T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/15 Esas
KARAR NO : 2025/273 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ödenmemiş elektrik fatura borçlarından dolayı borcun tahsili için ... İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasıyla (Eski No:... E.) ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı/borçlunun haksız ve hukuksuz bir şekilde takibi durdurduğunu, davalı şirket ile yapılan Arabuluculuk görüşmeleriyle açılan ... Büro No, ... Arabuluculuk No'lu dosya kapsamında Anlaşamama tutanağının tutulduğunu, bu kapsamda işbu itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, davacı kurum ile davalı şirket arasında 26.08.2002 tarihli Perakende Satış Sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafın 14.04.2017 son ödeme tarihli 6.140,70 TL bedelli ve 12.05.2017 son ödeme tarihli 3.606,80 TL. fatura bedelini ödemediğini, ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasındaki ilamsız takip fırmunda bu fatura bilgilerinin verildiğini, davalı tarafa yapılan tebligat hakkında davalı şirketin İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı şikayet ile Mahkemece verilen hükme göre davalı tarafa 24.05.2017 tarihinde tebligat teslim edilmiş olsada ... İcra Müdürlüğünün eski... E. ve...eni no ile icra takibinde boçluya ödeme emri tebliğ tarihinin 07.12.2021 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, davalı tarafın takibin sürümcemede kalması için yaptığı her türlü itirazın dikkate alınmaması gerektiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 4. fıkrasında “Düzenlenen tarifelerle enerji ve/veya kapasite satın alan tüketicilerce zamanında ödenmeyen borçlara, görevli tedarik şirketi tarafından bu yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı günlük olarak uygulanır.” hükmünde yer verildiği gibi aynı zamanda aynı yönetmeliğin 4. maddesinin i.bendinde belirtildiği üzere ; “Gecikme zammı : 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammını” hükmüne göre takip konusu asıl alacağa işletilen yıllık 642,00 oranında (değişen oranlarda) faizin 6183 sayılı Yasa'ya uygun olduğu, Netice ve Talepte; işbu takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan elektrik faturasını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğu, bu nedenle takibin devamının sağlanması için itirazın iptaline ve davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarını kabul etmediklerini, icra takibine dayanak faturaları kabul etmediklerini, davalı şirket tarafından dava konusu adreste belirtilen kadar bir kullanım olmadığını, sayaç üzerinde inceleme yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... İcra Müdürlüğü ...Esas yeni ...Esas sayılı dosyası uyap sureti, Perakende Satış Sözleşmesi, 2 adet fatura, Bilirkişi incelemesi, tanık, keşif, yemin ve sair her türlü hukuki deliller, Dosyaya eklenecek belgelere karşı sunulacak belgeler, Örnek Mahkeme ve Yargıtay Kararları, ... Arabuluculuk Bürosu ... Büro No, ... Arabuluculuk No'lu dosya v.s her türlü yasal delil
dosya arasına alınmıştır.
... İcra Müdürlüğü ... Esas yeni ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 5.079,84 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Elektrik-Elektronik Mühendisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 13/10/2024 tarihli raporunda özetle; davalı tarafın tek terimli tek zamanlı ticarethane aboneliği kapsamında normal tüketim elektrik kullanımı sırasında iki adet elektrik faturasının son ödeme tarihine kadar ödenmemesi sebebiyle davalı şirket hakkında ... 1. İcra Dairesinde ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, fatura bilgileri ile icra takip tarihi arasındaki borç hesabı rapor içinde yapıldığını, davalı taraf davacı ...'a herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek takibi durdurduğunu, ... tarafından gönderilen ödeme bilgilerinde davalının 2002 yılı abonelik tarihinden itibaren ...Dönem dahil elektrik faturalarını ödediğini ancak... Dönem faturasında önceki döneme ait olduğu düşünülen ödenmemiş borç olduğunun görüldüğünü ve 04. Dönem faturası ile birlikte 05. Dönem faturasının da ödenmediği görüldüğünü, dosyada fatura detayları mevcut olup, endekslerin önceki dönem tüketimleri ile uyumlu olduğunu, endeks sayılarının ve endeks okuma tarihlerinin birbirlerini takip ettiğini, davalının kurulu gücü 150 kW olup ölçüm tesisatında ... olacak şekilde akım trafoları bulunduğunu, bu değerler davalının arz ve talebe göre bazı dönemler tüketimlerinin yüksek olabileceğini, davalı tarafın itiraz yazılarında takipteki elektrik faturalarının tüketimlerinin yüksek olduğunu, belirtilen kadar yüksek tüketim yapılmadığı belirtilmiş ise de, önceki dönem faturaları ve takipteki fatura detayları sayacın ve ölçüm tesisatının doğru çalıştığını, yapılan tespitlere göre davalı tarafın fatura borcu bulunduğunu ve davacı tarafın itirazın rapor içinde yapılan hesaplamalara göre takipteki faturaların toplam asıl alacağı 5.034,64 TL, gecikme faizi 26,47 TL. ve KDV 4,77 TL. olmak üzere toplam takip miktarı 5.065,88 TL olduğunu, hesaplanan borç ile, icra takip formundaki borç arasında 13,96 TL. fark olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı tarafın tek terimli tek zamanlı ticarethane aboneliği kapsamında normal tüketim elektrik kullanımı sırasında iki adet elektrik faturasının son ödeme tarihine kadar ödenmemesi sebebiyle, davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine ... 1. İcra Dairesinin eski ... E. yeni ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek takibi durdurduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın Elektrik-Elektronik Mühendisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 13/10/2024 tarihli raporunda özetle; davacı şirket tarafından gönderilen ödeme bilgilerinde davalının 2002 yılı abonelik tarihinden itibaren 2017/02. dönem dahil elektrik faturalarını ödediği, ancak .... Dönem faturasında önceki döneme ait olduğu düşünülen ödenmemiş borç olduğu ve 04. dönem faturası ile birlikte 05. dönem faturasının da ödenmediği, dosyada fatura detayları mevcut olup, endekslerin önceki dönem tüketimleri ile uyumlu olduğu, endeks sayılarının ve endeks okuma tarihlerinin birbirlerini takip ettiği, davalının kurulu gücü 150 kW olup ölçüm tesisatında çarpan-40 olacak şekilde akım trafoları bulunduğu, bu değerler davalının arz ve talebe göre bazı dönemler tüketimlerinin yüksek olabileceği, davalı tarafın itiraz yazılarında takipteki elektrik faturalarının tüketimlerinin yüksek olduğu, belirtilen kadar yüksek tüketim yapılmadığı belirtilmiş ise de, önceki dönem faturaları ve takipteki fatura detayları sayacın ve ölçüm tesisatının doğru çalıştığı, yapılan tespitlere göre davalı tarafın fatura borcu bulunduğu ve davacı tarafın itirazın rapor içinde yapılan hesaplamalara göre takipteki faturaların toplam asıl alacağı 5.034,64 TL, gecikme faizi 26,47 TL. ve KDV 4,77 TL. olmak üzere toplam takip miktarı 5.065,88 TL olduğu, hesaplanan borç ile, icra takip formundaki borç arasında 13,96 TL. fark olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda davalı taraf her ne kadar hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmiş ise de; dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davalının davacı tarafa asıl alacak 5.034,64 TL, gecikme faizi 26,47 TL. ve KDV 4,77 TL. olmak üzere toplam 5.065,88 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalının ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 5.034,64 TL asıl alacak, 26,47 TL gecikme faizi ve 4,77 TL işlemiş faizin KDV si olmak üzere toplam 5.065,88 TL üzerinden ve takipteki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ... İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 5.034,64 TL asıl alacak, 26,47 TL gecikme faizi ve 4,77 TL işlemiş faizin KDV si olmak üzere toplam 5.065,88 TL üzerinden ve takipteki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Asıl alacak olan 5.034,64 TL alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.065,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 13,96-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 427,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 225,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.225,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.210,64-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 'sinin 8,57-TL'sinin davacıdan, 3.111,43-TL'sinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 18/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır