu husus, Borçlar Kanunu'nda öngörülen sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir sonucudur ve Anayasa'nın 48.maddesi ile de teminat altına alınmıştır. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir.
Sürekli bir sözleşme ilişkisini geleceğe etkili olarak sona erdiren sebeplerden biri olan fesih, bozucu yenilik doğuran bir haktır, hüküm ve sonuçlarını muhatabın hakimiyet alanına ulaştığı anda doğurur. Hak sahibinin tek taraflı, varması gerekli bir irade beyanı ile kullanılır, şarta tabi tutulamaz. Kullanıldıktan sonra geri alınamaz. Fesih olağan ve olağanüstü fesih olmak üzere ikiye ayrılır. Olağan fesihte sözleşmeye dayalı ilişki, fesih beyanı muhataba ulaştıktan belirli bir süre geçtikten sonra ortadan kalkar. Bu nedenle olağan feshe süreli fesihte denilmektedir. Olağanüstü fesihte ise, sürekli sözleşme ilişkisi fesih beyanının muhataba ulaşmasıyla derhal sona erer. Olağanüstü feshe süresiz fesih adı da verilmektedir. Bu tür fesihte sürekli sözleşme ilişkisi haklı sebeplerden dolayı derhal sona ermektedir. Sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması ve sözleşme ile davalıya tanınan bu hakkın da yasaya ve iyiniyet kurallarına uygun bir şekilde kullanılması gerektiğinden yapılan fesih bildirimi ve kullanılan fesih hakkının yasa ve iyiniyet kurallarına göre haklı sebeplere dayalı bir kullanım niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. (Emsal için bkz.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ...E ... K). Somut olayda asıl dosya davacısının ... 13. Noterliği'nin... Tarihli ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
TBK'nın 112.maddesine göre; borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 125.maddesi kapsamında ise; karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın temerrüde düşmesi halinde, diğer taraf sözleşmeden dönebileceği gibi borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zararın giderilmesini isteyebilir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olabileceği gibi, menfi (olumsuz) zarar da olabilir. Sözleşmeyi her iki tarafın imzalaması ve sözleşme maddelerinden sorumlu oldukları dikkate alınarak davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Asıl dosyada davacı tarafça davalıdan işçilerin uyudukları gün oranında Haziran 2023 ayı için, 1.900 TL den 13 gün, Temmuz ayı içinse 30 gün, 2.758,90 TL’den 82.767,00 TL + KDV talep edilmektedir. Sözleşme 13.maddesi gereğince 1 kişi çalışma ücreti 19.000 TL + KDV olup, bu kişinin tazminat olarak net ücret üzerinden 1.900 %10 oranında 1.900,00 TL her çalışmadığı gün için tazminat hesabı yapılmıştır. Davacı taraf 2023 Temmuz ayı tazminat tutarını da her gün için ayrı ayrı %10 olarak 2.758,90 TL olarak uygulayarak 30 gün için davalıdan 82.767,00 TL talep etmektedir. Sözleşme üzerinde Haziran 2023 dönemi için birim ücret net 19.000 TL'dir. Temmuz için ise anlaşılmış ücret tutarı da 27.590,00 TL’dir. Bu durumda da hafta tatili ayda 4 gün 19.000/26 = 730,77 TL günlük tazminattan 730,77 x 13 = 9.500,00 TL x %20 KDV = 1.900 TL = 11.400,00 TL olarak hesaplanmıştır. Temmuz dönemi içinde ücret tutarı 27.590,00 TL’dir. Davalı çalışanı 24 tam gün sözleşmenin ihlaline sebebiyet vermiştir. 1 hafta çalışma günü 6 gün olduğundan diğer 7. Gün tatil olup, çalışan tatil ücreti hak kazanmaktadır. Dolayısıyla 24 tam güne tekabül eden iş günü sayısı 28 gündür. 27.590,00/28 gün = 985,36 TL günlük tazminat x %20 KDV 197,07 TL = 1.182,43 TL davacı Temmuz ayı günlük 1 işçi ihlal tazminatına hak kazanacaktır. Aylık tazminat 28 x 1.182,43 = 33.108,04 TL hesaplanmıştır. Bu durumda Haziran ayında =11.400,00 TL ve Temmuz ayında =33.108,04 TL olmak üzere 44.508,04 TL tazminat talep edileceği denetime açık bilirkişi raporu ile tespit edilmiş, mahkememizce de bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alınmıştır. Birleşen dosya bakımından ise ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen cari hesap alacağının asıl dosya davacısı tarafından hukuka uygun feshedilen tarihlerdeki hizmete ilişkin olduğu, dolayısıyla birleşen dosya davacısı ...A.Ş.'nin Cari hesaba konu hizmeti sözleşme kapsamında usule uygun yerine getirmediği ve yerine getirmediği hizmete ilişkin alacağa hak kazanamadığı anlaşılmakla Asıl davanın kısmen kabulü ile 44.508,04-TL alacağın temerrüt tarihi olan 09.08.2023 tarihinden itibaren(asıl dosya davalısına 03.08.2023 tarihinde ... 13.Noterliği'nin ... nolu ihtarnamesi tebliğ edilerek 3 iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edildiği anlaşılmakla) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı birleşen dosyası yönünden davanın reddine, Kötü Niyet Tazminat Talebinin şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-A-) Asıl Dava Yönünden ;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
44.508,04-TL alacağın temerrüt tarihi olan 09.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
B-)... 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E ... K SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davanın REDDİNE,
Kötü Niyet Tazminat Talebinin REDDİNE,
3-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.040,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.835,27-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.205,07-TL harcın davalı ...Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
ç-Davacı tarafından yapılan; 1.835,27-TL Peşin/nisbi harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine,
d)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.292,16 TL'sinin davalıdan, 1.827,84 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
4-Birleşen davada;
5-Birleşen dava yönünden;
a)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.500,52 TL harçtan mahsubu ile 1.885,12 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip istek haline yatıran tarafa iadesine,
b)Davalı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
c)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 226,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.226,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.305,93-TL lik kısmının davalı Arba Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Anonim Şiketi'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.