T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/339 Esas
KARAR NO:2025/157
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/06/2024
KARAR TARİHİ:17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının alacağının tahsili için .... İcra Md. ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı ... Tic Ltd Şti hakkında cari alacağı sebebiyle İlamsız İcra takibi başlattığını, davalı/borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek borca, faize ve ferilere itiraz ederek takibi durdurduğunu, işbu itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak davacının alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını ve mesnetsiz olduğunu, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, işbu davaya ve İcra Takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla davalının haksız ve mesnetsiz itirazların iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında her hangi bir cari hesap sözleşmesi yapılmadığını, her iki tarafın da tacir olup bir cari hesap anlaşması yapılmadığını, davacının, dosyaya cari hesap sözleşmesi sunmadığını, davacının alacağın dayanağı olarak cari hesaba dayandığını, bir fatura sunmadığını, davalının ticari defterlerinde de davacının bir alacak kaydı bulunmadığını, davacının alacak iddiasının asılsız olduğunu, yapılacak yargılama ile davacı tarafın kötü niyetli olduğunun anlaşılacağını, açılan davaya açıklanan nedenlerle cevap verme zarureti hasıl olduğunu belirterek açılan davanın reddine, davacı taraf kötü niyetli olduğundan %20’den kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, Gelir İdaresi Başkanlığından davacı ve davalı şirketin 2023- 2024 yılı BA- BS formları dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 669.291,84 TL Asıl Alacağın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalının 27/04/2024 tarihinde iş bu dosyadan haricen haberdar olduğu, davalının 01/05/2024 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu ve İİK 67.maddesi uyarınca işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 01/01/2025 tarihli raporda; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 17.04.2024 tarih ... E. sayılı ilamsız icra takip dosyasından: takip 17.04.2024 Tarihi İtibariyle Her İki taraf kayıtlarına göre: davacının davalıdan 635.001.75 TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz (34.290.09 TL) talebinin açıklamalar çerçevesinde davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü hususu da nazara alınarak yerinde olmadığı, takipten (17.04.2024) itibaren 635.001.75 TL tutarındaki davacı alacağı için talebe uygun olarak % 51,75 ve değişen oranlarda faiz talebinin de Mahkememiz taktirlerinde olduğu, tarafların diğer hususlardaki taleplerinin de Mahkememiz takdirlerinde mütalaa edildiği belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir.
Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.
Somut olayda, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle tanzim olunan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin olarak davacı tarafından davalıya mal satışı ile ilgili düzenlenen 05.03.2024 tarih ... ... seri nolu KDV dahil 835.001.75 TL bedelli “... ... birim fiyatı 3.036.37 TL üzerinden 250 kutu (mutemelen ilaç) “açıklamalı E.Faturanın davacının davalı nezdinde oluşturulan (Muhasebesel anlamda) 320 Satıcılan ana hesap altında 320.01.0006 nolu Borçlu Cari hesap üzerinden kayda alındığı, İşbu mal alış faturasına 05.03.2024 tarihinde 200.000 TL kısmi ödeme yapıldığı takip (17.04.2024) tarihi itibariyle davalının davacıya cari hesaptan kaynaklanan 635.001.75 TL borçlu olduğu her iki taraf ticari defter kayıtlarından tespit edilmiştir. Tarafların 2024 yılı içindeki beyanlarının birbirini doğruladığı her iki tarafın BA/BS formlarından
da anlaşılmıştır.
Buna göre, davacının davalıdan 635.001.75 TL alacaklı olduğu, davaya konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde yer aldığı ve davacı alacağının takip talebinde belirtildiği şekilde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın iddiasının ispatlandığı, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin 635.001,75-TL asıl alacak üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, işlemiş faiz alacağı yönünden harçlandırılan bir tutar olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 635.001,75-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, işlemiş faiz alacağı yönünden harçlandırılan bir tutar olmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (127.000,35-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 43.376,97-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.497,79-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 35.879,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 99.250,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 7.497,79-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 235,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.732,79TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır