T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/477 Esas
KARAR NO :2024/881
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/08/2024
KARAR TARİHİ:16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ülkemizin en büyük kapalı alanda üretim, satış ve pazarlama faaliyeti yürüten Tente / Branda şirketi olup grup şirketlerinden oluşmakta ve yüzlerce çalışanının bulunmakta olduğunu, taraflar arasında çok sayıda sözleşme olduğunu, sözleşmelerde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu sebeple de işbu davanın İstanbul Mahkemelerinde açıldığını, tacir olan taraflar arasında eser sözleşmesinin mevcut olduğunu, yüklenici davalılar burada edimlerini sözleşmelere göre belirlenmiş süre içinde gereği gibi yerine getirmemiş ve ürünleri ayıpsız - tam çalışır vaziyette teslim etmediğini, davalıların yüklenici olarak TBK /471-472-473-474 ve devamı maddelerine uygun davranmadığını ve eseri süresi içinde çalışır vaziyette ayıpsız olarak kesin kabul ile teslim edemediği gibi sözleşmelere göre teslim edilmesi gereken süre sonrasında ise 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen ... projelerini tümden ayıpsız / kesin kabul ile çalışır vaziyette teslim edemediklerini, teslim edemediklerini, eser, iş sahibinin kullanmayamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve sözleşme hükümlerin önemli ölçüde aykırı olunca davacının da daha sonradan haklı sebeple sözleşmeden dönme hakkını kullandığını ve 18/10/2022 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yaptığı ödemeleri geri istediğini, sözleşmelere göre davacı tarafından TBK /479 maddesi kapsamında ödemelerin mödüllerin ve işlerin tamamlanmasına bağlı olarak parça parça ödeme şeklinde anlaşıldığını, modüller tamamlandıkça bir başka mödüle geçildiğinden davalılar tarafından kesilen faturayı davacının ödemesi gerektiğinden aşama aşama ödemelerin yapılmak zorunda kalındığını, ama şirketler arası bir cari mutabakatın olmadığını, davalı yüklenicinin T.BK/125 maddesi uyarınca temerrüdünün söz konusu olduğunu, davacının bu sebeple haksız yere ödediği miktarları geri isteme hakkının doğduğunu, davalıların sözleşmelere göre üstlendikleri görevler incelendiğinde ... yazılımları modüller halinde yüzlerce - binlerce sistem halinde yapay zeka destekli entegrasyon ile çalıştığından sistemin ayıpsız - tam - sağlam çalışır vaziyette tamamen kurulması gerektiğini, aksi halde yarım yapılan işlemlerin çalışmadığını, davacı işveren ile davalı yükleniciler arasındaki çeşitli ... ek protokolleri ve sözleşmelerinden kaynaklı Eser Sözleşmeleri nedeni ile yüklenici davalıların temerrüdü sonucu; proijenin sözleşmelerde belirtilen süresi içinde davacıya tam - sağlam ve çalışır vaziyette ( canlıya geçiş) kesin kabul ile teslimi yapılmadığını, bu nedenle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmış ve ödemelerini geri istediğini, ancak davalılar tarafından bu güne kadar davacıya hiçbir ödeme yapılmadığı gibi karşı davalar ve takiplerin açıldığını, taraflar arasındaki sözleşmelerde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, eser davalı yükleniciler tarafından davacı iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ve sözleşme hükümlerin önemli ölçüde aykırı yapıldığını, davacının buna rağmen ödemelerin %90'dan fazlasını davalılara yaptırdığını, sonuçta da ; davacı da tüm bu nedenlerle; aşırı mağdur olduğunu ve haklı sebeple TBK /475.maddesi gereği sözleşmeden dönme hakkını kullanmış olduğunu ve yaptığı tüm ödemeleri geri istediğini, ancak bu tarihe kadar davacıya yapılan ödemenin söz konusu olmadığını, davalılar tarafından üstlenilen işler yüzlerce modüllerden oluşan ve entegrasyon ile çalışan sistem olduğundan bir kısmının eksikte olsa yapılmış olması halinde kısmen bedele hak kazanılan diğer eser sözleşmelerinden ( inşaat gibi ) farklı olarak burada; yarım - eksik iş söz konusu olmadığını, sistem bir bütün halinde entegre olarak kurulup çalışması gerektiğinden bir kısım eksik yapılan işlerin bedeli davalılar tarafından talep edilemeyeceği durumun söz konusu olduğunu, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacının bu dava ile eser sözleşmelerin yükleniciler tarafından ayıplı ifası, davalı yüklenicilerin temerrüdü ve resen dikkate alınacak diğer sebepler nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti, taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin feshi ve tüm sözleşmeler gereği davalılara verilmiş tüm ödemeler ve projelerin yürütülmesi için 3.kişi şirkete ödenen ek bedellerin iadesini talep etme zorunluğunun hasıl olduğunu belirterek davacı tarafından davalı yüklenicilere sözleşmeler nedeniyle ödenen tüm parasal miktarların, SMMM bilirkişi marifeti ile hesap edilerek saptanmasını ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesine, sözleşmeler süresince davalıların edimlerini s üresi içerisinde tam olarak yerine getirememesi, yeterli personel görevlendirmemesi, süreci uzatması vb. nedeniyle ... projelerindeki ve sözleşmeler kapsamındaki tüm işlemlerin hızlanması için davacının kendi yazılım personeli dışında sonradan ... şirketinden bedel ödeyerek ek hizmet almak zorunda kalması nedeniyle bu kişiye ödenmiş bedellerin de hesaplanarak davacıya ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... yazılım, davacıyı yalnızca Lisanslama işini yapmış olup Proje bakımından sorumluluğunun olmadığını, sözleşmeye ilişkin tüm taleplerin yalnızca ve yalnızca sözleşmenin tarafı olan davalıya yönlendirilebildiğini, huzurdaki dava bakımından görüleceği üzere ... yazılım ve danışmanlık anonim Şirketi (V.N. ...)'nin davacı yan ile yalnızca Lisans Sözleşmesi akdettiğini, davada taraf olarak gösterilen diğer davalının ise ... (V.N. ...) olduğunu, her iki davalının iki ayrı tüzel kişiliği olup davalı tarafın bu firmalar ile ayrı ayrı sözleşmeler akdettiğini, dolayısıyla davacı yan ile akdedilen iki ayrı sözleşmenin mevcut olduğunu, davalı ... Yazılım ile davacı arasında akdedilen sözleşme ... yazılımının Lisans Sözleşmesi olduğunu, davacı ile ... Yazılım arasındaki sözleşmenin konusunun en basit tabiriyle ... yazılımının kullanımı için akdedildiğini, dolayısıyla sözleşmesel sorumluluğu yalnızca yazılımın kullanımı için lisans sağlamakla sınırlı olduğunu, özetle davalılardan ... Yazılımın davaya konu ... Danışmanlık işi bakımından lisans aşamasını yürütürken davalılardan ... Teknolojinin ise proje kısmında olduğunu, davacı yan tarafından dava dilekçesinde üzerinde durulan tek konunun projenin ayıplı olduğu iddiasında olduğunu, dolayısıyla ... Yazılım'ın huzurdaki iddialar bakımından tek görevi Lisans Sözleşmesine dayalı olarak lisans sağlamak olduğunu, ... Yazılımın davacı yandan aldığı bedelleri lisans sözleşmesine göre lisans sağlamak için almış ki bedeller de davalı şirkete eksik ödendiğini, dolayısıyla asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Ayıplı olduğu iddia edilen proje bakımından ... Yazılım'ın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davada davacı yan tarafından yalnızca projenin ayıplı olduğu iddiasıyla hareket edilerek asılsız beyanlarla her iki davalı şirketin de sorumlu tutulmaya çalışıldığını, ancak mevcut durumda davalı şirketlerin sözleşmelerde yer alan ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri fazlası ile yerine getirmesine rağmen, davalı şirketlerin yaptığı işlerin karşılığının davacı yan tarafından eksiksiz olarak ödenmediği gibi, süreç boyunca taraflar arasındaki sözleşmelerin davacı yan tarafından defalarca ihlal edildiğini, davacı tarafın borçlu olduğunun tespit edilmiş olup davacı tarafı borçlu olmadığının tespiti yönündeki iddiaların haksız olduğunu, davacı firmanın haksız bir şekilde fatura bedellerini ödememiş olup davalı şirket ... Yazılım tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 11.840,14 Euro asıl alacak yönünden ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline karar verildiğini, dolayısıyla ile davacı tarafın borçlu olmadığının tespiti yönündeki talepleri haksız olup zaten davacının borçlu olduğunun tespit edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyanın celbini talep ettiklerini, davalı tarafın sözleşmenin sona erme tarihine kadar ödemelerini yapması gerekirken ödemelerini yapmadığını, ancak ... ... firma ana lisansör olarak davalı firmaya lisans faturalarını kesmeye ve davalıdan ödeme almaya devam ettiğini, bundan kaynaklı olarak taraflarınca davacıya Tazminat davası açılmış olup tazminat davasının yargılaması .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile devam ettiğini, davacı firmanın haksız bir şekilde fatura bedellerini ödememiş olup ... teknoloji tarafından davacı tarafa .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile alacak davası açılmış olup yargılamanın devam ettiğini, davalı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı şirketin üzerine sözleşme kapsam ve içeriği gereği çalışmaların ek geliştirmeler dahil %98 i tamamlamış olup, Yükselen Tente ekibine, ... takım liderleri danışman kadrosu ve proje yöneticisinin de dahil olduğu 50 farklı eğitim verildiğini, kalan % 2 lik kısım ise ürün hiyerarşisi ve ürün gruplarına ilişkin bilgilerin tamamlanamaması ve Tespit isteyen tarafın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden kaynaklı olduğunu, ayrıca davacı tarafın davalı şirketin hali hazırdaki hak edişlerini dahi ödemediğini, diğer bir hususun da davacı tarafın bugüne kadar kendi üretim süreçlerinde kullandığı, anaveri formatı ile ilgisi olmayan dosyalar vermiş olup, mevcut test verileri bu dosyaların davalı şirket tarafından yorumlanması sonucunda oluşturulduğunu, oldukça uzun zaman alan bu sürecin ardından ürün tam olarak çalışır bir şekilde teste sunulmuş fakat test/öğrenme amaçlı bir şekilde ilgili ürünün anaverilerinin davacı personeli tarafından değiştirildiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete 11 Ekim 2022 tarihli e - mail ile tespit isteyen tarafın sorun olarak ilettiği konuları cevaplandırdığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın her iki davalı yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP suretleri dosyamız içerisine alınmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, davanın Alacak ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) olduğu, anlaşılmıştır.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir.
Mahkememizdeki iş bu dava ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tarafları ve konusu yönünden birbirini etkileyecek nitelikte olduğu, söz konusu dosyanın taraf iddia ve savunmaları yönünden bilirkişi incelemesi safhasında bulunduğu anlaşılmış olup, anılan yasanın 4. fıkrası uyarınca "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" hükmü uyarınca tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizin iş bu dava dosyası ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği, dosyaların birleştirilerek inceleme yapılmasının usul ekonomisi bakımından önem arz ettiği anlaşıldığından usul ve dava ekonomisi de gözönüne alınarak her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya önce açılan dava olan ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dosyamız ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında HMK.'nun 166. maddesi gereğince fiili ve hukuki irtibat bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek olması ve yargılama ekonomisi ile birlikte farklı kararların önlenmesi amacıyla dava dosyamızın ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine,
3-HMK 166/3 maddesi uyarınca, birleştirme kararının ilk davanın açıldığı mahkemeye derhal bildirilmesine,
4-Sair hususların anılan Mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren ESAS HÜKÜM İLE BİRLİKTE, iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.16/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır