T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/448 Esas
KARAR NO:2025/138
DAVA:Menfi Tespit (Kaçak Elektrik)
DAVA TARİHİ:27/06/2022
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Kaçak Elektrik)
DAVA TARİHİ:10/10/2022
KARAR TARİHİ:12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...Limited Şirketi, ... Mah. ... Bey Sk. No:12/13 .../İSTANBUL adresinde esnaf lokantası olarak faaliyet göstermekte olan bir firma olduğunu, davacı şirketin davalı şirket ile akdettiği abonelik sözleşmesi ile ... Hesap Numarası ile ... Nolu Tüketim Noktasından, ... Nolu Hizmet Noktasından elektrik hizmeti aldığını, davalı şirket tarafından 15.06.2022 günü gerçekleştirilen denetimde; davacı şirkete ait işyerindeki elektrik hattında inceleme yapıldığını, söz konusu inceleme neticesinde tesisatta kontaktör olduğu, kaçak elektrik kullanımının bu şekilde gerçekleştirildiği iddiasıyla tutanak tutulduğunu ve "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik enerjisi tüketilmesi" gerekçesi ile davacı şirkete kaçak kullanım bedeli olarak 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait 731.116,26 TL bedelli ... seri no'lu ve 131.296,25 TL bedelli ... seri no’lu faturaların kesildiğini, 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait ... ve ... seri no’lu faturalarda da; söz konusu faturaların "THY madde 42/1-a bendine göre düzenlendiği", faturalarda yer alan bedelin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik enerjisi tüketilmesi kapsamında hesaplanarak yansıtıldığının ifade edildiğini, öncelikle davacı şirketin, kiracı olarak kullanmakta olduğu işyerinde kaçak elektrik kullanımına sebep olacak hiçbir işlemin gerçekleştirmediğini, bu sebeple davalı şirket tarafından davacı şirkete çıkarılan ve bahsi geçen faturaları hiçbir şekilde kabul etmediklerini ayrıca 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde, davalı kuruma müracaat edilerek faturalara itiraz edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; iddia edildiği şekilde davacı şirketin bir an için kaçak kullanıma sebep olduğu yahut sebep olmasa da sorumlu olduğu kabul edilse dahi; davalı şirketin davacı şirket aleyhine uygulamış olduğu yaptırımın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, davalı şirket tarafından düzenlenen 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait 731.116,26 TL bedelli ... seri no'lu ve 131.296,25 TL bedelli ... seri no’lu faturaların; THY madde 42/1-a bendine göre düzenlendiğinin ifade edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı 42. Maddesinde "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." düzenlemesinin yapıldığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında perakende elektrik satış sözleşmesi bulunmasına rağmen; davalı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik kullanımı tespitinin, perakende elektrik satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilmesi şeklinde kaçak kullanımı düzenleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesine uyduğunun ifade edildiğini, görüldüğü üzere; davacıya çıkarılan faturanın hiçbir maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı şirketin, davacı şirket ile arasında akdedilen mevcut perakende elektrik satış sözleşmesini yok sayarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42/1-a "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" kapsamında yaptırımın uygulandığını, buna bağlı olarak kaçak elektrik kullanımı faturalandırmasına esas süreler de değişiklik göstermiş ve neticeten kaçak elektrik kullanımının ne zaman başladığı da tespit edilemediğinden 12 aylık süre kullanıma esas alınarak fahiş biçimde faturalandırıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre" başlıklı 45. maddesinde; kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada esas alınacak sürelerin belirlendiğini, bu maddede Yönetmeliğin 42. Maddesinde dört bentte ifade edilen her bir kaçak elektrik kullanımı hali için faturalandırmaya esas alınacak sürelerin farklı farklı belirlendiğini, davacı şirkete ait işyerinde elektrik tesisatına kontaktör vasıtasıyla müdahale edilmesi hususunda davacı şirketin sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında perakende satış sözleşmesi bulunduğu da dikkate alınarak kaçak elektrik kullanımının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı 42. Maddesinde "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." kapsamında tespitinin gerektiğini, kaçak elektrik kullanımının, bahse konu Yönetmeliğin "Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı 42/1-b bendinde olduğunun tespiti halinde; faturalandırmaya esas süre ile faturalandırma usulü tamamen değişmekte olduğunu, bu kapsamda faturalandırmaya esas süre, aynı yönetmeliğin 45/1-b maddesi uyarınca 180 günü geçemeyeceğini, davacı şirkete kaçak kullanım faturası olarak kesilen ... seri nolu, 731.116,16 TL bedelli faturada "Fatura hesaplamasına esas kat sayı: 2'dir." şeklinde bir ifadenin yer aldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması" başlıklı 46. maddesinin 3. fıkrasında "Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır." düzenlemesi yapılmış olup hesaplamaya esas katsayının 2 olması için "tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti"nin gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, davacı şirketin mükerrerlik teşkil eden hiçbir fiili bulunmamakta olup fatura hesaplamasına esas katsayının 2 olmasını gerektirecek hiçbir nedenin bulunmadığını, bu sebeple davalı şirketin bu yöndeki işlemi de hatalı ve fahiş hesaplamalardan ibaret olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kaçak elektrik kullanımından sorumlu tutulması halinde; yansıtılması gereken gerçek fatura bedelinin, ancak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edileceğini, davacının kaçak elektrik kullanımına sebep olacak hiçbir fiilinin bulunmadığını ancak asla kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçak elektrik kullanımından müvekkil şirketin sorumlu tutulmasına karar verilse dahi; davalı şirketin, müvekkil şirkete çıkarttığı kaçak kullanım faturasında yer alan hesaplamalar ve tespitler son derece fahiş ve hatalı olduğunu, davacı şirketin, pandemi sürecinin olumsuz ekonomik etkilerini halen yaşamakta olup mevcut ekonomik dalgalanmalardan da son derece olumsuz etkilendiğini, bu sebeple davacı şirketin elektriğinin dava süresince kesilmesi iş yapamamasına neden olacak, huzurdaki davaya konu faturaların icra takibine konu edilerek davacı şirket aleyhine icra takibi başlatılması halinde ise davacı şirket yönünden telafisi güç ve imkansız zararların doğacağını, İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. Maddesinde "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." düzenlemesinin yapıldığını, bu düzenleme uyarınca Mahkememizce uygun görülecek teminat karşılığında davacı şirket lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/4577 Esas, 2016/4118 Karar sayılı ve 17.03.2016 tarihli ilamının; "Somut olayda davacı taraf, kaçak elektrik kullanımını kabul etmekte ancak tahakkuk ettirilen miktarın ilgili mevzuata uygun hesaplanmadığını ve uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu iddia ederek, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 46.283,61 TL fatura bedeli nedeniyle, şimdilik 10.000,00 TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemektedir. Bu bağlamda, dava edilen talep konusu niteliği itibariyle taraflar arasında tartışmalı olup, bölünebildiği de dikkate alındığında, davacının kısmi dava açabileceği açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece; davacının kısmi dava açmada hukuki yararı bulunduğu gözetilerek, işin esasına girilip, davacının kaçak elektrik kullanımından dolayı davalı şirkete ne kadar borçlu olduğu bilirkişi marifetiyle tespit edilip, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir." şeklinde olduğunu belirterek davanın kabulüne, Kaçak elektrik kullanım tahakkuku sebebiyle tanzim edilen 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait ... seri nolu, 731.116,16 TL bedelli fatura borcu yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.000,00 TL'lik kısmı için ve ... seri no’lu 131.296,25 TL bedelli fatura borcu yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'lik kısmı için borçlu olunmadığının tespitine, haksız şekilde fahiş faturalandırma yapan davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, elektriğin zorunlu ihtiyaç olması sebebiyle kesilmemesi ve toplam fatura bedelinin icraya konu edilmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Mahkememizin 30/06/2022 tarihli ara kararı ile teminatsız olarak kısmen kabul - kısmen reddine karar verilmiş, davalı tarafça itiraz edilmiş, Mahkememizce itiraz mürafaalı olarak değerlendirilerek ihtiyati tedbir talebinin %20 teminat ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Mahkememiz ara kararı istinaf edilmiş, BAM 3. Hukuk Dairesinin 2022/2747 Esas, 2022/2847 Karar, 07/11/2022 tarihli ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak aranan zorunlu Arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan açıldığını, davalı şirketin görevlilerince yapılan incelemeler sonucu davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğine yönelik yapılan tespitte ve buna istinaden yapılan tahakkuklandırmalarda herhangi bir hatanın bulunmadığını, davalı şirket tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine uygun olarak tahakkuk yaptırıldığından yapılan hesaplama mevzuata uygun olduğunu, bu nedenle haksız ve yersiz davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davalı şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, işbu davada davacının iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat olmadığı gibi davalı şirketin dava konusu işlemlerinde haklı olduğunun davalı şirket kayıtlarından anlaşılacağını, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından ve davacı davasında haksız ve kötü niyetli olduğundan mahkemece yerinde olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan koşulları taşıyan olaylar üzerine HMK'nın 391/1 maddesinde tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması ya da bir yediemine bırakılması ya da bir şeyin yapılması ya da yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya bir zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebilmesi için HMK’nun 393/3 maddesinde; tedbir kararı sonucunda tedbir talep edenin haksız çıkacağı durumlar gözetilerek karşı tarafın ve 3. kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat gösterme zorunluluğunun getirildiğini, adil yargılanma ilkesi ışığında ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesini, aksi halde %100 oranında teminata hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, daha sonra esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Asıl dava davacısı - birleşen dava davalısı vekilinin 13/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; asıl dava bakımından taraflarınca 100.000 TL olarak belirlenen menfi tespit dava değerini; neticeten 190.563,17 TL artırmak suretiyle neticeten 290.563,17 TL olmak üzere ıslah ettiklerini, bu kapsamda; ... seri nolu, 731.116,16 TL bedelli fatura borcu yönünden ve ... seri no’lu 131.296,25 TL bedelli fatura borcu yönünden kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuk bedelleri yönünden yeni dava değeri olan toplam 290.563,17 TL borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, haksız şekilde fahiş faturalandırma yapan davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan ... hizmet numaralı tesisatta müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde; "kare buattan harici hat çekildiği, kontaktör vasıtasıyla kumanda edilerek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" hususunun tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı borçlu tarafından tarafına ikame edilen ve İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan menfi tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca iş bu dava ile söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini, davalının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı - birleşen dosya davacısının ihtiyati haciz talebinin Mahkememizin 03/11/2022 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiş, davalı - birleşen dosya davacısı tarafından Mahkememiz ara kararı istinaf edilmiş, BAM 3. Hukuk Dairesinin 2023/251 Esas, 2023/275 Karar, 31/01/2023 tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
CEVAP:Davalı- birleşen dosya davacısı vekili 07/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde, davalı ...Limited Şirketi, ... Mah. ... Bey Sk. No:12/13 .../... adresinde esnaf lokantası olarak faaliyet göstermekte olan bir firma olup; davalı-birleşen davacı ile akdettiği abonelik sözleşmesi ile ... Hesap Numarası ile ... Nolu Tüketim Noktasından, ... Nolu Hizmet Noktasından elektrik hizmeti aldığını, davalı-birleşen davacı şirket tarafından 15.06.2022 günü yapılan denetimde müvekkil şirkete ait işyerindeki elektrik hattında inceleme yapılmış olup; inceleme neticesinde tesisatta kontaktör olduğu, kaçak elektrik kullanımının bu şekilde gerçekleştirildiği iddiasıyla tutanak tutulmuş ve "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik enerjisi tüketilmesi" gerekçesi ile davalı şirkete kaçak kullanım bedeli olarak 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait 731.116,26 TL bedelli ... seri no'lu ve 131.296,25 TL bedelli ... seri no’lu faturalar kesildiğini, bahse konu faturalara karşı taraflarınca Mahkememiz dosyasından görülen menfi tespit davası ikame edilmiş olup davalı-birleşen davacı tarafça söz konusu fatura bedelleri için .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçilmiş, taraflarınca işbu takibe itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, davalı-birleşen davacı, ikame ettiği itirazın iptali davasında "H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı'na istinaden EPTHY hükümleri çerçevesinde hesaplama yapılarak 17/12/2021-15/06/2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için 108108 kWh karşılığı 731.116,26-TL kaçak elektrik faturası, 15/06/2021-17/12/2021 tarihleri arasındaki 185 günlük süre için 111111 kWh karşılığı da 131.296,25-TL ceza bedelsiz ek kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirilmiştir." şeklinde ifadelere yer vererek bahse konu faturalardan kaynaklanan alacağını takip konusu ettiği ve bu takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiğini açıkça ifade ettiğini, öncelikle davalı şirketin kiracı olarak kullanmakta olduğu işyerinde kaçak elektrik kullanımı teşkil eden hiçbir eylemi ve işleminin bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; iddia edildiği şekilde davalı şirketin bir an için kaçak kullanıma sebep olduğu yahut sebep olmasa da sorumlu olduğu kabul edilse dahi; davalı şirketin davalı birleşen dosya davacısı şirket aleyhine uygulamış olduğu yaptırımın hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, 16.06.2022/06-2022 tarih/dönemine ait ... ve ... seri no’lu faturalarda da; söz konusu faturaların "THY madde 42/1-a bendine göre düzenlendiği", faturalarda yer alan bedelin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek elektrik enerjisi tüketilmesi kapsamında hesaplanarak yansıtıldığı belirtilmiş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı 42. Maddesindesinin "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." şeklinde düzenlenmesinin yaptırıldığını, davalı şirket ile davalı-birleşen davacı şirket arasında perakende elektrik satış sözleşmesi bulunmasına rağmen; davalı-birleşen davacı şirket tarafından yapılan kaçak elektrik kullanımı tespitinin, perakende elektrik satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilmesi şeklinde kaçak kullanımı düzenleyen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-a maddesine uyduğu ifade edildiğini, bu hükme istinaden faturalandırmanın yapıldığını, bu nedenle çıkarılan bütün faturalar fahiş ve hatalı olup davalı-birleşen davacı şirketin, müvekkil şirket ile arasında akdedilen mevcut perakende elektrik satış sözleşmesini yok sayarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42/1-a "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" kapsamında yaptırım uygulanmasının hatalı olduğunu, davalı-birleşen davacının, takip konusu ettiği alacağın likit bir alacak olduğunu iddia etmişse de alacağın likit olmadığını, bilindiği üzere; bir alacağın likit olması için; alacağın gerçek miktarının bütün unsurları ile borçlu tarafından bilinmesi yahut bilinebilmesinin gerektiğini, bu doğrultuda alacağın miktarının davalı tarafından tek başına bilinmesinin mümkün olmadığı gibi alacağın yargılamayı gerektirdiğini, davalının hiçbir şekilde kaçak kullanım gerçekleştirmemiş olup davalının davalı-birleşen davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı-birleşen davalının, faturalarda alacağının açık şekilde belirtildiğini iddia etmekte ise de kaçak kullanım iddiasıyla yapılan faturalandırmalar Yönetmelikteki hatalı maddeye istinaden gerçekleştirildiğinden alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğunu, bu sebeple davalı-birleşen davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki tüm taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından sunulan CD, ...'tan faturalara ilişkin bilgi, okuma endeks bilgileri, kaçak tespit tutanağı, güç bilgileri,
Dosya Mali Müşavir, Elektrik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda; tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (60,97 kwh/gün) ile tutanakta tespit edilen güce göre mahalde tüketilebilecek elektrik miktarı (14700 watt x 21 saat/gün = 308,70 kwh/gün) arasında BARİZ FARK BULUNMAKTADIR. Video görseli de dikkate alındığında tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğu, tutanak tarihi itibariyle ki davacı tüketimi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42-b hükmü doğrultusunda kaçak elektrik tüketimi olduğu, raporda yapılan kaçak tahakkuk hesaplamalarında harici hat üzerinde tespit edilen güce ilişkin dikkate alınabilecek değer hususunda ayrı başlık açılarak gerekçeli değerlendirme yapıldığı, özellikle davalı kurum elemanlarınca tespiti yapılan 28600 watt güç değeri davacı işletmede kullanılan tüm cihazlar olduğu, tutanakta sayaç tarafından kayıt edilen 13900 watt gücün varlığı gözetilmeksizin yani 28600 watt gücün tamamı harici hat ile kullanılmış gibi davalı uygulaması olduğu, halbuki video kaydında dahi sayacın kayıt yaptığı ölçülen akım değerleri ile sabittir. Bu nedenle sayaç tarafından kayıt edilen gücün düşürülmesi ile davalı kurumca hesaplamalarda 28600 – 13900 = 14700 watt güç değerinin dikkate alınması gerekeceği, davacı şirketin tutanak tarihinden 510 gün öncesi tüketimleri dahi düşük olduğundan mevzuatça (madde -45-(1) ç) belirlenen en fazla 365 toplam gün süre (180 gün kaçak +185 gün kaçak ek tahakkuku) geriye gidilerek hesaplama yapılabildiği, davalı kurumun süre uygulaması, davacı tarafın kaçak kullanım dönemi ile örtüştüğü, dosya kapsamına dava konusu olmayan mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağının sunulduğu, Yönetmelik Madde-46-(3) hükmü gereği; davacının mükerrer (tekrar eden) kaçak elektrik enerjisi kullandığı hususu ispat edildiğinden, fonsuz tarifenin 2 katı kadar faturaya ceza enerji bedeli yansıtılabileceği, rapordaki tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak için tek tek uyarlanmış olup davacının 371.274,77 TL. kaçak + 67.484,44 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 438.759,21 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, davacı tarafın, 423.653,30 TL. menfi tespit talebi olabileceği, birleşen dosya bakımından; Takibin 438.759,21 TL. (asıl alacak) + 2.106,04 TL. (gecikmiş gün faizi) + 379,09 TL. (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 441.244,34 TL. üzerinden davacı ... ve Dış Tic.Ltd.Şti. adına devam edebileceği belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 12/03/2024 tarihli ek rapor ile; davalı vekilinden, davacı tarafça kullanılan aboneliğe (H/... tutanak mahalli) ait kwh. mertebesinde endeks döküm kayıtları (Ocak 2020 –Günümüz tarih aralığını kapsar ve T1-T2-T3 gündüz –puant – gece tüketim verilerini içerir şekilde, davacı adına düzenlendiği belirtilen 21.01.2021 tarihli mükerrer kaçak elektrik tespit tutanak örneği, davalı vekilince beyan edilen, davacının 50000 watt kurulu güç değerinin belgelenmesi amacıyla kurulu ve bağlantı gücü, sözleşme tarihi, fesh tarihi vb. verileri içerir abonelik bilgilerinin yer aldığı belgenin sunulmasına müteakip itirazlara net cevap verilebileceği belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 04/06/2024 tarihli 2.ek raporda; gerekçeli yapılan değerlendirmelerde, davacının günlük 14 saat kullanım süresinden sorumlu tutulabileceği, harici hat üzerinde 28600 watt güç değerinin dikkate alınabileceği kanaatine varılmış olup, davacının 484.318,50 TL. kaçak + 87.530,84 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 571.849,34 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, davacı tarafın, 290.563,17 TL. menfi tespit talebi olabileceği, birleşen dosya bakımından; takibin 571.849,34 TL. (asıl alacak) + 2.744,88 TL. (gecikmiş gün faizi) + 494,07 TL. (Faiz KDV si) olmak üzere toplam 575.088,29 TL. üzerinden davacı ... ve Dış Tic.Ltd.Şti. adına devam edebileceği belirtilmiştir.
Asıl dava; davacı şirket tarafından işletilen lokantaya davalı şirket tarafından düzenlenmiş bulunan kaçak elektrik tutanaklarının istinaden düzenlenen faturalar sebebiyle borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Birleşen dava; davacı şirket tarafından davalı şirketin işlettiği lokantaya kesilen kaçak elektrik faturaları sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Olay günü 15.06.2022 tarihinde, ... mah. ... Sokak No:,12 Zemin Kat ... adresinde davalının işlettiği restoranda, harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiş, bunun üzerine H/... sari numaralı kaçak elektrik tutanağı düzenlenmiş, kaçak kullanım da video kaydına alınmıştır. Ayrıca kaçak tutanağı ve videoda, olay günü davalının elektrikli aletleri de kayıt altına alınmıştır. Bu tespite istinaden dava konusu iki adet fatura tahakkuk ettirilmiş ve birleşen davaya konu icra takibi başlatılmıştır.
Mahkememizce ... ile yazışmalar yapılmış, gereken bilgi belge, tüketim kayıtları dosya içerisine alınarak, dosya kül halinde bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinden kök ve itirazlar ve yeni belgeler doğrultusunda iki adet ek rapor alınmıştır. Yukarıda özetleri belirtilen bilirkişi raporlarında, gayet teknik ve EPDK mevzuatına uygun irdelemeler yapılarak 16/06/2022 tarih ve 2022 Haziran dönemine ait ... Seri numaralı 731.116,26 TL'lik faturanın 246.797,76 TL'lik kısmı kadar davacının davalıya borçlu olmadığının ve Aynı tarih ve aynı döneme ilişkin ... Seri numaralı 131.296,25 TL'lik faturanın 43.765,41 TL'lik kısmı kadar borçlu olmadığı rapor edilmiştir. Yine haliyle birleşen itirazın iptali davasında da bu faturalardan kaynaklı ... alacağı da 571.849,34 TL olarak rapor edilmiştir.
Aldırılan bilirkişi raporları hukuka ve hadiseye, fen ve teknik kaidelere uygun düştüğünden, bilirkişi raporları doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Alacak miktar itibari ile likit olmayıp, özel hesaplama gerektirdiğinden, tarafların kötü niyetli olduğu da ispat edilemediğinden icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜNE,
Davalı ... tarafından davacı şirkete tahakkuk ettirilen 16/06/2022 tarih ve 2022 Haziran dönemine ait ... Seri numaralı 731.116,26 TL'lik faturanın 246.797,76 TL'lik kısmı kadar davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Aynı tarih ve aynı döneme ilişkin ... Seri numaralı 131.296,25 TL'lik faturanın 43.765,41 TL'lik kısmı kadar borçlu olmadığının tespitine,
Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
2-Birleşen davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
.... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibine vaki davalı borçlu itirazının kısmen iptali ile takibin davalı borçlu yönünden 571.849,34 TL asıl alacak, 2.744,88 TL faiz ve 494,07 TL KDV üzeriden devamına,
İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 19.848,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.967,75-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 14.880,62-TL harcın davalı - birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı- birleşen dosya davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 46.490,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı- birleşen dosya davacısından alınarak davacı- birleşen dosya davalısına verilmesine,
c-Davacı- birleşen dosya davalısı tarafından yapılan; 1.707,75-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.260,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 4.967,75TL'nin davalı-birleşen dosya davacısından alınarak davacı- birleşen dosya davalısına verilmesine,
4-Birleşen dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 39.284,28-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.474,78-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 28.809,50-TL harcın davalı- asıl dosya davacısından alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı-asıl dosya davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 90.263,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı- asıl dosya davacısından alınarak davacı- asıl dosya davalısına verilmesine,
c-Davalı - asıl dosya davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 46.753,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacı- asıl dosya davalısından alınarak davalı- asıl dosya davacısına verilmesine,
d-Davacı - asıl dosya davalısı tarafından yapılan; 10.474,78-TL Peşin/nisbi harcın davalı - asıl dosya davacısından alınarak davacı- asıl dosya davalısına verilmesine, ,
5-Davacı - birleşen dosya davalısı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.759,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.259,50-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davanın kabul red oranı dikkate alınarak 4.660,47-TL lik kısmının davalı - birleşen dosya davacısından alınarak davacı - birleşen dosya davalısına verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı - birleşen dosya davalısı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı - birleşen dosya davacısı tarafından yapılan; 6.600,00 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davanın kabul red oranı dikkate alınarak 3.278,10-TL lik kısmının davacı- birleşen dosya davalısından alınarak davalı- birleşen dosya davacısına verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı - birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına,
7-Birleşen dava yönünden Arabuluculuk yoluna gidilmiş olup, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 774,82-TL lik kısmının davacı- birleşen dosya davalısından, 785,18 TL'lik kısmının davalı - birleşen dosya davacısından alınarak hazine adına gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır