T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/781 Esas
KARAR NO : 2025/714
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının, plastik ambalaj ve reklam ürünleri üretmekte olduğu ve alanında bilinirlik düzeyi yüksek bir firma olduğunu, aynı zamanda tescilli markasının da” Türkiye'de ve yurt dışında tanınmışlık düzeyinde olduğunu, ... davacı şirkette 10.11.2014 tarihinden itibaren pazarlamacı olarak çalışmakta olduğunu, davacı şirket çalışanları tarafından ... adlı çalışanının davalı şirket ile kendi menfaatlerine ve davacının zararına olmak üzere ticari faaliyette bulunduklarının fark edildiğini, Davacının işçisi olan ..., davalı ile birlikte davacının zararına neredeyse tüm müşterilerin bilgilerini ve iş tekliflerini, ekte sunulan mailde görülen ve 3 sayfadan oluşan firmalar listesinin davalı yana yönlendirildiğini, Davalı şirket, davacının işçisi olan ...'dan bu firmalarla görüşerek müşteri ayarlamasını istediğini, Davacı şirkete ... tarafından gönderilen ve malzeme için fiyat teklifi talepli maili, ... tarafından davalı şirkete mail üzerinden yönlendirildiğini, ...'ndan davacı şirkete iletilen fiyat teklif talepli mail, ... tarafından davalı şirkete iletildiğini, 13.07.2020 tarihli mailde görüleceği üzere; davalı şirketin iş (sipariş) almış ve aldığı iş ile alakalı kendisine gelen maili (teknik şartnamenin imzalanması hususunu içeren mail) ... şahısa gönderildiğini, 23.05.2022 tarihli ...şahsından gelen fiyat isteği talepli maili ise yine ..., davacı şirkete haber vermeden davalı şirketinin mailine yönlendirildiğini, Davalı şirket kendisine maddi çıkar sağlamak amacıyla davacının pazarlama bölümünde çalışan işçisini kullanarak haksız rekabete konu fiilleri uzun zamandır gerçekleştirmekte olduğunu, Başkalarının emek ve masraf yapmak suretiyle elde ettiği haklı şöhreti kullanmak ve bu benzerlikten yararlanmak serbesi rekabet ilkelerine aykırı, haksız, zarar verici ve hukuken yasaklanmış bir durum olduğunu, Davacıda, 3.kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesine rağmen bu bilgileri haksız kullandığı için haksız rekabete sebebiyet verdiğini, Davalı ve davacının çalışanı olan şahıs hakkında ... Cumhuriyet Basavcılığı ... Soruşturma No'lu dosya ile şuç duyurusunda bulunulmuş dosya devam ettiğini, Ticaret kanununun Haksız Rekabetle ilgili maddesi olan, 52 maddesinin 12 fıkrasının c bendinde açıklanan yetkisiz yararlanmalar sayıldığını, "TTK m.55.12.c:c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur" Yukarıdaki hüküm açısından somut olayda haksız rekabet şartlarının mevcudiyeti söz konusu olduğunu, bu şartlardan ilki, iş ürünleri, yetkisiz kullanan kişiye doğrudan bu ürünlerin sahibi tarafından değil, üçüncü bir kişi tarafından tevdi edilmiş veya sağlanmış olmalı ve üçüncü kişinin bu ürünleri tevdi etme veya sağlama konusunda yetkisi bulunması gerektiğini, diğer şar, yetkisiz kullanımda bulunan kişi, iş ürünlerinin yetkisiz üçüncü kişilerce tevdi edildiğini veya sağlandığını bilmeli veya bilmesi gerektiğini, (TMK m. 6). Bu konuda TTK m. 18/3'te düzenlenen basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü de göz önünde bulundurulabileceğini, son şart ise, kendisine yetkisiz olarak tevdi edilen veya sağlanılan iş ürünlerinin kullanılması veya onlardan yararlanılması olduğunu, bu üç şartın gerçekleşmesiyle iş ürünleri tevdi edilen veya sağlanılan kişinin dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet meydana geleceğini, Haksız rekabet sonucunda maddi veya manevi tazminat talebinde bulunulabilmesi için failin kusurlu olmasının şart olduğunu, kusur, kast veya ihmal şeklinde ortaya çıkmakta olduğunu, kusurun varlığı dava açılabilmesi için yeterli olup, kusurun ağırlığı yalnızca tazminat miktarının tayininde önem arz ettiğini, Somut olayda davalı müvekkil şirketin ticari itibarını ve teklif, hesap ve iş planlarını kullanarak davacı şirketi zarara uğrattığını, Sayın Mahkemenizden Haksız rekabetin tespitini, devam eden müdahale söz konusu ile müdahalenin durdurulmasını ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararlarımızın tespitini ve tazminini talep ettiğini, Haksız rekabetin tespitini, devam eden müdahale söz konusu ile müdahalenin durdurulmasını ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi zararlarımızın tespitini, davalının elde ettiği menfaatin devrini veya tazmine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Maddi Tazminat ile Manevi Tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, Davacının, dava dilekçesinin ekinde maillerden bahsetmiş ise, ekinde mailler olmadığından davanın reddinin gerektiği Davacının belirli ölçülerde hazır plakalar ve levhalar sattığını, davacının plastik ambalaj ve reklam ürünleri üretmediğini, bunun internet sitesinden de anlaşılacağını, davacı şirketin çalışma alanları aynıymış gibi bir algı yaratmaya çalıştığını oysa; pleksiglas malzeme kullanılarak kozmetik standlar, ürün teşhir standları, masaüstü ve ayaklı standlar, pleksi logo, pleksi harf, pleksi tabela, gözlük standları, pleksi broşürlük ve kutular üretildiğini, levhalar ve lazer kesim ile UV ve dijital baskı yapıldığını, bu hususta davalı şirkete ait internet sitesi ile kartvizit görüntüsü ile sabit kıymet listesini sunduklarını, davacı şirketi ile çalışma alanlarının birbirinden farklı olduğundan davacının şirketlerine iddia edildiği gibi çalışması olmadığını, Davacı şirket çalışanı ... ile çıkar ilişkilerinin olmasının mümkün olmadığını, Davacı şirket ile 2019-2023 yılları arasında plaka satın alınması yolu ile alınan plakaların kesiminin yapılmasına yönelik ticari ilişkilerinin olduğunu, davacı şirket çalışanları tarafından plaka kesimi yapılması gereken işlerin kendilerine yönlendirilerek fiyat teklifi alındığını, davacı tarafından kendisine yönlendirilen bazı maillerin, davacıda utocat illustrator programları olmadığından mail eklerinin açılmaması sebebiyle kendilerine yönlendirildiğini, Davacı şirketin suç duyurusuna konu ettiği maillerde, davacı şirketin iş teklifleri ve müşteri bilgilerinin yer almadığını, Ticari defter ve belge incelemesi ile davacı şirketin bahsettiği şirketler ile çalışmadığının anlaşılacağını, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, maddi manevi tazminat talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Vergi Dairesi Başkanlığından BA/BS formları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma dosyasının tüm UYAP kayıtları, v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın ..., ... ve ...'na tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 12/03/2025 tarihli raporunda özetle ; Davacı şirketin dava dilekçesinde isimlerini geçirdiği (işbu bilirkişi raporunun 3.4.maddesinde listelenmiş ve analiz edilmiştir) ve davalı şirkete personeli ... vasıtasıyla yönlendirilen siparişlere konu şirketlerle 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarında hiçbir çalışması olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; davalı şirketin davacıya karşı haksız rekabetinin olup olmadığı, haksız rekabetin tespiti halinde davacının zararının bulunup bulunmadığı, hususunda toplandığı, davalı tarafından haksız rekabet eyleminde bulunulduğuna yönelik iddianın ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan davacının taleplerinin yerinde olmadığı, tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ..., ... ve ...'na tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 18/07/2025 tarihli ek raporunda özetle ; Davacı ve Davalı şirket merkezlerinde yapılan yönetim analizi, mali analiz ve teknik inceleme neticesinde; her iki şirketin ne faaliyet konuları ne de müşteri profilleri örtüşmekte veya rekabet ilişkisi doğuracak şekilde kesişmektedir. Bu nedenle taraflar arasında ekonomik yönden rekabet edebilecek bir piyasa çakışması ya da ticari menfaat çatışması bulunmadığı kanaatindeyiz. İnceleme konusu yapılabilecek davacının somut belge ve delil sunulmadığı takdirde, bu yönde kesin bir kanaate varmak mümkün değildir. Taraf şirketlerin faaliyet konuları, iştigal alanları ve ticari iş modelleri itibarıyla birbirlerinden temel olarak farklılık arz ettiği, bu farklılık özelliği müşteri portföylerinin, hedef pazarlarının, tedarik zincirindeki konumlarının örtüşmediği ve bu yönüyle doğrudan rekabet ilişkisi içinde bulunmadıkları kanaatine varılmıştır. Davacı ... Tic. Ltd. Şti tarafından verildiği iddia edilen tekliflerin davalı ... Tic.Ltd. Şti'nin bu firmalara farklı teklif verdiği ve tekliflerin kabul edilip edilmediği ya da bu firmaların üçüncü şahıslara yönlendirilmiş olabileceği hususu, tarafımıza sunulan belgeler kapsamında doğrudan tespit edilememiştir. Ayrıca dava dışı ...'nun adı geçen şirketlerle herhangi bir çalışması, ortaklığı veya personel ilişkisi tespit edilememiştir. Ancak, bu tür bir bilgi yönlendirmesinin varlığı ve bu suretle davacı...ız rekabet niteliği taşıyabileceği hukuki bir değerlendirme konusu olup, bu hususun takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK'da düzenleme altına alınan haksız rekabet hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Haksız rekabet rakipler arasında yada tedarik eden ve müşteri arasında dürüstlük kuralına uygun olmayan ticari uygulamalardır. Ticaret hayatında dürüstlük kuralına uygun olmayan tüm eylem ve işlemler bu kapsamda değerlendirilir. Haksız rekabetin düzenlenmesindeki amaç piyasada hem rakipleri korumak hem de rakip olmayan kişileri (tüketicileri yada alıcı firmaları) korumaktır. Bu kapsamda, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ve diğer hukuka aykırı davranışlar, başkalarının iş ürünlerinden yararlanma, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik vb.durumlar haksız rekabet hükümlerine aykırılık sağlamaktadır.
Dava, davacının işçisi olan dava dışı ...'nun, davalı ... Ltd. Şti. ile birlikte davacının zararına olacak şekilde müşteri bilgilerinin ve iş tekliflerinin davalı yana yönlendirmesi sebebiyle haksız rekabet yaptıklarından bahisle haksız rekabete dayalı rekabetin tespiti, refî ve menine dayalı tazminat davadır.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmış, tarafların kayıtlarında ve dijital zeminlerinde bilirkişilere incelemeler yaptırılmıştır. Davacı ve Davalı şirket merkezlerinde yapılan yönetim analizi, mali analiz ve teknik inceleme neticesinde; her iki şirketin faaliyet konuları ve müşteri profillerinin birbirinden farklı olduğu, taraflar arasında ekonomik yönden rekabet edebilecek bir piyasa çakışması ya da ticari menfaat çatışması bulunmadığı sabittir. Taraf şirketlerin faaliyet konuları, iştigal alanları ve ticari iş modelleri itibarıyla birbirlerinden temel olarak farklılık arz ettiği, bu farklılık özelliği müşteri portföylerinin, hedef pazarlarının, tedarik zincirindeki konumlarının örtüşmediği ve bu yönüyle doğrudan rekabet ilişkisi içinde bulunmadıkları alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Dava dışı ...’nun dava dilekçesinde adı geçen şirketlerle herhangi bir çalışması, ortaklığı veya personel ilişkisi tespit edilememiştir. Alınan yeminli tanık beyanlarına göre tarafların iş alanlarının birbirlerinden farklı olduğu, davacı şirkette haksız rekabete konu plakaların kesimi noktasında makine bulunmadığı, bu hususta dava şirket ile aralarında müşteri hususunda paslaştıkları, dava dışı ... tarafından atılan maillerin dava şirketin bilgisi dahilinde atıldığı, yine davacı şirket ile dava dışı ... arasındA ... 18.İş Mahkemesi'nin ...Esas- ...Karar sayılı ilamı ile tazminat davası bulunduğu, ... CBS'nın 06/06/2024 tarihli Güveni Kötüye Kullanma suçundan dava dışı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla davalının haksız rekabet sayılabilecek herhangi bir eylemi ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 345,55-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.