T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/481 Esas
KARAR NO :2025/449
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:19/08/2024
KARAR TARİHİ:22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalılar/borçlular tarafından 30.08.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak ile ... Sokak Kesişimi adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla KDV dahil- toplam 15.266,76-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 17.064,78 -TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim
edildiğini, borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar davacı şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü ve davacı şirketin delilleri ışığında davacı şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, dava konusu hasar sebebiyle ortaya çıkan zarar kalemlerinin belirlenebilir olduğu ve alacağımızın likit olduğu da göz önünde bulundurularak, borçluların itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle ve önemlilikle davaya konu alacaklara karşı zamanaşımı itirazı bulunduğunu, itirazın iptali davalarında kesin yetkiye ilişkin bir kural söz konusu olmasa dahi genel yetki kuralı gereği davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu davada İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri yetkili olduğunu, yetki itirazının kabulüne karar verilmesini ancak asla davayı kabul etmemek itirazıyla davalı şirket ile ilgili işler yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptığını, davalı şirket ile ... Altyapı arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacağını, davalı şirketin asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde davalı şirketin bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması, davalı şirketin işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını, davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dökümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile davalı şirketten taleplerde bulunulması kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağı bulunduğunu, öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan davalı adına usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle ;Yetkisizlikle davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin yerleşim yeri dikkate alındığı takdirde; işbu itirazın iptali davasında yetkinin İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin davacı yana herhangi bir şekilde zarara uğratması mümkün olmadığını, icraya konu alacağa dair oluştuğu iddia edilen hasarın muhattabı müvekkil şirket olmayıp, üçüncü (3.) tüzel kişilerdir. öncelikle davanın, husumet yokluğu ve yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın tüm talepleri ile birlikte reddi ile icra takibinin iptaline, %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı üzerine yükletilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa teşmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı elektrik dağıtım şirketinin altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Hasara ilişkin hasar tespit tutanağı, hasar fotoğrafları ve ihtar üst yazı suretleri, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin ödeme emri sureti, Davalı borçluların itiraz dilekçesi, Arabuluculuk son tutanak aslı , .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı emsal nitelikli gerekçeli kararı v.s her türlü yasal delil
dosya arasına alınmıştır... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 17.064,78 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Elektrik Mühendisi ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 15/04/2025 tarihli raporunda özetle ; Hasarın meydana geldiği adreslerdeki kablo derinliğinin çok az ve standartlara (... Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esasları) uyulmadan tesis edildiğini, kazı çalışmasının başlaması ile hemen ortaya çıktıklarını, tuğla ve ikaz şeridi de olmadığından, hasarın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, meydana gelen hasardan, davalı şirketlerin (teknik olarak) sorumluluğu olduğu yönünde bir sonuca (nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere) ulaşılamadığını, söz konusu hasarın meydana gelmesinde, davacı şirketin (veya yüklenicisinin), ilgili yer altı kablo tesislerinin kriterlere uygun olarak döşenmemesi bakımından, asli ve tam (%100) kusurlu olduğunu, kazı izninin alınmamış olması ile ilgili değerlendirme sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğunu ancak, izin alınmış olsa bile, teknik olarak, kabloların kablo döşeme kriterlerine uygun olarak döşenmemiş olması sebebiyle, aynı sonuçla karşılaşılacağı ve hasarın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, dolayısıyla, davacı tarafın icra takibinin uygun olmadığı, bu nedenle davalı taraf(lar)ın icra takiplerine itirazlarının yerinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; Davalı tarafça yapılan alt yapı çalışması sırasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği , bu hasarın tazminine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. 30.08.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak ile ... Sokak kesişimi sayılı adresinde davalı şirketler tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında davacı tesislerine hasar verildiği, davacı şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip malzeme bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşımı bedeli olarak üç bedele ilişkin hesaplama yapıldığı, bu bedellerin toplamı üzerinden alınan %18’lik KDV ile birlikte, asıl alacak miktarının belirlendiği ve takip başlatıldığı, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine toplam 17.064,78-TL.'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış davalılar/borçlularca borca ve icra takibine itiraz edilmesi akabinde huzurdaki itirazın iptali davası açılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Türk Borçlar Kanunu 50. Maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Mahkememizce aldırılan 15.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait kablo tesisinin derinde
olmadığının, davacı kurum tarafından yapılan yer altı kablo tesislerinin yönetmelikte belirtilen standart ve
derinliklerde olmadığının belirtildiği, 15.04.2025 tarihli bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meydana gelen olayda davacı tarafın kabloları ilgili yönetmelik hükümlerine uygun derinlikte döşememesi nazara alındığında, davacının altyapı tesislerinin zarar görmesinde davalılara atfedilebilecek bir kusurunun bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın reddine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.064,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
5-Davalı ...Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.064,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinen yüzüne, karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 22/05/2025
Katip ..
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır