T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/625 Esas
KARAR NO : 2025/211 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı yan arasında yapılan 22.12.2022 tarihli Betonarme Havuz İşleri Sözleşmesi , 25.02.2023 tarihli Betonarme Ağır Ortam İşleri Sözleşmesi ve bu sözleşmelere ek olarak yapılan iş ve işlemler nedeniyle davacının cari hesaplarında kayıtlı davalı yandan 968.999,76 TL alacağı bulunduğunu, yapılan iş ve işlemlere istinaden davacı şirket tarafından davalı yana faturalar kesilmiş olup süresi içerisinde söz konusu faturalara itiraz da edilmediğini ancak davacı şirket ile davalı yan arasında yapılan görüşmelerden herhangi bir sonuç alınamaması üzerine ... 38. Noterliği aracılığıyla... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu bakiye borcun davacı şirkete ödenmesi talep edilmişse de davalı yan tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bahsi geçen ihtarnameye cevap da verilmediğini, davalıya yapılan ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine cari hesapta kayıtlı olan 968.999,76 TL tutarında ... 7. İcra Müdürlüğü nezdinde...E. Sayılı takip açıldığını, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü'ne verilen ... tarihli dilekçe ile takibe, yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini ve dava konusu takip 08.09.2023 tarihli tensip zaptı ile durdurulmuş olduğunu, davalarının kabulü ile ... 7. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptaline, yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı yan aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti ve arabuluculuk giderleri ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalı ile davacı taraf davalının ...'daki da bulunan maden sahasındaki işlerin davacı tarafından görülmesi amacıyla davalı şirket ile davacı yan arasında yapılan 22.12.2022 tarihli Betonarme Havuz İşleri Sözleşmesi, 25.02.2023 tarihli Betonarme Ağır Ortam İşleri Sözleşmesi, tam ve gereği gibi yerine getirilmediğini, davacı söz konusu sözleşmede ayrıntılı şekilde yer alan yükümlülüklerini yerine getirirken gerek şifahen gerek yazılı olarak davalı şirket temsilcilerinin yaptığı uyarıları göz ardı ettiğini ve sözleşmesi edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, 25.02.2023 tarihli Betonarme Ağır Ortam İşleri Sözleşmesinin ilgili 7.1 maddesi incelendiğinde sözleşme konusu işin 02.03.2023 tarihi itibariyle 15 gün içinde tamamlanması gereği, 22.12.2022 tarihli Betonarme Havuz İşleri Sözleşmesinin ilgili 7.1 maddesi incelendiğinde sözleşme konusu işin 28.11.2022 tarihi itibariyle 30 gün içinde tamamlanması gereği, dava konusu sözleşmeye dayalı işin süresi taraflarca saha incelendikten sonra ve karşılıklı mutabakata varılarak belirli günlerde bitirilmesi gerektiği ortak karar olarak alındığını ve yüklenici tarafından iş bu tarihlerde işin bitirileceği taahhüt edildiğini, buradaki temel amacın, yükleniciyi inşaatı zamanında teslim etmeye sevk etmek olduğunu, bir diğer amacın, is, sahibinin gecikmeden doğan tazminat taleplerinde ona dayanak sağlamak olduğunu, bu kapsamda inşaat sözleşmesinin, yüklenicinin ve yahut müteahhidin bir yapı eserinin inşasını, yapı sahibinin ise bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak ifade edilmekte olup yüklenicinin yapı eserini tamamlayıp yapı sahibine tam ve eksiksiz olarak ve taahhüt ettiği zamanında teslim etmesiyle birlikte sona eren ani edimli bir sözleşme olduğunu, iş takviminden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin gerek şifahen gerek yazılı olarak uyarılarına rağmen davalı zarara uğratılacak şekilde gecikmelere yol açıldığını ayrıca gecikmelerden dolayı beton, demir gibi insaat malzemelerine 2-3 kat - farklar meydana geldiğini, bu sebeple de malzeme alımlarındaki artışlardan da ... davalı şirketi fazlasıyla mağdur ettiğini, davacı tarafın sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimleri zamanında yerine getirmediğini, sözleşme gereği davacı tarafından tedarik edilen Vinç ile davacı çalışanı iş kazası geçirdiğini ve kaza çalışanın ölümü ile sonuçlandığını, 18.05.2021 günü saat 09.30 sıralarında Kirazlı Yayla/Yenişehir Maden sahası sınırları içinde ...'ın yapmış olduğu inşaat işlerinde kullanılmak üzere ... kiralanan teleskopik vinç ile Vinç operatörü Müteveffa çalışırken iş kazası yaşadığını, davanın reddine, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davanın, 22/11/2022 tarihli betonarme havuz işleri sözleşmesi ile 25/02/2023 tarihli betonarme ağır ortam işleri sözleşmesi ile bu sözleşmelere ek iş ve işlemler nedeniyle davacının cari hesap alacağının icra takibine konu etmesi üzerine yetkiye, borca ve ferilerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, 22.12.2022 tarihli Betonarme Havuz İşleri Sözleşmesi, 25.02.2023 tarihli Betonarme Ağır Ortam İşleri Sözleşmesi, Davacı Şirketin Cari Hesap Kayıtları, ... 38. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ve Tebliğ Mazbatası, 16.08.2023 Tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri, Davalı Yan Tarafından ... 7. İcra Müdürlüğü'ne Verilen 23.08.2023 Tarihli İtiraz Dilekçesi, 08.09.2023 Tarihli Takibin Durdurulmasına Dair Tensip Zaptı, 22.09.2023 Tarihli Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, Yapılan İşlere İlişkin Kesin Kabul Tutanakları, Müvekkil Şirket Tarafından Sözleşmelere Ek Olarak Yapılacak İş ve İşlemlere Dair Davalı Yana Verilen Teklifler, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı Dosyası uyap sureti, Davacı Şirket Tarafından Davalı Yana Kesilen Faturalar , Taraflara Ait Ticari Defter Kayıtları , Bilirkişi İncelemesi, Keşif ve her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
... 7. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 968.999,76-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Mali Müşavir ... ve İnşaat Yüksek Mühendisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin raporunda özetle; İncelenen ...Şti. 2022 yılına ait kanuni defterlerinin açılış tasdiğinin zamanında yapıldığının görüldüğü, Yevmiye defterinin kapanış tasdiğinin yaptırılmadığını, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunu, incelenen ... Ltd. Şti. 2023 yılına ait kanuni defterlerinin - e-defter olarak tutulduğunu, Yevmiye ve Defter-i Kebir Beratlarının yasal süresinde ve düzenli alındığının görüldüğünü, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunu, incelemeye sunulan ...Ltd. Şti. Resmi Defterleri Sahipleri lehine delil niteliğinde olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı ...Şti. ni 320.00422 Cari Hesap kodu ile Satıcılar Hesabında takip ettiğini, davalı şirketin 2022 ticari defterlerine göre davacı ... Tic Ltd. Şti ... Şirketinden; Fatura ile 2.589.277,99 TL lik mal-hizmet satın aldığını, bu faturaların karşılığı yapılan ödemelerin 1.175,000 TL olduğu, 2022 yılının 1.414.277,99 TL borç bakiye ile kapatıldığını, davalı şirketin 2023 ticari defterlerine göre davacı ... Tic Ltd. Şti ...Şirketinden 2 Fatura ile 1.004.721,77 TL lik mal-hizmet satın aldığını, 2023 yılında yapılan ödemelerin 1.450,000 TL olduğu, 2023 yılının 968.999,75 TL Borç bakiye ile kapatıldığı davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı ... Tic Ltd. Şti. 'ne 968.999,75 TL borcu bulunduğunu, dava konusu imalatların tamamlanmış olduğunu, inşai faaliyetin olmadığını, dava konusu yere 18.04.2024 tarihinde yapılan keşifte 22/11/2022 tarihli betonarme havuz işleri sözleşmesine istinaden, havuz kısmında yapılan uygulamalar ve imalatlar incelendiğini, inceleme neticesinde havuzlarda bulunan betonarme perde duvarlarının birleştiği yerlerde ayrılmalar sözkonusu olduğunu, davalı tarafından çelik profillerle ek yapılarak önlem alındığını, havuzun iç kısmında yalıtım olmadığından havuz içindeki suyun betona etkisi ile betonun kustuğu görüldüğünü, 25/02/2023 tarihli betonarme ağır ortam işleri sözleşmesine istinaden bu alanda yapılan hatalı imalatları zeminde su olduğundan inceleme yapılamadığını, betonarme ağır ortam işleri alanında yer yer zeminde oturmalar gözlemlendiğini, dosya ekinde imalatların metrajı olmadığından hatalı uygulamaların bedeli hesaplanamadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirket ile davalı yan arasında 22.12.2022 tarihli Betonarme Havuz İşleri Sözleşmesi, 25.02.2023 tarihli Betonarme Ağır Ortam İşleri Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler uyarınca yapılan iş ve işlemler nedeniyle davacının, davalı yandan 968.999,76 TL alacağı bulunduğu iddiası ile ... 7. İcra Müdürlüğü nezdinde ...E. Sayılı takip başlattığı, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü'ne verilen 23.08.2023 tarihli dilekçe ile takibe, yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, davacı tarafça iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf, sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ayıplı ifa nedeni ile davalı tarafa borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiş genel olarak ayıp argümanına dayanmıştır.
Mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve Mali Müşavir ... ve İnşaat Yüksek Mühendisi...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin raporunda özetle; İncelenen ... Ltd. Şti. 2022 yılına ait kanuni defterlerinin açılış tasdiğinin zamanında yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdiğinin yaptırılmadığı, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, incelenen ...Ticaret Ltd. Şti. 2023 yılına ait kanuni defterlerinin - e-defter olarak tutulduğu, Yevmiye ve Defter-i Kebir Beratlarının yasal süresinde ve düzenli alındığının görüldüğü, Defterlerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, incelemeye sunulan ... Ticaret Ltd. Şti. Resmi Defterleri Sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı ... Tic Ltd. Şti. ni 320.00422 Cari Hesap kodu ile Satıcılar Hesabında takip ettiği, davalı şirketin 2022 ticari defterlerine göre davacı ... Tic Ltd. Şti ...Şirketinden; Fatura ile 2.589.277,99 TL lik mal-hizmet satın aldığı, bu faturaların karşılığı yapılan ödemelerin 1.175,000 TL olduğu, 2022 yılının 1.414.277,99 TL borç bakiye ile kapatıldığı, davalı şirketin 2023 ticari defterlerine göre davacı ... Tic Ltd. Şti ...Şirketinden 2 Fatura ile 1.004.721,77 TL lik mal-hizmet satın aldığı, 2023 yılında yapılan ödemelerin 1.450,000 TL olduğu, 2023 yılının 968.999,75 TL Borç bakiye ile kapatıldığı davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı ...Tic Ltd. Şti. 'ne 968.999,75 TL borcu bulunduğu, dava konusu imalatların tamamlanmış olduğu, inşai faaliyetin olmadığı, dava konusu yere 18.04.2024 tarihinde yapılan keşifte 22/11/2022 tarihli betonarme havuz işleri sözleşmesine istinaden, havuz kısmında yapılan uygulamalar ve imalatların incelendiği, inceleme neticesinde havuzlarda bulunan betonarme perde duvarlarının birleştiği yerlerde ayrılmaların sözkonusu olduğu, davalı tarafından çelik profillerle ek yapılarak önlem alındığı, havuzun iç kısmında yalıtım olmadığından havuz içindeki suyun betona etkisi ile betonun kustuğu görüldüğü, 25/02/2023 tarihli betonarme ağır ortam işleri sözleşmesine istinaden bu alanda yapılan hatalı imalatları zeminde su olduğundan inceleme yapılamadığı, betonarme ağır ortam işleri alanında yer yer zeminde oturmalar gözlemlendiği, dosya ekinde imalatların metrajı olmadığından hatalı uygulamaların bedeli hesaplanamadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf her ne kadar alacak nedeni ile başlatılan takibe itirazın iptali olarak görünse de, temel ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere davalı taraf, sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ayıplı ifa nedeni ile davalı tarafa borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiş genel olarak ayıp argümanına dayanmıştır
Eser sözleşmelerinde ayıp olması halinde sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi çerçevesinde bir ayıbın mevcut olması halinde; iş sahibinin seçimlik hakları gündeme gelebilecektir. Bu haklar TBK'nın 475.maddesinde düzenlenmiş olup, eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme,
2-Eseri Alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme,
3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme,
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz."
Görüldüğü üzere; eser sözleşmesi kapsamında bir ayıp söz konusu olduğunda, ortada bir ifa bulunmaktadır ancak ifanın ayıplı olması söz konusudur. Kanun koyucu tarafından ayıplı ifanın varlığı durumunda iş sahibine yukarıda yer alan madde kapsamında seçimlik haklar tanınmıştır. Aliud ifa sözleşmede kararlaştırılan ve borçlanılan edimden tamamen farklı bir şeyin ifa edilmesi halinde meydana gelmektedir. Aliud ifada ise borçlanılan edime uygun olmayan bir edim söz konusudur. Bu sebeple ayıplı ifa ile aliudun sınırının dikkatli çizilmesi gerekmektedir. Örneğin taraflar spor salonu inşası konusunda anlaşmışsa ve yüklenici tarafından güzellik salonu inşa edilip teslim edilmişse aliud ifa söz konusu olacaktır. Aliud ifa olarak kabul edilmemesi nedeniyle, borçlanılan edimden başka bir edim ifa edilmesi halinde ayıplı ifa durumunun söz konusu olması mümkün değildir. Böyle bir durumda yüklenici hiçbir şey teslim etmemiş gibi değerlendirilecektir. Örneğin; yüklenici mevcut bir binayı yıkıp yerine yenisini yapmayı taahhüt etmesi, buna rağmen mevcut binayı yıkmaksızın onararak iş sahibine teslim etmesi durumunda aliud ifada bulunmuş olacaktır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi,... E. ... K.sayılı 14/02/2018 tarihli kararı ile borçlanılandan farklı bir şeyin teslim edilmesi halinde ayıplı teslimin söz konusu olacağını ifade etmiştir: "Davalının davacıya sipariş ettiği malların niteliği açıkça belirtilmiş olup, davacının davalıya bu mallar dışında başka mallar teslim ettiği anlaşılmaktadır. Buradaki teslim aliud teslimdir." Aliudun söz konusu olduğu durumlarda ortada var olan bir ifa olmadığı için iş sahibi ayıba karşı tefekkül hükümlerine değil, sözleşmenin ifa edilmemesine ilişkin hükümlere dayanacaktır. Türk Borçlar Kanunu'nun 112.maddesi ve devamı hükümlerine başvurulması, söz konusu olacaktır. Yapma ve yapmama borçları bakımından iş sahibinin sahip olduğu haklar kanunun 113.maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;
"2.Yapma ve yapmama borçlarında; MADDE 113- Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir, her türlü giderim isteme hakkı saklıdır. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür. Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir." Aliud ifanın söz konusu olduğu durumlarda iş sahibi on yıllık genel zamanaşımı süresince ifayı talep etme hakkında sahip olacaktır. Bununla birlikte, iş sahibi ortada ayıplı bir ifa bulunmaması nedeniyle eseri muayene ve ihbar külfeti olmaksızın işbu hakları kullanabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ...K.sayılı 09/12/1992 sayılı kararı aynen; "Yüzölçümünde noksanlığın fahiş boyutlara ulaştığı ve uygulamada zaman zaman karşılaşılan üç odalı yerine iki odalı daire teslimi gibi hallerde ise "değişik eser"in (aliud) varlığı söz konusudur. Kuşkusuz bu durumlarda da borcun ifasına dair genel hükümlere başvurulabilinecektir.
Bu açıklamalar doğrultusunda; tüm dosya kapsamından davalı tarafın ayıp iddiası ve ihbarına ilişkin herhangi belgeye rastlanmadığı, aksine taraflar arasında 22/12/2022 tarihinde kesin kabul tutanağı tanzim edildiği ve davalı tarafın teknik şartname ve sözleşmeye uygun olarak yapılan işi teslim aldığını beyanla tutanağı imzaladığı anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez tutanağa davalı taraf herhangi bir itirazda bulunmamıştır.
Yine alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafın, davacı tarafa kendi defterleri ile dahi 968.999,75 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu tutarın da takipte talep edilen tutarla aynı miktar olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir.
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacak olan 968.999,75 TL üzerinden hesaplanacak %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 66.192,32-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.703,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 54.489,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 147.660,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 11.703,10-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 7.314,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 26.017,10TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır