T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/258 Esas
KARAR NO : 2025/729
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/09/2025
... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas,... Karar, 05/04/2024 tarihli gönderme kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğü yem ve uygun bir şekilde yerine getirmediği, almış olduğu ... numaralı hidrolik pompanın ödemesini yapmadığı, davalının davacıdan hidrolik pompa aldığı, satış bedeli olan 33.113,53 TL’nin ödenmesi konusunda mutabık kalındığı, ilerleyen süreçte davalının ... numaralı ürünün ödemesini davacıya yapmadığı, davacının davalının iş yerinde ... numaralı hidrolik pompanın teslimini, kurulumunu ve bağlantılarını yaparak malı sağlam ve çalışır şekilde davalıya teslim ettiği, davalı tarafından ürünün çalışmadığı iddiasıyla iade talebinin oluşturulduğu, ürünün incelenmek üzere davacı firmanın merkezi olan ...’ya gönderildiği, ...’da kalite kontrol departmanındaki teknik ekip tarafından yapılan inceleme sonunda hidrolik pompanın kullanıcı tarafından ayarları oynanarak ürünün garanti kapsamına çıkarıldığı ve pompanın ayarlarının bozulduğunun tespit edildiği, yapılacak incelemelerde görüleceği üzere ürünün tamamen kullanıcı hatası kaynaklı olarak garanti kapsamından çıkarılarak bozulduğu için davacı firmanın iade talebini kabul etmediği, dava konusu ürüne ilişkin 15.05.2023 tarih .... numaralı 33.113,53 TL tutarlı faturanın düzenlendiği ve ürünün davalıya geri gönderildiği, davalı yanın kendi kusurundan kaynaklı olarak ürünün ayarları ile oynadığı halde ürünü teslim almadığı, ürünün ödemesini yapmadığı, her ne kadar davalı yanın kararlaştırılan tarihte dava konusu ürünü sorunsuz teslim almışsa da davacıya herhangi bir ücret ödemesinin yapılmadığı, zira davalının kendisine teslim edilen ürünü kullandığı, kendi kusurundan kaynaklı ayarları ile oynayarak ürünü bozduğu, bu durumun ekteki tespit tutanağı ile sabit olduğu, davalıya defalarca sorunun çözülmesi noktasında talepte bulunulduğu, bildirimlere rağmen herhangi bir şey yapılmadığı, söz konuş maldan beklenen faydanın da önemli ölçüde azaldığı, davalı yanın bu umursamaz tavırları ve ürünün ödemesinin yapılmaması üzerine davacının .. 23. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle “Davalı yan tarafından gönderilmiş olan ... 6. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye cevap verildiği ve davacıya olan borcun ödenmesinin” ödenmesinin talep edildiği, işbu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakla saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL fatura bedelinin faturanın kurulduğu andan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesi, dava konusu ürünü davalının teslim alması, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki tüm talepleri açısından zaman aşımı defini ve hak düşürücü süre itirazlarını ileri sürdükleri, kabul anlamına gelmemek kaydıyla normal şartlar altında dava süresinin geçmiş olduğu, davanın öncelikle zaman aşımı ve hak düşürücü süre bakımından reddinin gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya yetki yönünden itirazlarının bulunduğu, davaya konu faturanın ... ilinde kesildiği, davalının ikametgahının ...’de bulunduğu, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği, davanın miktar belli iken 1000 TL üzerinden açılmasının da yerinde olmadığı, tam olarak bilinen bir alacak için kısmi dava açılmasının yerinde olmadığı, reddinin gerektiği, davanın haksız ve kötü niyetle açıldığı reddinin gerektiği, RC makine yetkilisi olarak 16.01.2023 tarihinde “...” isimli malzemenin alındığı ve ... numaralı 32.983,14 TL tutarlı faturanın düzenlendiği, aynı malzeme kullanılmadan davalı tarafından düzenlenen25.01.2023 tarihli iade formu ile reddedildiği, bununla beraber 16.03.2023 tarihinde ... numaralı ve 32.983,14 TL iade faturası da düzenlendiği, iade süresine ilişkin tüm yazışmaların davalıya ait... numaralı telefondan davacı firmaya ait ... telefon ile yapılan WhatsApp yazışmaları ve davalı firmanın konudaki işlemlerin, yürüten çalışanı/ vekili ...’e ait ... mailinden ...’ye ait ... mailinden gerçekleştiği, davalının iade işlemlerine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak davacı kurumca 15.05.2023 tarihinde ... numaralı fatura düzenlendiği, faturanın düzenlenmesinin haksız ve kötü niyetli olduğu, diğer faturalardan fazla olarak 33.113,53 TL olarak düzenlendiği, davalının faturayı ve içeriğini kabul etmediğini ve yukarıdaki detaylı anlatılan hususları ..., 6. Noterliği ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile ihtar ettiği, akabinde de davacı şirketi tarafından haksız olarak borcun ödenmesi için ihtar çekildiği, davalı tarafından da bu ihtara ... 10. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiği, davacı tarafın davalının ürünü bozduğunu iddia etmişse de böyle bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığı, sunulan mail yazışmalarının ürünün iadesi ile ilgili olduğu, davacının iddiaları gibi bir durumun olması halinde bu hususn konuşulmasının gerektiği, bu iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ürünü davalının bozduğunu ve ödeme yapması gerektiğine yönelik bir delilinin bulunmadığı, ürün bedelinin davacıdan istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş, gelir vergisi beyannamesi dosyamız içerisine alınmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dosya davalı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 18/10/2024 tarihli raporda; Davalı ...” nin Ticari defter tasdikinin zamanında yapıldığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, davalı ...” nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Yedek Parça Tic.'nin 27.047,84 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Dosya Mali Müşavir, Makine Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 28/07/2025 tarihli raporda; teknik açıdan ihtilaf konusu hidrolik pompanın satın alındıktan 9 gün sonra yeterli basınca çıkmadığı ve istenilen performansı sağlayamadığı davalının bu nedenle pompayı geri iade ettiği, pompanın yeterli basıncı sağlayamamasının imalat hatası veya uygun montaj şartlarının sağlanamaması, debi miktarını değiştiren beşik düzenleyici ayarının bozulması yada imalat hatası gibi muhtelif nedenleri olabileceği bu konuda net bir tespit de bulunulamayacağı arızanın davalının kusurundan kaynaklandığı şeklinde net bir kanaate varılamayacağı, ... firmasının “basınç ayarlarıyla oynanmış garantisi geçersiz iade edilemez” şeklinde bir inceleme ile hidrolik pompanın istenilen performansta çalışması ile ilgili yükümlülüğünden tek taraflı olarak vazgeçemeyeceği, bu durumda satın alma tarihinden 8 gün geçtikten sonra hidrolik pompanın arızalanmasının davacı ... firmasının sorumluluğunda olduğu ve arızayı gidermekle yükümlü olduğu, gidermeyerek iadeyi kabul etmediği ve arızanın satın alma tarihinden kısa bir süre sonra ortaya çıktığı göz önüne alındığında ayıplı olduğu ve bu ayıbın çıplak gözle görülemeyeceği göz önüne alındığında hidrolik pompanın gizli ayıplı olarak nitelendirilebileceği, mali açıdan tarafların kayıtlarının karşılıklı incelendiğinde davalı ...’in cari hesap hareketlerinde özellikle bizzat davalı/kendisinin yaptığı ödemelerin kayıtlarda bulunmaması ve davacı tarafından düzenlenen faturanın kayıtlara alınmamasına karşılık iade faturası kesilmiş olması nedeniyle gerçek borç alacak ilişkisini yansıtmadığı, taraflar arasında anlaşmazlık konusu fatura dışındaki diğer alışveriş kaynaklı borcun davalı tarafından ödendiği, taraflar arasındaki tek anlaşmazlığın 15.05.2023 tarih ... numaralı 33.113,53 TL fatura kaynaklı olduğu, Mahkeme takdirinin anlaşmazlık konusu faturanın ödenmesi gerektiği yönünde olması halinde fatura bedeline fatura tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı kanun çerçevesinde değişken oranlarda ticari faiz talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/ c. 2 hükmü gereği tamamen Mahkeme’nin yetkisinde bulunduğu, tarafların diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu, genel açıdan; somut olayda ayıbın maddi şartının mevcut olduğu kanaatine varıldığı, teknik bilirkişisince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde arızanın satın alma tarihinden kısa bir süre sonra ortaya çıktığı göz önüne alındığında ayıplı olduğu ve bu ayıbın çıplak gözle görülemeyeceği göz önüne alındığında hidrolik pompanın gizli ayıplı olarak nitelen dirilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, bu yönü ile takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davalının tespit edilen ayıbı “makul süre içerisinde” davacıya bildirdiğinin ifade edilebileceği, o halde somut olayda ayıbın şekli şartının da mevcut olduğu, dosya münderecatından siparişe konu ürünlerin halihazırda davacı zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı, teknik bilirkişisince yapılan incelemeler neticesinde ihtilaf kapsamında beşik ayarının davalı tarafından bozulduğu sabit olmamakla birlikte bu tür arızalarda debi akışını sağlayan ayarlarla oynanıp bozulsa bile bu arıza özel bilgisayar kontrollü bir makine ile giderilebilecek nitelikte olup davacı ... firması bu arızayı giderebilecek durumda olduğu ve bunun yaklaşık maliyetinin de 150 Euro civarında olduğunun ifade edildiği, Mahkemece somut olaya 227/b.(b) hükmünün uygulanması (ayıp oranında indirim) gerektiği kanaatte olunması durumunda dava tarihi itibari ile (04.04.2024) 1,00-Euro=34.6771-TL olduğu nazara alındığında 150,00-Euro’luk maliyetin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 5.201,56-TL’nin 15.05.2023 tarihli ve ... numaralı fatura karşılığı olan 33.113,53 TL’den mahsubu neticesinde (ürünün davalıya teslimi koşulu ile) davalının davacıya 27.911,96-TL borçlu olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan 1.000,00-TL’lik talepte bulunabileceğinin ifade edilebileceği, buna karşın Muhterem Mahkemece satışa konu ürünün davacı zilyetliğinde olduğu nazara alındığında 227/b.(c) kapsamında “aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasının” mümkün olması sebebi ile davacının maliyete katlanarak ayıbı gidermesi ve ürünü ayıpsız şekilde davalıya tevdi ile 15.05.2023 tarihli ve ... numaralı fatura karşılığı olan 33.113,53 TL’nin tamamını talep edebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan şu aşamada 1.000,00-TL’lik talepte bulunabileceğinin ifade edilebileceği, somut olayda ayıbın maliyeti (150,00-Euro) nazara alındığında tarafların sözleşmeden dönmelerinin TBK m. 227/f.4 kapsamında mümkün olmadığının ifade edilebileceği, zira anılan hüküm uyarınca alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, hâl böyle olunca takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere yukarıdaki ihtimallerden birinin (kanaatimizce 227/b.(c) hükmü somut olayın niteliğine daha uygundur) uygulanması yolu ile sonuca ulaşılmasının mümkün olduğu, heyetince teknik üyesi tarafından ürünün ayıplı olduğu tespit edildiğinden davacı satıcının zarar talebinde bulunamayacağı zira ayıp nedeniyle kusurlu olduğunun düşünüldüğü belirtilmiştir.
Dava; taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan alacak davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle Davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin taraflar arasında düzenlenen ticari satım akdi olduğu, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken TBK 146, 231 maddesi ayrıca somut uyuşmazlıkta eser sözleşmesine dair hükümlerine uygulanması ihtimali olması dikkate alınarak TBK 147/5.mad uyarınca eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olması, ticari satıma konusu emtianın 16.01.2023 tarihinde satıldığı, 25.01.2023 tarihinde iade edildiği, yapılan inceleme sonrası ürünün 15.05.2023 tarihinde yeniden davalıya gönderildiği ve ürünün davalı tarafça 23.05.2023 tarihli ihtarname ile kabul edilmediği, 19.10.2023 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 04.04.2024 tarihinde dava açıldığı keza davalı tarafça cevap dilekçesinde zamanaşımı defi yönünden somut olaya ilişkin açıklama yapılmamış olduğu da dikkate alınarak zamanaşımı definin reddine,
HMK'nın 10. maddesi uyarınca akdin ifa edileceği yer yetkilidir. Sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer aynı zamanda TBK 89. Maddesi uyarınca para borcu alacaklının yerleşim yeri İstanbul olduğundan, davalının yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK m.225/2 düzenlenmesinde ise satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olduğu düzenlenmiştir. Bu hükme göre satıcılığı meslek edinmiş bir kişi, bilmesi gereken ayıpların alıcı tarafından kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri süremez. Ayrıca fıkrada kullanılan "bilmesi gereken" şeklindeki ibare, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin her türlü ihmalini kapsar.
Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, ... E.- ... K. Sayılı kararı).
Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.
Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir.
Ayıbın öğrenilmesinden itibaren TBK'nın 223/2. Maddesi gereği ayıp ihbarının derhal satıcıya yapılması gerekir. Aksi halde satılan iddia olunan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Görüldüğü üzere alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanabilmesi için muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerekir. Ancak, satıcının ağır kusurlu olması ya da satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gerekin ayıplar bakımından ayıp ihbarı aranmaz.
Somut olayda, davacı ... yedek parça firması 16-01-2023 tarihinde davalı ... makinaya hidrolik pompa sattığı ancak davalı RC makina ürünün çalışmadığını basınçlandırma esnasında 100 barın üstüne çıkamadığı belirterek hidrolik pompayı iade etmiştir. Ancak davacı firma ürünü Belçika’daki kalite kontrol departmanına göndererek inceletmiş ve yapılan incelemeye göre hidrolik pompanın kullanıcı tarafından ayarlarının oynandığını ve bozulduğunu ve bu suretle garanti kapsamından çıkarıldığını belirterek ürünün iadesini kabul etmemiş ve fatura keserek ürünü davalı RC makinaya geri göndermiş ve fatura bedelini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamında alanında uzman bilirkişilerden aldırılan rapor ile teknik açıdan ihtilaf konusu hidrolik pompanın satın alındıktan 9 gün sonra yeterli basınca çıkmadığı ve istenilen performansı sağlayamadığı davalının bu nedenle pompayı geri iade ettiği, pompanın yeterli basıncı sağlayamamasının imalat hatası veya uygun montaj şartlarının sağlanamaması, debi miktarını değiştiren beşik düzenleyici ayarının bozulması yada imalat hatası gibi muhtelif nedenleri olabileceği bu konuda net bir tespit de bulunulamayacağı arızanın davalının kusurundan kaynaklandığı şeklinde net bir kanaate varılamayacağı, ... firmasının “basınç ayarlarıyla oynanmış garantisi geçersiz iade edilemez” şeklinde bir inceleme ile hidrolik pompanın istenilen performansta çalışması ile ilgili yükümlülüğünden tek taraflı olarak vazgeçemeyeceği, bu durumda satın alma tarihinden 8 gün geçtikten sonra hidrolik pompanın arızalanmasının davacı ... firmasının sorumluluğunda olduğu ve arızayı gidermekle yükümlü olduğu, gidermeyerek iadeyi kabul etmediği ve arızanın satın alma tarihinden kısa bir süre sonra ortaya çıktığı göz önüne alındığında ayıplı olduğu ve bu ayıbın çıplak gözle görülemeyeceği göz önüne alındığında hidrolik pompanın gizli ayıplı olarak nitelendirildiği, bu yönü ile davalının tespit edilen ayıbı “makul süre içerisinde” davacıya bildirdiğinin değerlendirildiği, dosya münderecatından siparişe konu ürünlerin halihazırda davacı zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı, teknik bilirkişisince yapılan incelemeler neticesinde ihtilaf kapsamında beşik ayarının davalı tarafından bozulduğu sabit olmamakla birlikte bu tür arızalarda debi akışını sağlayan ayarlarla oynanıp bozulsa bile bu arıza özel bilgisayar kontrollü bir makine ile giderilebilecek nitelikte olup davacı ... firması bu arızayı giderebilecek durumda olduğu ve bunun yaklaşık maliyetinin de 150 Euro civarında olduğunun ifade edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda satışa konu ürünün davacı zilyetliğinde olduğu nazara alındığında 227/b.(c) kapsamında “aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasının” mümkün olması sebebi ile davacının maliyete katlanarak ayıbı gidermesi ve ürünü ayıpsız şekilde davalıya tevdi ile 15.05.2023 tarihli ve ... numaralı fatura karşılığı olan 33.113,53 TL’nin tamamını talep edebileceği ifade edilmiş ise de; söz konusu hidrolik pompanın gizli ayıplı olarak nitelendirildiği, bu yönü ile davalının tespit edilen ayıbı “makul süre içerisinde” davacıya bildirdiğinin değerlendirildiği, ihtilaf kapsamında beşik ayarının davalı tarafından bozulduğunun ispatlanamadığı dolayısı ile davacı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği, TBK 227/1 maddesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcu olduğu hallerde alıcının seçimlik haklardan birini kullanabileceğinin düzenlendiği diğer bir deyişle satıcının sorumlu tutulduğu hallerde alıcının seçimlik haklarından birini kullanabileceği, satışa konu ürünün davacı tarafından incelenmek üzere Belçika'ya gönderildiği ve ürünün halihazırda davacı zilyetliğinde olduğu dikkate alındığında davalı tarafın, ürünlerin ayıplı olduğu anlaşıldığından, iade faturası düzenlenip ayıp ihbarı yaparak TBK 227/1 md. uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullandığı buna karşılık davacı yanın arızanın davalı tarafından kaynaklandığını ileri sürerek tamiri mümkün olan bir arızayı gidermediği anlaşılmış olup, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 08.06.2006 tarihli ve ... esas ve ... karar sayılı kararında “Öğreti ve uygulamada Borçlar Kanununun 44/1 maddesinin "Hiç kimse kendi kusurdan yararlanamaz’ ilkesine dayandığı kabul edilmektedir.” ifadesiyle bir kişinin zarara kendisinin kusuru ile sebebiyet vermesi halinde zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir. Kaldı ki, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz.” ifadesine yer verilerek sorumluluk hukukunda da aynı ilkenin geçerli olduğunu belirtmiştir. Ayrıca davalının dava dışı üçüncü bir kişiden ürünü temin ederek müşterisine göndermiş olduğunu ifade ettiği, ticari işlerde devamlılığın esas olduğu ve bu sürecin uzaması nedeniyle ürünün iadesinin artık davalı yana hiçbir fayda sağlamayacağı kanaatine varılarak yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca hidrolik pompanın arızalanmasının davacı ... firmasının sorumluluğunda olduğu değerlendirildiğinden neticeten Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 361,20-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T mad. 13/1-2 göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır