T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/139 Esas
KARAR NO : 2025/976
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; diyet ve beslenme danışmanlığı alanında faaliyet göstermekle mobil ve web yazılımı ihtiyacını gidermek üzere 28/06/2022 tarihinde ''Web Yazılım ve Mobil Uygulama Sözleşmesi'' imza ettiği davalı ile anlaştığını; sözleşme ekinde bulunmakla, proje raporunun Entegrasyonlardan (Sanal Pos, Mail, SMS, Canlı Görüşme, E-Fatura) , Kurgulanacak Olan Yapılar ( Müşteri Mobil Uygulama, Diyetisyen Paneli, Müşteri Paneli, Yönetici Paneli) Notlar ile Proje Detaylarından oluştuğunu; sözleşme ekinde yer alan bazı proje detaylarının "• ''Diyet programlarının satışı olacağı bir web sitesi ve danışmanlara hitap eden bir app olacaktır'', • ''Diyet listesi hazırlanıp kişilere atanabilecektir. Kişiler diyetlerini bildirim yoluyla alabilecek, aynı zamanda SMS ile de bilgi verilecektir.'', • ''Chat box olacaktır. Otomatik robot cevaplar olan bir modül olacaktır'' • ''Danışmanların yeni diyet alıp almamaları ile ilgili bir bildirim gitmemeli, burada süresi dolmaya yakın olan müşterilerin yeni paket alıp almamalarını sağlamak amacıyla işlem yapılacak. Kişi eğer yeni paket almıyorsa nedenini soran bir bölüm açılacak ve personel verimliliği test edilecektir'', • ''Diyet programlarında hastanın özelliklerine göre seçenekler seçildiğinde sadece o seçeneklere uygun diyet olmalıdır, örneğin kişi çilek, muz yemiyorsa bu hastanın dosyasına yazıldığında diyet listesindeki çilek ve muz otomatik olarak silinmelidir. Ya da hasta emziren anne ise dosyaya bu eklendiğinde direkt emziren anne diyet programları gelmelidir.'' şeklinde olduğunu, 02/01/2023 tarihinde 60.000,00 TL, 27/03/2023 tarihinde 50.000,00 TL, 04/04/2023 tarihinde 70.000,00 TL olmak üzere davalının ... IBAN numaralı hesabına ödemede bulunduğunu, davalının ise sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmeyip eksik ve ayıplı bir yazılım sunduğunu, bu durumun müşterilerinin şikayetine neden olduğunu ve davacı ticari itibarına zarar verdiğini, yazılıma yönelik şikayetlerini davacının davalıya ilettiğini, iletilen şikayet bildirimlerinin özetinde "• Panel aktif olduktan sonra uzun bir süre yurt dışı danışanları sisteme girememiştir, • Alternatif kısmı çok karışık vaziyette olup, hemen hemen her besin birbirinin alternatifi olarak gözükmemiştir, • Eski sistemde olmasına rağmen yeni sistemde diyete önemli notlar ekleme yer almamıştır, • Danışanlar kilolarını küsuratlı yazdıkları için kayıt kısmını uzun süre tamamlayamamıştır, • İlk diyetleri gönderirken sistem çok yavaş ilerlemiştir, • Yeni sisteme geçer geçmez eski sistem kapatılmış oysa yeni sisteme diyetleri aktarılması için bir süre açık kalmasını talep edilmiştir, • Diyet attıktan sonra düzenleme butonu bile yer almamış, diyetlerde silinememiştir, • Not kısmı yapılmış fakat kullanılamamıştır, • Diyetlere detoks suyu eklenememiştir, • Danışanlar kan tahlillerini sisteme ekleyememiştir, • Diyetteki yemek kaşığı, su bardağı, adet vs. gibi birimler danışanlar tarafından sürekli null olarak gözükmüştür, • Randevu oluşturmak için takvim kısmı bulunmamıştır, • Kadın danışanlar erkek olarak görünmüştür, • Öğünler arası saat aralığı seçeneği düzenlenmemiştir. • Öğünler için saat aralığı seçildiğinde örneğin 6-7 arası gibi danışan kısmında sadece 6 olarak görünmüştür, • Danışanların haftalık ölçüm mesajları müvekkil ekibi tarafından görüntülenememiştir, • Taslak diyete detoks suyu eklendiğinde kullanıcılara diyet atarken gözükmemiştir,• Diyetlere giriş yapılırken bazı ögeler görünmesine rağmen girilen diğer besinler yer almamıştır,• Uygulama çok işlevsiz şekilde kalmış, sürekli takılı halde ilerlemeden donduğu görülmüştür,• Danışanların mesajları müvekkil yetkililere görünmemiştir, • Girilen diyetler ile danışanlara gönderilen diyetlere arasında farklılık meydana gelmiştir,• Besinlerin kalori değerleri olduğundan farklı değerde belirmiş, yanıltıcı olmuştur,• Uygulama ana dil Türkçe yerine İngilizce olarak yer almıştır, • Haftalık randevu görüntülemelerinde problemler yaşanmıştır, • Paket tanımlarken danışanın seans tarihleri sıralanamamış dolayısıyla paket eklenenlerden erteleme isteyenlerin tariflerinde bu sebeple değişim yapılamamıştır, • Günün danışanlarını online, yüz yüze görüntülenememiştir, takvim ve filtreleme yer almamıştır • Paket eklenirken daha önce tanımlanan bir kişide paketi olduğu halde uyarı vs vermemiştir, • Arama butonundan isim veya soyisimle arama kısmı çalışmamıştır, haliyle çalışanlar daha önce paket eklediği birini görmesi için tek tek sayfada geri dönmesi gerekmiştir, • Danışanlar kayıt tam yapsalar bile kişiler null olarak görünmüş, aslında üye olan kişiler müvekkil yetkililerince görüntülenememiştir ve paket tanımlamaya dair bilgide gitmemiştir."başlıca konularda sorunların maddelendiğini, sözleşmede teslim süresi 130 iş günü olmasına karşın olarak belirlenmiş olmasına rağmen davalının çok daha geç olarak 9 ayda (270 gün) yazılım teslimini gerçekleştirdiğini, ... 35. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmeden döndüğünü davalıya bildirerek zararın tazmini ile sözleşme bedeli olarak ifa edilen 230.000,00 TL’nin iadesi talep etmiş ise de olumlu yanıt almadığını, davalı tarafın taleplere yönelik süresinde dönüş yapmamasının, şikayetleri gidermemesinin ve bilhassa teknik desteğini kesmesinin, sözleşmeyi fiili olarak kendisinin feshettiği anlamına geldiğini, bu nedenle farklı firma ile çalışılmaya başlayıp süratle yazılımın çalışır hale getirilmesi amaçlanmış ise de davalı tarafından sunucularda yer alan verilerin silmesi gibi nedenlerle veri kaybı yaşayarak maddi zararının büyüdüğünü;, yazılım kullanımında birçok ayıp ve arıza meydana geldiğini ve bunların birçoğunun teslim öncesinde de bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile eser sözleşmesinin bedeli olarak ifa edilen 210.000,00 TL ' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadesi, uğranılan doğrudan, dolaylı bilumum zararlara karşılık, haksız fiil (TTK 117), sözleşmeye aykırılık (TTK 1530) en azından ihtarname cevap tarihi 24/08/2024 den itibaren 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsili (miktarın tam ve kesin olarak belirlenemediğinden bahisle HMK 107 uyarınca belirsiz alacak kalemi olduğu) , uğranılan ticari itibar dahil tüm zararlara karşılık haksız fiilin gerçekleştiği tarih en azından ihtarname cevap tarihi 24/08/2023 den itibaren ticari faiziyle 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; projenin 15/11/2022 tarihinde onaylanıp Mart 2023’te davacıya teslim edildiğini ve davacının ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, sözleşme ile kararlaştırılan teslim süresi sona ermeden sözleşmenin davacı yanca tek taraflı olarak feshedildiğini; sözleşmenin 130 iş günü teslim süresi tanımlamakla, 15/11/2022 tarihinde sözlü olarak verilen onay ile başlayıp 18/05/2023 tarihine kadar olan dönemi kapsadığını, süresi içinde teslim edilen projenin gereken özelliklere haiz olduğunu, teslim süresinin sonuna kadar devam edecek bir canlı test süreci mevcut olup bu süre içinde bazı hataların olmasının doğal bir durum olduğu, zira test aşaması amacının bu hataların ortaya çıkarılması ve belirli bir süreç içerisinde giderilmesi olduğunu ve bu sürecin davacının fesih tarihine kadar yaşatılarak sorunların giderdiğini, davacının sunduğu şikayet mesajlarının bu döneme ait ve sürecin doğası gereği olduğunu, ürününün testleri tamamlanmadan önce davacı yanca aktif hale getirilerek nihai müşterilerin kullanımına sunulması ile davacının, iddia ettiği zararın sorumlusu olduğunu; davalı kaynaklı herhangi veri kaybı yaşanmayıp davacının bu yöndeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalıdan sistemin taşınması sürecinin iki ay sürdüğünü ve davacı mahcubiyetinin e-posta yazışmaları ile sabit olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ... tarafından 15/04/2023 tarihinde ... üzerinden bir hikaye paylaşımında davalıdan bahsedilerek yeni sistemi öven bir video yayınlandığını ve fakat dilekçe tarihi itibariyle içeriğin kaldırıldığı tespit edilse de görselinin tarafında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Sektör İşletme Mezunu, Nitelikli Hesaplama ve Bilgisayar / Yazılım Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 03/02/2025 tarihli raporda; davacı 2022,2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, taraflar arasında 28.06.2022 tarihinde ... SÖZLEŞMESİ imzalanmış olduğu, işbu sözleşmenin 5.1 Maddesine göre, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde hizmet bedelinin 40.000,-TL’sının, 60.000 TL’sinin uygulamanın ve web sitelerinin figma üzerinden sunumları gerçekleştiğinde ve onaylandığında, kalan 110.000,-TL’nin uygulama ve web sitesi hazır ve test edilebilir şekilde sunulduğunda davalı ...’a ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, Sözleşmenin toplam tutarının 210.000,-TL olduğu anlaşılmakta olduğu, davalı tarafından davacı yana 29.03.2023 tarihli, ... Numaralı 210.000,-TL tutarlı E-Faturanın düzenlenmiş olduğu, sözleşmenin 6.1 Maddesine göre, işbu sözleşme ile taahhüt edilen hizmetin süresinin 130 işgünü olarak belirlenmiş olduğu, bu sürenin Müşteri tarafından tasarım ve web yazılımına uygulamanın gerçekleştirilmesi için gerekli tüm dökümanların ...’a verilmesi ile başlayacağı, web tasarım ve mobil tasarım onay sürecinde geçen sürenin iş teslim süresine dahil edilemeyeceğinin açıklanmış olduğu görülmekte olduğu, dosyaya sunulu Banka dekontlarına göre, Davacı şirket tarafından davalı şirkete 02.01.2023 tarihinde şirketin ... hesabından davalı şirket ... Bankası hesabına açıklaması “ ...Yazılım İçin ödeme” olan 60.000 TL ödeme yapılmış olduğu, Davacı şirket yetkilisi ...’un ... Bankası hesabından 27.03.2023 tarihinde Davalı şirket ... Bankası hesabına açıklaması görülmeyen 50.000 TL ödeme yapılmış olduğu ve Davacı şirket yetkilisi ...’un ... Bankası hesabından 04.04.2023 tarihinde Davalı şirket ... Bankası hesabına açıklaması “ Yazılım Ödeme” olan 70.000 TL ödeme yapılmış olduğu, davacı yan tarafından davalı şirkete yapılan ödemeler toplam tutarının 180.000,-TL olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı yan tarafından dava konusu proje ile ilgili dava dışı 3.firmalardan daha yüksek bedelle hizmet alınmış olduğu iddiasında bulunulmuş olduğu ve özellikle ...şirketinden alınan hizmete dair faturalardan bahsedilmekte olduğu 10.06.2024 tarihli beyan dilekçesinde görülmekte olduğu, ancak bu konuda dosyaya sunulu bir faturaya dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Ticari defterlerinde ancak ...ŞİRKETİ’nden 18.01.2024 tarihinde ... Numaralı 19.950,-TL tutarlı ve açıklamasının “Yeni sunucu kurulumu, Site dosyalarının taşınması, Hataların giderilmesi (bug fix) Yazılımın çalışmayan kısımlarının geliştirilmesi ve çalışır hale getirilmesi” olan Faturanın 944 yevmiye numarası ile kaydı tespit edilebilmiş olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı yan’ın bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Mahkemeye 08.03.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan 2020,2021 ve 2022 yılları Kurumlar Vergisi Beyannamelerine ve inceleme sırasında davacı yan’dan temin edilen 2023 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerine göre, davacı şirketin 2022 yılında 2021 yılına göre, Net Satışlarında 846.742,13 TL Azalış olduğu, dönem karında 117.628,17 TL Artış olduğu, davacı şirketin 2023 yılında 2022 yılına göre, Net Satışlarında 3.579.741,32 TL (%105) Artış olduğu, dönem karında 93.819,41 TL(%32) Azalış olduğu tespit edilmiş olduğu, 2023 yılında Genel Yönetim Giderlerinin 2022 yılında 1.395.424,20 TL iken 2023 yılında 4.261.370,70 TL olduğu, Genel Yönetim Giderlerinde 2023 yılında 2022 yılına göre 2.865.946,50 TL (%205) Artış olduğu, Faaliyet Karında 2023 yılında 2022 yılına göre 174.394,92 TL (%39) Azalış olduğu, 2023 yılı Faaliyet karının %39 azalmasının, Genel Yönetim Giderlerinin satışlarına göre, oldukça fazla (%205) artmış olmasından kaynaklanmış olabileceği değerlendirilmiş olduğu, Genel Yönetim Giderlerinin 2022 yılında Net Satışların %41’i iken 2023 yılında %61’e artmış olduğu görülmekte olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı yan tarafından davalı yana ... 35.Noterliği ile ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu ihtarname konusunun “…sözleşmeye uygun olarak edimleri süresinde ve eksiksiz şekilde ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünün tespitine ilişkin ihtar” olduğu, işbu ihtarname ile sözleşme bedeli olarak 230.000,-TL’nin davalı yandan iadesinin talep edilmiş olduğu, iddia ile uyumlu eksik ve hatalar barındıran bir yazılım bulgusuna dosya içeriğinde ve bağlantılı erişim adreslerinde bulguya rastlanmadığından bahisle, eksik kalan tamamlanmayan işlerin olup olmadığının teknik yolla tespitinin yapılamadığı; kaydi veri ve belgelere göre ticari mevzuat yönünden değerlendirmenin uygun olabileceği; takdirin Mahkemede olduğu, davacının sözleşmeden dönmesi kural olarak, davalının asli edim yükümlülüklerinde temerrüde düşmesi sonucu olduğu, bir başka deyişle davacının sözleşmeden dönmesi, davalının tam iki tarafa borç yükleyen bir akitte karşılıklılık ilişkisi içinde bulunan asli edim yükümlülüklerinde temerrüde düşmesi olduğunun değerlendirildiği, yanlar arasındaki ihtilafın; yanlar arasında akdedilmiş eser sözleşmesi niteliğindeki 28.06.2022 tarihli “Web Yazılım Ve Mobil Uygulama Sözleşmesi” hükümleri gereğince davacı iş sahibi tarafından sözleşme bedelinin sözleşme ile belirlendiği biçimde ödenip ödenmediği, davalı yüklenicinin üstlendiği yazılım işini tamamlayıp tamamlamadığı, teslim edilen sözleşme konusu iş bakımından eksik ve ayıplı işlerin bulunup bulunmadığı, davacı iş sahibinin sözleşmeyi feshinin haklı fesih niteliğinde olup olmadığı, haklı fesih niteliğinde ise davalı yükleniciye ödediği iş bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği, yine davacı iş sahibinin haklı fesih nedeni ile maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ve dava edip edemeyeceği hususlarında toplandığı, yanlar arasındaki sözleşmesel ilişki ve sonuçları nedeniyle Borçlar Mevzuatından kaynaklanabilecek alacak hesabı bakımından; davalı yüklenicinin işe başlamasının değerlendirilmesi yönünden, davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye teslim edilmesi gereken tüm bilgi ve dokümanın teslimine ve davacı iş sahibinin “onayı” olarak yanlarca belirtilen hususa ilişkin olarak somut bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı, teknik inceleme ile dosya üzerinden davacı iddiaları bakımından tam bir tespit yapılamaması nedeniyle sözleşme konusu yazılıma ilişkin davacı iddialarının eksik iş mi, ayıplı iş mi olduğu hususunda da tam bir açıklık getirilemediği, davacı iddialarının ayıplı iş kavramı olarak değerlendirilmesi halinde, davacı iş sahibi tarafından sözleşme konusu yazılıma ilişkin olarak tacir olan taraflar arasında noter ihtarı vb biçimde TTK.da öngörüldüğü biçimde resmi bir ayıp ihbarında bulunmadığı ya da açıkça yazılımdaki ayıbın varlığını içeren herhangi bir bildiriminin de dava dosyasında mevcut olmadığı, davacı iş sahibi tarafından dilekçeleri içeriğinde sunulan davacı şirket sahibi ve çalışanlarının kendi aralarındaki ve davalı şirkete gönderildiği belirtilen mesaj metinlerinin, sözleşme konusu yazılıma ilişkin ayıpların bildirimi niteliğinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yolundaki takdirin Mahkemeye ait olacağı, davacı yanın işin sözleşme ile öngörülmüş süresinden çok sonra tamamlandığı iddiasına ilişkin olarak işin yürütülmesi sırasında TBK.nun 473/1.maddesi ile öngörüldüğü biçimde, davacı iş sahibinin herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, davalı yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılmasına dayalı olarak, davacı işsahibinin teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönme hakkını kullanmadığı, sözleşme konusu yazılım işinin test sürecinin esasen TBK.nun 473/2.maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilebileceği, anılan düzenleme gereğince işin yürütülmesi aşaması olarak kabul edilebilecek test aşamasında, davacı yanın yazılımın kullanılmasına / işletilmesine yönelik yazılımın davalı yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı / sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceğinin açıkça görüldüğü iddiaları ile ilgili olarak da herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, davalının yüklendiği yazılım işinin ayıplı olarak teslim edildiğinin kabulü halinde, davacı iş sahibinin sözleşme konusu yazılımı kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması haline ilişkin bir tespitin yapılamadığı, açık olarak tam tarihi tespit edilememekle birlikte davacı iş sahibinin sözleşme konusu yazılımı Mart/2023 tarihinden sonra kullanmaya başlayıp kullanımını sürdürdüğü, yazılımın (eseri) iadesinin söz konusu olmadığı, yazılımla ilgili ayıpların giderilmesinin daha ileri bir tarih olan 18.01.2024 tarihinde dava dışı ...Şti.ne 19.950,-TL bedelle yaptırıldığı, bu durumda davacı iş sahibinin yazılımı (eseri) tuttuğu, ancak bedelde indirim talep etmesinin söz konusu olabileceği, bu nedenlerle, davacı işsahibinin sözleşmeyi feshinin, haklı fesih olarak kabul edilmesinin değerlendirilemeyeceği, buna göre sözleşme bedelinin iadesi bakımından da talepte bulunamayacağı, yazılım işinin davalı yüklenici tarafından ayıplı olarak teslim edildiğinin ve söz konusu ayıba ilişkin davacı iş sahibi tarafından gerekli ayıp bildiriminin yapıldığının kabul edilmesi halinde, davacı iş sahibinin ayıp nedeniyle bedelde indirim talep edebileceği, bedelde indirim tutarının, üçüncü kişi....Ltd.Şti.tarafından davacı adına düzenlenmiş 18.01.2024 tarihli fatura tutarı olan 19.950,-TL ile sınırlı kalabileceği, sözleşme bedeli olan 210.000 TL’dan davacı iş sahibinin bedelde indirim talep edilebileceği tutar olarak kabul edilen 19.950 TL düşüldüğünde, davacı iş sahibinin ödeyeceği bakiye sözleşme bedeli tutarının 190.050 TL olarak hesap edilebileceği, davacı iş sahibinin, davalı yükleniciye sözleşme bedeli olarak toplam 180.000,-TL ödediğinin tespiti nedeni ile davalı yükleniciden talep ve dava edebileceği başkaca bir bedelden söz edilemeyeceği, davacı iş sahibi tarafından her ne kadar maddi ve manevi zararının genel hükümlere göre tahsili talep ve dava edilmişse de, davacı iş sahibinin sözleşmeyi feshinin haklı fesih olarak değerlendirilememesi ve maddi tazminat bakımından 2023 yılı Faaliyet karının %39 azalmasının, Genel Yönetim Giderlerinin satışlarına göre, oldukça fazla (%205) artmış olmasından kaynaklanmış olabileceğinin mali inceleme ile değerlendirildiği de gözetilerek davacı yanın, davalı yükleniciden maddi ve manevi tazminat talep ve dava edemeyeceği belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 22/09/2025 tarihli ek raporda; kök rapora karşı tüm itirazların dava dosyasında mevcut bilgi ve belge üzerinde yeniden incelenerek ek rapor kapsamında değerlendirilmesi neticesinde kök rapor ile sunulmuş tespitleri ile görüş ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir hususun söz konusu olmaması nedeniyle kök rapor ile sunulmuş tespitleri ile değerlendirme ve görüşün aynen korunduğu belirtilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yanlar arasındaki ihtilafın; yanlar arasında akdedilmiş eser sözleşmesi niteliğindeki 28.06.2022 tarihli “Web Yazılım Ve Mobil Uygulama Sözleşmesi” hükümleri gereğince davacı iş sahibi tarafından sözleşme bedelinin sözleşme ile belirlendiği biçimde ödenip ödenmediği, davalı yüklenicinin üstlendiği yazılım işini tamamlayıp tamamlamadığı, teslim edilen sözleşme konusu iş bakımından eksik ve ayıplı işlerin bulunup bulunmadığı, davacı iş sahibinin sözleşmeyi feshinin haklı fesih niteliğinde olup olmadığı, haklı fesih niteliğinde ise davalı yükleniciye ödediği iş bedelinin iadesini talep edip edemeyeceği, yine davacı iş sahibinin haklı fesih nedeni ile maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ve dava edip edemeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
TBK 473/f.1 hükmüne göre: “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkaran gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.”
Genellikle TBK M. 473/f.1 (BK m. 358/1) hükmünün henüz iş görme sürecinde iken yüklenciyi temerrüde düşürmeyi sağladığı belirtilmektedir. Buna göre hükmün amacı ileride zaten temerrüde düşeceğini belli etmiş bulunan yükleniciye karşı iş sahibine borçlu temerrüdündeki hakları vadeden önce tanımaktır. Böylece, TBK M. 473/f.1 hükmü TBK m. 123-125 hükümlerinde düzenlenen temerrüt sonuçlarını, bazı şartlarla, henüz eser borcunun muaccel olmadığı bir zamana taşımış sayılacaktır. Buna göre şartlar oluştuğunda, iş sahibi vadeyi beklemeksizin önce TBK m. 123 uyarınca yükleniciye uygun bir ek süre verecek (şayet TBK m. 124 şartları varsa süre vermesi gerekmeyecek), ardından TBK m. 125 uyarınca, hala ifa ve gecikme tazminatı istemek, ifadan vazgeçip olumlu zararının tazminini istemek ve sözleşmeden dönerek olumsuz zararının tazminini istemek şeklindeki seçimlik haklarını kullanabilecektir.
TBK m. 473/f.1’de sayılan dönme sebepleri, yüklenicinin kusuru olmadan ortaya çıksa dahi, iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Şu halde, işe hiç başlanmaması veya çalışmaların gereğinden yavaş yürümesi ya da vade tespit edilmişse işin vadede bitmeyeceğinin anlaşılması halinde, iş sahibi, bu durum yüklenicinin kusuru olmaksızın ortaya çıkmış olsa bile sözleşmeden dönme hakkına başvurabilecektir. Ancak bu dönme sebeplerinin yüklenicinin sözleşmeye aykırı tutumu ile uygun nedensellik bağı içinde bulunmaları gerekir.
Şu halde bütünüyle yüklenicinin iradesi dışında gerçekleşen ve öngörülmesi mümkün olmayan sebeplerle işe başlanmaması, işin ertelenmesi ve vadeye yetişmeyeceğinin anlaşılması durumlarında, iş sahibi sözleşmeden dönemeyecektir.
Keza, eğer gecikmeler iş sahibine yüklenmesi mümkün sebeplerle olmuyorsa, gene yüklenici işe başlama ve sürdürme yükümünü ihlal etmiş olmaz ve sözleşmeden dönme hakkı kullanılamaz. İş sahibinin dönme hakkını sınırlayan bu durum madde metninde sadece eserin vadeye yetişmeyeceğinin anlaşılması hali için belirtilmiştir. Fakat öğretide haklı olarak belirtildiği gibi, işe hiç başlanmaması ve işin tehir edilmesi hallerinde de bu koşul aranacaktır. İş sahibinin üzerine düşen herhangi bir yükümü yerine getirmemesi üzerine TBK m. 473/1’deki durumlar ortaya çıkmışsa, yüklenici işe başlama ve sürdürme yükümünü ihlal etmiş olmaz.
Örneğin kullanılacak malzemeyi sağlamayı üstlenen iş sahibinin bunu yeterince sağlayamaması, sözleşme gereği proje ve talimatları vermesi gereken iş sahibinin bunu yeterince sağlayamaması sebebiyle işin durması veya yavaşlaması böyledir. Yeter ki yüklenici bu sebeplerin gerektirdiğinden daha uzun bir süre işi durdurmuş veya yavaşlatmış olmasın. TBK m 473/1 metninde sözleşmeden dönme hakkı veren durumlar için her ne kadar “iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme” sözü geçmekteyse de, burada işin mutlaka iş sahibinin kusuru yüzünden gecikmesinin değil, ona atfedilebilecek (onun faaliyet alanında gerçekleşen) herhangi bir nedenle gecikmesinin de sözleşmeden dönmeyi önleyeceği kabul edilmektedir. Örneğin, iş sahibi yapılacak inşaatın projelerini anlaştığı mimar mühendis kendisine teslim etmediği için yükleniciye veremiyorsa, gene de dönme hakkını kullanamamalıdır.
Buna karşılık, iş sahibi işin başlamasına veya görülmesine bizzat engel olsa bile buna yüklenicinin tehlike yaratan veya hukuka aykırı bir davranışını önlemek için başvurmak zorunda kalmışsa, bu yüzden doğal gecikmeler karşısında gene de sözleşmeden dönme hakkı kullanılabilmelidir. Zira söz konusu durumlarda her ne kadar çalışmaları iş sahibi durduruyor veya yavaşlatıyor görünse de, bu gecikmeye asıl sebep yüklenicinin özen borcuna aykırı tutumudur.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, ...E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıp, iş sahibinin eseri kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı derecede ağır bir ayıp ise, iş sahibi eseri kabulden kaçınma hakkına sahip olup, sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıbın ağırlığının bu derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi, bu tür ayıplardan dolayı, eserdeki ayıbın büyüklüğüne göre, ücretten indirim veya büyük masrafı gerektirmemek kaydıyla eserin onarımını talep edebilecektir.
Taraflar arasında imzalanan "..." nin konusu davalı yüklenici tarafından sözleşme ile üstlenilmiş internet web tasarımlarının ve yazılım işinin hazırlanması olduğundan, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında 28.06.2022 tarihinde... imzalanmış olduğu, işbu sözleşmenin 5.1 Maddesine göre, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde hizmet bedelinin 40.000,-TL’sının, 60.000 TL’sinin uygulamanın ve web sitelerinin figma üzerinden sunumları gerçekleştiğinde ve onaylandığında, kalan 110.000,-TL’nin uygulama ve web sitesi hazır ve test edilebilir şekilde sunulduğunda davalı ...’a ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu , sözleşmenin toplam tutarının 210.000,-TL olduğu, bilirkişi tarafından yapılan mali incelemede; davalı tarafından davacı yana 29.03.2023 tarihli, ... Numaralı 210.000,-TL tutarlı E-Faturanın düzenlenmiş olduğu,dosyaya sunulu banka dekontlarına göre, davacı yan tarafından davalı şirkete yapılan ödemeler toplam tutarının 180.000,-TL olduğu, davacı yan tarafından dava konusu proje ile ilgili dava dışı 3.firmalardan daha yüksek bedelle hizmet alınmış olduğu iddiasında bulunulmuş olduğu ve özellikle ... şirketinden alınan hizmete dair faturalardan bahsedilmekte birlikte bu konuda davacı tarafça fatura sunulmamış olduğu, ticari defterlerinde ancak ... LİMİTED ŞİRKETİ’nden 18.01.2024 tarihinde ... Numaralı 19.950,-TL tutarlı ve açıklamasının “Yeni sunucu kurulumu, Site dosyalarının taşınması, Hataların giderilmesi (bug fix) Yazılımın çalışmayan kısımlarının geliştirilmesi ve çalışır hale getirilmesi” olan Faturanın ... yevmiye numarası ile kaydının tespit edilebilmiş olduğu, davacı yanın işin sözleşme ile öngörülmüş süresinden çok sonra tamamlandığı iddiasına ilişkin olarak; sözleşmenin 6.1 Maddesine göre, işbu sözleşme ile taahhüt edilen hizmetin süresinin 130 işgünü olarak belirlenmiş olduğu, bu sürenin müşteri tarafından tasarım ve web yazılımına uygulamanın gerçekleştirilmesi için gerekli tüm dökümanların ...’a verilmesi ile başlayacağı, web tasarım ve mobil tasarım onay sürecinde geçen sürenin iş teslim süresine dahil edilemeyeceğinin açıklanmış olduğu, dosya kapsamında davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye teslim edilmesi gereken tüm bilgi ve dokümanın teslimine ve davacı iş sahibinin “onayı” olarak yanlarca belirtilen hususa ilişkin olarak somut bir bilgi ve belgenin sunulmamış olduğu, sözleşme konusu yazılımın ayıplı olduğuna ilişkin olarak; davacı yan tarafından davalı yana 09.08.2023 tarihinde ... 35.Noterliği ile ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu ihtarname konusunun “…sözleşmeye uygun olarak edimleri süresinde ve eksiksiz şekilde ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğünün tespitine ilişkin ihtar” olduğu, işbu ihtarname ile sözleşme bedeli olarak 230.000,-TL’nin davalı yandan iadesinin talep edilmiş olduğu ancak dosya kapsamında davacı iş sahibi tarafından sözleşme konusu yazılıma ilişkin olarak tacir olan taraflar arasında noter ihtarı vb biçimde TTK.da öngörüldüğü biçimde resmi bir ayıp ihbarında bulunmadığı ya da açıkça yazılımdaki ayıbın varlığını içeren herhangi bir bildiriminin de bulunmadığı, davacı iş sahibi tarafından dilekçeleri içeriğinde sunulan davacı şirket sahibi ve çalışanlarının kendi aralarındaki ve davalı şirkete gönderildiği belirtilen mesaj metinlerinin ayıp ihbarı olarak değerlendirilemeyeceği kaldı ki bilirkişi heyetince teknik yönden yapılan incelemede iddia ile uyumlu eksik ve hatalar barındıran bir yazılım bulgusuna dosya içeriğinde ve bağlantılı erişim adreslerinde bulguya rastlanmadığından bahisle, eksik kalan tamamlanmayan işlerin olup olmadığının teknik yolla tespitinin yapılamadığı, davacı iş sahibinin sözleşme konusu yazılımı kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması haline ilişkin bir tespitin yapılamadığı, açık olarak tam tarihi tespit edilememekle birlikte davacı iş sahibinin sözleşme konusu yazılımı Mart/2023 tarihinden sonra kullanmaya başlayıp kullanımını sürdürdüğü, yazılımın (eseri) iadesinin söz konusu olmadığı, yazılımla ilgili ayıpların giderilmesinin daha ileri bir tarih olan 18.01.2024 tarihinde dava dışı ....Ltd.Şti.ne 19.950,-TL bedelle yaptırıldığı, bu durumda davacı iş sahibinin yazılımı (eseri) tuttuğu bu nedenlerle, davacı işsahibinin sözleşmeyi feshinin, haklı fesih olarak kabul edilmesinin değerlendirilemeyeceği, buna göre sözleşme bedelinin iadesi bakımından da talepte bulunamayacağı, öte yandan davacı iş sahibinin ayıp nedeniyle bedelde indirim talep edebileceği düşünülse bile bedelde indirim tutarının, üçüncü kişi ...Tic.Ltd.Şti.tarafından davacı adına düzenlenmiş 18.01.2024 tarihli fatura tutarı olan 19.950,-TL ile sınırlı kalabileceği, sözleşme bedeli olan 210.000 TL’dan davacı iş sahibinin bedelde indirim talep edilebileceği tutar olarak kabul edilen 19.950 TL düşüldüğünde, davacı iş sahibinin ödeyeceği bakiye sözleşme bedeli tutarının 190.050 TL olarak hesap edilebileceği, davacı iş sahibinin, davalı yükleniciye sözleşme bedeli olarak toplam 180.000,-TL ödediğinin tespiti nedeni ile davalı yükleniciden talep ve dava edebileceği başkaca bir bedelden söz edilemeyeceği, davacı iş sahibi tarafından her ne kadar maddi ve manevi zararının genel hükümlere göre tahsili talep ve dava edilmişse de, davacı iş sahibinin sözleşmeyi feshinin haklı fesih olarak değerlendirilememesi ve maddi tazminat bakımından 2023 yılı Faaliyet karının %39 azalmasının, Genel Yönetim Giderlerinin satışlarına göre, oldukça fazla (%205) artmış olmasından kaynaklanmış olabileceğinin mali inceleme ile değerlendirildiği de gözetilerek davacı yanın, davalı yükleniciden maddi ve manevi tazminat talep ve dava edemeyeceği kanaatine varıldığından,TBK.nun 475.maddesi gereğince, davacının sözleşmeden dönme hakkının bulunmadığı dolayısı ile sözleşmeden dönme hakkı olmayan davacı yönünden genel hükümlere göre tazminat talebi hakkının varlığından da söz edilemeyeceği kanaatine varılarak neticeten işsahibi davacının, davalı yükleniciden talep ve dava edebileceği bir hakkının / alacağının olmadığı tespit edilmiş olup Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.262,08-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13/1-4 mad. göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Manevi tazminat talebi yönünden, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 10/3 mad. göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır