T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/393 Esas
KARAR NO:2024/844
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/07/2024
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine, davalı tarafından .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davacı ...'nın takibe konu çeki, ...'a göndermek üzere İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... Kargo Şubesi'ne 23/05/2023 tarihinde teslim ettiğini, aradan birkaç gün geçtikten sonra ..., ...'yı arayarak çekin ... ... Kargo şubesine gelmediğini, çeki alamadığını ve bunun üzerine ... çeki teslim ettiği ... Kargo Şubesi'ne gittiğini, kargo şubesinde bulunan görevlinin kendisine kargonun Samsun'da yola çıktığını ama şoföre ulaşamadığını, çekteki ilk ciranta ...'a takip konusu çek ulaşmadığını ve dolayısıyla çekte ...'ın imzası bulunmadığını, ..., çekte imzası olmadığından takibin iptali için ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, davacının davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip miktarı üzerinden % 20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiştir.
Dava, MENFİ TESPİT davasıdır.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 74. Maddesinde davaya vekalette özel yetki verilmesi gereken haller sayılmıştır. Buna göre bir davada müvekkil tarafından vekile açıkça yetki verilmemişse, vekil davadan veya kanun yollarından feragat edemez. Somut olayda davadan feragat ettiğini bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat edebileceğine ilişkin özel yetki de bulunduğu, feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2)Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan harçtan 142,53-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3)Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
5)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
Dair, Tarafların yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır