T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/345 Esas
KARAR NO : 2025/429
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:11/10/2018
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davalı ile davacı arasında 11/04/2017 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre danışmanlık hizmetinin ... Sistemin talep ettiği durumlarda geçerli olacak ve fiyatlandırmanın davacının onayı ile yapılacağını, davacının davalı firmadan herhangi bir hizmet talep etmediğini, davalının da davacıya herhangi bir danışmanlık hizmeti vermediğini, davacının işyerinde veya davacının belirleyeceği herhangi bir müşteri adresinde çalışmadığını, bu nedenle davalının herhangi bir alacağı oluşmadığını, davacı tarafından ... Ltd Şti'ne ödenmesi gereken 73.986,00'lik bedelin 07/05/2018 tarihinde iki firmanın ünvanlarındaki benzerlik sebebiyle davalıya sehven gönderildiğini, dava dışı üçüncü kişi ... Danışmanlık ve Eğitim Hiz Ltd Şti'nin davacıya vermiş olduğu hizmetler karşılığında toplamı 78.986,00 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, bu faturaların karşılığı firma ünvanlarına benzer olduğundan sehven davalı hesabına yatırıldığını, davalıya yapılan ödeme miktarına bakıldığında bu bedelin ... Dan ve Eğitim Hiz Ltd Şti'ne yatırılacak bedel olduğunun açık olduğunu, sehven yapılan bu işlemin ardından davalı tarafından davacıya ... seri nolu 27/04/2018 tarihli açıklama kısmında ... ve Hizmet Bedeli, birimi olduğu iddia edilen 73.986TL bedelli faturanın gönderildiğini, bu faturanın gönderildiği tarihin 08/05/2018 olduğunu, yani paranın yatırıldıktan bir gün sonra faturanın davacıya gönderildiğini, davacının ... ve Dan Ltd Şti'ne herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davalı hesabına sehven yatırılan bedelin davacıya iadesi ve kabul edilmeyen faturanın iadesi için ihtarname gönderildiğini, bedelin iade edilmemesi üzerine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 78.936TL bedelli icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamını, %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davaya cevap sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, danışmanlık hizmet sözleşmesi, ihtarname, fatura, dekont, irsaliyeli fatura, ticaret sicil kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya uyap sureti, Ba-Bs formları, vergi dairesi kayıtları her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dava, davacı tarafından sehven davalıya ödediği iddia edilen bedelin tahsili maksadı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 73.986,00 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
BOZMA; Mahkememizin 06/07/2021 Tarihli 2020/14 Esas 2021/561 Karar sayılı dosyası ile sübut bulunmayan davanın reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2024 Tarih 2024/449 Esas 2024/632 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilerek Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'ninBölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2024 Tarih 2024/449 Esas 2024/632 Karar sayılı kararının kaldırılmasına gerekçesinde özetle; "23/02/2021 tarihli ara karar ve işbu ara kararın ihtarı usul ve yasaya uygun olmadığından söz konusu ara karara bağlanan sonuçların doğmayacağının gözetilmesi ve usulüne uygun yeniden süre verilerek yargılama yapılması gerekirken mevcut delil durumuna göre karar verilmesi isabetli olmamıştır.
" şeklinde karar verilmiştir.
Dosyanın ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 15/01/2025 tarihli raporunda özetle; ''...Davacı şirketin incelenen 2017-2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalı şirketin ticari defter ve belge incelemesinin yapılamadığını, davacı şirket ile davalı ve dava dışı şirketlerin husumete konu fatura ve ödemenin yapıldığı tarih
öncesinde başlayan ticari ilişkilerinin olduğu görüldüğünü, dava dosyasına sunulan sözleşme ile
davacıya tanzim edilen faturaların tutarlarının tutmuyor olmasının sebebi olarak davacıya verilen
hizmetin esnek olması ve hakedişe bağlı olarak tanzim edildiği anlaşıldığından davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirketin 73.986,00 TL borçlu gözükmesi, dava dışı şirketin ise husumete konu ödeme tutarında ve ödemenin yapıldığı tarihe yakın
tarihlerde husumete konu ödeme tutarı 73.986,00 TL. kadar bakiye alacağının olduğunun
görülmesi ve husumete konu ödemenin yapıldığı 07.05.2018 tarihinde davacı şirketten 136.998,00
TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini,
mahkemeye ... tarafından gönderilen 10.07.2024 tarihli müzekkere cevabının
ekindeki davalının, davacı şirkete ödemenin yapıldığı tarihten 2 gün sonra gönderilen kargo içeriği
evrakın davacı şirkete tanzim edilen ve ihtarnamede faturayı teslim aldığı tarihi doğrulaması da
davacı şirket iddiası doğrular nitelikte olduğuna ilişkin kanaatin oluşması gibi hususlar biraraya
geldiğinde davacı şirketin, davalı şirkete husumete konu ödemeyi sehven gönderdiği ve davalı şirketten
73.986,00 TL. alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı şirketin ticari defterlerinin
incelenmesinin bu hususta önem arz ettiğini belirterek, bir çok kez telefonla aranmasına
rağmen davalı şirkete ulaşılamadığını ve ticari defter kayıtlarının incelenmediğini, davacının, davalı şirket aleyhine 02.07.2018 tarihinde ....İcra Müdürlüğü ... E.
nolu icra dosyası ile 73.986,00 TL ana para talebinin yerinde olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama
yetkisine dair bir husus olduğu...''
tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; davacı tarafından davalıya sehven ödediği iddia edilen bedelin tahsili maksadı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı ile davalı arasında 11/04/2017 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre danışmanlık hizmetinin ... Sistemin talep ettiği durumlarda geçerli olacağı ve fiyatlandırmanın davacının onayı ile yapılacağı, davacının davalı firmadan herhangi bir hizmet talep etmediği, davalının da davacıya herhangi bir danışmanlık hizmeti vermediği, davacının işyerinde veya davacının belirleyeceği herhangi bir müşteri adresinde çalışmadığı, bu nedenle davalının herhangi bir alacağı oluşmadığı, davacı tarafından ... Ltd Şti'ne ödenmesi gereken 73.986,00 TL bedelin 07/05/2018 tarihinde, iki firmanın ünvanlarındaki benzerlik sebebiyle sehven davalı tarafa gönderildiği, davalı taraf her ne kadar seven gönderilen bedelin iadesi için başlatılan takibe borcu olmadığından bahisle itiraz etmiş ise de; dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirketin 73.986,00 TL borçlu gözüktüğü, dava dışı şirketin ise husumete konu ödeme tutarında ve ödemenin yapıldığı tarihe yakın
tarihlerde husumete konu ödeme tutarı 73.986,00 TL kadar bakiye alacağının olduğu ve husumete konu ödemenin yapıldığı 07.05.2018 tarihinde davacı şirketten 136.998,00
TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
mahkemeye ... tarafından gönderilen 10.07.2024 tarihli müzekkere cevabının
ekindeki davalının, davacı şirkete ödemenin yapıldığı tarihten 2 gün sonra gönderilen kargo içeriği
evrakın davacı şirkete tanzim edilen ve ihtarnamede faturayı teslim aldığı tarihi doğrulamasının da
davacı şirket iddiasını doğrular nitelikte olduğu, davacı şirketin, davalı şirkete husumete konu ödemeyi sehven gönderdiği ve davalı şirketten
73.986,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesi için ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşıldığından, davanın kabulü ile, isim benzerliği neticesinde davalı tarafa sehven gönderilen paranın iadesi için başlatılan takibe itirazın iptaline;
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 5.053,98-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 893,57-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.160,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 893,57- TL harç gideri ve 16.850,00-TL yargılama gideri toplamı olan toplam 17.743,57-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır