T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/262 Esas
KARAR NO : 2025/226
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ... ile hizmet alım sözleşmesi akdettiğini, iş bu sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek konut projesinin inşaat işinin bir kısmının davalı yana bırakıldığını, söz konusu sözleşmenin yüklenicisi konumundaki davalı ... tarafından sözleşmeye konu edimleri tamamlaması için personellerin istihdam edildiğini, dava dışı ...'un söz konusu proje kapsamında davalının işverenliğinde çalışan işçilerden biri olduğunu, ... tarafından ... 14. İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından davacı müvekkili aleyhine işçilik alacakları talepli dava açtığını, akabinde ... 6. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takibe konulduğunu dosya borcunun 4.795,68 TL lik kısmının davacıya ödendiğini, akabinde davalı işveren aleyhine ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile rücu ettiklerini, davalının takibe haksız itiraz ederek durdurduğunu beyanla itirazın iptaline, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu müteselsil borçlular arasında rücu alacağı davası olduğunu, 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, huzurdaki dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiğini, açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davalıların davacı yana hiçbir borcu bulunmadığından, davanın davalılara geç ihbarından ve yargılamanın doğru bir şekilde yürütülememesi sebebiyle söz konusu tutardan davacı taraf sorumlu olduğundan işbu dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların dava dışı işçiye karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm alacakları zamanında ve eksiksiz ödendiğini, asıl işveren sıfatıyla davacı taraf gereken özeni göstermemesi sebebiyle aleyhine hükmedilen tutardan tek başına sorumlu olduğunu, söz konusu tutarın davalıya rücu edilmesi yukarıda izah edilen sebeplerle mümkün olmadığını, ... açısından husumet itirazında bulunduklarını, davalı ... gerçek kişi olduğunu diğer borçlu olarak gösterilen ... dayanak işçilik alacağı davasının tarafı ve sorumlusu olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; Hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir, uyuşmazlık rucüen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücü miktarı konusunda toplanmaktadır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası uyap sureti, Dava dışı işçinin işçilik alacaklarına ilişkin ... 14. İş Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası sureti, ... 14. İş Mahkemesi ...E. Sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu , ... 6. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı icra dosyasına müvekkil alacaklı tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekont, Taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını içeren ... Adliyesi Arabuluculuk Bürosu ...No'lu Dosya Arabuluculuk Son Tutanağı, Taraflar arasında akdedilmiş olan Hizmet Alım Sözleşmesi başta olmak üzere, sözleşmeler, ihtarnameler, bilgilendirme metinleri ve benzeri her türlü yazılı delil, Tüm ticari defter ve kayıtlar, Fiş, Fatura, Sevk İrsaliyesi, Dekont, Makbuz, Banka kayıtları ve benzeri her türlü mali kayıt, Fotoğraflar, video kayıtları, whatsapp kayıtları, e-mailler, sms'ler, gsm görüşme kayıtları başta olmak üzere ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla her türlü iletişim vasıtası kayıtları ile tüm yazılı, basılı, dijital veri, Davalı şirketin imza sirküleri, Ticaret odası kayıtları, muhtarlık kayıtları başta olmak üzere tüm özel ve kamu kurum kuruluşlarına ait kayıtların tamamı, Tanık, Keşif, Bilirkişi her türlü yasal delil
dosya arasına alınmıştır.
... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 4.932,85 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Hesap Bilirkişisi ...'e tevdi edildiği, bilirkişinin 01/02/2025 tarihli raporunda özetle ; Asıl alacak/rücu miktarının 4.795,68 TL, hesap edilen 4.795,68 TL , işlemiş faiz 137,17 TL , hesap edilen 137,17 TL , olmak üzere toplam 4.932,85 TL, hesap edilen 4.932,85 TL olabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili için davacı tarafından davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve davacı tarafından işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ...-K:; 11/05/2017 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 tarihli, ...E., ... K. sayılı kararı; "İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarihli ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile; " Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk DAiresi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasında ki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin ( alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş kanunu'nda işçiyi, korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin ( yüklenici ) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözlemelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici ( alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda yüklenicinin ( alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın asıl işverence yüklenicinin ( alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi ( alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin uygulaması doğrultusunda gidilmesi gerekmiştir..." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.(Emsal için bkz İst.BAM 45 HD'nin ... E ... K sayılı kararı)
Emsal karar, TBK'nın 167.maddesinde yer alan " ...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile celp edilen SGM kayıtlarının incelenmesinde rücu davasına konu olan dava dışı işçinin çalışma döneminin ... tarihleri arasındaki1... ve ... sicilli- ...unvanlı işyerinde geçen çalışma dönemine ait olduğu ve davalı/yüklenici/ alt işveren ...'a ait işyerinde davacının asıl işveren olduğu işyeri olduğu anlaşılmakla; dava konusu tüm dönemde tek yüklenicinin davalılar olduğu anlaşılmakla davanın tarafları arasında imza edilen “ Yüklenici Ana Sözleşmesi Bahçetepe Şantiyesi” başlıklı sözleşmenin 20.9 maddesi:“YÜKLENİCİ kendi işçilerine karşı işyeri ile ilgili ve İş Kanunu'ndan veya hizmet akitlerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumludur. YÜKLENİCİ'nin hizmeti ile ilgili İŞVEREN aleyhine açılacak her türlü dava ve takiplerin yürütülmesinde YÜKLENİCİ, İŞVEREN' in yanında yer alacak; ayrıca istenecek her türlü bilgi ve belgeleri gecikmeksizin tevdi edecektir. Bu nedenle İŞVEREN aleyhine münferiden veya YÜKLENİCİ ile birlikte açılacak her türlü dava veya takip sonucunda, İŞVEREN aleyhine hükmedilecek meblağ faizleri ile birlikte herhangi bir ihtara veya rücu davasına gerek kalmaksızın YÜKLENİCİ tarafından İŞVEREN' e nakden ve defaten ödenecektir” düzenlemesi ile işçilerin alacak davalarından doğan sorumluluğun tamamının davalı / yükleniciye ait olacağı yönünde düzenleme uyarınca davacının ödediği bedelin tamamından davalıların sorumlu olacağı, davacı yanca takip talebi ile yasal faiz talep edildiği ve temerrüt olgusunun ödeme tarihi ile oluştuğu nazara alındığı ödeme tarihi olan 05.08.2022 günü ile icra takip tarihi olan 29.11.2022 günleri arasında -davacı talebi ile bağlı kalınarak-yasal faiz üzerinden yapılan hesaplamalara itibar edilmek suretiyle buna göre davalı tarafların ödenen bedelden sorumluluk miktarının asıl alacak / rücu talebinin 4.795,68 TL, işlemiş faiz talebinin 137,17 TL, toplam 4.932,85 TL olarak tespit edilmiş olup neticeten davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ile, icra takibinin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-Davanın KABULÜ ile,
1-)... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlular tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, icra takibinin takip talebindeki şartlarla aynen devamına,
2-)Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 4.932,85-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 302,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.729,60TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 06/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır