T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/662 Esas
KARAR NO:2024/243
DAVA:Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:17/10/2023
KARAR TARİHİ:28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'nin aktettiği sigorta poliçeleri gereğince lehtar ve dain-i mürtehin olan davacı bankaya ödenmesi gereken sigorta tazminat bedelinin ödenmesine dair uyuşmazlık için Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacı banka müşterisi ...'ye ... Şubesinden tüketici kredileri kullandırıldığını, bu kredilerin alınması esnasında muris ... ile ...A.Ş. arasında ..., ... ve ... numaralı hayat sigortası poliçeleri/sertifikaları düzenlendiğini, davacı banka sözkonusu sigorta ilişkisinde lehtar ve dain-i mürtehin konumunda olduğunu, ...'nin 08.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, davacı b anka müşterisinin vefatı üzerine; alacaklı şube tarafından sigorta tazminat bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak davalı şirket tarafından 14.02.2023 tarihli yazılı cevapları ile; Sigortalı ...'nin yukarıda bahsedilen numaralı poliçelerinin başlangıç tarihinden önce kendisinde kronik akciğer hastalığının mevcut olduğunun tespit edildiği, yapılan incelemede sözkonusu hastalığın sigortalanmadan önce teşhis edildiği ve sigortalı tarafından bilindiği, ancak kendilerine herhangi bir bildirim yapılmadığı, yapılan tazminat değerlendirme işlemleri sonucunda Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortaları Genel Şartları gereği beyan yükümlülüğü yerine getirilmediği, bu nedenle de sözkonusu sigorta tazminatının ödenmesinin ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı cevabının verildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından verilen cevaptaki gerekçeler ileri sürülerek davacı bankanın tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtayın müstakar haline gelmiş bu kararları gön önüne alındığında davalı sigorta şirketinin bu tarz iddiaları gerekçe göstererek ödeme yapmadan kaçınmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, dava konusu olayda sigorta vefat tazminatının ödenmesi için gereken bütün koşullar bulunmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ve belirtilen yargı kararları nazara alındığında ilgili sigorta şirketinin hiçbir durumda 14.02.2023 tarihli yazı cevabına konu olan tüketicinin sağlık sorunları bulunduğu hususlarının bildirilmediği vs. şeklindeki gerekçeleri lehtar ve dain-i mürtehin ola davacı bankaya karşı ileri süremeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, ayrıca müteveffanın mirasçılarına da rücu edileceği göz önüne alınarak muris'in mirasçılarından ... ..., ... ... , ... ... ve ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, davalı ...A.Ş. tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. 'ye devredilmiş olduğundan bu nedenle davada hasım olarak ... A.Ş.'nin gösterildiğini, tüm bu nedenlerle davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ödenmeyen sigorta- vefat tazminatının ödenmesine karar verilmesi için Mahkemeye müracaat etmek zaruretinin doğduğunu belirterek davanın ... ..., Numaralı ... ... , ... ... ve ...'a ihbarını, davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 37.470,50-TL sigorta vefat tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinin davacı bankaya vermiş olduğu red cevabı tarihi olan 14.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, muris ...'nin vefat tarihi itibariyle şirketleri nezdinde ..., ... ve ... numaralı sigorta poliçelerinin bulunduğunu, Muris ...'nin davacı ...A.Ş.' den kullanmış olduğu kredi sonrasında şirketleri ile davacı banka arasında yapılmış olan ... Sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiğini, söz konusu hayat sigortası ile bankadan kredi kullanan kişiler isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alınmakta ve bu kişilerin herhangi bir nedenle vefatları halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedeli sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödenmekte olduğunu, bu kapsamda sigortalı ...' nin vefat tarihi itibariyle şirketleri nezdinde; 20.10.2020 başlangıç - 18.10.2023 bitiş tarihli, ... sertifika numaralı "... Sözleşmesi" 26.11.2020 başlangıç - 20.11.2023 bitiş tarihli, ... sertifika numaralı "... Sözleşmesi" 22.01.2021 başlangıç -18.01.2024 bitiş tarihli, ... sertifika numaralı "... Sözleşmesi"nin bulunduğunu, söz konusu poliçeler üzerinde dain-i mürtehin sıfatı ile birinci derece hak sahibi sigorta ettiren ... A.Ş. Ataşehir Şubesi olduğunu, işbu sigortalar- sigorta bedeliyle sınırlı olmak üzere- sigortalının sigorta süresi içerisinde vefat riskine karşı güvence sağlayan hayat sigortası olup, teminatın kapsamı ... sözleşmesi özel şartlarına, poliçe özel şartlarına ve hayat sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, red yazısında yer alan ... Özel Sağlık Hastanesinin 03/11/2020 tarihli " Kronik Akciğer Hastalığı" teşhisli epikriz raporu alındığını, sigortalının sigorta öncesinde gelen kronik akciger hastalığını şirketlerine bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, şirketlerinin tazminat ödeme borcunun bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte şirketlerinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu belirterek sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen kronik akciğer hastalığını şirketlerine bildirmediği, beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, sigortalının mevcut şartlarda yapılmaması gereken bir sözleşmenin yapılmasına sebebiyet verdiği, sigortalının sigorta öncesinden gelen ve şirketlerine bildirmediği kronik akciğer hastalığına bağlı olarak vefat ettiği dosya kapsamıyla sabit olup şirketlerinin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... Bankasından müşteri tarafından onaylanan belgeler, poliçe suretleri dosya içerisine alınmıştır.
Dava; Hayat Sigortası Poliçesinden kaynaklı tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda: her ne kadar davanın tarafları arasında tüketici işlemi niteliğinde herhangi bir ilişki bulunmamakta ise de; davanın dayanağının hayat sigortası poliçesi olduğu, hayat sigortalarının tüketici işlemi niteliğinde olduğu noktasında tereddüt bulunmadığı, davacının dain mürtehin sıfatına dayalı olarak sigorta tazminatının kendisine ödenmesini talep etmesinin de sigorta işleminin niteliğini değiştirmeyeceği, taraflar arasındaki ihtilafın tüketici işlemi niteliğinde hayat sigortası poliçesinden kaynaklandığı, dolayısıyla görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu sonucuna varıldığından, (ems: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/... E 2020/... K, aynı Daire'nin 2017/... E 2017/... K sayılı ilamları ile ... BAM 6. HD.'nin 2019/... E 2022/... K sayılı ilamı., ... BAM 5 HD'nin 2021/... E 2021/... K sayılı ilamı) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
(1)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görev hususunun 6100 Sayılı HMK 114/1-c hükmü kapsamında "dava şartı" niteliğinde olması nedeniyle HMK 115/2 fıkrası uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
(2)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. Maddesi uyarınca bu görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edildiğinde dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
(3)Dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 28/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır