T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/622 Esas
KARAR NO : 2025/930 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/10/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACI İDDİASI VE TALEP: Davalı tarafça ticari faaliyet yürütülen, ... adresinde, borçtan dolayı kesilmiş sayaç açılarak kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle düzenlenen 47.856,53 TL. tutarlı kaçak elektrik faturası için, işlemiş faiz ve KDV si ik üzere toplam 49.292,22 TL. tutar üzerinden, ... 36.İcra ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine huzurdaki dava açıldığı,Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABI : Müvekkili ... adresinde faaliyet gösteren ...isimli kafe işyerini işletttiğini Söz konusu kafe, yoğun ve büyük bir kafe olmayıp, küçük bir işletme olduğunu, Müvekkilinin pandemi döneminin getirdiği büyük mali yük karşısında çaresiz duruma geldiğini, Temmuz 2022 tarihi itibariyle, davalı şirket tarafından tutulan tutanakta müvekkilinin şebeke giriş sigortasının arkasından ek almak suretiyle harici hat üzerinden enerji kullandığı tespit edilerek 09.12.2022 tarihli tutanak tutulduğu, aboneliği bulunan küçük bir işletme olup, dönemsel olarak kullandığı havalandırma ve klima teçhizatlarını kapatarak tüketimini azaltmaya çalıştığı, Söz konusu durum Temmuz 2022 tarihi itibariyle başlamış olup, davalı şirket tarafından ise tespit Aralık 2022 tarihinde yapıldığı, Davalı şirket personelleri tarafından tutulan tutanağın hangi kıstaslara göre tanzim edildiği de anlaşılamamış olup, tutanak tamamen hatalı olduğu, Söz konusu tutanağa müvekkili tarafından itiraz edidiği Davacının ... 36. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile usul ve yasaya aykırı gerekçelerle yöneltilmiş olan icra takibine ilişkin itirazımızın iptaline yönelik ikame edilmiş işbu haksız davanın REDDİNE, Davacı tarafa %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 36. İcra Dairesinin ... İcra Dosyası, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, Bedaş tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 31/10/2025 tarihli raporunda; Dava konusu tutanak öncesinde, elektrik kesilmesine ilişkin olarak sunulan içeriğinde; kesme işlemine dair borç bilgisi (1.520.820,21 TL), kesme mühür numarası, kesme tarihi ve saati, kesmeyi yapan görevliye ait sicil bilgisi, sayaç işaret bilgisi gibi kayıtların mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu tutanak tarihi olan 15.07.2023'ten önce, 08.03.2023 ve 12.04.2023 tarihlerinde, davalı tarafa ait elektrik aboneliğinde, ödenmemiş borçlar nedeniyle elektrik kesintisi uygulandığı anlaşıldığı, sonuç olarak, yapılan kesme işleminin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiği belinlendiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/ç maddesi uyarınca, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından ilgili mevzuata uygun şekilde kesilen elektrik enerjisinin, mücbir sebep halleri dışında yeniden açılarak kullanılması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildği, Bu kapsamda, davalının tutanak tarihi itibarıyla gerçekleştirdiği elektrik tüketiminin, kaçak elektrik tüketimi niteliğinde olduğu anlaşıldığı, Dava konusu dönem 30.05.2023 15.07.2023 tarihleri arasını kapsamakta olduğu Bu dönemde; ... seri numaralı sayaç, 30.05.2023 — 12.06.2023 tarihleri arasında 1.640 kWh elektrik tüketimi kaydetmiş olduğu, ... seri numaralı diğer sayaç ise, 12.06.2023 15.07.2023 tarihleri arasında 4.923 kWh elektrik tüketimi kaydetmiştir. (Dava konusu tutanakta belirtilen sayaç üzerindeki işaret bilgisi) Bu veriler doğrultusunda, 30.05.2023 15.07.2023 dönemine ilişkin davalıya ait toplam elektrik tüketimi: 1.640 kWh 4.923 kWh 6.563 kWh olarak tespit edildiği, Dava konusu 30.05.2023 — 15.07.2023 tarihleri arasındaki dönemde, mahalde fiilen tüketilmiş olan 6.563 kWh elektrik enerjisi dikkate alınarak yapılan 47.856,53 TL tutarındaki hesaplamanın mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu itibarla, söz konusu tüketimden kullanıcı konumundaki davalının sorumlu tutulabileceğine kanaat getirildiği, Fatura tarihi ile endeks döküm kayıtlarında yer alan sayaç işaret ve hareket bilgilerinden, dava konusu tutanağın 15.07.2023 tarihli olduğu anlaşıldığı, Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu ödemelerin, dava konusu dönemi (30.05.2023 — 15.07.2023) kapsamadığı, bu ödemelerin önceki dönemlere ait olduğu tespit edilebilmektedir. Ancak, davalı tarafın belirtilen dönem içinde (30.05.2023 — 15.07.2023) normal fatura tahakkuku kapsamında ödeme yaptığını belgelemesi halinde, mevcut kanaatim yeniden değerlendirilebileceği Açıklanan gerekçeler doğrultusunda, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu takibin, 47.856,53 TL. (asıl alacak) 1.196,41 TL. (gecikmiş gün faizi) 239,28 TL. (faiz KDV si) olmak üzere toplam 49.292,22 TL. üzerinden, davalı ... adına devam edebileceği, Görüş ve kanaatini belirtir raporum sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;Kaçak elektrik kullanıldığından bahisle düzenlenen faturanın takibe konulmasına yönelik itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup davalı tarafından borcundan dolayı kesik olan elektriğin tekrara açılmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”
Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükümleri mevcuttur.
Davalının İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itiraz ettiği anlaşılmakla; HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, zararın meydana geldiği yer itibariyle yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla ayrıca HMK 19 /2 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı ... Şirketinin, davalıya ait " ..." adresinde bulunan tüketim noktasında 15.07.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı içeriğinden, borcundan dolayı elektriği kesilmiş tesisatta kullanıma devam edildiği gerekçesi ile kaçak elektrik tespit tutanakları düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kaçak elektrik tespit tutanağına binaen; 25.07.2023 son ödeme tarihli 47.856,53 TL. bedelli kaçak elektrik tüketim tahakkukunun fatura edildiği anlaşılmaktadır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... marka ... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği, davacı şirket ekiplerince yapılan kontrol neticesinde; ilgili kullanım yeri ile ilgili kayıtlı sayaçtan borcundan dolayı kesik olan elektriği kullanıma açmak suretiyle elektrik kullanılarak kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı işyerinde kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği
MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak,
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi olarak düzenlenmiştir.
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması konusundaki 44. Maddesinde ise
(1) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanacağı hesaplanır.
3. 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre konusunda ise
45. Maddesinde (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
MADDE 46 — (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.
(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu hedel fatura edilir.
(3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. Düzenlemeleri bulunmaktadır.
İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı, 18/05/2021 tarihli ilamı ile, "mahkemece, kaçak ve ek kaçak tüketim miktarının hesaplanması bakımından öncelikle davacının kaçak kullanım başlangıç tarihinin tespiti açısından, dosya arasında bulunmayan kaçak tutanağı öncesi döneme ilişkin davacıya ait tüm tüketim ekstreleri dosya arasına alındıktan sonra yeni bir bilirkişiden/bilirkişi heyetinden; kaçak tutanak tarihindeki EPTHY uyarınca kaçak kullanımın başladığı yani ihtilafsız dönemin sona erdiği tarihin saptanması, ,bunun saptanamaması halinde, toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak esas alınarak kaçak ve ek tüketim bedelinin hesaplanması hususunda rapor alınması gereklidir." şeklinde karar verilmiştir.
Teknik bilirkişiden aldırılan rapor ile, dava konusu tutanak öncesinde, elektrik kesilmesine ilişkin olarak sunulan belgeler; kesme işlemine dair borç bilgisi (1.520.820,21 TL), kesme mühür numarası, kesme tarihi ve saati, kesmeyi yapan görevliye ait sicil bilgisi, sayaç işaret bilgisi gibi kayıtların mevcut olduğu, dava konusu tutanak tarihi olan 15.07.2023’ten önce, 08.03.2023 ve 12.04.2023 tarihlerinde, davalı tarafa ait elektrik aboneliğinde, ödenmemiş borçlar nedeniyle elektrik kesintisi uygulandığı, yapılan kesme işleminin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiği tespit edilmekle mahkememizce de bu tespite itibar belirlenmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/ç maddesi uyarınca, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından ilgili mevzuata uygun şekilde kesilen elektrik enerjisinin, mücbir sebep halleri dışında yeniden açılarak kullanılması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda, davalının tutanak tarihi itibarıyla gerçekleştirdiği elektrik tüketiminin, kaçak elektrik tüketimi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu dönem 30.05.2023 – 15.07.2023 tarihleri arasında; ... seri numaralı sayaç, 30.05.2023 – 12.06.2023 tarihleri arasında 1.640 kWh elektrik tüketimi kaydetmiştir. Yine ... seri numaralı diğer sayaç ise, 12.06.2023 – 15.07.2023 tarihleri arasında 4.923 kWh elektrik tüketimi kaydetmiştir. Bu veriler doğrultusunda, 30.05.2023 – 15.07.2023 dönemine ilişkin davalıya ait toplam elektrik tüketimi: 1.640 kWh + 4.923 kWh = 6.563 kWh olarak tespit edilmiştir. Dava konusu 30.05.2023 – 15.07.2023 tarihleri arasındaki dönemde, mahalde fiilen tüketilmiş olan 6.563 kWh elektrik enerjisi dikkate alınarak yapılan 47.856,53 TL tutarındaki hesaplamanın mevzuata uygun olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu ödemelerin, dava konusu dönemi (30.05.2023 – 15.07.2023) kapsamadığı, bu ödemelerin önceki dönemlere ait olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile ... 36. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ... 36. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,-
3-Alınması gereken 3.367,15-TL karar harcından peşin ile alınan 595,33-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.771,82TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 45.000-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yapmış olduğu 595,33 TL harç gideri ve 6.320,00- TL yargılama gideri toplamı olan toplam 6.915,33- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.600,00 TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
8- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır