T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/326 Esas
KARAR NO:2025/469
DAVA:İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/05/2024
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Dosya , .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/05/2024 Tarih ... sayılı gönderme kararı ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmış olup, dosya ele alındı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ''Davacı ile davalı arasında akdedilmiş ticari sözleşmeye göre çalıştırılan işçilerin bir kısmı işçilik alacakları talepleri ile iş davaları ikame etmişlerdir. Bu davaların bir kısmı tek başına davalı ... firmasına yöneltilmiştir. Tek başına davalı yana açılan davaların bir kısmı davalı ... tarafından müvekkile ihbar edilmiştir. Bir kısım dava ise davalı ... tarafından müvekkile ihbar edilmemiş; iş bu davalar işçiler ve davalı ... arasında ilerlemiş, icra aşamasına geçildiğinde de icra dosyalarından müvekkile bilgi verilmemiş; ... tarafından ödemeler yapılarak dosyalar kapatılmıştır. 04.04.2024 tarihinde müvekkile mail yolu ile müracaat eden davalı yan, bir kısım işçilik alacağı konulu dava ve bunlara bağlı icra takibinden kaynaklanan ödemelerle ilgili müvekkile rücu talebinde bulunmuştur ve ödememe halinde ellerinde bulundurdukları teminat mektuplarından tahsil edileceği uyarısında bulunmuştur.Davalı yan listesinde yer alan ancak ilk defa müvekkilce haberdar olunan dava ve icra dosyaları temin edilerek yapılan incelemede ilgili davaların ve icra takiplerini bir kısımının müvekkile ihbar edilmediği öğrenilmiştir. Bunun üzerine, ihbar edilmiş davalarla ilgili icra dosyalarını da kapsar biçimde ... tarafından yapılmış tüm ödemeler karşılığı rücu talebi yerine getirilerek davalıya müvekkil davacı tarafından ödenmiş; ihbar edilmeyen dosyalar yönünden ise İş Mahkemelerince hükmedilmiş asıl alacak tutarı ve mahkeme vekalet ücretleri ödenmiş; ihbar edilmemiş dosyaların diğer ferileri ile icra takibinden kaynaklanan ferilerin ödenmesi talebi müvekkil davacı tarafından reddedilmiştir. Bu husus davalı yana bildirilmiştir. İşçi lehine hükmedilen karşı vekalet ücretine haklı bir davada davanın açıldığı anda hak kazanıldığı nazara alınarak bu kalemi ayrık tutmak üzere, diğer dava ve icra takibi ferilerinden müvekkilin sorumlu tutulması düşünülemez. Müvekkile davanını başında veya dava sonunda icraya lüzum kalmadan ödeme şansı verilmemiş; alacak talebinden haberi olmamış; müvekkilim masraflara sebebiyet vermemiştir. İhbar edilmemiş davalardan kaynaklanan ferilerin müvekkil tarafından haklı olarak ödenmemesi üzerine (sözleşmede yazılı esas borcun ve mahkeme vekalet ücretlerinin ödenmesine rağmen) davalı elindeki mektupları paraya çevireceğini kesin bir biçimde bildirerek müvekkile süre vermiş ve müvekkili ödemeye mecbur ederek haksız tahsilatta bulunmuştur zira elinde bulundurduğu mektuplar içeriği gereği müracaat halinde sorgulanmaksızın paraya çevrilebilecek; müvekkilin bankalar nedindeki itibarı sarsılacak, kredibilitesi zarar görecektir. Davalı bu talebini "talebinin rücu niteliğinde olmadığı" gibi mesnetsiz bir argümana isnat etmiştir. Ödeme yapmak zorunda kalan müvekkil, ödeme yaptığı anda ödeme dekontuna itirazi kayıt düşmüş, istirdat yoluna gidileceğini bildirmiş, aynı biçimde mail zincirinin sonunda ödemenin mecburen yapıldığı, istirdat davası ikame edileceği tarafımızdan ifade edilmiştir. Davalı yan, arabuluculukta talebimizi yerine getirmemiş, iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur" şeklinde beyanda bulunarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak ve dava harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesiyle, tahsil edilen 30.027,41 TL'nin ödeme tarihi olan 26.04.2024 tarihinden başlamak üzere işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerini
somutlaştırmadığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davalının taraflar arasında imza edilen Erişim Şebekeleri Bakım, Onarım ve Yapım Sözleşmesi’nde yer alan hükümlere uygun olarak hareket ettiğini, taraflar arasında imza edilen sözleşmenin 6.7.2 maddesi ile “ Türk ... işbu sözleşme kapsamında çalışan işçilere ödemek zorunda kaldığı mevzuattan kaynaklı kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı bedeli ve sair giderleri Yükleniciden yazılı olarak talep edecektir. Bu bedelin blidirim tarihinden itibaren 3(üç) İşgünü İçerisinde Türk ...'a ödenmemesi halinde Türk ... işçilik alacaklarına ilişkin teminatı paraya çevirerek alacağını tahsil etmeye yetkilidir. Teminat mektubu sürecinde herhangi bir problem yaşanması ve/veya verilen teminat mektuplarının yapılan giderleri karşılamaması halinde, Türk ...'un işbu sözleşme kapsamında çalışan işçilere ödemek durumunda kaldığı mevzuattan kaynaklı kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı bedeli ve sair giderler Yüklenicinin hakedişlerinden karşılanabilir” kararlaştırıldığını, rücu ilişkisinde sözleşme tarafları işçiye karşı müştereken ve müteselsilsen sorumlu ise de iç ilişkide taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı ile imzaladıkları sözleşmede işçi alacaklarının tamamından davacının sorumlu olduğunun düzenlendiğini, bu sebeple davalının ödemiş olduğu tüm bedeli talep etme hakkı olduğunu, davacı yanca ihbar edilmeyen davalar için asıl alacak ve ilam vekalet ücreti dışında kalan alacaklardan sorumlu olmadığını iddia etse de sözleşme hükmünün açık olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, istirdat davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ekli sözleşme metni, ekli teminat mektupları ekli e-mail yazışmaları ve ekleri, ekli açıklama metni ve ekli dekontlar, defterler/mali kayıtlar, gerekirse davacının ilk mailinde liste halinde sunulu dava ve icra dosyaları, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü hukuki delil dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın Hesap Bilirkişisi ...'e tevdi edildiği, bilirkişinin 12/04/2025 tarihli raporunda özetle; ''...dava ve icra dosyalarının kendisine ihbar edilmemesinden” kaynaklı olarak sorumluluğun arttırılma iddiasından kaynaklandığı ancak davacı yanca ödenen tüm bedellerin dayandığı davaların “ ek dava” mahiyetinde olduğu, işbu davaların kaynaklandığı “ asıl davaların” davacıya ihbar edildiği ve işbu ihbar olunan asıl davalarda dava dışı işçilerin alacaklarının bilirkişi raporları ile hesap edildiği ve belirgin hale geldiği görülmekle, asıl davalardan yapılan “ davanın ihbarı” sonrası işbu davalardan kaynaklı ikame edilen ek davalardan davalının ödediği tutarlardan davacının “ ek davaların kendisine ihbar edilmemesinden” dolayı asıl alacak ferilerinden ve icra dosyasından kaynaklanan ek alacaklardan sorumlu olmayacağı yönündeki iddiasının haklı olup-olmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmakla... '' şeklinde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasındaki ihtilafın konusunun, alacak tutarının miktarından kaynaklanmadığı, asıl işverence alt işverene ihbar edilmeyen davalarda asıl alacak ve ilam vekalet ücreti haricinde hüküm altına alınan ferilerden ve icra giderlerinden alt işverenin sorumlu olup olmayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında imza edilen Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi başlıklı sözleşme hükümlerinin incelenmesinde; 6.7.2 hükmü ile “Türk ... işbu sözleşme kapsamında çalışan işçilere ödemek zorunda kaldığı mevzuattan kaynaklı kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı bedeli ve sair giderleri Yükleniciden yazılı olarak talep edecektir. Bu bedelin blidirim tarihinden itibaren 3(üç) İşgünü İçerisinde Türk ...'a ödenmemesi halinde Türk ... işçilik alacaklarına ilişkin teminatı paraya çevirerek alacağını tahsil etmeye yetkilidir. Teminat mektubu sürecinde herhangi bir problem yaşanması ve/veya verilen teminat mektuplarının yapılan giderleri karşılamaması halinde, Türk ...'un işbu sözleşme kapsamında çalışan işçilere ödemek durumunda kaldığı mevzuattan kaynaklı kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı bedeli ve sair giderler Yüklenicinin hakedişlerinden karşılanabilir” hükmü ile işçilik alacaklarından doğacak her türlü sorumluluğun tamamının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı görülmektedir.
İhbarın etkisi MADDE 64- (1) İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
Fer'i müdahilin durumu MADDE 68- (1) Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. (2) Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder.
Fer'i müdahalenin etkisi MADDE 69- (1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. (2) Fer'i müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.
Bu halde uyuşmazlığa konu dava dosyaları ve icra dosyaları incelendiğinde; ... ... Mahkemesinin... ( İşçi ...) Bu dosyada davalı ...'un cevap dilekçesi ile davanın ihbarı talebinde bulunmadığı ve yine cevap dilekçesinde geçen “... ... Mahkemesinin .... Sayı ve 20.11.2019 tarihli kararı normal kanun yollarından geçerek kesinleşmemiştir. Kararın kesinleşmesi bizim hatamızdan ve istinaf süresini sehven kaçırmamızdan kaynaklanmıştır. İş bu dosyanın istinaf süresinin kaçırılmasından dolayı, istisnai olarak kesinleşmesi bu karara emsal olma niteliği kazandırmaz. İş bu spesifik durum emsal olma niteliği taşımadığı için davacının iddialarının desteklendiği anlamına gelmez ve ayrıca davacının iddialarının doğrulandığı anlamına da gelmez.” şeklindeki yanıtından işbu dava dosyası için daha önce aynı işçi için açılan davanın istinaf süresinin davalı yanca kaçırıldığının beyan edildiği ve ilgili mahkemenin gerekçeli kararında da kesinleşen mahkeme ilamına dayanarak kesin olarak karar verdiği görülmektedir.
Ancak aynı işçi ile ilgili açılan ... ... Mahkemesi .... Sayı ve 20.11.2019 sayılı dosyasının davacıya ihbar edildiği görülmekle, işbu deliller tahtında esasen ... ... Mahkemesinin ... E dosyasından davacıya ihbar olunmamış ise de işbu dosyanın sebebi daha önce davacıya ihbar edilen ... ... Mahkemesinin ... E sayılı davacıya ihbar olunan davadan kaynaklandığı, dava dışı işçinin tüm alacaklarının ihbar olunan davada tespitli olduğu, davacının ihbar olunan dava konusu alacaklar ve talepleri aynı olan davada davanın ihbar olunmasına rağmen ödeme eyleminde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yine davalı tarafın ... ... Mahkemesinin .... ( İşçi ...)Bu dosyada davalı ...'un cevap dilekçesi ile davanın ihbarı talebinde bulunmadığı ve yine cevap dilekçesinde geçen “ ... ... Mahkemesisinin ... ... Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasından verilen kararı normal kanun yollarından geçerek kesinleşmemiştir. Kararın kesinleşmesi bizim hatamızdan ve istinaf süresini sehven kaçırmamızdan kaynaklanmıştır. İş bu dosyanın istinaf süresinin kaçırılmasından dolayı, istisnai olarak kesinleşmesi bu karara emsal olma niteliği kazandırmaz. İş bu spesifik durum emsal olma niteliği taşımadığı için davacının iddialarının desteklendiği anlamına gelmez ve ayrıca davacının iddialarının doğrulandığı anlamına da gelmez.” Yanıtından işbu dava dosyası için daha önce aynı işçi için açılan davanın istinaf süresinin davalı yanca kaçırıldığı beyan edildiği ve ilgili mahkemenin gerekçeli kararında da kesinleşen mahkeme ilamına dayanarak kesin olarak karar verdiği görülmektedir.
Ancak aynı işçi ile ilgili açılan ... ... Mahkemesi ...E. ...K. Sayı v dosyasının gerekçeli kararı olmadığından davanın ihbar edilip edilmediği yönünden dosya kapsamında ki diğer belge ve deliller incelenmiş olmakla, işbu davanın da esasen önceki dava dosyasında belirtilen ihbar olunan davanın seri davası ( eski esas... E dosya olan dosya olduğu) ve nitekim de davacı yanca dava ekinde sunulan mailde yer alan bilgilerde davacının işbu dava için kendisine ihbar yapıldığı için ödeme yaptığını kabullendiği, sonuç olarak işbu davanın da davacıya ihbar edildiği görülmekle, işbu deliller tahtında esasen ... ... Mahkemesinin ... E dosyasından davacıya ihbar olunmamış ise de işbu dosyanın sebebi daha önce davacıya ihbar edilen ... ... Mahkemesinin ...E sayılı davacıya ihbar olunan davadan kaynaklandığı, dava dışı işçinin tüm alacaklarının ihbar olunan davada tespitli olduğu anlaşılmakla, davacının ihbar olunan dava konusu alacaklar ve talepleri aynı olan davada davanın ihbar olunmasına rağmen ödeme eyleminde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Aynı şekilde ... ... İş Mahkemesinin ... ( İsçi ...), ... 15. İş Mahkemesinin ... ( ... ...), ... ... Mahkemesinin ... ( İşçi ...) dosyalarının da ek davalar olduğu, davalı tarafın, asıl davalar yönünden davadan haberdar olmasına ve bu dosyalarda işçilerin alacakları tespit edilmesine rağmen ödeme yapmadığı anlaşılmıştır.
Dolayısı ile asıl davalardan haberdar olan ve bu dosyalarda işçilerin alacakları tespit edilmesine rağmen ödeme yapmayan davacı tarafın, ek davalardan haberdar olmadığı, ek davaların kendisine ihbar edilmemesi nedeni ile ferilerinden dolayı fazladan ödeme yaptığı ve bu nedenle zarara uğradığı şeklindeki beyanının, Medeni Kanun 2. Maddesinde belirtilen ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır'' şeklindeki iyiniyet ve dürüstlük kuralına uymadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın miktar itibari ile kesin olarak reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 392,18-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır