T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/438 Esas
KARAR NO :2025/45
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:29/07/2024
KARAR TARİHİ:20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay günü olan 24/01/2024 tarihinde davacı, eşi ...'ün sevk ve idaresindeki ... Marka 2003 model ... plakalı araçta yolcu olarak seyir halindeyken; davalı tarafından sigortalı bulunan ...'nın sevk ve idaresindeki Kia marka 2020 model ... plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu'nun Madde 57/1-a açık hükmünü ihlal eder vaziyette tali yoldan ana yola giriş yapması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası gerçekleştiğini, kazanın gerçekleştiği ..., davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan araç şoförünün çıkış yaptığı 868. Sokağa nazaran ana yol mahiyetinde olup, geçiş hakkının davacının içinde bulunduğu araca ait olduğunu, ancak dikkatsiz ve KTK'da belirtilen kurallara riayet etmeyen davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsü ..., davacının içinde bulunduğu araca ön tarafından çarptığını, bu sebeple davalı şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ... KTK Madde 57/1-a ve sair kurallara riayet etmediğinden tam kusurlu olduğunun açık ve net olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağı'nda görüleceği üzere; "... plakalı araç sürücüsü ...'nın, 2918 sayılı KTK’ nın 57/a hükmünde belirtilen “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar." kuralına uymaması nedeni ile kazanın meydana gelmesinde tam ve tek kusurlu olduğunun açık olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ..., kavşakta geçiş üstünlüğü olan davacının içinde bulunduğu araca çarpması sonucu iş bu kaza meydana gelmiş olup, kazanın oluşmasında tam ve tek kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacı ... ...'ün de aralarında bulunduğu 3 kişi yaralanmış ve derhal 112 Acil Servis aracıyla hastaneye sevklerinin sağlandığını, davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan teşhisinde sağ köprücük (klavikula) kemiğinde kırık olduğu, göğsünde, kafasında, omzunda ve vücudunun çeşitli yerlerinde darbeye bağlı ekimoz tespit edilmiş ve derhal müdahale edildiğini, davacıya yapılan ilk müdahale ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleşmekle birlikte, kazadan 1 hafta sonra davacı hastanın Prof. Dr. ... Şehir Hastanesi'ne sevkinin sağlandığını, davacının kazadan dolayı aktif kullandığı sağ elini halihazırda kullanamaz hale gelmiş ve birçok ihtiyacını başkalarının yardımıyla karşılamak mecburiyetinde kaldığını, davanın ikame edildiği tarih itibariyle de davacının sağ omzu askılıkla olup, tedavisinin halen sonlanmadığını, davacının yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı ve... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki araç, davalı ... Sigorta A.Ş.'nde Karayolları Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ve ... poliçe numarası ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu ve dolayısı ile davacının doğan geçici ve daimi sakatlık zararından davalının mesul olduğunu, Yasakoyucu tarafından kabul edilen 14/04/2016 tarihli ve 6704 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 97’nci maddesine eklenen "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." hükmü kapsamında 08/03/2024 Tarihinde davalı şirkete başvuru yapılmış olup başvurumuz neticesinde ... sayılı hasar dosyası açılmış, ancak herhangi bir ödeme yapılmayacağının belirtildiğini, 6704 sayılı kanun ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 97’nci maddesine eklenen "Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü gereğince yasal sürede zararı karşılanmayan davacı adına iş bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacının 09/08/1972 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle; 51 yaşında, evli ve bir anne olduğunu, davacının kazanın meydana geldiği tarihte temizlik işi yaparak fiilen çalışmaya ve ailesinin geçimini sağlamaya devam ettiğini fakat davacının maluliyeti nedeniyle halihazırda kazanç kaybına uğradığı gibi devam eden hayatından da fiilen çalışmakta zorlanacak olup, kazanç kaybı yaşayacağını, davacının maruz kaldığı kaza sonucunda, kazanın gerçekleştiği günden beri ve halen dahi ne yazık ki çalışamamakta ve ailesine maddi katkı sağlayamadığını, ayrıca ev işlerini yaparken de oldukça zorlanmakta, ailesinden yardım alarak ev düzenini sağlamaya çalışmakta olduğunu, nihayetinde, davacı adına geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, ayrıca çarpma sonucu oluşan hasar nedeniyle davacının geri kalan hayatı boyunca hareket kısıtlılığı yaşayacağı ve eskisine oranla daha fazla efor sarfetmek zorunda kalacağından ekonomik geleceği sarsılacağının da kuşkusuz olduğunu, davacının bu kaza nedeni ile daimi sakat kalarak iş gücü kısıtlanmış, aktif kullandığı sağ kolunun kullanamaz hale geldiğinden temizlik işi yapamadığını, daimi sakat kalan davacının sakatlık oranının ise yargılama sürecinde alınacak Sağlık Kurulu raporuna göre belirleneceğini, netice olarak davacının 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan daimi sakatlık tazminatını alabilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin doğduğunu, Arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacının kaza nedeniyle temizlik işlerine gidememekte olup, hiçbir geliri bulunmamakta, üzerine kayıtlı herhangi bir menkul ya da gayrimenkul malının bulunmadığını, dolasıyla davacının harç , teminat ve gider avansını karşılayabilecek bir ekonomik gücünün olmadığını, işbu arz edilen nedenlerle adli yardım taleplerinin kabulü ile, davacının dava ile ilgili harç ve masraflar bakımından adli yardımdan faydalanmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek Adli Yardım Talebimizin kabulü ile, davalı sigorta şirketinin söz konusu tazminattan sorumlu olduğunun kabulüyle 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, şimdilik belirsiz;100,00 TL geçici maluliyet(sakatlık) tazminatının, 100,00 TL daimi maluliyet(sakatlık) tazminatının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım talebinin mahkememizin 06/08/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya süresi içerisinde cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup davacının tedavi evrakları, poliçe örneği, SGK'dan hizmet döküm cetveli, işyeri ünvan listesi dosyamız içerisine alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili 02/01/2025 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesi ile, sulhe ilişkin ibraname, feragatname ve makbuz imzalanmış olup imza altına alınan protokolü dilekçe ekinde sunmuş olup, tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını belirterek davadan feragat ettiklerini beyanla gereğince karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 03/01/2025 tarihli dilekçesi ile; yapılan sulh sözleşmesi gereği davacı taraf ile karşılıklı şekilde avukatlık vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 74. Maddesinde davaya vekalette özel yetki verilmesi gereken haller sayılmıştır. Buna göre bir davada müvekkil tarafından vekile açıkça yetki verilmemişse, vekil davadan veya kanun yollarından feragat edemez. Somut olayda davadan feragat ettiğini bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat edebileceğine ilişkin özel yetki de bulunduğu, feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17,33 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Yapılan masrafların taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Talep gibi taraflar adına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 20/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır