T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/409 Esas
KARAR NO : 2025/358
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin elektronik cihazlar, güvenlik amaçlı elektronik uyarı sistemleri, kamera ve görüntü sistemleri, konularında ticari faaliyet sürdürdüğü, davalı şirket ise tanıtım amaçlı fuar organizasyonları düzenlemek, katılımcıların ürünlerini teşhir ile pazarlama olanağı sağlama konularında ticari faaliyet gerçekleştirdiğini, iş bu ticari faaliyet çerçevesinde taraflar arasında ... Merkezinde Gerçekleşecek Olan Afet Yönetimi Fuar ve Zirvesi İçin Katılım Sözleşmesi başlıklı ilişkinin gerçekleştiğini, davalı şirketin sözleşmesel edimini ifa edeceği, sözleşmeye uygun bir şekilde fuarı düzenleyeceği ve belirlenen koşullarda stant sağlayacağına güvenen davacı şirketin davalı şirkete ... Bankası kanalıyla 11.08.2023 tarihinde 6.000,- TL, 18.08.2023 tarihinde 6.297,- TL, 11.09.2023 tarihinde 16.000,- TL, 17.10.2023 tarihinde 16.000,- TL olmak üzere toplamda 44.297,- TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin davacı tarafından katılım sözleşmesinden kaynaklı ödemeleri almasına rağmen fuarı birden fazla kez gerekçesiz ve keyfi olarak ertelediği, bu konularda bir bildirimde bulunmadığı, bu nedenle davalı şirkete ... 57. Noterliği kanalıyla ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, dava konusu akdin feshedildiği, davacı tarafından ödenen bedellerin ticari faizi ile birlikte geri ödenmesinin ihtaren bildirilerek davalının temerrüde düşürüldüğünü, davalı tarafın ihtarnameye rağmen borcunu ödememesi sebebiyle davalı şirket aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu belirterek davanın kabulü, ihtiyati haciz talebinin kabulü, takibin devamı, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında dava dilekçesinde belirtilen 01.08.2023 tarihli katılım sözleşmesinin imzalandığını, ancak fuarın 2-4 Ekim 2024 tarihine ertelendiğini, fuarın ertelenmesinin davalıya da külfet olduğu, fuarın ertelenmesinin o zamana kadar fuarın düzenlenmesi adına yapılan fuar tanıtımı, reklam ve organizasyon hazırlıklarının karşılıksız kalmasına sebebiyet verdiğini, davalının aynı hazırlıkları tekrar yapmasının gerektiği, fuarın ertelenmesinde davalıya yüklenecek bir kusurun bulunmadığı, keyfi gerekçelerle fuarın ertelenmesi iddiasının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında akdedilen Katılım Sözleşmesinin 32 maddesinde davacının düzenlenme tarihi, ismi, yerleşim projesi gibi değişikliklerin yapılmasını peşinen kabul ettiğini, iki şirket arasında akdedilen sözleşme gereği fuar tarihinde meydana gelebilecek değişikliklere tarafların rıza gösterdiğinin açık olduğu, hal böyle iken davacının ahde vefa ilkesi gereği sözleşmeye riayet etmesi gerekirken, açık sözleşme hükümlerine rağmen sözleşmeden dönerek edimin iadesini talep etmenin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin tarafların daimî adresi olan e- posta yoluyla fuar tarihinde meydana gelen değişiklikleri bitirdiğini, bu itibarla bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, ayrıca davacıya ... 27. Noterliğinin... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşme gereği 2-4 Ekim 2024 tarihinde düzenlenen fuara katılması gerektiği ve katılmasının arzu edildiğinin iyi niyetli olarak bildirildiğini, davalının üzerine düşen hizmet verme edimini yerine getirerek fuarı belirtilen tarihte organize edeceğini, davacıya yapmış olduğu ödemeye istinaden ... fatura numaralı 05.02.2024 tarihli 44.297,- TL tutarlı faturanın keşide edildiği, davacı tarafın söz konusu faturaya haksız olarak iade faturası kesmişse de davacının kestiği iade faturasının davacıya ... 18. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edildiğini, özetle basiretli bir tüccar alan davacının fuar tarihinde meydana gelen değişikliğe rağmen katılım sözleşmesine bağlı kalması gerekirken, haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmeden dönme yolunu seçtiği, bu noktada davalının herhangi bir kusurunun olmaması ve sözleşme hükümleri gereği davanın reddinin gerektiğini, Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, davacı vekili tarafından sunulan ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce celp edilen ... 25. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine 56.047,48 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Fuar Organizasyonu alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 09/03/2025 tarihli raporda; sektörel anlamda yapılan açıklamalar ışığında ve ertelemenin 1 yıl sonrası gibi bu sektör bakımından oldukça uzun sayılabilecek bir zaman sonrasına yapılmış olması karşısında taraflar arasındaki sözleşmenin 32. Maddesine dayanmanın hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği, her ne kadar tacirin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü mevcut ise de fuarın düzenlenmesi ile ilgili olmak üzere sürecin davacının iktidar alanında bulunmadığı da dikkate alındığında, anılan hükme dayanılarak keyfi uygulamalar ile diğer taraf için katlanılmaz tasarruflarda bulunmanın önü açılabilir ki bunun anılan madde yönünden kelepçe sözleşmesi mahiyetinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceği, ayrıca dava dosyası kapsamında davacıya fuarın ertelenmesi ile ilgili gönderilmiş bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı dikkate alındığında, davacının haklı sebeple sözleşmeyi feshetmiş sayılabileceği, Mahkeme takdirinin feshin haklı fesih olduğu ve ödenen organizasyon bedelinin iadesi yönünde olması halinde davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan alacağının toplam 55.829,56 TL olduğu, anapara tutarı olan 44.297,- TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda reeskont faizi talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.08.2023 tarihli tarihli fuar katılım sözleşmesine istinaden 23-25 Kasım 2023 tarihlerinde yapılacak "...gerçekleştirilecek fuarın davalı tarafça birden fazla kez ertelenmesi gerekçe gösterilerek sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemelerin tahsili için ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, taraflar arasındaki Fuar katılım sözleşmesinden dönülmesi sebebiyle ödenen bedelin iadesine ilişkindir.
Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamamış ve arabuluculuk son tutanağı dosyamıza sunulmuştur.
6098 sayılı TBK'nun İfa imkânsızlığını düzenleyen 136 maddesinde “Borcun ifası borçlunun sorunlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nun Kısmi ifa imkânsızlığını içeren 137. maddesinde, "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkansızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkansızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafin boru kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir.
Yine 6098 Sayılı TBK'nun Aşırı ifa güçlüğünü düzenleyen 138.maddesinde: "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." hükmü düzenlenmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş olup, ertelemenin 1 yıl sonrası gibi bu sektör bakımından oldukça uzun sayılabilecek bir zaman sonrasına yapılmış olması karşısında taraflar arasındaki sözleşmenin 32. Maddesine dayanmanın hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği, her ne kadar tacirin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü mevcut ise de fuarın düzenlenmesi ile ilgili olmak üzere sürecin davacının iktidar alanında bulunmadığı da dikkate alındığında, anılan hükme dayanılarak keyfi uygulamalar ile diğer taraf için katlanılmaz tasarruflarda bulunmanın önü açılabilir ki bunun anılan madde yönünden kelepçe sözleşmesi mahiyetinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceği, ayrıca dava dosyası kapsamında davacıya fuarın ertelenmesi ile ilgili gönderilmiş bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı dikkate alındığında, davacının haklı sebeple sözleşmeyi feshetmiş sayılabileceği, feshin haklı fesih olduğu ve ödenen organizasyon bedelinin iadesi yönünde olması halinde davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan alacağının toplam 55.829,56 TL olduğu, anapara tutarı olan 44.297,- TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda reeskont faizi talep edilebileceği tespit edilmiştir.
Somut davada taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında davacı fuar katılımcısı, davalı ise fuar düzenleyicisidir. Davacı tarafından fuar katılım sözleşmesi gereğince belirlenen bedelin davalıya ödendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar 01.08.2023 tarihli tarihli fuar katılım sözleşmesine istinaden 23-25 Kasım 2023 tarihlerinde yapılacak "..." gerçekleştirilecek fuara katılım konusunda sözleşme imzalanmıştır. Ancak söz konusu sözleşme kapsamında kararlaştırılan fuar davalı tarafça öncelikle ... tarihinde Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla ... Buluşmasının yapılacak olması sebebiyle fuar tarihinde değişiklik yapılmış son olarak da ... tarihlerine ertelenmiştir. Ancak davalı tarafça davacı taraf ile müzakere edilerek yeni bir tarih belirlenmemiş ve davalı tarafça sözleşme kapsamındaki edimler yerine getirilmemiştir. Ayrıca dava dosyası kapsamında davacıya fuarın ertelenmesi ile ilgili gönderilmiş bir bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında, davalı tarafça yeni bir tarih belirlense bile yukarıda belirtilen yasal mevzuat gereği de davacının kendisi de müzakere edilmeden farklı bir tarihte aynı ülkede veya başka bir ülkede düzenlenecek fuara katılmaya zorlanmasının kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenlerle davacının / sözleşmede belirtilen tarihlerde yapılmayan fuara ilişkin davalı tarafca sözleşmede belirtili edim yerine getirilmediğinden davacı tarafça ödenen bedelini iadesini talep etmekte hukuken haklı olduğu kanaatine varılmış olup, davanın kısmen kabulü ile; ... 25.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 44.297,00-TL asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı yönünden re'sen yapılan hesaplamaya göre(temerrüt tarihi olarak belirlenen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 06.02.2024 -takip tarihi olan 08.05.2024 arası avans faiz oranına göre) 5.277,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.574,41-TL üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine uygun olarak % 51,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-)... 25.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 44.297,00-TL asıl alacak ve 5.277,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.574,41-TL üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine uygun olarak % 51,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-) İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek asıl alacak bedelinin %20'si oranında olmak üzere 9.914,88-TL aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.025,93-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 756,49-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.269,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan; 756,49-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 107,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.863,99TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.200,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
7-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 21/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır