T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/120 Esas
KARAR NO : 2025/483
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/09/2016
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazanın 18/03/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracınyol kenarında beklemekte olan ... plakalı araca çarparak devirmesi şeklinde meydana geldiğini, müvekkiller murisi ...'in ... plakalı aracın yolcusu olup kazada hayatını kaybettiğini, ... plakalı aracın asli kusurlu... plakalı aracın ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza yapan araçta yolcu olarak bulunan ...'e atfedilecek bir kusurun mümkün bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle ... plakalı araçta Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi bulunmadığını, müvekkiller murisinin kaza yapan araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle kusur raporu alınmasına gerek olmadığını beyanla şimdilik toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müvekkillerin miras payları oranında tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan davacıların bu davayı ikame etme hakları bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesi ayrıca davacıların teminat yatırması gerekip gerekmediği hususlarının değerlendirilmesini ve teminat yatırılması gerektiğine ilişkin itirazlarını, davanın ... plakalı aracın sürücüsü ... ve işleteni ...'e ihbarını, kişilerin yasal olmayan yollardan başka bir ülkeye izinsiz olarak götürülmesi yani insan kaçakçılığı yapıldığı sırada kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle taşımanın karayolu taşıma kanunu kapsamında bir taşıma olmadığını, talep konusu zararın bir suç işlerken meydana geldiğinden genel şartlar gereği sigortanın teminat dışında kaldığını, kuruma dava tarihinden önce başvuru yapıldığı ancak talebin uygunsuz olması nedeniyle reddedildiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık konusu dava, trafik kazası nedeniyle davacıların murisinin yolcu olduğu araçta vefat etmesi nedeniyle Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapmsamında tazminat istemine ilişkindir
Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; davalıya yapılan müracaat dilekçesi ve ekleri, kaza tespit tutanağı, trafik kayıtları, olay yeri krokisi, ... numaralı hasar dosyası, uyap üzerinden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, ... ile ... plakalı araçlara ait bilgi ve belgeler celp olunmuştur.
Mahkememizin 15/03/2018 Tarih ...Esas ... Karar sayılı dosyası ile davanın reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2021 ... Esas ... Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilerek Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2021 ... Esas ... Karar sayılı kararının esastan reddine gerekçesinde; "...Somut olayda kaza yapan araçta yolcu olan davacıların murisinin ticari amaçlı olarak taşındığı, ancak ... plakalı otomobilin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılması zorunlu araçlardan olmadığı saptandığından, davalı ... Hesabına başvurulması hukuken mümkün değildir. Hal böyle olunca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece yapılan belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya ve oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesine, aracın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında bulunmamasına ve mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacılar vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b/1 uyarınca esastan reddi gerektiği." şeklinde karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararının bozulması istemiyle gerekçeli kararı temyiz etmiştir.
Yargıtay 4. HD'nin 15/03/2018 Tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında; "...davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına" kararı verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; dava, trafik kazası nedeniyle davacıların murisinin yolcu olduğu araçta vefat etmesi nedeniyle Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapmsamında tazminat istemine ilişkindir 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Davacılar Suriye uyruklu olup, mahkememizce başvurucuların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, yazı cevabında teminat yatırmaktan muaf olmadıklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2 nci maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ndce verilen cevaba istinaden davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varıldığından, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesine rağmen belirtilen teminatın yatırılmadığı anlaşılmakla davanın HMK.88.maddesinde düzenlenen teminat dava şartı noksanlığı nedeni ile HMK.115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK.88.maddesinde düzenlenen teminat dava şartı noksanlığı nedeni ile HMK.115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 581,24-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde YARGITAY yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır