T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/819 Esas
KARAR NO : 2025/263
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının otomatik kapı ve kapı teknolojileri ürünleri alım satım işiyle uğraştığı, borçlu şirketin davacı ile 2023 yılı içinde ticari iş ilişkinde olduğu, davalı şirketin davacıdan almış olduğu mal ve hizmetlere karşılık olarak davacı şirketin cari hesap bakiyesi olarak takip tarihi itibarıyla 295.436,01 TL alacaklı olduğunu, davalı ile defalarca görüşülmesine rağmen bir netice alınamadığını, davacının oyalandığı hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirtilerek; davanın kabulü, itirazın iptali, takibin devamı, itirazın kötü niyetli olması sebebiyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu davacı gerçek kişinin tacir olmadığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya gelen cevapta ... gerçek kişinin ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre şirket kaydının olmadığı gibi tek pay sahibi olduğu şirket kaydının da bulunmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen cevapta davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu, işletme esasına göre defter tutmadığının bildirildiği, bu kapsamda davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiği, İcra takibine yetkisizlik nedeniyle itiraz edildiği aynı doğrultuda Mahkemenin yetkisiz olduğu, Fatura alacağının tek başına TBK 89. Madde uygulanması için yeterli olmadığı, TBK uygulansa dahi davacının yerleşim yerinin Kartal İstanbul olduğu, mahkemenin her hâlükârda yetkisiz olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde tarafların arasındaki akdi ilişkiye ilişkin herhangi bir delil göstermediği, yalnızca faturaya dayandığı, bu kapsamda TBK 89. Maddenin uygulanabilir olmadığı, Mahkeme tarafından icra takibine yapılan itirazın öncelikle değerlendirilerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesinin gerektiği, davaya bakmakla yetkili mahkemenin .. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davalının şirket merkezinin ... olduğu, bir an için TBK 89. Maddenin uygulanabileceği kabul edilse dahi yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturalara süresinde itiraz edilmemiş olmasının alacağın varlığının ispata yeterli olmadığı, davacı tarafından faturaya konu edilen malların eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiğinin ispat edilmesinin gerektiği, davacı tarafın faturaya konu malın tesliminin ispatına dair herhangi bir delil sunmadığı ve dayanmadığının da dosya kapsamında sabit olduğu, dosya kapsamında ne bir sevk irsaliyesi ne de bir teslim tutanağı sunulduğu, davanın reddinin gerektiği, bununla birlikte teslimi kabul etmemekle birlikte davacının ürettiği kapıların gizli ayıplı olduğu, bu sebeple davalı adına ödemezlik definde bulundukları, davalı tarafından hangi ürünlerin teslim edebildiğini ispata elverişli bir şekilde koyması halinde bu ürünler üzerinde yapılacak inceleme ile gizli ayıbın ortaya çıkacağı belirtilerek davanın dava şartı yokluğundan reddi, aksi kanaatte olunması halinde yetkisizlikten reddi, nihayetten haksız ve hukuka aykırı davanın reddi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 9. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosya UYAP sureti, Vergi Dairesinden davcı ve davalı şirketin BA/BS formları, gelir vergi beyannamesi, davacının ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davalı şirket SGK bilgileri, her türlü yasal delil dosyamız içerisine alınmıştır.
... 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 295.436,01 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu, yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 08/10/2024 tarihli raporda; davacının davalıdan 06.10.2023 takip tarihi itibarı ile alacağının 295.436,- TL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişken oranlarda adi kanuni faiz talep edilebileceği, yapılan tespit ile delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların diğer taleplerinin Mahkememiz taktirinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden İnşaat Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 17/02/2025 tarihli raporda; ...'in 1. ve 2. Katındaki 6 adet siyah renkli yangın geçiş kapılarının 0,7mm'lik laminant yüzeyde oluşan dalgalanma ve çizik sebebiyle oluşan ayıpların teslimden sonra ortaya çıkmasından dolayı takdirinin Mahkemeye ait olmak üzere gizli ayıp olduğu, bu ayıplardan dolayı icra takibine konu 11.10.2023 tebliğ tarihli 295.436,-TL olup, yapılan piyasa araştırması neticesinde 6 adet kat koridor kapısının 0,7mm laminant kaplamasının yenilenmesi için güncel fiyatlarla götürü(kabala) 35.000,-TL+KDV(Nakliyesi, malzeme ve işçilik dahil) harcama gerektiğinden bu bedelin icra takibine konu bedelden nefaset olarak kesilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap alacağı/faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itiraz dilekçesiyle yetki itirazında bulunulmuş olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dolayısıyla yetki şartının kararlaştırılmadığı ancak davalı tarafça yetki itirazında açıkça akdi ilişkin inkar edilmemiş olduğu, davacı adresinin ...olduğu, davalı şirket adresinin ...olduğu, ... kayıtlarının incelemesinde davalı şirketin ... Şubesi'nin bulunduğu ve adresinin "..." olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin ediminin para borcu olduğu, HMK 6.mad göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, HMK 14.maddesi uyarınca "Bir şubenin işlemlerinden doğan davada o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir" kuralı gereği davalı şirket ... Şubesi'nin yapmış olduğu işlemlerde şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu dava konusu alacağın fatura borcundan kaynaklandığı dikkate alındığında borcun ifa yerinin 6098 s. BK'nın 89.maddesine göre tayin edileceği, borcun ifa yerinin sözleşmeden açık veya zımni olarak anlaşılamıyorsa ve borç bir miktar paranın ödenmesinden ibaret ise, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgah mahkemesinin yetkili olacağı, somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ifa yerinin Kartal/İstanbul ise de genel yetki kuralı gereği davalı şirketin şubesinin bulunduğu yer itibariyle yetkili icra dairesinin İstanbul(Çağlayan) icra daireleri olduğu dikkate alınarakicra dairesinin ve Mahkememiz yetkisine yönelik yetki itirazının reddine, uyuşmazlığın taraflarının tacir ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerini ilgilendirdiği, davanın nispi ticari dava olduğu anlaşılmakla TTK 4-5 mad. uyarınca görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf ürünlerin ayıplı olduğunu savunmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK m.225/2 düzenlenmesinde ise satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olduğu düzenlenmiştir. Bu hükme göre satıcılığı meslek edinmiş bir kişi, bilmesi gereken ayıpların alıcı tarafından kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri süremez. Ayrıca fıkrada kullanılan "bilmesi gereken" şeklindeki ibare, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin her türlü ihmalini kapsar.
Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, ... E.- ... K. Sayılı kararı).
Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.
Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir.
Ayıbın öğrenilmesinden itibaren TBK'nın 223/2. Maddesi gereği ayıp ihbarının derhal satıcıya yapılması gerekir. Aksi halde satılan iddia olunan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Görüldüğü üzere alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilmesi için muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerekir. Ancak, satıcının ağır kusurlu olması ya da satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gerekin ayıplar bakımından ayıp ihbarı aranmaz.
Tarafların tacir olduğu delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde Mali Müşavir, teknik yönden Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerce bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiş olup, yapılan mali inceleme ile, davacının davalıdan 06.10.2023 takip tarihi itibarı ile alacağının 295.436,- TL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişken oranlarda adi kanuni faiz talep edilebileceği ayrıca bilirkişi heyeti marifetiyle yerinde yapılan teknik incelemede davalı şirketin davacıdan almış olduğu12 adet siyah renkli 0,7mm laminant kaplamalı yangın kapılarının 5 adedinde dalgalanma ve 1 adedince çizik olduğu tespit edilmiş olup, bu ayıpların teslimden sonra ortayla çıkmasından dolayı tespit edilen bu ayıplı işin gizli ayıp olduğu, satıcının bu ayıptan sorumlu olduğu ve yapılan piyasa araştırması neticesinde 6 adet yangın kat koridor kapısının 0,7mm laminant kaplamasının yenilenmesi için güncel fiyatlarla götürü 35.000,-TL+KDV (Nakliyesi, malzeme ve işçilik dahil)=41.300,00-TL harcama gerektirdiği ve ayıp oranında bedelde indirim yapılması gerektiği diğer bir deyişle bu bedelin icra takibine konu bedelden mahsubu gerektiği kanaatine varılmış olup, Mahkememizce de bilirkişi raporuna itibar edilerek neticeten davanın kısmen kabulü ile, .... 9.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin (295.436,01-TL-41.300,00-TL=) 254.136,01-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda işleyecek yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-)... 9.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 254.136,01-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda işleyecek yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-)Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 17.360,03-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.568,13-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.791,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 40.662,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan; 3.568,13-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 480,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.480,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.993,73-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davalı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 300,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.300,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.439,87 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
9-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul reddi oranında yapılan hesaplama sonucunda 2.683,80 TL'sinin davalıdan, 436,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
10-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.17/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır