T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/35 Esas
KARAR NO : 2025/274 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davalı arasında ticari ilişki sonucunda davalının borcunu ödemediğinden aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğü ... Esas, ... Esas ve ... esas sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının her icra dosyasına ayrı ayrı süresinde itiraz ederek takiplerin durduğunu, davalı aleyhine tarafları ve konusu aynı olan birden çok icra takibi bulunması nedeni ile usul ekonomisi gereği hepsi bakımından ortak bir dava açılmasının mümkün ve uygun olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı katlması kaydı ile, davanın kabulüne, ... 23. İcra Müdürlüğü ... Esas,... Esas ve ... esas sayılı dosyalarına konu İtirazların ayrı ayrı iptaline ve her bir dosya bakımından takibin devamına, ... 23. İcra Müdürlüğü ... Esas, ... Esas ve... esas Sayılı dosyalarının her biri bakımından ayrı ayrı asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla alacaklarının faizi ile tahsilinin temini için, davalıya haber verilmeksizin ve takdiren teminatsız aksi kanaat halinde ise taktir olunacak teminat da yatırılmak suretiyle davalının menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz işleminin uygulanmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın aynı somut olaya dayanan alacak talepleri için aynı ticari ilişkiye dayandırılan birden fazla takip başlattığını, tek dosya üzerinden talep edilebilecek alacakların üç ayrı icra dosyası ile talep edilmesi karşı taraf vekilinin fazladan vekalet ücretine hak kazanma saiki taşıdığından hakkın kötüye kullanımını teşkil ettiğini ve TMK md.2'ye göre kişiler sahip olduğu haklardan dürüstlük kuralı çerçevesinde yararlanması gerektiğinden takiplerin usulen reddini, davacı tarafın dilekçesinde davalının takibe konu alacaktan sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, davalı aleyhine gönderilen icra takibinin haksız olduğunu ve davacının davalı şirketin kusur durumunu ispat eden bir delil sunmadığından, davalının sorumluluğunun doğmadığını ve davalı şirketin sözleşme konusu olayda sorumluluğu bulunmadığından davacı tarafından talep edilen tazminatın reddedilmesi gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddi ile birlikte takibin iptaline, davacının fazladan ve kötü niyetli olarak icra takibi yürütmesi nedeniyle talep edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmistir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalı aleyhine ... 23.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, ... 23.İcra müdürlüğünün ... Esas ve ... 23.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyalarından yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu görüldü.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Karşı tarafın beyanları üzerine delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ... 23. İcra Müdürlüğü ...Esas,...Esas ve ... esas Sayılı dosyaları (celbi talep olunur), faturalar, ticari defterler, mail yazışmaları, banka kayıtları, sözleşmeler, arabuluculuk anlaşamama tutanağı, tanık, bilirkişi, raporu, yemin, keşif vs. Her türlü sair delil
dosya arasına alınmıştır.
... 23. İcra Müdürlüğü ... Esas, ...Esas ve...esas Sayılı takip dosyaları incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.780,44 TL, 2.046,68 EUR, 19.207,30 USD alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takiplerin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Mali Müşavir ...'ya tevdi edildiği, bilirkişinin 13/05/2024 tarihli raporunda özetle ; Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine istinaden delil niteliğine haiz olduğunu, davalı şirketten ticari defterlerinde davalıdan Türk Lirası olarak 1.780,44 TL, Euro olarak 2.046,68 Euro, USD olarak 19.207,30 USD alacaklı olduğunu, bu alacaklar da davalı tarafça bilinebilir olduğunu, davacının, davalıdan ... 23. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile ....A.Ş. aleyhine başlattığı ilamsız takipte 19.207,30 USD ( 532.797,05 TL) alacaklı olduğunu, davacının 19.207,30 USD asıl alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceğini, ... 23. İcra Müdi ... E Sayılı Dosyası ile ...A.Ş. aleyhine başlattığı ilamsız takipte 2.046,68 Euro ( 60.207,79 TL) alacaklı olduğunu, davacının 2.046,68 Euro asıl alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceğini, ... 23. İcra Müdi ü ... E Sayılı Dosyası...A.Ş. aleyhine başlattığı ilamsız takipte, 1.780,44 TL alacaklı olduğu davacının alacağına 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 16,75 orandan başlayacak değişen oranda avans faiz uygulanması gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın Mali Müşavir ...'ya tevdi edildiği, bilirkişinin 16/09/2024 tarihli Ek raporunda özetle; davacı açısından yeniden yapılan inceleme sonucunda davacının hükmedilecek alacaklarına takip tarihinden itibaren aylık % 2 akdi faiz uygulanması gerekeceğini, davalı açısından davalının kök rapora itirazlarının raporda herhangi bir değişiklik gerektirmediğini, oradaki tespit ve görüşlerin aynen muhafazası icap ettiği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, ancak yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (açık hesap ilişkisi) bulunduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin yapılan icra takiplerine davalının itirazı ile takibin durması sonrasında itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının alacaklı olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın Mali Müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişinin 13/05/2024 tarihli raporunda özetle ; Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine istinaden delil niteliğine haiz olduğu, davalı şirketten ticari defterlerinde davalıdan Türk Lirası olarak 1.780,44 TL, Euro olarak 2.046,68 Euro, USD olarak 19.207,30 USD alacaklı olduğu, bu alacak miktarlarının da davalı tarafça bilinebilir olduğu, davacının, davalıdan ... 23. İcra Müdürlüğü... E Sayılı Dosyası ile ...A.Ş. aleyhine başlattığı ilamsız takipte 19.207,30 USD ( 532.797,05 TL) alacaklı olduğu, davacının 19.207,30 USD asıl alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği, ... 23. İcra Müdi ...E Sayılı Dosyası ile....A.Ş. aleyhine başlattığı ilamsız takipte 2.046,68 Euro ( 60.207,79 TL) alacaklı olduğu, davacının 2.046,68 Euro asıl alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği, ... 23. İcra Müdürlüğü ...E Sayılı dosyası ile ....A.Ş. aleyhine başlattığı ilamsız takipte, 1.780,44 TL alacaklı olduğu davacının alacağına 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 16,75 orandan başlayacak değişen oranda avans faiz uygulanması gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı taraf işlemiş ve işleyecek faiz yönünden taraflar arasında akdi faiz kararlaştırıldığını beyanla rapora itiraz etmiş, alınan ek raporla sözleşmenin 5.1.6 maddesinde aylık % 2 faiz kararlaştırıldığı, davacının başlatmış olduğu takipteki faiz oranlarının da bu oranla uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda, davalı taraf her ne kadar hakkında başlatılan icra takiplerine itiraz ederek takiplerin durmasına neden olmuş ise de; dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davacının davalı taraftan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne, davalının ... 23.İcra müdürlüğünün ... Esas, ... 23.İcra müdürlüğünün ...Esas ve ... 23.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takiplerin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takiplere konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takiplerine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak her bir takip dosyasındaki asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 23.İcra müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 23.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 23.İcra müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 40.629,78-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.326,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 29.303,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 93.218,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 11.326,65-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.165,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.491,65TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır