T.C.
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/768 Esas
KARAR NO :2025/162
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:30/11/2023
KARAR TARİHİ:17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... (TCN: ...) tarafından davalılar nezdinde ki çalışmalarına istinaden işçilik alacakları talebi ile .... İş Mahkemesi ... E sayılı dosya ile davacı şirket ve diğer davalılara dava açıldığını, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilerek, davalılar ve davacı şirketin sorumluluğuna hükmedildiğini, dava dışı işçi tarafından mahkeme ilamı gereği .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya ile 19.02.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, söz konusu dosya borcunun tümü, diğer davalılar tarafından ödeme yapılmaması sebebi ile davacı şirket tarafından 12.04.2019 tarihli hesap raporuna göre 12.04.2019 tarihinde 20.950,30 TL ödendiğini, davalılar ile davacı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiğini, mahkeme tarafından ise müştereken ve mütelsilen mahkeme hükmünün ödenmesine karar verilmiş olup, davalıların ödemesi gereken alacağın da davacı şirket tarafından ödendiğini, Arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacı şirketin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 26. maddesinin "Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir." hükmü uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine göre kurulmuş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketi olduğunu, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 126. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Ek Madde 20 “İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilir.” dendiğini, davacı şirketin amacının personel istihdamı olup, davacı şirketin işçi statüsünde personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri yürütmeye ilişkin işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu kapsamda dava dışı ...'un davalılar bünyesinde 01.03.2010-05.07.2013 Tarihleri arasında İstanbul İli Vektörlerle Mücadele ve Uygulama Çalışmalarına İlişkin Hizmet Alım İşi projesi kapsamında İşçi (Filit İşçisi) olarak çalıştığını, bu süreçte dava dışı işçinin iş akdinin sonlandırıldığını, davacı şirket ile davalılar arasında 2014 yılı öncesinde İlaçlama Çalışmalarında Görevlendirilecek Personel Temini Hizmeti kapsamında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda dava dışı ...'un 01.03.2010-05.07.2013 tarihleri arasında davalılar bünyesinde çalıştığını, İş Kanunu m. 2/6. Fıkrası gereği Bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-altı işveren ilişkisi dendiğini, asıl işveren alt işveren ile aralarındaki sözleşme gereğince alt işverene yapması gereken ödemeleri yaptığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulma şansına sahip olmadığını, asıl işverenin, müteselsil sorumluluk kuralı gereği yaptığı fazla ödemeleri rücu davası yoluyla alt işverenden talep edeceğini, dava dışı işçi tarafından davalılar nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ait işçilik alacakları ödenmemiş olması sebebi ile .... İş Mahkemesi ... E sayılı dosya ile 12.09.2014 tarihinde dava açıldığını, yapılan yargılama sırasında mahkeme tarafından Bilirkişi raporu hazırlanmış, hazırlanan bilirkişi raporunda dava dışı işçinin 01.03.2010-05.07.2013 tarihleri arasında davalılar bünyesinde çalıştığı, davalı şirketlerin davacı şirket ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi olduğunun tespit edildiğini, hazırlanan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının işçilik alacaklarından davacı şirket ve diğer davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu olunduğuna hükmedildiğini, iş bu kararın 20.10.2022 tarihinde kesinleştiğini, taraflar ile davacı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin eki olan Teknik Şartname m.4 personellerle ilgili şartları ve sorumluluklarının düzenlendiğini, ilgili madde de "Yüklenici işçileri ile idarenin doğrudan ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle yüklenicinin, iş hukuku, sosyal sigorta mevzuatı ve diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükelleftir.", "işveren sıfatı ile doğacak tüm hukuki sorumluluklar yükleniciye aittir." hükmünün yer aldığını, söz konusu madde hükmü gereği dava dışı işçiye yapılan ödemeden alt işverenin sorumlu olduğunun açıkça taraflarca belirlendiğini, bu sebeple davalı işverenler dava dışı ...'u çalıştırdıkları dönem itibari ile sorumlu olduklarını, dava dışı işçinin davalılar bünyesindeki çalışması karşılığı olarak davalılar ve davacı şirket aleyhine başlatılan İlamlı İcra takibi sonrasında 20.950,30 TL davacı şirket tarafından ödeme yapılmış, ödeme dekontunun sunulduğunu, davacı şirket tarafından davalıların sorumluluklarını yerine getirmemeleri sözleşmeye aykırı davranmaları sebebi ile dava yükü ile karşılaşıldığını, avukatın istihdam edildiğini ve fazladan masraf yapılmak zorunda kalınıldığını, kanundan dolayı sorumlu olan, sözleşmeden dolayı sorumlu olana TBK hükümleri uyarınca rücu edebileceğini, bu sebeple işçiye ödenen ücretin davalılardan tahsili gerektiğini, davanın süresi içerisinde açıldığını, taraflar arasındaki sözleşme niteliği hizmet alım sözleşmesi olduğu için genel hükümlere tabi olduğunu ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/2002 E, 2019/4059 K sayılı 20.09.2016 tarihli kararında da "Eldeki davada taraflar arasındaki ilişkinin, hukuki niteliği hizmet temini (alım) sözleşmesi olup kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrıl bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın 146. Maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabidir." ifadelerine yer vermek sureti ile zamanaşımı süresi 10 yıl olduğuna hükmedildiğini, davacı şirket tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E sayılı dosya ile huzurdaki davanın davalıları ile aynı olan başka bir işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesi sebebi rücu davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2019/1474 E, 2020/1547 K sayılı ilamı ile davanın esasından kabulüne kesin olarak karar verildiğini, davacı şirketin dava dışı işçi ...'un açmış olduğu dava sonucu hükmedilen alacak cebri icra yolu ile davacı şirket tarafından ödendiğini, davalılar ile yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamı gereği, işçinin kendi şirketlerinde çalıştığı dönemlerdeki hak etmiş olduğu alacaklardan kesinleşmiş mahkeme kararı gereği sorumlu olduklarını, bu sebeple huzurdaki davanın kabulü gerektiğini belirterek davanın kabulü ile dava dışı işçiye ödenen fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin (sorumluluklar tespit edildikten sonra artırılmak üzere) ödeme tarihi olan 12.04.2019'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 02/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporuna dayanarak 1.000 TL olan taleplerini 19.947,84 TL arttırarak toplam 20.947,84 TL olarak ıslah ettiklerini belirterek bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah taleplerinin davalı işverenler nezdinde ıslah ettiklerini bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraflara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, .... İcra Müdürlüğnüün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, dava dışı ...'un SGK kayıtları, İSPER'den özlük dosyası ve maaş bordroları, davacı vekili tarafından sunulan hizmet alım sözleşmesi sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğnüün ... Esas sayılı takip sayılı dosyası incelendiğinde; dava dışı ... tarafından, ... A.Ş., ... İnş. Turzm. San. Ve Ltd. Şti., ... İnş. Tem.ve Sos. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.ve ... ... Ltd. Şti.aleyhine toplam 17.001,29 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dosya işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 24/08/2024 tarihli raporda; 5.527,99 TL kıdem tazminatı ile 2.801,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.329,09 TL nin ; davalılardan SİSTEM : 8.329,09 x %54,71 = 4.556,84 TL, ... : 8.329,09 x % 30,45= 2.536,20 TL, ... : 8.329,09 x %14,83= 1.235,20 TL olmakla birlikte son alt işveren olduğu için 8.329,09 TL den asıl işverenle birlikte sorumlu kabul edileceği, ihbar tazminatına ilişkin 2.909,12 TL ihbar tazminatı ile 622,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.531,33 TL den Son Alt işveren ile asıl işveren müteselsilen sorumlu olduğu, ücrete ilişkin 740,00 TL ücret ile 295,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.035,78 TL den Son Alt İşveren ile asıl işveren mütesesilen sorumlu olduğu, fazla mesai alacağına ilişkin 952,16 TL fazla çalışma alacağı ile 225,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.177,43 TL den son alt işveren asıl işverenle müteselsil olarak sorumlu olduğu, vekalet ücreti ve yargılama giderileri vd. masraflara ilişkin olarak davacının dosyaya ödemiş bulunduğu 20.950,30 TL lik tutarda izah edilen tutarlar ( 14.073,64-TL düşüldüğünde bakiye 6.876,66 TL kalmış olmakla yargı kararlarında bu tutarlardan da çalıştırdıkları süreyle orantılı olarak alt işverenlerin sorumlu olacağı görüşü mevcut olduğundan bakiye tutara yukarıda bahsi geçen oranlarda sorumluluk düşecek şekilde hesaplama yapıldığı, davalılar SİSTEM 6.876,66 x %54,71= 3.762,22 TL, ... 6.876,66 x % 30,45= 2.093,04 TL, ... 6.876,66 x %14,83 = 1,019,80 TL olduğu, davalıların rücuen sorumlu olduğu nihai tutarlara ilişkin olarak seçenekli görüş bildirilmiş olup davalı SİSTEM yönünden 1.seçenekte kıdem tazminatı, 4.556,84 TL, yargılama gid.vd. 3.762,22 TL, 2.seçenekte kıdem tazminatı 2.278,42 TL, yargılama gid.vd. 1.881,11 TL, davalı ... yönünden 1.seçenekte kıdem tazminatı, 2.536,20 TL, yargılama gid.vd. 2.093,04 TL, 2.seçenekte kıdem tazminatı 1.268,10 TL, yargılama gid.vd. 1.046,52 TL, davalı ... yönünden 1.seçenekte kıdem tazminatı, 8.329,09 TL, İhbar tazminatı 3.531,33 TL, ücret 1.035,78 TL, fazla mesai 1.177,43 TL, yargılama gid.vd. 1.019,80 TL, 2.seçenekte kıdem tazminatı 4.164,54 TL, ihbar tazminatı 1.765,66 TL, ücret 517,89 TL, fazla mesai 588,71 TL, yargılama gid.vd. 509,90 TL olduğu belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Dava; hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarından, davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı noktasında toplanmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli 2015/38873 E. 2018/6205 K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli 2016/2779 E. 2018/6452-K:; 11/05/2017 tarihli 2016/7790 E. 2017/5936K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 tarihli, 2019/2330 E., 2021/175 K. sayılı kararı; "İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 Esas, 2023/1683 Karar sayılı kararı ile; " Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk DAiresi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasında ki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin ( alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş kanunu'nda işçiyi, korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin ( yüklenici ) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözlemelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici ( alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda yüklenicinin ( alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın asıl işverence yüklenicinin ( alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi ( alt işveren) tamamen sorumlu tutan ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin uygulaması doğrultusunda gidilmesi gerekmiştir..." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.(Emsal için bkz İst.BAM 45 HD'nin 2020/2361 E 2024/141 K sayılı kararı)
Emsal karar, TBK'nın 167.maddesinde yer alan " ...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile celp edilen SGM kayıtlarının incelenmesinde rücu davasına konu olan dava dışı işçinin çalışma döneminin 01.03.2010 31.12.2010, 10.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasında toplam 657 gün ... no. ve .... no.lu SİSTEM de, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında 349 gün ... no.lu ... de, 01.01.2013 ile 05.07.2013 tarihleri arasında 170 gün 1105225 no.lu ... unvanlı işyerinde geçen çalışma dönemine ait olduğu ve davacının asıl işveren olduğu anlaşılmakla;dava konusu tüm dönemde tek yüklenicinin davalılar olduğu anlaşılmakla ayrıca Teknik Şartname ilgili maddesinde belirtilen “ "SGK ve İş Kanunu, İş Güvenliği ve İşçi Salığı Tüzüğü, 1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve ek tadilleri hükümleri ile bu konularda ileride çıkabilecek mevzuatlar ile bunlarda yapılacak değişikliklerle işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumluklar yükleniciye aittir.", "Yüklenici; İş Hukuku, Sosyal Sigortalar Mevzuatı ve diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekte idare ile beraber mükelleftir." düzenlemesi ile işçilerin alacak davalarından doğan sorumluluğun tamamının davalı / yükleniciye ait olacağı yönünde düzenleme uyarınca davacının ödediği bedelin tamamından davalıların çalıştırdıkları dönemle sorumlu olacağı, temerrüt olgusunun ödeme tarihi ile oluştuğu nazara alındığı ödeme tarihi olan 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte -davacı talebi ile bağlı kalınarak- bilirkişi raporunda bu yönden yapılan hesaplamalara itibar edilmek suretiyle buna göre, davacı tarafından yüklenici firma işçisi ...'a ödenen tutarların rücuen tahsiline yönelik olarak açılan davanın kabulü ile, a) 4.556,84-TL kıdem tazminatı ve 3.762,22-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.319,06-TL alacağın ödeme tarihi 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden,
b) 2.536,20-TL kıdem tazminatı ve 2.093,04-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.629,24-TL alacağın ödeme tarihi 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı davalı ... ... LİMİTED ŞİRKETİ'nden,c) 1.235,20-TL kıdem tazminatı, 3.531,33-TL ihbar tazminatı ödemesi, 1.035,78-TL ücret alacağı ödemesi, 1.177,43-TL fazla mesai ödemesi ve 1.019,80-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.999,54-TL alacağın ödeme tarihi 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından yüklenici firma işçisi ...'a ödenen tutarların rücuen tahsiline yönelik olarak açılan davanın KABULÜ ile,
1- Davacı şirket tarafından dava dışı işçiye, 5.527,99-TL kıdem tazminatı ile 2.801,10-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 8.329,09-TL kıdem tazminatı, 2.909,12-TL ihbar tazminatı ve 622,21-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 3.531,33-TL ihbar tazminatı ödemesi, 740,00-TL ücret alacağı ve 295,78-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.035,78-TL ücret alacağı ödemesi, 952.16-TL fazla mesai ile 225,27-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.177,43-TL fazla mesai alacağı, 6.876,66-TL vekalet ücreti ve yargılama gideri olmak üzere toplam 20.950,29-TL alacağın taleple bağlı kalınarak;
1-a) 4.556,84-TL kıdem tazminatı ve 3.762,22-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.319,06-TL alacağın ödeme tarihi 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden,
1-b) 2.536,20-TL kıdem tazminatı ve 2.093,04-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.629,24-TL alacağın ödeme tarihi 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı davalı ... ... LİMİTED ŞİRKETİ'nden,
1-c) 1.235,20-TL kıdem tazminatı, 3.531,33-TL ihbar tazminatı ödemesi, 1.035,78-TL ücret alacağı ödemesi, 1.177,43-TL fazla mesai ödemesi ve 1.019,80-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.999,54-TL alacağın ödeme tarihi 12.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.430,95-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 610,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 820,10-TL harcın (davalı ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin 448,68-TL'sinden, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin 249,72-TL'sinden, davalı ...Ltd.Şti.'nin 121,70-TL'sinden sorumlu olarak) davalılardan müştereken müteselsilen hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.947,84-TL vekalet ücretinin(davalı ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin 8.319,06-TL'sinden, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin 4.629,24-TL'sinden, davalı ...Ltd.Şti.'nin 7.999,54-TL'sinden sorumlu olarak) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 341,00-TL Islah Harcı, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.599,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.209,85-TL'nin (davalı ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin 3.397,41-TL'sinden, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin 1.890,90-TL'sinden, davalı ...Ltd.Şti.'nin 921,54-TL'sinden sorumlu olarak) davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (davalı ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin 1.794,49-TL'sinden, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin 998,76-TL'sinden, davalı ...Ltd.Şti.'nin 486,75-TL'sinden sorumlu olarak) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda okunup usulüne uygun anlatıldı.17/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır