T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/696 Esas
KARAR NO:2025/141
DAVA:Hal Hakem Heyeti Kararının İptali
DAVA TARİHİ:22/11/2024
KARAR TARİHİ:12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya adresinde toptan meyve teslimatı yaptığını, davalının bu bedelleri ödemediğini,...Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyetine yaptıkları başvurunun reddedildiğini, red gerekçesinin de davalının sunduğu ve başkasının ödeme dekontlarına "530" rakamını sonradan ekleyerek ödeme iddiasında bulunması olduğunu, oysa bu ödemelerin davacının başka kişilerle başka işlerine istinaden olup hiçbir dekontun açıklamasında "..." işyeri numarasının yazmadığını, davalının bu açıklamayı sonradan eklediğini, ancak, Hakem Heyetinin ise inceleme yetkisi olmadığından direkt red kararı verdiğini, dolayısıyla işbu davayı açma zorunluluğunun olduğunu belirterek İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 01/11/2024 tarih ve 2024/21 karar numaralı dosyasının getirtilmesine, mezkur dosyaya sunulan dekontların asıllarının bankalarından istenmesine, yargılama sonucunda da mezkur Hakem Heyeti kararının iptal edilmesine, davacının alacağının ödenmesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 10/5. maddesine göre Hal Hakem Heyeti kararına itirazdır.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden Hal Hakem Heyeti Başkanlığı kararının tebliğine ilişkin belgelerin tasdikli bir fotokopisi, davalı asil tarafından sunulan davacının alacağı olmadığına dair beyanı ve imzasını içeren belge aslı dosyamız içerisine alınmıştır.
İncelenmesinde, davacı tarafından davalıdan 365.880,98 TL mal bedelinin ödenmemesi iddiasıyla alacaklı olduğundan bahisle İstanbul Hal Hakem Heyetine müracaat ettiği, Hal Hakem Heyetinin 01.11.2024 tarih, 2024/16 Dosya nolu ve 2024/21 Karar nolu kararı ile, davacının Hal Kayıt Sistemine kayıtlı olmadığı, sadece davalının hal kayıt sistemine kayıtlı olduğu, oysa mahsus mevzuatına göre, Hal Hakem Heyeti'nin bir uyuşmazlığa bakabilemsi için her iki tarafın hal kayıt sistemine kyıtlı meslek mensubu olması gerektiği, bu sebeple uyuşmazlığa Hal Hakem Heyeti tarafından bakılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile usulden red kararı verilmiştir.
Mahkememize dermeyan edilen işbu dava bir alacak davası olarak değil, 5957 sayılı kanunun 10/5. maddesine göre Hal Hakem Heyeti kararına itiraz olarak dermeyan edilmiştir. O halde, mahkemece bu nitelikteki bir yargılamada, sadece Hal Hakem Heyeti kararının hukuka uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Hakem Heyeti kararında, uyuşmazlığa Hal Hakem Heyetinin bakamayacağına hükmetmiştir. O halde, mahkememizce bu uyuşmazlığa Hal Hakem Heyeti bakabilir mi bakamaz mı tespiti yapılması gerekir.
5957 sayılı yasanın 10/1. maddesinde "Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulur." hükmü yer almaktadır. Yine kanunun 2/ı. maddesinde "Meslek mensubu: Malların ticaretiyle iştigal eden ilgili meslek odalarına kayıtlı kişileri," ifade eder düzenlemesi mevcuttur. O halde davacının Hal Kayıt sistemine kayıtlı bir meslek mensubu olmadığı her iki tarafın da kabulünde olduğuna göre, kanunun 10/1. maddesine göre meslek mensupları arasındaki uyuşmazlıklarla sınırlı görev tanımı olan Hal Hakem Heyetinin bu uyuşmazlığa bakması mümkün değildir. Dolayısı ile davacının Hal Hakem Heyetine değil, genel mahkemelere müracaat etmesi gerekirken, uyuşmazlıkta görevli olmayan Hal Hakem Heyetine başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Hal Hakem Heyetinin talebi usulden reddetmesi yerinde olduğundan itirazın ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, 5957 sayılı kanunun 10/5. maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır