T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/483 Esas
KARAR NO : 2025/476
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında mobilya ürünlerinin imalatı montaj işinin yapımı nedeniyle davalıya 23.11.2023 tarihli 704.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının bakiye 24.000
TL borcunu ödemediğinden aleyhine .. 4. İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kestiği faturanın davalının hiçbir zaman tebliğ edilmediğini ve tebliğ edilmeyen faturanın kesinleşmediğini, davalının davacıdan mobilyalar satın aldığı ve bu mobilyaların bedeli olan 680.000 TL'nin tamamının davacıya ödendiğini, davacının davalıya sattığı mobilyaların bir kısmının eksik bir kısmının ayıplı çıktığını, davalının davacıya süresinde 29.02.2024 tarihli e-posta ile ayıp ihbarında bulunduğunu, davacının hatalı parçalarla ilgili ödeme talep ettiğini, fatura içeriğindeki mobilyaların davalıya teslim edilmediğini ifade ederek, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalıdan bakiye fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Davalı tarafa kesilmiş olan 23/11/2023 tarihli, 704.000,00-TL bedelli fatura, Ödemelere ilişkin dekont suretleri, Davalı tarafa gönderilmiş olan mail çıktıları, ... 4. İcra Dairesi ... Esas Sayılı Dosyası Uyap Sureti, ... Arabuluculuk Bürosu ... numaralı dosyası arabuluculuk anlaşamama son tutanağı v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
... 4. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 29.440,00 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın ...'ya tevdi edildiği, bilirkişinin 27/03/2025 tarihli raporunda özetle ; Tarafların ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri gereğince delil niteliğine haiz olduğunu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebetin olduğunu, davacı taraf davalı aleyhine 11.05.2024 tarihinde başlatmış olduğu ilamsız takipte, 24.000,00 TL asıl alacak , 5.440,00 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.440,00 TL alacağının asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek TTK. 1530. Madde faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, yapılan incelemede davacının, davalıdan, 6102 sayılı TTK 1530. Madde gereği faiz ve takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğini, 23.999,57 TL asıl alacak talep edebileceğinin hesaplandığını, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %51,75 oranından başlayacak değişen
oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında mobilya işinin montajı ve imalatı hususunda anlaşma bulunduğu, anlaşmaya istinaden davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ancak davalının bakiye fatura alacağını ödemediğinden bahisle takip başlattığı anlaşılmıştır. Davalı ise cevap dilekçesinde özetle faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, alınan mobilyaların bedelinin ödendiğini, davacıdan satın alınan mobilyaların ayıplı olduğunu, bu nedenle ayıp ihbarında bulunduklarını, fatura içeriğine konu malların teslim edilmediğini beyan etmiştir.
Akdî ilişkinin kurulduğu tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, ihbarda ve bildirimde bulunmazsa eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Ayıpların varlığı ve süresinde ayıp ihbar ve bildiriminde bulunulması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılmıştır.
TBK'nın 474. Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, ...E. ...K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, ... E....K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıp, iş sahibinin eseri kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı derecede ağır bir ayıp ise, iş sahibi eseri kabulden kaçınma hakkına sahip olup, sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıbın ağırlığının bu derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi, bu tür ayıplardan dolayı, eserdeki ayıbın büyüklüğüne göre, ücretten indirim veya büyük masrafı gerektirmemek kaydıyla eserin onarımını talep edebilecektir.
Tüm dosya kapsamı uyarınca bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, yapılan inceleme neticesinde taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olduğu, bu ticari münasebetin açık hesap ilişkisinde önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etme durumunun söz konusu olduğu, Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki ticari faaliyetin 2023 yılında başladığı ve 2024 yılı içerisinde devam ettiği görülmektedir. Tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemede davacı kayıtlarında, davalıdan 23.999,57 TL, davalı kayıtlarında davacıya 20.000 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf nevi değişikliği yaptığı ve şahıs işletmesinden Limitet şirkete hesap geçişlerini aktarmasını 3.999,57 TL eksik yaptığı görülmektedir. Mevcut durumda davacının davalıdan takip tarihi ile 23.999,57 TL alacaklı olduğu denetime açık ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir.
Davalı yapılan işlerin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de bu yöndeki iddiasını kanıtlar nitelikte dosya kapsamında herhangi bir somut delil sunmamıştır.. Davaya konu işin devamı ve teslimi sonrasında ayıp ihbarının yapıldığına dair veya eserin ayıplı olduğu ve düzeltilmesi gerektiği hususunda davacıya süresinde veya süresinden sonra herhangi bir bildirimde bulunduğuna dair dosya kapsamında somut bir delile rastlanmadığı göz önüne alınarak davalının beyanlarına itibar edilmeyerek davanın Kabulüne, ... 4.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin 24.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (4.800-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
2-... 4.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 24.000,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 51,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
3-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (4.800-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.639,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 502,77-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.136,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 502,77-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 752,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.254,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı 29/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır