T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/497 Esas
KARAR NO : 2025/979
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/08/2024
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden biri olup gerek yurt içi gerek yurt dışı müşterilerinin taleplerini karşılamak amacıyla yasalar ile belirlenen paket ve koli gibi kargoların taşınması, sınıflandırılması ve dağıtımı işi ile iştigal ettiğini, tamamen kargo alanında faaliyet gösteren davacı şirketin hizmet ağının çok geniş olması nedeniyle ve taşımacılık sektörünün doğurduğu ihtiyaçlar doğrultusunda, Merkez, Bölge Müdürlükleri, Transfer Merkezleri ve tüm ülkeye yayılan şubelerinin yanı sıra bu alanda bağımsız tacir sıfatıyla hizmet veren acentelerle faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı ...' da davacı şirketin faaliyet sürdürmüş olduğu acentelerden bir tanesi olduğu, davacı şirket ile davalı arasında ... Şubesi'nin kargo taşımacılığı faaliyetinin yürütülmesi için 01/06/2012 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, huzurdaki davaya konu ilamsız icra takibinin ... 8.İş Mahkemesi'nin ...E.... K. Sayılı ilamı doğrultusunda davacı şirket tarafından dava dışı çalışana ödenen tutarın Acentelik Sözleşmesi kapsamında davalı/borçludan rücuen tazmini amacıyla ikame edildiği, davalı yanın, icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davaya konu alacağa ilişkin davacı şirket ile davalı arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesi'nin '' Resmi Kurum ve Kuruluşlarla 3. Şahıslara Yapılacak Ödemeler ve Sorumluluk '' başlıklı 14/b Maddesinde;'' Acente, yanında çalıştırdığı personele ilişkin olarak İş Kanunu hükümlerine uymayı, bu kapsamda ilgili kuruluşlarla gerekli bildirimleri yapmayı, personele ilişkin SGK primlerini ve personelinin İş Kanunu'ndan doğan her türlü işçi alacağını ödemeyi, personelinin ikame edeceği herhangi bir davada sorumluluğun kendisine ait olduğunu,...'ya herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, işçi alacaklarına ilişkin olarak ...'dan herhangi bir talepte bulunulduğunda, bu talebin Acente ‘ye rücu edileceğini ve işbu talebe ilişkin tutarı, herhangi bir mahkeme kararı olmasa dahi, ...'ya talebi müteakip derhal ödeyeceğini, ...'nun işbu talebe ilişkin tutarı Sözleşme'nin 38. Maddesine göre tahsil yetkisi olduğunu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. '''' Personel Yapısı ve Sorumlulukları '' başlıklı 27/a Maddesinde; ''...Acente, ...'nun belirleyeceği nitelikte ve sayıda personel çalıştırmayı, personelin ...'nun belirlediği niteliğe uymaması halinde, her türlü sorumluluğu kendisine ait olmamak üzere derhal işten çıkarmayı ve yerine...'nun onaylayacağı yeni personel almayı, personel ücretleri, primleri ve her türlü istihkaklarının ödenmesi hususunda yalnızca kendisinin yükümlü olduğunu, personelin ...'ya dava açması ve ...'nun ödeme yapması halinde, işbu bedelin tahsili için kendisine rücu edileceğini ve işbu talebe ilişkin bedeli derhal ödeyeceğini veya böyle bir durumda, ...'nun ödenmeyen miktarı gecikme faizi ile birlikte Sözleşme'nin 38. Maddesine göre tahsil yetkisi olduğunu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. '' denildiğini, Acentelik Sözleşmesinin işbu maddeleri kapsamında davalının ... Şubesi'nin kargo taşımacılığı faaliyetlerini yürütürken istihdam ettiği çalışanların ücret ve her türlü istihkaklarının ödenmesi hususunda yalnızca kendisinin yükümlü olduğunu, çalışanların davacı şirkete dava ikame etmesi ve davacı şirketin ödeme yapması halinde, ödeme yapılan tutar için davalı acenteye rücu edileceği, davalının da derhal ödeme yapacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin sabit olduğunu, davalı ile davacı şirket arasındaki Acentelik Sözleşmesinin feshedilmiş olup davalı bünyesindeki çalışanların iş akdinin sona erdiği, bunun akabinde çalışan ...’in ... 8.İş Mahkemesi'nin... E. ... K. Sayılı dava dosyasında davacı şirkete ve davalıya karşı işe iade davası ikame ettiğini, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde dava dışı ...'in davasının kabulü ile işe iadesine, 5 aylık brüt ücreti tutarında 18.500,00 TL işe başlatmama tazminatı belirlenmesine ve en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları olan brüt 17.108,00 TL boşta geçen süre ücretinin davacıya ödenmesine, mali haklarda davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verildiği, ayrıca 1.260,00TL yargılama giderinin ve 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, davacı şirketin dava dışı ... lehine hükmedilen alacak kalemlerinden davalı ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tutulduğu, işbu yerel mahkeme kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25.Hukuk Dairesi’nin ...E. ...K. Sayılı ilamı ile kesinleştiğini, dava dışı ...’in kesinleşen mahkeme kararı kapsamında davacı şirkete ve davalıya, ... 24.Noterliği'nin... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işe iade ihtarnamesi gönderildiğini, davacı şirketiin kesinleşen ... 8.İş Mahkemesi'nin ...E... K. Sayılı ilamı doğrultusunda ve tebliğ edilen işe iade ihtarnamesi akabinde net 18.359,59 TL işe başlatmama tazminatı, net 23.352,67 TL 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar tutarı, net 100.860,59 TL kıdem tazminatı farkı, net 16.831,80 TL ihbar tazminatı farkı, net 1.073,24 TL AGİ, net 3.084,12 TL yıllık izin ücreti farkı, 10.460,00 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 174.022,00 TL'yi 29/08/2023 ve 01/09/2023 tarihlerinde ödediğini, davacı şirketin dava dışı ...'e ödediği işçilik alacaklarını Acentelik Sözleşmesi kapsamında davalı acenteye rücu etme hakkı doğduğu, bu kapsamda; 18.359,59 TL işe başlatmama tazminatı, net 23.352,67 TL 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar tutarı, net 16.831,80 TL ihbar tazminatı farkı, dava dışı ..., davalı acente nezdinde ''01/01/2015-30/11/2021'' tarihleri arasında çalıştığından Acentelik Sözleşmesi kapsamında dava dışı..'in davalı acentede çalıştığı döneme ilişkin davalı acenteden 77.620,00 TL kıdem tazminatı farkı, net 1.073,24 TL AGİ, net 3.084,12 TL yıllık izin ücreti farkı, 10.460,00 TL yargılama gideri ile vekalet ücreti ve 24.000,00 TL faiz olmak üzere toplam 174.781,42 TL rücu edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamı kapsamında da davacı şirketin davalıyı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmaksızın davalıdan ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinin sabit olduğunu, beyan edildiği üzere Acentelik Sözleşmesi'nin 27/a Maddesinde davalı açıkça çalışanın davacı şirkete dava açması ve davacı şirketin ödeme yapması halinde, işbu bedelin tahsili için kendisine rücu edileceğini ve işbu talebe ilişkin bedeli derhal ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, tüm bu nedenlerle, davacı şirketin Acentelik Sözleşmesi kapsamında ödenen, davalının sorumlu olduğu tutarın rücuen tahsili için ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında 174.781,42- TL tutarında ilamsız icra takibi ikame edildiği, ödeme emri ve ekleri davalı/borçluya 22/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup; takip, borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, davalının takibe itirazı akabinde uyuşmazlığın sulh yolu ile çözümlenmesi amacıyla Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden, davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin gerektiği, icra inkar tazminatı için aranan diğer şartlar bir yana, özellikle davalının itirazında haksız olduğu ve alacağın likit olduğunun izahtan vareste olduğu, davaya konu borç tutarının davalı/ borçlu tarafından tahkik ve tayininin mümkün olduğu, başka bir ifade ile davalı/borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olduğunu, nitekim ... 8.İş Mahkemesi'nin ...E. ... K. Sayılı dosyası davalı tarafından yargılamanın başından sonuna kadar takip edildiği, Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi neticesinde dava dışı ...’in ... 24.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı işe iade ihtarnamesini hem davacı şirkete hem de davalıya tebliğ ettirdiği, Davalının tüm süreçten haberdar olduğu, ... 8.İş Mahkemesi'nin... E. ... K. Sayılı ilamı ve dava dışı ...'in çalışma süresi nazara alındığında dava dışı ...'e ödenecek işçilik alacakları hesaplanabilir nitelikte olduğunu, dolayısıyla takibe konu borç, likit nitelikte olup; davalının itirazı, alacağı sürüncemede bırakma gayesiyle yapılmış kötü niyetli bir itiraz olduğu, bu nedenlerle davalı aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini belirtilerek haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin 150.781,42 TL asıl alacak ve 24.000,00 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 174.781,42 -TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğu reddini talep ettiklerini, tazminata konu işe iade tazminatına yol açan işlemin davacı üst işveren yetkililerince yapıldığını, davacı ile yapılan 01.06.2012 başlangıç tarihli Acentelik Sözleşmesi ile 30.11.2021 tarihine kadar ... Şubesi olarak taşımacılık faaliyetinin sürdürüldüğünü, davacıya uygulanan fiyat politikası nedeniyle davalının bu işten kar edemez olduğu için faaliyetini sonlandırmak zorunda kaldığını, acentelik sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, davacının bizzat kendi namına yeni şube açılışını yaptığı, davalının iş yerini boşalttığı, vergi kaydını iptal ettiğini, iş yerinde çalışmakta olan davalının çocukları ...’na tazminat ödemesi yapılmak suretiyle ve ...’nun talep etmemesi sebebiyle tazminatsız olarak çıkışlarının verildiği diğer çalışanlar ..., ... ve ...’un davacı şirket bölge müdürü tarafından bu iş yerinde artık .... Şubesi olarak faaliyete devam edileceği, bu kapsamda eski işlemleri sürdürmelerinin istendiği, çalışanlardan ...’un davacının bu teklifini kabul ederek çalışmaya devam ettiğini, diğerlerinin çalışmak istemediklerini belirterek tazminatlarını talep ettiklerini, bunun üzerine davacı ... Müdürlüğü İnsan Kaynakları tarafından tazminatlarının hesaplanıp, davalının muhasebe işlerini yapan ... müşavirlik ofisine bordroların hazırlanması için bilgi verip davalı cari hesabına mahsup edilerek personel hesaplarına yatırıldığını, taraflar arasında akdedilen 01.06.2012 başlangıç tarihli Acentelik Sözleşmesinin 27. Maddesi uyarınca iş yerine personel alınması ve iş akdinin feshedilmesi için üst işveren ...’nun onayının alınması zorunluluğunun bulunduğunu, somut olayda davalının iş yerini kapatması nedeniyle çalışanların iş akdinin feshi veya devamı konusunda davalının hiçbir dahlinin olmadığı, dava konusu çalışan... ile görüşmeler ve işlemlerin bizzat davacı yetkilisi ... tarafından gerçekleştirildiğini, ... tarafından açılan işe iade davasında yapılan yargılama ve verilen feshin geçersizliği kararından anlaşılacağı üzere davacı üst işveren yetkililerinin... isimli çalışana işe devam etmesi için usulüne uygun bildirimde bulunulmadığından mahkeme tarafından işe iade kararının verildiği, bu hüküm nedeniyle de üst işverenin ...’e tazminat ödemek durumunda kaldığını, her ne kadar Acentelik Sözleşmesinde çalışanların işçilik alacakları ve tazminatlarından acentenin sorumlu olacağı hükmü mevcutsa da fiili uygulama alanında davalının bu iş akdi feshi ile hiçbir yetkisi bulunmadığından iş akdi feshine ilişkin işlemlerin davacı tarafından yapıldığından, davalının hukuki sorumluluğunun söz konusu olmadığı, davacı taleplerinin bu nedenle yersiz olduğunu, zaman aşımı itirazları bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya ve ... 8. İş Mahkemesinin...Esas sayılı dosya UYAP suretleri, acentelik sözleşmesi ve ekleri dosya içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, İşçilik Alacakları Konusunda Uzman, Acentelik Sözleşmeleri Konusunda Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 21/04/2025 tarihli raporda; TBK’nın 167/1’ncimaddesi ile Yüksek Yargıtay’ın bu konudaki oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarına göre, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmede işçinin hak ve alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmakta ise rücu alacağının sözleşme hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinden de anlaşıldığı üzere davalıya ait personelin ikame edeceği herhangi bir davada sorumluluğun davalıya ait olduğu; işçi alacaklarına ilişkin olarak davacıdan herhangi bir talepte bulunulduğunda, bu talebin Acente ‘ye rücu edileceğinin kararlaştırıldığı, bu yönü ile sözleşme hükmü nazara alındığında davacının ödediği bedelin iadesini talep edebileceğinin ifade edilebileceği, bu kapsamda heyetçe davalının sorumlu olacağı tutarın toplamının 132.860,85 TL olduğu, ödeme tarihinden başlamak üzere faiz hesabı çerçevesinde TCMB tarafından açıklanan reeskont Faiz oranları nazara alındığında faiz hesabının ise 23.500,86-TL tutarında olduğu nazara alındığında; Mahkemece davacının dava dışı personele ödediği tazminatı davalıdan talep edebileceği kanaatinde olunması halinde davacının toplam alacağının 156.361,51 TL olduğunun ifade edilebileceği, buna karşın Sayın Mahkemece davacının ödediği bedelin tamamını rücu edebileceği kanaatinde olunması durumunda ise bu talebin dekontlar ile sabit olduğu üzere 174.022,00-TL tutarında olabileceğinin ifade edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Mahkemenin takdiri olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 25/10/2025 tarihli ek raporda; dava dışı çalışana ödenen tazminat toplamından davalının sorumlu olduğu /rücu edilebilecek tutarın 150.733,30TL olarak hesaplandığı, Mahkeme'nin takdirinin davacının dava dışı personele öden tazminatı davalıdan talep edebileceği yönünde olması halinde davacının toplam alacağının ( asıl alacak + faiz) 177.395,54TL olduğu asıl alacak yönünden 48,12 TL tutarında yapılan aşkın takip tutarı olduğu, asıl alacak tutarı olan 150.781,42 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından açıklanan değişken oranlarda reeskont faizi talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki acente sözleşmesi kapsamında acente tarafından çalıştırılan işçiye davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı noktasında toplanmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Dava konusu somut olayda; davacı tarafından “taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ilgili maddeleri kapsamında davalının Tarlabaşı Şubesi'nin kargo taşımacılığı faaliyetlerini yürütürken istihdam ettiği çalışanların ücret ve her türlü istihkaklarının ödenmesi hususunda yalnızca kendisinin yükümlü olduğunu, çalışanların davacı şirkete dava ikame etmesi ve davacı şirketin ödeme yapması halinde, ödeme yapılan tutar için davalı acenteye rücu edileceği, davalının da derhal ödeme yapacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin sabit olduğu, davacı şirketin Acentelik Sözleşmesi kapsamında ödenen, davalının sorumlu olduğu tutarın rücuen tahsili için ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında 174.781,42- TL tutarında ilamsız icra takibi ikame edildiği, ödeme emri ve ekleri davalı/borçluya 22/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup; takip, borçlunun itirazı üzerine durdurulduğu” iddiası ile takip konusu alacağın tahsili ile takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi'nin '' Resmi Kurum ve Kuruluşlarla 3.Şahıslara Yapılacak Ödemeler ve Sorumluluk '' başlıklı 14/b maddesine göre; '' Acente, yanında çalıştırdığı personele ilişkin olarak İş Kanunu hükümlerine uymayı, bu kapsamda ilgili kuruluşlarla gerekli bildirimleri yapmayı, personele ilişkin SGK primlerini ve personelinin İş Kanunu'ndan doğan her türlü işçi alacağını ödemeyi, personelinin ikame edeceği herhangi bir davada sorumluluğun kendisine ait olduğunu, ...'ya herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, işçi alacaklarına ilişkin olarak ...'dan herhangi bir talepte bulunulduğunda, bu talebin Acente ‘ye rücu edileceğini ve işbu talebe ilişkin tutarı, herhangi bir mahkeme kararı olmasa dahi, ...'ya talebi müteakip derhal ödeyeceğini, ...'nun işbu talebe ilişkin tutarı Sözleşme'nin 38. Maddesine göre tahsil yetkisi olduğunu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. ''
'' Personel Yapısı ve Sorumlulukları '' başlıklı 27/a maddesi kapsamında ise; ''...Acente, ...'nun belirleyeceği nitelikte ve sayıda personel çalıştırmayı, personelin ...'nun belirlediği niteliğe uymaması halinde, her türlü sorumluluğu
kendisine ait olmamak üzere derhal işten çıkarmayı ve yerine ...'nun onaylayacağı yeni personel almayı, personel ücretleri, primleri ve her türlü istihkaklarının ödenmesi hususunda yalnızca kendisinin yükümlü olduğunu, personelin
...'ya dava açması ve ...'nun ödeme yapması halinde, işbu bedelin tahsili için kendisine rücu edileceğini ve işbu talebe ilişkin bedeli derhal ödeyeceğini veya böyle bir durumda,...'nun ödenmeyen miktarı gecikme faizi ile birlikte
Sözleşme'nin 38. Maddesine göre tahsil yetkisi olduğunu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. ''
şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ...E. ...K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ...-K:; 11/05/2017 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 tarihli, ...E.,... K. sayılı kararı; "İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; " Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk DAiresi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasında ki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin ( alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş kanunu'nda işçiyi, korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin ( yüklenici ) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözlemelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici ( alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda yüklenicinin ( alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla ...Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın asıl işverence yüklenicinin ( alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi ( alt işveren) tamamen sorumlu tutan ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin uygulaması doğrultusunda gidilmesi gerekmiştir..." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.(Emsal için bkz İst.BAM 45 HD'nin ... E... K sayılı kararı)
Emsal karar, TBK'nın 167.maddesinde yer alan " ...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, ... 8.İş Mahkemesi'nin ... E ...K sayılı ilamı incelendiğinde dava dışı işçinin 03.01.2014 tarihinde ... isimli işyerinde işe başladığı, 01.01.2015-31.10.2015 tarihleri arasında ... bünyesinde çalışmaya devam ettiği, 01.11.2015-30.11.2021 tarihleri arasında ise ...'nun yanında çalışma dönemi için işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı anlaşılmakla bu halde dava dışı işçinin çalıştığı yüklenicilerin çalıştırdıkları sürelerle orantılı olarak sorumluluk oranlarının tespiti gerektiği ayrıca dava dışı işçi yönünden hüküm altına alınan alacaklar incelendiğinde kıdem tazminatı yönünden alt yüklenicilerin hepsinin kendi hizmet süresi ile orantılı sorumluluğun olduğu(% 76,91) feshe bağlı alacaklar yönünden(ihbar tazminatı, yıllık izin ve işe iade davası sonrasında hükmedilen alacaklardan sorumluluğu ) sadece son alt yüklenici olan davalı ...'nun sorumlu olduğu, yine AGİ ödemesinin dört aylık boşta geçen süreye isabet ettiğinden davalının sorumlu olduğu döneme geldiğinden AGİ alacağının tamamından da davalının sorumlu olduğu ayrıca taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin hükümlerinden de anlaşılacağı üzere davalıya ait personelin ikame edeceği herhangi bir davada sorumluluğun davalıya ait olduğu, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı dikkate alınarak dava dışı çalışana ödenen tazminat toplamından davalının sorumlu olduğu /rücu edilebilecek tutarın 150.733,30-TL olarak hesaplandığı, işlemiş faiz tutarının taleple bağlı kalınarak 24.000,00-TL olacağı buna göre davacının toplam alacağının ( asıl alacak + faiz) 174.733,30-TL olduğu asıl alacak yönünden 48,12 TL tutarında yapılan aşkın takip tutarı olduğu, asıl alacak tutarı olan 150.733,30 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından açıklanan değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği değerlendirilmiş olup neticeten Mahkememizce de davanın kısmen kabulü ile, ... 33. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 150.733,30-TL asıl alacak ve 24.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.733,30-TL üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... 33. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 150.733,30-TL asıl alacak ve 24.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.733,30-TL üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine
3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 11.936,03-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.110,92-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.825,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 47,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.110,92-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 455,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.455,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.452,13-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9- 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.599,01 TL'sinin davalıdan, 0,99 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.15/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır