T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252 Esas
KARAR NO : 2025/282
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2014
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizin 2014/1245 Esas, 2021/58 Karar, 27/01/2021 tarihli kararı BAM 43. Hukuk Dairesinin 2021/1440 Esas, 2024/296 Karar, 28/02/2024 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan asıl ve birleşen davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVADA:
DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı bankanın ... Şubesi ile borçlusu ... Tic Ltd Şti'ye kredi kullandırılması aşamasında davalı ...AŞ tarafından 01/03/2012 tarihli ekspertiz raporuyla mülkiyeti ...'ya ait olan ... ili ... ilçesi ... İmar Mah 173 ada için 1 parsel nolu arsa niteliğindeki taşınmaz için 980.000TL ve aynı yer 184 ada 1 parsel yasıyı arsa niteliğindeki taşınmaz için 942.000TL olmak üzere toplamda 1.922.000TL değer belirlendiğini, bunun üzerine her bir taşınmaz üzerinde 1.derece ve 4.000.000TL üzerinden davacı banka ipoteği tesis edilerek kredi kullandırıldığını, kredi kullandırımından yaklaşık 6 ay sonra aynı taşınmazlar için ...AŞ'ye yaptırılan ekspertiz neticesinde düzenlenen raporda 173 ada 1 parsel için 280.000TL ve 184 1 parsel için 270.000TL olmak üzere toplamda 550.000TL değer biçildiğini, her iki ekspertiz firmasının raporları arasında 1.372.000TLlik fark olduğu anlaşıldığından, davacı banka tarafından zararının tazmini hususu ... AŞ'den 18/01/2013 tarihinde talep edildiğini, bilahare konu hakkında davalıyla görüşmeler ve toplantılar yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından zararın tazmin edilmediğini, diğer taraftan ... AŞ'nin, mesleki sorumluluk kapsamındaki tutarın ödenmesi için durumu diğer davalı ...Sigorta Şirketine bildirdiğini, diğer davalı sigorta şirketi tarafından bankadan bilgi ve belgeler istenildiğini, ancak istenen tüm bilgi ve belgelerin sigorta şirketine verilmesine rağmen dava tarihine kadar davacı bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı...AŞ'nin, kendisine tevdi edilen gayrimenkul değerleme işini gereği gibi yerine getirmemiş, objektif ve tarafsız hareket etmemiş olduğunu, hazırlamış olduğu ekspertiz raporu ile davacı bankayı yanılttığını ve zarara uğramasına neden olduğunu, borçlu .. Ltd Ştinin, 10 adet karışılıksız çeki, kredi kartı, kredili bankomatı, ... kredisi, ... Kredisi 28/09/2012 tarihinde takibe atıldığını, 17/09/2012 tarihinde ... 8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kefiller hakkında ilamsız takip, ... 8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ise ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ... 8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kefil ...'in yapmış oludğu itirazın iptalini teminen, ... 10.ATMNin...esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açılmış olduğunu ve davanın derdest olduğunu, ilamsız takipte borçlu ve diğer kefiller için menkul, taşınmaz, trafik hacizleri istenmiş ise de, herhangi bir tahsilatın sağlanamadığını, ... 8.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından ise ipotekli taşınmazlar hakkında kıymet takdiri yaptırıldığını, firmanın teminatında bulunan davaya konu 173 ada 1 parsel nolu taşınmaz için 210.000TL, 184 ada 1 parsel nolu taşınmaz için 201.990TL kıymet takdiri yapıldığını, söz konusu kıymet takdirinin kesinleştiğini, davalının,... AŞ'nin hatalı değer belirlemesi nedeniyle davacı bankanın, dava dışı borçlulara gösterilen teminat ile uyumsuz kredi kullandırdığını, kullandırılan kredilerin aksaması üzerine bu haliyle teminatların paraya çevrilmişse de, söz konusu teminatların davacı bankanın zararını karşılamadığını, davalı ... şirketinin tacir olup, yapmış olduğu tüm işlemlerde basiretli davranmak zorunda olduğunu, ayrıca ... AŞ tarafından yaptırılan 17/0/2011 tarihli mesleki sorumluluk sigorta poliçelerinin 17/06/2011 tarihinde başlayıp 19/06/2012 tarihinde bittiğini, teminat kapsamı limitlerinin olay başı 500.000TL ve yıllık toplam limitinin 12.500.000,00TL olduğunu, sigorta poliçesinde düzenlenen hükümler çerçevesinde davalı sigorta şirketinin tazminat bedelini ödemesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı rizikonun, vaka başına 500.000TL olduğundan iki adet taşınmazın değerlemesine ait bankaları zararı doğduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak anılan firmadan 1.000.000,00TL tazminat bedeli talep edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalı ... AŞ için 2.315.045,56TL, diğer davalı sigorta şirketi için 1.000.000TL bedelin zarara uğranılan tarih itibariyle işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fazlaya dair talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak ve 1.000.000TL bakımından davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...AŞ vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacının taleplerinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının soyut ifadelerle davalı şirketin hazırladığı ekspertiz raporuna dayanılarak kredi kullandırıldığını, 6 ay sonra başka ve bu sebeple zarara uğradıkları iddiası ile talepte bulunduğunu, dava dosyasına sunulan delillerde talep edilen zararın ispatına yönelik bir belge ve delilin bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin konusunun davacının talebi üzerine onun gösterdiği bir taşınmazın değerlemesinden ibaret olduğunu, salt teminatla kredi verilmediğini, davacı bankanın kredilendirme sürecinde gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, kredi borçlusu Ortadoğu firmasının değerleme raporu düzenlendiği tarihte ödeme gücünün olmadığının anlaşıldığını, davacı ile akdedilen sözleşmede kasıt-zarar illiyet bağı unsurunun bulunmasının gerekli olduğunu, ekspertiz raporunun davacı ile akdedilen sözleşmeye uygun olarak hazırlandığını, davacının zarara uğradığını iddia ettiği ... AŞ'nin hazırlamış olduğu ekspertiz raporunun 29/08/2012 tarihinde yapılmış olup, Ortadoğu firmasının kredi ödemelerini aksatmaya başlatığı tarihten sonra mevcut durumun tespiti amacıyla yapıldığının görüldüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tartışmasız olan noktanın davalı şirketin davacı ile arasındaki 27/01/2011 tarihli sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığını belirlerken değerleme raporunu düzenlendiği tarihin esas alınmasının gerekli olduğunu, davacının zararının henüz belirli hale gelmediği ve uğranılan zararın ispatlanamadığını, davacının davalı şirkete zarara uğranıldığı gerekçesi ile başvurabilmesi için öncelikle davacının, borçluyu ve varsa kefilleri takip yükümlülüğünü yerine getirmesi ve alacağını tahsil edemediğine ilişkin aciz vesikası almasının gerekli olduğunu, davalı şirket tarafından hazırlanan değerleme raporu ile uğranıldığı iddia edilen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın kendi kusuru ile zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle tüm alacak, faiz ve benzerlerini davalı şirketten talep edemeyeceğini beyanla, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, uyuşmazlık konusu gayrimenkul derleme raporundaki tespitlere sigortalı ...'nin hiçbir kusuru bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için sigortalı ...'Nin kusurlu olduğu düşünülse dahi, uyuşmazlık konusu gayrimenkul değerleme raporu nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, diğer davalı ...'nin davalı sigorta şirketi nezdinde 19/06/2012-19/06/2013 vadeli ... nolu mesleki sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, somut durumda tek bir olayın söz konusu oludğu 173 ada 1 parsel ve 184 ada 1 parsel nolu arsaların ...'nın ... ilçesinde olduğu ve yanı kişiye sahip olan bu arsalar için tek rapor yapıldığını, her iki gayrimenkul üzerinde yapılan değerlemenin aynı kredi için yapıldığını, davalı şirket açısından işbu uyuşmazlığın tek bir olay olduğunu ve poliçede tek bir olay başına üst limitin 500.000TL olarak belirlendiğinden davalı şirketin sorumluluğunun en fazla 500.000TL olabileceğini, poliçede 20.000TL muafiyet bulunduğunu, davacının uğramış olduğu zararı belgeleri ile ispatlamayamadığından davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin hasar talebinin poliçe teminatına girip girmediğine ilişkin, hasar miktarını belirlemeye yarar tüm bilgi ve belgelerin ulaştırıldığı tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulabileceğini beyanla, ispatlanamayan davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA (... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası)
DAVA: Davacı ...AŞ ile borçlu ...Bankası TAO ile arasında 27/02/2011 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi, 11/03/2011 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi ve 21/01/2013 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi imzalandığını, 27/01/2011 tarihli sözleşmenin 23.maddesi ve 21/01/2013 tarihli sözleşmenin 14.maddesi uyarınca davalının, davacı ...'nin vereceği hizmetler karşısında söz konusu hükümlerde yer alan ücretleri ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davacının sözleşmedeki yükümlülükleri kapsamında davalının talepleri çerçevesinde gerekli işlemleri yaptığını ve sözleşme kapsamında raporlarını hazırlayarak davalıya teslim ettiğini, davacının davalıya teslim edilen iş ve raporlarla ilgili olarak 27/01/2011 tarihli sözleşmenin 13.maddesi ve 21/01/2013 tarihli sözleşmenin 14.maddesi uyarınca faturalar düzenleyerek muhataba teslim ettiğini, davalının söz konusu işler için hiçbir itirazda bulunmadığını ve teslim aldığını ayrıca söz konusu işlerle ilgili faturaların dava davalı tarafından teslim alındığını ve bu faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, fatura tutarlarının ödenmesi için davacı tarafından davalıya bildirimde bulunulduğunu, ancak fatura bedellerinin bugüne kadar ödenmediğini, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilerek söz konusu kesinleşmiş faturaların faiz hariç olmak üzere toplam bedeli olan 265.936,33TLnin ilgili fatura tarihlerinden ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık %12,74 ticari temerrüt faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtaren bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğinin belirtilerek fazlaya ilişkin alacak ve hakları saklı kalmak kaydıyla 265.936,33TL davacı alacağının ilgili fatura tarihlerinden ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık %12,74 ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı tarafından davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Birleşen dava davalısı ... TAO vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davalı banka ile davacı arasında akdedilen ekspertiz değerleme hizmet sözleşmesinin 5/5 maddesi "...işlerin gecikmesinden, hatalı ve/veya yetersiz rapor hazırlanmasından dolayı bankanın uğradığı/uğrayacağı her türlü kayıp zarar ve ziyandan firmanın sorumlu olup bankanın ilk talebinde herhangi bir itiraz ve defi ileri sürmeksizin tüm zararı derhal karşılayacağını veya bu zararın hiç bir ihtar keşidecisine ve/veya mahkeme kararı alınmasına gerek olmaksızın teminattan tahsil edilebileceğini firma peşinen kabul beyan ve taahhüt eder" 9.8 maddesi "Firma ve eksperleri ekspertiz sürecinde 3.şahıslara vereceği her türlü zarardan sorumludur. Firma gerçeğe aykırı bir değer takdirinin yapılması halinde ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ve bankaya bu konuda hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen kabul eder. Firma bu zarar ve ziyanın kendisine hiçbir ihtar ve ihbara ve mahkeme kararına gerek olmaksızın teminattan kesilmesini ve banka nezdindeki her türlü hak ve alacağa takas ve mahsup edilmesini de kabul ve taahhüt eder" şeklindedir. Yönetmelik ve sözleşme hükümleri ve ayrıca sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin genel hüküm uyarınca davacı ... AŞ'nin kusurlu yada kasti davranışı sonucunda sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle davalı banka nezdinde oluşan zararın tazmini gerektiğini, dava konusu olan 265.936,33TLlik bedelin davacı yanca sözleşmeden doğan takas ve mahsup hakkı kullanıldığından ödenmediğini, davacı ... AŞ ile davalı banka arasında hatalı olarak düzenlenmiş ekspertiz raporu nedeniyle doğmuş olan zararın tazmini hakkındaki ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin 2014/1245 Esas, 2021/58 Karar, 27/01/2021 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflarca karar istinaf edilmiş, BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas,...Karar, 28/02/2024 tarihli ilamı ile;"Somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin ödenmeyen fatura bedellerinden kaynaklanan alacak iddiasına karşılık davalı banka, taraflar arasındaki 21.01.2013 tarihli ekspertiz (değerleme) hizmet sözleşmesinin 9.8. maddesine dayanarak, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen bir kısım değerleme raporları nedeniyle davacıya borçlu olmadığını savunmakla takas definde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece takas definin temeli olan zarar talebinin asıl davada tartışılacağı gözetilerek asıl davada varılacak sonuca göre birleşen davada takas defi yönünden değerlendirme yapılması gerekirken bu husus gözetilmeden ayrı ayrı dava konusu edilen ve hüküm altına alınan alacakların takas mahsuba konu olamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir."denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Asıl davada davacı vekili 17/03/2025 tarihli dilekçesi ile; Mahkememizin 25/09/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca ilgili icra dosyalarına konu alacağın bankaları kayıtlarında haricen tahsil ve tasfiye edildiğinden ; asıl davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına ve masraf ile vekalet ücretinin davanın açılmasına sebep veren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl Dava, davacı bankanın teminat olarak alınan gayrimenkullerin davalı ...AŞ firması tarafından usulüne uygun bir şekilde ekspertizinin yapılmaması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın davalılardan sorumlulukları oranında tahsili istemine ilişkindir.
Birleşen dava, davacı ... ile davalı banka arasında imzalanan 27/01/2011 tarihli sözleşme ve ekli faturalar gereğince davacı alacaklarının ödenmesi talebine ilişkindir.
Eldeki asıl davada davacı, davalı şirket tarafından yapılan hatalı eksper değerlendirmesi sebebiyle, dava dışı kredi borçlularınından tahsil edilemeyen alacağın zarar olarak davacıya yansıdığından baisle davalılardan tazminat talep etmiştir. Ne var ki son celseden evvel davacı davaya verdiği beyan ile, kredi borçlarının ödendiğini ve işbu tazminat davasının konususuz kaldığını beyan etmiştir. O halde eldeki asıl dava konusuz kaldığından asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ne var ki, HMK 331. Maddesine göre dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama masraflarına hükmetmek gerekmiştir. Şöyle ki;
Mahkememizin ilk yargılamasından sonra verilen kararın istinaf incelemesi üzerine İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin... Esas,...Karar, 28/02/2024 tarihli ilamında da işaret ediliği üzere, davacının eldeki gibi bir dava açabilmesi için, her şeyden evvel asıl kredi borçlularından alacağını tahsil imkanının kalmaması gerekir. Yani borçluların aciz içerisinde olması gerekir. Somut olayda, davacı herhangi bir aciz belgesi getirememiştir. Aksine son celseden evvel borcun ödendiği beyan edilerek, dava dışı kredi borçlularının aslında aciz içinde olmadığını bizzat davacı taraf ortaya koymuştur. O halde, dava dışı kredi borçluları aciz halinde değilken davacı eldeki asıl davayı açtığından, işbu davayı açmakta haksız görülmüş ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmak gerekmiştir. Haksızlık durumu dava şartı olan aciz belgesi eksikliğine dayandığından ve ayrıca tazminat davalarının reddi halinde asgari avukatlık ücreti verilmesi gerektiğinden asıl davada davalılar lehine asgari avukatlık ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Birleşen davada ise, davacının talebi verilen ekspertiz hizmetlerinin ücretlerinin tahsili talebidir. Davalı banka birleşen davaya verdiği cevap dilekçelerinde hiçbir surette ekspertiz hizmetlerinin alınmadığının, borcun olmadığını veya borcun dermeyan edildiği kadar olmadığını savunmamıştır. Aksine birleşen davadaki borç miktarını kabul etmiş, sadece asıl davadaki muhtemel alacak sebebiyle ödemezlik definde bulunmuştur.
Asıl davada davacı banka haksız bulunduğundan, birleşen davada davalı olan bankanın ödemezlik definde bulunma hakkı olmadığı ortaya çıktığından, birleşen davanın da kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;
1-Asıl davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Birleşen davanın KABULÜNE,
-265.936,33 TL'nin davalı ... T.A.O 'dan alınarak davacı ... A.Ş'ye verilmesine
-Bu alacağı oluşturan ve ... 27. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin eki olan listede yer alan her bir faturanın miktarına , faturan tarihinden 10 gün sonrasından başlatılarak avans faizi işletilmesine,
3-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 39.535,20 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 38.919,8 TL harcın davacı tarafa iadesine,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL ücreti vekaletin asıl dava davacısı ...T.A.O.'dan alınarak, asıl davada davalılar ... A.Ş. ve ... Şirketi'ne verilmesine,
4-Birleşen dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 18.166,11-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.541,53-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.624,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 42.550,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan; 4.541,53-TL Peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...T.A.O. tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ...A.Ş.tarafından yapılan 1.545,90 TL yargılama giderinin asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...T.A.O.'dan alınarak Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... A.Ş.'ye verilmesine,
7-Asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...T.A.O.'dan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider ve delil avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır