T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/576 Esas
KARAR NO : 2025/734
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında iş sahibi ... A.Ş'nin "... İli ... İlçesi ... Mah. 8877 Ada 10 Parsel"de bulunan tesislerinde inşa edilecek olan ... Projesinin çöp, moloz, atık alımı ve malzeme temini işi için, davalı müteahhit şirket ile alt taşeron olan davacı şirket arasında sözleşme imzalandığı ve davacı şirketin sözleşme kapsamında tarafına düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşme gereğince, hak edişleri karşılıklı onaylandıktan sonra davacı şirketin faturalarını kestiğini ancak davalı tarafça gerekli ödemeler yapılmadığını, bu sebeple tarafımızca karşılıklı olarak onaylanmış hak edişlere ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş olan faturalara istinaden kesilen faturalar için ... 37. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz edildiğini, ekteki hak ediş raporları incelendiğinde hak edişlerin her iki tarafı raporlarında yazan bedeller kadar borçlu olduklarının kabul edildiği uyumlu olduğunun görüleceği, ticaret mahkemesinin görev alanına giren davalarda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna davacı tarafın başvurduğunu ancak 24.09.2024 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağı bir anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile, davalı borçlu tarafça ... 37. İcra Dairesi ... E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ve ... 37. İcra Dairesi...E. sayılı icra takibinin devamına, 9420'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirket adına kayıtlı bulunan tüm menkul ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretininde davalı tarafla tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak ... 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline davası olduğu anlaşılmıştır.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, 2024 yılına ilişkin BA/BS formları dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın SMMM ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 30/06/2025 tarihli raporunda özetle ; Davacı ve davalının incelenen 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ile davalının, davacının icra takibine konu ettiği 560.547,68 TL tutarındaki chs. Alacağı hususunda mütabık oldukları görülmüş olup; davacının, işlemiş faiz talebinde bulunmadığı 20.08.2024 tarihinde icra takibi yaptığınolu icra takibi ile yaptığı 560.547,68 TL. Ana Para talebi ile 20.08.2024 icra takip tarihinden itibaren ticari faiz talebinin yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 37.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası ile toplam 560.547,68 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 560.547,68 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, yine davalı taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde de davalının davacıya bu miktarda borçlu olduğunun tespit edildiği ve davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka cılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE
-Davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacak olan 560.547,68- TL'nin % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 38.291,01-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.770,02-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 31.520,99-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 88.082,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 6.770,02-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 65,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.835,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip
Hakim