T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/782 Esas
KARAR NO : 2025/965
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACI İDDİASI VE TALEP:24/09/2022 tarihinde Sürücüsü ve Plakası tespit edilemeyen aracın Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ... yaralandığını, Müvekkili ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 09/10/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %15 oranında malul kaldığını, Müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini Müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, davanın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, Yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABI : Davacı ... 24.09.2022 tarihinde ... plakalı motosikletiyle trafikte iken plakasını ve sürücüsünü tespit edemediği aracın kendisine çarpması sonucu gerçekleşen kaza neticesinde yaralandığını iddia ettiğini, Davacı olay sonucunda malul kaldığı gerekçesiyle müvekkili ... Hesabı’na başvurmuş ve ... numaralı hasar dosyası açıldığını plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiği, Ancak davacı tarafından ispat için ne kamera kaydı, ne daimi arama kararı ne de herhangi bir somut delil sunmadığı, Kurum tarafından yapılan sorgulamalarda davacıya ait ambulans ve hasar kaydı da bulunamadığı, Davacı bu nedenle müvekkil ... Hesabı'ndan tazminat talebinde bulunduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Devlet Hastanesi, ... Etiğimi ve Araştırma Hastanesi, tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 17/10/2025 tarihli raporunda; Davacının 20 KASIM 2024 Çarşamba günü muayeneye gönderilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Huzurdaki davada, 24/09/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın, davacı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde davacınını yaralandığı, iş bu kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında maluliyet raporu tanzimi yönünden dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş, 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli ... karar sayılı raporuyla davacı hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için eksik olduğu anlaşılan ve 3 bent halinde sayılan bilgi ve belgelerin temini ile davacının adli tıp birimi olan ya da tam teşekküllü bir hastaneye başvurarak tıbbi kayıtlarının tamamlanması istenilmiştir.
12/12/2024 tarihli 2. Celsede İstanbul ATK ... İhtisas kurulunun ...tarihli ... karar sayılı kararına istinaden davacının 3 bent halinde sayılan bilgi ve belgelerin temini ile davacının adli tıp birimi olan ya da tam teşekküllü bir hastaneye başvurarak tıbbi kayıtlarının tamamlanması istenilmiş bu ara karara rağmen davacının ATK ön raporunda bulunan eksikliklerin tamamlanması için hastane başvurusunu yapmamış olduğu anlaşılmakla; davacı yana yeniden süre verilmesinin dava dosyasına katkı sağlamayacağı, dava dosyasının davacı yanca bilerek ve isteyerek sürüncemede bırakılması ve usul ekonomisi gereğince davacı yanın ATK inceleme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davacının eksiklikleri neden tamamlamadığı hususunda hiçbir açıklama ya da mazeret de bildirilmemiştir.
Nitekim Mahkememizin 17/07/2025 tarihli ve 11/12/2025 tarihli celselerinde davacı vekilinin mazeret dilekçesi ibraz ettiği, dilekçe ekinde ATK raporunda yer alan eksikliklere dair herhangi bir açıklamada bulunmadığı, raporda yer alan eksiklikleri giderdiğine dair herhangi bir belgenin mahkememize ibraz edilmediği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
Somut uyuşmazlıkta zararın takdiri açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi, sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.
Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Bu nedenle 2 yıllık süre zarfında 2 farklı süreli ihtar ve makul süre verilmesine rağmen, davacı yanca hiçbir özür ya da mazeret bildirilmeksizin ara kararların yerine getirilememesi ve dava dosyasında takdir edilecek tazminatın mevcut itibariyle değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspat edilemeyen davanın REDDİNE,
2-Bu dava sebebi ile alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85-TL harçtan eksik kalan 345,55-TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yürürlükte bulanan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.120,00 TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep etmeleri halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır