T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/673 Esas
KARAR NO : 2026/487
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Mahkememizin 2024/389 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı idare tarafından yapılan ihalenin yüklenicisi olduğunu, ihale iş alan şirketlerin işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiklerini, davacının çalıştırılan işçilere ödediği tüm tutarlardan davalı alt yüklenici ve yüklenicilerin ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu uyarınca aslen sorumlu olduklarını, davalı şirketlerin çalıştırdığı ...’ın müvekkili aleyhine ikame ettiği ... 23. İş Mahkemesinin ... K sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının müvekkili idareden tahsiline karar verildiği, dava dışı işçinin ... 2 İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyası ile takip işlemi başlattığını, icra dosyasından icra emri gönderildiğini icra dosyasına brüt 274.258,25-TL'nin içinde yer alan 49.679,00 TL vekalet ücretinden, "...9.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra Iflas Kanunu ile 19.03.1963 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (iera ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil) ödeyenler tarafından gelir vergisi gelir vergisi tevkifatı yapılır..." Hükmü gereği G.V. Stopaj ve KDV Tevkifat Tutarı (12.419,75-TL) kesintisi yapılarak 261.838,50 TL ödeme yapıldığını, ayrıca dava konusu bedel işçi alacakları olduğundan müvekkil İdarece ... Vergi Dairesine Taşeronlardan kesilen yasal kesintiler (SGK prim. İşsizlik Sigorta Primi, Gelir Vergisi, Damga Vergisi gibi) 7.136,80-TL toplam olmak üzere davalılar dönemine isabet eden 3.878,17-TL ödeme yapıldığını, ödenen vergi yönünden de davalarının kabulünün gerektiğini, netice olarak işçi için 281.395,05 TL toplam ödeme yapıldığını, dava dışı alt işverenlerden tahsil edilen 128ç483,63 TL düşüldükten sonra davalılar tarafından ödenmeyen 152.911,42 TL nin davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutma kaydı ile 152.911,42 TL nin adi ortaklık olan davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından davalı ... Şti.hakkında iflas kararı verildiği anlaşılması nedeniyle işbu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek Mahkememiz iş bu esasına kaydı yapılmıştır.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, ticaret sicil kaydı dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 03/05/2026 tarihli raporda; Mahkememizin... E sayılı dosyasına tarafımca tanzim edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda müflisin sorumlu olduğu tutar 1.953,18 TL olarak tespit edildiği, işbu tutarın aynen korunacağı, dosya kapsamına celp edilen belge ve delillerden davalı müflisin ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile 31/10/2012 günü Saat: 15:50’den itibaren iflasın açılmasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleştiği, akabinde müflisin “... 3. İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden işlemleri yürütülen Müflis: ...ŞTİ. hakkında verilen iflas kararının İ.İ.K.nun 254.maddesi uyarınca KAPATILMASINA,” karar verildiği, akabinde ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin...– ... tarihli kararı ile “1- ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde... Sicil Numarasında kayıtlı ... Şirketi''nin ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla TTK’nın 547. maddesi gereğince İHYASINA, 2- Ek tasfiye işlemlerinin ... 3.İflas Müdürlüğü (...) tarafından yapılmasına” karar verildiği belirtilmiştir.
Dava; hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarından, davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili için açılan rücuen alacak davasıdır. Uyuşmazlık, rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı noktasında toplanmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ...K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli... E. ...-K:; 11/05/2017 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 tarihli,... E.,... K. sayılı kararı; "İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1.ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarihli ... Esas,... Karar sayılı kararı ile; " Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk DAiresi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasında ki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin ( alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş kanunu'nda işçiyi, korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin ( yüklenici ) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözlemelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici ( alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda yüklenicinin ( alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın asıl işverence yüklenicinin ( alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi ( alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin uygulaması doğrultusunda gidilmesi gerekmiştir..." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.(Emsal için bkz İst.BAM 45 HD'nin ... E ... K sayılı kararı)
Emsal karar, TBK'nın 167.maddesinde yer alan " ...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, Mahkememizin ... E sayılı dosyasına tanzim edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda müflisin sorumlu olduğu tutar 1.953,18 TL olarak tespit edilmiş olap, dosya kapsamına celp edilen belge ve delillerden davalı müflisin ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile 31/10/2012 günü Saat: 15:50’den itibaren iflasın açılmasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleştiği, akabinde müflisin “.... 3. İflas Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden işlemleri yürütülen Müflis: ....ŞTİ. hakkında verilen iflas kararının İ.İ.K.nun 254.maddesi uyarınca KAPATILMASINA,” karar verildiği, akabinde ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...– ...K-17.09.2025 tarihli kararı ile “... Ticaret Sicil Müdürlüğünde... Sicil Numarasında kayıtlı ... Şirketi''nin ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla TTK’nın 547. maddesi gereğince ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin ... 3.İflas Müdürlüğü (...) tarafından yapılmasına” karar verildiği, davacı tarafından yüklenici firma işçisi ...'a ödenen tutarların rücuen tahsiline yönelik olarak açılan davanın davacı yanca yapılan ödemenin temerrüt tarihi, davalının iflasının açıldığı 31.10.2012 gününden sonraki 21.04.2024 günü olduğu, dolayısı ile iflas tarihi itibari ile işlemiş faiz hesaplaması yapılması yönünde ara karar tesis edilmiş ise de hem dava dışı işçinin alacaklarının hüküm altına alındığı ilam hem de işbu dosya davacısının dava dışı işçiye yaptığı ödeme tarihinin iflas açılış tarihinden sonraki tarihte muaccel hale geldiği anlaşılmakla, iflas masasına kaydedilecek alacaklar için iflas tarihine kadar işlemiş faiz hesaplaması yapılabileceğinden davacı tarafından yüklenici firma işçisi ...'a ödenen tutarların rücuen tahsiline yönelik olarak açılan davanın kabulü ile, ... 3.İflas Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında 1.953,18-TL'nin davacı alacağı olarak müflis şirket masasına 4. sırada adi alacak olarak kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından yüklenici firma işçisi ...'a ödenen tutarların rücuen tahsiline yönelik olarak açılan davanın KABULÜ ile, ... 3.İflas Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında 1.953,18-TL'nin davacı alacağı olarak müflis şirket masasına 4. sırada adi alacak olarak KAYIT VE KABULÜNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 1.953,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 457,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.457,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti tefrik edilen dosya üzerinden hesaplandığından yeniden hesaplanmasına karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır