T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/670 Esas
KARAR NO : 2025/978
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2023/486 Esas, 2023/581 Karar, 22/12/2023 tarihli Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinde 17/07/2021-2022 tarihleri arasında geçerli kobi paket sigorta poliçesi ile sigorta ettirilen ...'nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği... adresli ... Salonu adlı işyerinde 23/08/2021 tarihinde dahili su hasarı meydana geldiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi ile hasarın sigortalı işyerinde dış bahçeyi sulamak için kullanılan hortum başlığının kırılması sebebiyle meydana geldiğinin, toplam hasar miktarının 67.020 TL olduğunun, bahçeyi sulamak için alınan hortum ve hortum başlığının 11/07/2021 tarihinde davalı şirketten alındığının ve meydana gelen hasarın davalı şirketten rücu imkanı bulunduğunun tespit edildiğini, hasar sebebiyle davacı şirket tarafından sigortalısına 24/09/2021 tarihinde 67.020 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu nedenlerle işbu tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; anılan ürünün bahçe hortumlarının ucuna takılan basit bir sulama tabancası olduğunu, ürünün örneğin bir ay güneşin altında bahçede kalması durumunda plastiğin yıpranacağı, kırılacağı ve bozulacağını, yine bahçede bırakılan köpek vs.tarafından dişlenip kırılabileceğini, TSE'den onaylı veya makine gibi teknik servise bağlı olarak satılan veya bu şekilde satılabilecek bir ürün olmadığı gibi basınca dayanımı vs.ile ilgili bir mevzuat da bulunmadığını, su tabancasının, standart ve basınçlı suda bırakılırsa kırılmayıp contasından da kaçırabilecek plastik bir ürün olduğunu, plastik kalitesi piyasada sayılan benzerleri ile aynı olup garanti belgesi ile satılan, kırılmayan bir ürün olmadığı gibi bakım gerektiren bir üründe olmadığını, kaldı ki özellikleri arasında böyle bir bilgide verilmediğini, bu nedenle davalı şirketin satıcı olarak bir kusuru bulunmadığını, davacının satın aldığı ürünle ilgili davalı şirkete bu şekilde başka bir şikayet ulaşmadığını, öncelikle davalı şirketin anılan ürün temin ettiği ...A.Ş.'ye ihbar edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiştir.
Dosya Kusur Hasar Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 15/09/2025 tarihli raporda; davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin olay mahallinde yapmış olduğu incelemede, su kaçağını Su Tabancası Musluk Bağlantı Aparatından kaynaklandığının tespit edilmiş olduğu, taraflarınca yapılan incelemede, satın alma tarihi 11.07.2021 tarihinden yaklaşık 40 gün sonra 23.08.2021 tarihinde meydana gelen su kaçağının, Su Tabancası Musluk Bağlantı Aparatının dişli kısmındaki eğimli ve enine kopması sonucunda olduğu, bu hasarın meydana gelmesinin sebebinin ilgili aparatın sıkma ve bağlantısı sırasında fazlaca kuvvet kullanılması ile dişli kısmından kopmasına/kırılmasına sebel olduğu, bu nedenle de dava konusu dahili Su hasarına sebep veren Su Tabancası Musluk Bağlantı aparatında imalat hatası olmadığı, bağlantıyı vapan kişi veva kişilerden kaynaklı montaj hatası olduğu, Mahkemece, dava konusu dahili su basması olayının, davacının sigortalısı tarafından satın alınan Su Tabancası Musluk Bağlantı Aparatının imalat hatasından kaynaklandığı yönünde kanaatte bulunulması durumunda davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen ve yerinde inceleme yapan sigorta eksperi tarafından yapılan araştırma ile belirlenmiş olan 67.020,00TL hasar tutarının, hasarın durumu ve yerinin faaliyet kolunun Kuaför ve Güzellik salonu olduğu da değerlendirilerek, olay tarihi 23.08.2021 itibariyle makul ve piyasa şartlarına göre uygun olacağı, somut olayda hasarın imalat hatasından değil montaj hatasından kaynaklandığı, söz konusu ürün üzerinde aşırı kuvvet kullanılmak suretiyle yıpranmanın meydana gelmiş olması halinden söz edildiği ve bu hususun heyetlerinde yer alan teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında davalıya rücu edilebilecek herhangi bir hukuki dayanağının mevcut olmadığı ancak takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dava, sigorta ödemesine dayanan rücuen tazminat davasıdır.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde, dava dışı sigortalı ...'nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği ...adresli ... adlı işyerinin ... poliçe no'su ile kobi paket sigorta poliçesi ile sigortalandığı, 23/08/2021 tarihinde sigortalı işyerinde dış bahçeyi sulamak için kullanılan hortum başlığının kırılması sebebiyle dahili su hasarı meydana geldiği, sigortacı tarafından sigortalısına ödenen zararın dava dışı sigortalı tarafından davalı işyerinden satın alınan ürünün ayıplı olması iddiasına bağlı olarak doğan zarara ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun Halefiyet başlıklı 1472.maddesi aynen "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmünü içermektedir.
Dava değeri itibariyle yargılama sırasında basit yargılama usulüne uygun tahkikat yapılmış, 6100 sayılı HMK 318. Madde düzenlemesi gereği tarafların dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda oldukları, bu hususun tensip tutanağı ile hatırlatılmış ayrıca ön inceleme duruşmasında da taraflara delillerini ibraz etmeleri için usulüne uygun ihtarlı kesin süreler verilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin olay mahallinde yapmış olduğu incelemede, su kaçağını su tabancası musluk bağlantı aparatından kaynaklandığının tespit edilmiş olduğu, Mahkememizce yaptırılan teknik inceleme ve tespitler neticesinde bilirkişiler tarafından yapılan incelemede ise, satın alma tarihi 11.07.2021 tarihinden yaklaşık 40 gün sonra 23.08.2021 tarihinde meydana gelen su kaçağının, su tabancası musluk bağlantı aparatının dişli kısmındaki eğimli ve enine kopması sonucunda olduğu, bu hasarın meydana gelmesinin sebebinin ilgili aparatın sıkma ve bağlantısı sırasında fazlaca kuvvet kullanılması ile dişli kısmından kopmasına/kırılmasına sebep olduğu, bu nedenle de dava konusu dahili su hasarına sebep veren su tabancası musluk bağlantı aparatında imalat hatası olmadığı, bağlantıyı yapan kişi veva kişilerden kaynaklı montaj hatası olduğu, buna göre somut olayda hasarın imalat hatasından değil montaj hatasından kaynaklandığı, söz konusu ürün üzerinde aşırı kuvvet kullanılmak suretiyle yıpranmanın meydana gelmiş olması halinden söz edildiği ve bu hususun bilirkişiler tarafından tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında davalıya rücu edilebilecek herhangi bir hukuki dayanağının mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazında yeniden inceleme yaptırılmasını gerektirir teknik bir itirazda bulunmadığı anlaşılmakla usul ekonomisi ilkesi uyarınca yeniden inceleme yaptırılmaksızın neticeten Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 529,14-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır