T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/734 Esas
KARAR NO: 2025/363
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/12/2020
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2020 Tarih 2020/280 Esas 2020/315 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen... başvuru numaralı dosyada verilen ...sayılı ve 27/04/2020 tarihli karar ile başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğini, karar ile 606,80 TL vekalet ücretinin başvuru sahibi müvekkilden alınarak sigorta şirketine ödenmesine karar verildiğini, bu karara binaen Av...'un hesabından, davalı sigorta şirketinin hesabına 12.06.2020 tarihinde 606,80-TL vekalet ücreti "2019-... e. sayılı dosyanın ihtirazı kayıtlı karşı vekalet ücreti ödemesi" açıklamasıyla ödendiğini, uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında öngörülen vekalet ücretinin 12.06.2020 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen, 15.10.2020 tarihinde işbu alacağın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edildiğini ve Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 27/04/2020 tarih ve K-... sayılı kararı ile hükmedilen vekalet ücretinin mükerrer olarak talep edildiğini, müvekkilinin davalıya vekalet ücretinden kaynaklı hiçbir borcunun bulunmadığını, icra emri karşısında, haciz tehdidi altında kalmamak adına toplamda 1.170,00- TL olarak 27.10.2020 tarihinde ''ihtirazı kayıtlı vekalet ücreti ödemesi'' olarak icra dosyasına ödenmek zorunda kalındığını, davalıdan bu miktarının istirdatının gerektiğini belirterek Bakırköy ...İcra Dairesinin ... E sayılı doyasından ödenen vekalet ücreti ile bu alacağın faiz ve ferileri toplamı olan 1.700,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine, gerek iş davalarında gerekse ticari davalarda Arabuluculuğa başvuru zorunlu dava şartı olarak kabul edildiğini, davacının da Arabuluculuğa başvurması gerektiğini ancak davacı yan arabuluculuğa başvurmadığını, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davanın esastan reddine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; istirdat talebine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ... başvuru numaralı dosyasından verilen K-... sayılı ve 27/04/2020 tarihli kararı, Davalı sigorta şirketinin...ıban nolu hesabına 12.06.2020 tarihinde "... e. sayılı dosyanın ihtirazı kayıtlı karşı vekalet ücreti ödemesi" açıklamasıyla yapılan 606,80.-tl vekalet ücretine ilişkin ödeme dekontu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında öngörülen vekalet ücreti ödenmiş olmasına rağmen 15.10.2020 tarihinde aynı alacağın mükerrer olarak talep edildiği Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasından gönderilen icra emri, Bakırköy ...İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasına ihtirazi kayıtlı olarak yapılan ödemeye ilişkin tahsilat makbuzu, Bakırköy ... Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyası uyap sureti, Tanık, Bilirkişi incelemesi v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve 114/ 2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.;
''1-Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
2- Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir...'' şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; 7155 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna eklenen 5/A maddesi uyarınca, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. Maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca, dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını yada arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunması için süre verilmesi gerektiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, somut olayda menfi tespit davasının da arabuluculuğa tabi davalar arasında yer aldığı, davacının davadan önce arabulucuya başvurarak buna ilişkin anlaşmama son tutanağını dava dilekçesine eklemediği, dava öncesinde arabulucuya başvurmayan davacının davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava öncesinde arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartını yerine getirmediği anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 561,00-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 1.170,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır