T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/107 Esas
KARAR NO:2024/651
DAVA:İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/03/2018
KARAR TARİHİ:23/09/2024
Mahkememiz ..., 02/11/2020 tarihli kararı İstanbul BAM 46. Hukuk Dairesinin 2021/3115 Esas, 2024/186 Karar, 07/02/2024 tarihli ilamı ile kaldırılarak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yurtdışından meyve ve sebze ihraç edeceğini, ancak yeterli parası olmadığını söyleyerek davacıdan borç para talep ettiğini, davacının banka havalesi yoluyla davalıya 07/12/2016 tarihinde 10.000 TL nar siparişi ön ödeme açıklaması ile, 09/12/2016 tarihinde yine nar siparişi açıklaması ile 50.000 TL, 23/12/2016 tarihinde sebze yüklemesi açıklaması ile 23.500 TL, 26/12/2016 tarihinde 20.000 TL, 30/12/2016 tarihinde nar siparişi açıklaması ile 6.900 TL, 01/02/2017 tarihinde nar yüklemesi açıklamasıyla 7.000 TL, 24/02/2017 tarihinde portakal yüklemesi için ön ödeme açıklamasıyla 20.000 TL ve 13/03/2017 tarihinde 16.000 USD gönderdiğini, bununla birlikte 03/04/2017 vade tarihli 36.000 TL bedelli ... Bankası ... ... şubesinin ... çek numaralı çekinin keşide edilerek davalıya borç olarak verildiğini ve bu çek bedelini ödediğini, davalının edimlerini yerine getirmeyerek borç aldığı parayı ödemediğini, bunun üzerine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı yetki itirazında bulunmakla birlikte Borçlar Kanununun ilgili hükümlerine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında ödeneceğini, borcun ifa edileceği adresin aynı zamanda davacının ikametgahı adresi olması ve bu adresinde davaya konu icra takibinin yetki sınırları içinde kalması nedeniyle icra takibine yapılan yetki itirazının reddi gerektiğini, alınan duyumlara göre davalının mallarını kaçırdığı ve taşınır-taşınmaz mallarını muvazaalı olarak devretmeye hazırlandığını, bu nedenlerle davalının tüm taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki malları üzerine öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek teminat miktarı karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, itirazın iptali ile takibin devamına, en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
....Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/04/2018 tarihli kararı ile konu yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
CEVAP : Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; HMK ilgili maddeleri gereğince takip ve davada ... İcra Daireleri ve ... Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, açılan dava ve yapılan takibin yetkisiz icra mahkeme ve icra dairelerine açıldığını, davacı ile herhangi bir borç para ilişkisi olmadığını, davacının yetkilisi olduğu şirkete mal emri ile gönderdiği bedellerin olduğunu, bu bedellerine Romanya ülkesinde teslim edilen adreste dahil faturalandırıldığını, iş emirlerinin de cep telefonu kayıtlarında mevcut olduğunu, bu iş emirlerini hesabı kullanan ...'ın verdiğini, EFT işlemlerini ... mı ... mı yaptığını bilemeyeceğini, para karşılığı tüm malları gönderdiğini, fatura kestiğini, EFT açıklamalarında da mal mukabili şeklinde şerh olduğunu, davacının oğlu ...'nın Romanya'da ... ile anlaştıklarını, tarafından şahsen ve şirketi aracılığı ile Nar Limon Sebze ihracatı yapılacağının bildirildiğini, kendisinin de aracı olarak kabul ettiğini, tarafına gelen paranın bedelinin Romanya adresine mal olarak gönderildiğinin fatura kayıtları, nakliye kayıtları ve Whatsapp yazışmaları ile sabit olduğunu, yetkili olduğu şirket adına fatura düzenleyip malları gönderdiğini, davacıya kesinlikle borcu olmadığını, yönlendirdiği Romanya'daki adrese ...Nak.Taşımacılık Ltd.Şti.arcılığı ile taşımacılığını ve teslimini yaptırdığını, yapılan tüm ihracatların düzenlenen faturalar ile sabit olduğunu, hesabına paranın ... ... ... Şubesinden gönderilen ... ... Şubesi şirket hesabına EFT yapılan miktarların, bu miktarlara karşılık kesilen faturaların mal teminlerinin gerçekleştiğinin görüleceğini, öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili görevli ... Asliye Hukuk veya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, %20 oranında kötü niyet tazminatına, davanın husumet yönünden ve esastan reddine, delil listesinde yemin teklif edilmiş olmakla yemin etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememiz ..., 02/11/2020 tarihli kararı ile davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul BAM 46. Hukuk Dairesinin 2021/3115 Esas, 2024/186 Karar, 07/02/2024 tarihli ilamıyla , "... Gerekçeli kararda sadece banka havalesi yoluyla gönderilen paralara ilişkin bir değerlendirme yapıldığı, ayrıca davacı yanca ödünç olarak verildiği iddia edilen ve davalı yanca da cevap dilekçesinde herhangi bir savunma yapılmayan, ancak davalı yanın defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalı yanca muhasebeleştirildiği görülen çeke ilişkin dava da reddedilmesine rağmen, gerekçede redde ilişkin hususun tartışılmadığı, hukuki sebeplerin değerlendirilmediği ve bu haliyle de hükmün çeke ilişkin kısmının HMK 297/1-c maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemece öncelikle "yemin" deliline ilişkin eksiklik giderilmek suretiyle yargılamaya devam olunup, hasıl olacak sonuca göre ve HMK 297/1-c maddesindeki düzenlemeye uygun olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından,... " denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasına başlanmış, davacı vekili tarafından sunulan yemin metni dosyamız içerisine alınmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile davalı şirket yetkilisi ...'na; " Davacı ...'tan farklı tarihlerde aldığım çek dahil olmak üzere, toplam 232.033,60 TL parayı; borç para olarak almadığıma, aramızda alacak borç ilişkisi bulunmadığına, davacının Romanya'da bulunan bir firma ile yapacağı sebze meyve ihracatına sadece aracılık ettiğime, tarafıma gelen paranın karşılığı olarak Romanya'da bildirilen adrese mal gönderdiğime, davacıdan aldığım paraları, davacının talebi doğrultusunda ... isimli hesap ile ilişkilendirerek faturalarını kestiğime ve mal çıkışı yaptığıma namusum, şerefim, çocuklarım, kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine YEMİN EDERİM" şeklinde yemini yaptırılmıştır.
Dava; itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirdiğinde;Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de, davaya konu edilen uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olması ve 6098 Sayılı TBK.nun 89/1 maddesi gereğince alacaklı/davacının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olmasından dolayı yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından banka kanalıyla davalı hesabına havale edilen paraların ve ... Bankası ... ... şubesinin 03/04/2017 vade tarihli 36.000 TL bedelli çekin borç olarak verilip verilmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır.
Davalı para gönderilmesine yönelik maddi vakıayı kabul etmekle birlikte davacının oğlu ile Romanya'ya sebze meyve ihracatı için anlaşmış olup ticari faaliyet yürüttüklerini, ödenen paralar karşılığında Romanya'ya meyve ve sebze ihracatı yaptıklarını, davacı tarafından ödenen paraların borç para verildiğini gösterir herhangi bir delil bulunmadığını beyan ettiği, davalının savunması, vasıflı ikrar niteliğinde olup iddiayı kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir.
6098 Sayılı TBK 555 vd maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Ancak dosyaya paranın borç ödemesi nedeniyle yapıldığına yönelik kesin ve somut şekilde ispata yarar hiçbir delil ibraz edilmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde ve 07.10.2019 tarihli duruşmada davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını belirterek bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş olup, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; dosya kapsamında mevcut dekontların tetkikinde "nar siparişi için ödeme", "sebze yüklemesi için ödeme", "portakal yüklemesi için ön ödeme" v.b. gibi ibareler bulunduğu, borç olarak gönderildiğine ilişkin herhangi bir açıklama olmadığı, davacının gönderdiği tutarların ... isimli hesaba kayıt yapıldığı, ... Bankası ... ... Şubesi'nin 03.04.2017 vade tarihli 36.000,00-TL bedelli çek karşılığının da 10.04.2017 tarihinde ... isimli hesaba kayıt yapıldığı, ... hesabının yurt dışı satışlar hesabının oluşturulmuş kaydının bulunduğu, ... Umut Trans ..Ltd.Şti.'nin 2017 yılı sonunda ... tarafından gönderilen paraların ... hesabına kayıt yapıldığı ve bu hesap adına fatura düzenlenerek mahsuplaştırıldığı ve bunun sonucunda bu hesabın 125.252,89-TL alacaklı hale geldiği dolayısıyla HMK 222/5 maddesi uyarınca davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacaklı olmadığına ilişkin rapora itibar edilmiş olup yine BAM kaldırma kararı sonrasında davalı şirket yetkilisinin yaptırılan yemini üzerine davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle sübut bulmayan davanın reddi gerektiği takdir edilmiş ve davacının takipte kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.667,96-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 36.805,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
23/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır