T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/144 Esas
KARAR NO : 2025/400
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Dosya, İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/12/2023 Tarih 2023/339 Esas 2023/330 Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararı nedeniyle mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... 08.07.2019 günü ... mahallesi ... çevre yolunda sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyir halinde iken aynı yönde seyreden plakasını ve markasını göremediği koyu renkli transporter tarzında bir aracın arkadan çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında yavaş yavaş seyreden bir araca çarptığını, bu şekilde cereyan eden olayda müvekkili yaralanarak bedensel zarara uğradığını, müvekkili, kazanın ardından ... Hastanesi’nde tedavi edildiği süre boyunca çeşitli müdahaleler ile birlikte ağır bir tedavi gördüğünü, bu süreçte davacı, tedavinin birçok yan giderini de karşılamak durumunda kaldığını, ancak davacının tedavisi yalnızca bu süre ile sınırlı kalmadığını, davacı hastaneden taburcu olduktan sonra da düzenli şekilde hastane kontrolüne gittiğini, Borçlar Kanunu’nun 54. Maddesi doğrultusunda davacının tedavisi sırasında, tıbbi iyileşme süreci kapsamında yapılan ve belgelenmesi mümkün olmayan tüm tedavi giderlerinin mahkemece tayin edilecek uzman hekimler tarafından mevcut tedavi evrakları ve muhtemel giderler göz önünde bulundurulmak suretiyle hesaplanmasını ve bu giderlerin tazminine karar verilmesini, müvekkilinin maruz kaldığı müessif trafik kazası olayında hastane raporları ile sabit olan %5 oranındaki bedensel zararın şimdilik 1000 tl (ıslah ile arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla) davalı ... hesabından tazminine, müvekkilinin maruz kaldığı müessif trafik kazası olayında hastane raporları ile sabit olan %5 oranındaki bedensel zararından kaynaklı 50.000- TL manevi zararın davalı ... hesabından tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Hesabı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı kuruma başvuru yapılırken gerekli belgeler sunulmadığından usule uygun bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, davacının yasanın öngördüğü anlamda bir başvuruda bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, başvuru şartı taşımayan işbu davanın reddine,
kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın cinsinin tespit edilmesi, müvekkil ... hesabına husumet yöneltilmesinin mümkün olup olmadığının tespiti için zaruri olduğunu,
davanın usulden reddine,davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin olup olmadığının tespiti ile maddi ve manevi talebine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyası , ...Hastanesi Tarama ve Tedavi Raporları, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp A.B.D Raporu, ... Hesabına Başvuru Dilekçesi ve15.02.2022 tarihli ...Sayı ... Dosya no'lu Başvuru Cevap Dilekçesi (ek-4),Tanık beyanları, Yemin, Her türlü yasal ve takdiri delil dosya arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve 114/ 2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.;
''1-Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
2- Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir...'' şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda dava şartı olarak arabuluculuk başlığı altında 22/07/2021 tarih, 7251/59.madde ile 6502 sayılı TKHK'nın 73/A maddesinde de düzenlemeler yapılmış, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiştir ve aynı yasa maddesi içerisinde buna ilişkin istisnalar da ayrı ayrı sayılmıştır.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davanın cismani zarar nedeni ile ... Hesabına karşı açılmış maddi tazminat davası olduğu, davanın mahiyeti itibari ile arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde anlaşamamaya ilişkin son tutanağı ibraz etmediği, 22/04/2025 tarihli 3 nolu celsede davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını ibraz için 1 haftalık kesin mehil verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun tebliğe rağmen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını mahkemeye sunmadığı anlaşılmakla davanın TTK madde 5/A yollaması ile HMK madde 114/2 ve 115/2 gereği arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın TTK madde 5/A yollaması ile HMK madde 114/2 ve 115/2 gereği arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 255,56-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı ... Hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.07/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır