T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/14 Esas
KARAR NO : 2025/731
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının ... ortopedi alanında uzman hekimlik yaptığını, davalı ...'ın ise diş hekimi olup, ...Şti'nin kurucusu, müdürü ve bu şirkete bağlı ... Kliniğinin sahibi olduğunu, davacı müvekkili ile davalının birbirlerini aynı meslek camiasında bulmaları sebebiyle tanındığını, davalı ...'ın, müvekkile ... Ortodonti Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği isimli özel diş kliniğine ortak olması ve beraber girişimde bulunmaları konusunda teklifte bulunduğunu, müvekkili davalının bu işle uğraşan ve kendine ait özel kliniği olan bir meslektaşı olması sebebiyle, davalıya güven duyarak bu teklifi kabul ettiğini, müvekkilinin kliniğe ortak olacağın inancıyla davalı ile anlaştığını, söz konusu diş kliniğine bir çok kez beraber gidilip gezildiğini, klinikteki fiyat tabloları ve benzeri bilgilerin müvekkili ile paylaşıldığını, sonuç alarak müvekkilinin bu işe girmeye ikna edildiğini, davacı müvekkili kliniğe ortak olduğu düşüncesiyle 2021 yılında farklı tarihlerde ve kısım kısım olmak üzere davalı ...'a toplamda 2.000.000,00 TL para ödediğini, ödemelerin bir kısmını elden bir kısmını ise banka yoluyla gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu ödemeleri yapabilmek için hem mevcut nakit parasını kullandığını hem de bankada bulunan altın hesabından altın bozdurma işlemi yaptığını, zaman ilerledikçe müvekkili, davalının tutum ve davranışlarından rahatsız olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından resmiyette ortaklığın tescil edileceği konusunda sürekli oyaladığını, müvekkilinin resmi ortaklık gerçekleşmemesi sebebiyle artık daha fazla beklemek istemediğini, bu işten vazgeçtiğini, kendisinin yapmış olduğu ödemelerin geri verilmesini davalıdan istediğini, davalının kendisinin de aynı düşüncede olduğunu ortaklığın sona ermesi gerektiğini söylediğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeleri kendisine iade edileceğini bildirdiğini, davalı ...'ın müvekkilinin ortaklık için ödemiş olduğu 2.000.000,00 TL'yi müvekkile geri ödeyeceğini söylediğini ve tarafların anlaştığını, kendisine ödeme gelmeyen müvekkilinin davalı ile ödeme konusunda sık sık iletişime geçildiğini, davalının senet vermek amacıyla müvekkiliyi, davalının sahibi olduğu kliniğe çağırdığını, 4 Haziran 2022 tarihinde müvekkili ... kuzeni ... ile birlikte davalının sahibi olduğu kliniğe gittiklerini, davalı ... burada davacı müvekkilinin ve kuzeninin önünde kendi eli ile 25/08/2022 ödeme vadeli, 2.000.000,00 TL bedelli senedi ve işbu senede ait senet protokolünü kendi eliyle yazıp imzalayarak müvekkile verdiğini, senedin vade tarihi gelmesine karşın müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi hakkında işbu yargılama sonuçlanıncaya kadar tehiri icra kararı verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 600.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, müvekkili aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatının ve para cezasının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkiline ait kliniğe ortak olmak amacı ile müvekkiline elden ve bankadan olmak üzere toplamda 2.000.000,00-TL para ödediğini, ortaklığın gerçekleşmediğini, ödediği paralara karşılık kendisine müvekkili tarafından aynı tutarda bono verildiğini ancak bedelinin ödenmediğini iddia ettiğini, ancak davacı tarafın iddiaları gerçekle bağdaşmadığını, zira davacı ile müvekkilinin aynı camiadan ve arkadaş olmaları nedeniyle birbirleri ile sık sık ödünç para alışverişinde bulunmuşlarsa da; bu durum davacının iddia ettiğinin aksine herhangi bir ortaklık amacı taşımadığı gibi yine davacı taraf müvekkilinden elden aldığı bir kısım borçlarını müvekkilin banka hesabına ödemesine rağmen; huzurda açılan davada bu ödemelerini sanki kendisi müvekkiline borç vermiş gibi Sayın Mahkemeyi yanıltıcı iddialarda bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ortaklık ilişkisi ya da ortaklık teklifi bulunmadığını, müvekkili tarafından davacı tarafa banka kanalı ve elden para gönderildiği hususları Sayın Mahkemeye sunacakları banka dekontları ve huzurda dinlenecek tanıklarının beyanları ile açıklığa kavuşacağını, davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından kendisi lehine düzenlenmiş herhangi bir bono ya da başkaca bir kıymetli evrak bulunmamasına rağmen; davacının haksız ve kötüniyetle dava konusu bonuyu ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibine konu ettiğini, ancak ancak taraflarınca ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılan imza itirazı başvurularının ...Esas nolu dosya üzerinden karara bağlandığını ve söz konusu bono üzerindeki imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle kabul edildiğini ve davacı tarafça başlatılan icra takibinin durdurulmasına, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmolunduğunu, davacı tarafça ilk derece mahkemesinin ve bilirkişi raporunun usul ve yasalara aykırı olduğu istinaf aşamasında ileri sürülmüşse de; istinaf incelemesinde de söz konusu imzanın müvekkile ait olmadığına karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar nolu dosyası üzerinden verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı davacı tarafça temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup; kararın temyizen incelenmesi halen devam ettiğini, dolayısı ile imza itirazına ilişkin ilk derece mahkemesince verilen itirazın kabulü kararı halen kesinleşmemiş olup; kararın temyiz aşamasında incelenmesi devam ettiğinden bu hususun mahkemece bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu bono üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını bilen davacının salt haksız ve hukuka aykırı nitelikteki alacak iddiasını hukuken meşrulaştırma amacı ile hareket ettiğini, zira imzasının müvekkile ait olmayan bir bononun davacı tarafça konum bilgisi içerdiği ileri sürülen fotoğraflar düzenlenerek bu bononun tanıkları huzurunda imzalandığını iddia etmesi davacı tarafın bu saik ile hareket ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, davaya karşı cevap ve itirazlarının kabulü ile öncelikle ... 16. İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının BEKLETİCİ MESELE yapılmasına; şayet bu mümkün değilse haksız ve hukuka aykırı nitelikteki DAVANIN REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; davacının davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 600.000,00 TL alacağın tahsiline yönelik alacak davasına ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden ... tarih, ... yevmiye nolu vekaletname aslı, ... 3. İcra Dairesi tarafından düzenlenen ... tarih ve ... talimat Haciz Tutanağı (2 sayfa) aslı, ... Bankası A.Ş.'nin... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen Kredi Kartı Başvuru ve Müşteri Bilgi Formu aslı, ... 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/01/2023 tarih ve ... talimat sayılı kararı ekinde gönderilen ... 22. Noterliği tarafından düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı Vekaletname aslı,.... Bankası A.Ş.'nin 21/12/2022 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen ... müşteri numaralı Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi aslı, ... T.A.Ş. tarafından gönderilen Arşiv Merkezi Gönderi No: (Talep No: ... , Sıra No: ...) Bireysel Bankacılık Hizmetleri sözleşmesi ile Ürün Başvuru ve Talep Formları asılları, ... Üniversitesi'nden genel adli muayene formu, acil hasta takip formu, hasta anamnez raporu, hesap detayı, ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nden ... 31. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takıp dosyasında takip dosyasına dayanak 1 Adet 04.06.2022 Düzenlenme Tarihli 25.08.2022 Ödeme Günlü 2.000.000,00 TL Bedelli Senet Aslı,04.06.2022 Tarihli Senet Protokolü Alacaklı (Dr. ... imzalı) ve Borçlu (... imzalı) evrak aslı, ... 31. İcra Dairesi'nin ...İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;
... tarih ve ... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda dava şartı olarak arabuluculuk başlığı altında 22/07/2021 tarih, 7251/59.madde ile 6502 sayılı TKHK'nın 73/A maddesinde de düzenlemeler yapılmış, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiştir ve aynı yasa maddesi içerisinde buna ilişkin istisnalar da ayrı ayrı sayılmıştır.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Benzer mahiyetteki, İstanbul Bam 13. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar sayılı ilamında özetle; somut olayda davanın arabuluculuğa tabi olduğu, yetkisiz ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 08/05/2023 tarihinde açıldığı, yetkisizlik kararından sonra dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderildiği ve Mahkemece davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere verilen bir haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, aksine davacı vekilinin arabuluculuğa başvurmak üzere süre talep ettiği, bu şekilde dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunun anlaşıldığı, anılan dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanmasını mümkün kılan yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden Mahkemece HMK madde 115. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
İstanbul Bam 13. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetele; somut olayda davanın arabuluculuğa tabi olduğu, görevsiz ...7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 15/09/2023 tarihinde açıldığı, Mahkemece verilen bir haftalık kesin süre içerisinde sunulan arabuluculuk son tutanağı aslının 02/05/2024 tarihinde düzenlendiği ve tutanağa göre arabuluculuğa 16/04/2024 tarihinde yani davanın açılmasından sonra başvurulduğunun anlaşıldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda Asliye Ticaret Mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden Mahkemece HMK madde 115/2-2. cümle ve 115/3 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir... şeklindedir.
Tüm dosya kapsamından davacı tarafça; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile iş bu davanın ikame edildiği ve ilgili mahkeme tarafından 06/10/2023 tarih ve ...K sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği, görevsizlik kararı üzerine gelen davanın yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğu, dolayısı ile dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu, davacı tarafın ise dava tarihinden sonra olacak şekilde 29/11/2023 tarihinde arabulucuya başvurduğu ve dolayısı ile son tutanak tarihinin de dava tarihinden sonraki tarih olan 20/12/2023 tarihi olduğu, yukarıda belirtilen BAM kararları uyarınca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda Asliye Ticaret Mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığı ve bu hali ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.631,10-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 94.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilin yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
Hakim ...