T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/742 Esas
KARAR NO: 2025/254
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı sigortalısı ... A.Ş. arasında ... numaralı 31/12/2021-31/12/2022 vade tarihli "Yangın Ticari Sigorta Poliçesi" ve ... numaralı 18/05/2021-18/05/2025 vade tarihli "... All Risk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, ilgili poliçelere konu riziko adresinde, 23/09/2022 tarihinde poliçe teminat süresi içerisinde riziko adresi olan "..." adresinde meydana gelen yangın sonucu ait işletmede çok büyük çaplı bir hasar oluştuğunu, davacı sigorta şirketince sigortalısı dava dışı ... A.Ş’nin yaptığı hasar başvurusu üzerine açılan iki adet hasar dosyası (... ve ... No.lu) ile toplanan delil ve belgelerin ardından Sigortacılık Kanunu 22. Maddesi uyarınca aldırılan yasal delil değeri taşıyan ekspertiz raporu ve harici uzman raporları doğrultusunda davalı şirketler ve kurumlardan kaynaklı olduğu tespit edilen yangın hadisesi neticesinde ilgi poliçelerdeki verilen teminat ve sigorta bedelleri kapsamında davacı sigorta şirketince; bu zarara ilişkin olarak, Sigortalımıza 14.11.2022 tarihinde 2.700.000,00 USD ve ... Firmasına 03.02.2023 tarihinde 297.700,00 EUR ödeme yapıldığını, davacı sigorta şirketinin sigortalılarına yapmış̧ olduğu ödemeler ile, sigortalımızın haklarına halef olarak TTK. 1472 maddesi gereğince sorumlular hakkında, işbu davayı açma hakkı ve talep hakkına sahip olduğunu, hasar dosyasında toplanan delil ve belgeler ile teknik ve kusur yönünden aldırılan ekspertiz raporu ve uzman görüşü raporlarından anlaşılacağı üzere sigortalımızın uğradığı zarar ve oluşan yangın hasarında, karşı tarafların ihmal ve kusurundan kaynaklıdır ve davalıların sebebi olduğu, sorumluluğu bulunduğu yangın hadisesi neticesinde sigortalımızın uğradığı yaklaşık 2.700.000,0 USD + 297.700 EUR gibi çok çok ciddi boyutta bir hasar ve zarar ve sigortalılarının uğradığı zarara istinaden davacı sigorta şirketince mevcut poliçeleri kapsamında yapılan tazminat ödemelerinin söz konusu olduğunu ancak davalılardan bir kısmının sigortacıları tarafından halefiyet gereğince açılan rücu davalarının akıbeti ile kusur durumu, gerçek zarar miktarı ve davalı tarafın sorumlu olduğu tazminat tutarı, Mahkemece yapılacak yargılama ve bu yönde aldırılacak bilirkişi raporları ile ortaya çıkacağı gerekçesiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmuş ve 2.700.000,0 USD + 297.700 EUR üzerinden kısmi dava olarak açıldığını, tarafların olası kusur ve sorumluluklarının dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirtildiğini, Mahkeme tarafından yapılacak yargılama ve bu yönde aldırılacak bilirkişi raporları ile işbu raporlarla da talep ve davadaki haklılıkları ile davalı tarafların olayda kusur e sorumluluklarının da ortaya çıkacağını, davacı şirket vekili olarak ticari alacaktan kaynaklı işbu alacağımız için TTK. 5/a maddesine göre davalılara karşı ayrı ayrı zararın tazmini için Arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, tazminat miktarının yüksekliği, davalıların bu sorumluluklarını karşılayacak bir sorumluluk sigortalarının bulunmaması, başta davalı ... A.Ş,... Tic. A.Ş,... A.Ş ve... A.Ş’nin, Davalı .... ve grup şirketleri arasında malvarlığı devir ve aktarım hareketlerinin sıklığı karşısında davacı şirketin alacağının teminatsız kalacağı ve tahsilat imkanının bir daha telafisi olmayacak şekilde ortadan kalkacağı; yangın anı itibarı ile haksız fiilden kaynaklanan alacağın muaccel hale geldiği ve alacağın da rehinle de teminat altına alınmamış olması karşısında İİK 259. Madde gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesi için aranan şartların tamamının mevcut olduğunun ortaya çıkacağını, bu çerçevede, başta davalı ...A.Ş, ...Tic. A.Ş, ... A.Ş ve ...A.Ş’nin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davalılara tebligat yapılmaksızın ve duruşma açılmaksızın teminatsız olarak 2.700.000 USD ve 297.700 Euro karşılığında; davalılar, ... A.Ş, .... A.Ş, ...A.Ş ve ... Paz. A.Ş’nin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 2.700.000,0 USD tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile TBK m. 99 uyarınca fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 297.700,0 EUR tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EUR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile TBK m. 99 uyarınca fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 13/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalılar ... A.ş., ...A.ş., ... Paz. A.ş.,vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yangın hadisesinin yaşandığı hadisesinin gerçekleştiği bina yangını gerçekleştiği davalı ... AŞ. Mülkiyetinde olup , davacı tarafça dava yöneltilmiş olan diğer davalılar ...A.s. Ve .... A.s'nin yaşanan yangın hadisesi ve bu sebeple doğan zararlar ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, görülmekte olan davada bu iki davalının ne yapı maliki sıfatı ile ne de kiraya veren sıfatıyla herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple davalı müvekkiller ... A.s. Ve ... A.s yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu yangın hadisesi sebebiyle taraflarınca davalı şirketin uğramış olduğu ve sigorta şirketince karşılanmamış zararlarına ilişkin davacının sigortalısı olan kiracı şirkete karşı dava açılmış olup, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu tazminatın USD / Döviz cinsinden talep edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin sıgortalısı olan dava dışı kiracının kusuru sebebiyle çıkmış olan yangında kiralayan davlı şirket doğan zarardan sorumlu tutulamayacağını aynı zamanda müvekkil şirket yönünden illiyet bağı kesilmiş olup, müvekkil şirketin kusursuz sorumluluğunun da iddia edilemeyeceğini, davacı şirket sigortalısı dava dışı ... A.ş. ile imzalanan kira sözleşmesi uyarınca bakım ,onarım ve koruma sorumluluğunun kiracıda olduğunu, TBK'nın ilgili hükümleri uyarınca dava dışı kiracı kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlü olduğu gibi , giderilmeyen ayıbı kendi gidererek kiradan mahsup etme hakkı da bulunmadığını, adam çalıştıranın kusurusuz sorumluluğu kapsamında da tüm sorumluluğun işveren kiracıda olduğunu, davacı şirketin sigortalısı dava dışı kiracı kusuru ile kira sözleşmesine ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranarak yangının çıkmasına sebep olduğunu, davalı şirket ile davacının sigortalısı arasındaki kira sözleşmesinde yangın halinde doğacak zararlardan kiralayanın sorumluluğuna gidilemeyeceği açıkça kararlaştırıldığını, yangına sebebiyet veren davacının sigortalısı kiracı ağır kusurlu olduğunu, yangına müdehale eden ve yangından hemen sonra olay yerinde keşif yapan tarafsız resmi makamlarca yapılan tespitler ile yangının kaynak işi sebebiyle depo bölümünde zeminden seviyesinden başlayarak çıktığı sabit olduğunu, davacının sigortalısı kiracının ağır kusuru ile çıkmış olan yangında yapı malikinin kusurusuz sorumluluğuna ilişkin illiyet bağı davalı müvekkil yönünden kesildiğini, davacı tarafça sunulmuş olan özel uzman raporları açıkça şaibeli olup itibar edilemeyeceğini, davaya konu mecurdaki herhangi bir eksik yada kusura ilişkin müvekkil şirkete yapılmış yazılı hiçbir bildirim bulunmadığını, yangının yayılması ve yangından doğan zararın artması davacının sigortalısı kiracı şirketin kusurlu eylemlerinden kaynaklandığını, davalı şirket yangının söndürülmesi ve zararın artmasının önlenmesi noktasında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, depo alanındaki malzemenin yanıcı olmadığına dair iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla herhalükarda ispat yükünun davacı tarafta olduğunu, adam çalıştıranın kusurusuz sorumluluğu kapsamında da tüm sorumluluğun davacının sigortalısı işveren kiracıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2.700.000 USD ve 297.700 EUR olan tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevzuat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faizi ile TBK md.99 uyarınca fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı ile tahsili talepli açtığı işbu davanın reddi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1420'nci maddesi " Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü içerdiğini, anılan madde hükmünden anlaşılacağı üzere davacının dava konusu miktarı 14.11.2022 tarihinde ödediği göz önüne alındığında, dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığının görüleceğini, bu sebeple zamanaşımı yönündeki itirazlarını Mahkeme taktirlerine sunduklarını, dava dilekçesi ekinde sunulan 14.11.2022 tarih ve ... sayılı ... Olayı Kök Neden İnceleme Raporunda yapılan tespitlerde görüleceği üzere yangının bina elektrik tesisatının eski bakımsız ve kusurlu olması ve bu durumun mal sahibine bildirilmiş olmasına rağmen yapının kiralanması sebebiyle çıktığı ve diğer davalı ... A.Ş'nin %90 kusurlu olduğu, yapı kayıt belgesi olan yapının 11A ve 11 numaralı bölümler arasında geçiş/köprü etkisi yaratması sebebiyle ... A.Ş'nin %10 kusurlu olduğuna hükmedildiğini, tüm bu sebeplerle kusurlu oldukları kabul anlamına gelmemekle birlikte, idareleri açısından illiyet bağının bulunmadığının aşikar olduğunu, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından belirtilmemişse de; .... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında verilen 09.01.2024 tarihli Kovuşturmaya Yer olmadığı Kararının gerekçesinde yangının çıkış sebebi "Yangının ... isimli iş yerinde metal bölümünde çalışan işçiler tarafından kaynak yapılması sırasında çıkan kıvılcımların duvar arkasındaki keçeleri duvar altındaki boşluklardan geçerek tutuşturması sebebiyle çıktığı" şeklinde tespit edildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında 26.09.2022 tarihinde yapılan keşfe istinaden düzenlenen bilirkişi raporunda da "Yangın öncesi metal bölümünde kaynak yapılarak çalışmalara devam ettikleri sırada etrafa sıçrayan kaynak ve metal kesimi yapılırken oluşan kıvılcımların saç duvar arkasında yer alan sac duvarların altında bulunan boşluktan geçerek tutuşturduğu ve sonrasında yangının gelişerek yatak süngerlerine sirayet etmesi ile büyüdüğü kanaatine varılmıştır." denildiğini, işbu raporlarda davacının dava dilekçesinde dayandığı raporlarla farklı yangın çıkış sebeplerine işaret etmekle birlikte, meydana gelen zararın üçüncü kişilerin kişisel kusurlarından kaynaklandığını kanıtlar niteliğine istinaden müvekkil kurumun yaşanan olayda illiyet bağının kesildiğini gösterdiğini, mal sahibi diğer davalı ... A.Ş'nin, kiracı diğer davalı ... A.Ş'nin ve gerekli kontrolleri yapması gerekirken yapmadan poliçe düzenleyen davacının kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, davacının söz konusu işletmede yangın önlemlerinin alınıp alınmadığının kontrol ve tespitini yapma mecburiyeti bulunduğunu, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının, poliçe yapıldığı tarihte mevcut olan koşullar sebebiyle çıkan yangına istinaden rücu hakkı kalmayacağı gibi davacının kusurunun bulunduğunun da kabulünün gerektiğini, davalı kurum aleyhine açılan işbu davanın reddini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek öncelikle zamanaşımı itirazımızın kabulü ile davanın müvekkil kurum yönünden zamanaşımı yönünden reddine, mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, davalı ... yönünden öncelikle hizmet kusuru iddiasına dayanan bir tazminat talebi söz konusu olduğundan davanın idari yargıda açılması gerektiği dikkate alınarak görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın adli yargıda görüleceğinin mahkemece kabulü halinde dahi yine Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılmış olması da dikkate alındığında yöneltilen taleplerin zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından belirtilen riziko adresi ile yangının gerçekleştiği adres birbirinden farklı olduğunu, belediyenin kontrol ve ruhsat sürecinde görevlerini yerine getirmediği iddiası yersiz olduğunu, görüldüğü üzere Belediyece gerekli kontroller ve uyarılar yapılmış olup Belediyece ... Belediyesi'ne gerekli raporun iletildiğini, İlçe belediyelerinin, yetki ve sorumluluk alanlarında, imar mevzuatının öngördüğü (Yapı Ruhsatı, Tadilat Ruhsatı, Yapı Kullanma İzin Belgesi, vb.) izinlendirmeleri yapmak, bu izinlendirmelerin uygunluğunu denetlemek, mevzuata aykırı oluşumlar için gerekli kararları almak ve bu kararları uygulamakla yetkili olmaları nedeniyle, dava konusu yangının meydana gelmesinde ya da yangının büyümesinde ve iddia edilen zararın oluşmasında Belediyemizin herhangi bir kusurlu eylemi ve sorumluluğunun bulunmadığını, nitekim belediyece yangına konu işyeri için düzenlenmiş bir ruhsata da kayıtlarında rastlanmadığını, yangının davacının sigortalısının ağır kusuru neticesinde çıktığını, bununla birlikte idareye atfedilecek bir kusur aransaydı dahi uyuşmazlık konusu binanın yapım aşamasında gerekli izinlendirmeleri yapmak, bu izinlendirmelerin uygunluğunu denetlemek, mevzuata aykırı oluşumlar için gerekli kararları almak ve bu kararları uygulamakla yetkili olan ve denetim görevi bulunan ilçe belediyesi olan ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tartışma konusu olabileceğini, ... gerek yangın öncesi gerekse yangına müdahale aşamasında üzerine düşen sorumluluğu yetkileri dâhilinde yerine getirdiğini, yangıya yapılan müdahalenin zamanında ve yeterli olduğunu, yangın raporunda belirtildiği üzere yangın itfaiye birimlerine saat 11.19 'da bildirilmiş itfaiye ekipleri tarafından 11.20'de çıkış yapılmış ve yangın yerine saat 11.27'de varıldığını ve hızla müdahale edildiğini, yine yangın raporunda belirtildiği üzere ilk olarak 4 araçlık ve 10 kişilik bir ekip olay yerine varmış onların hemen ardından 18 araç ve 39 kişilik bir ekip daha destek ekibi olarak yangına müdahale ettiğini, ancak olay yerine gidildiğinde yangının oldukça büyüdüğü ve taşınmazın alevli ve dumanlı biçimde yanmakta olduğunun görüldüğünü, yangının 23.09.2022 tarihinde başlamış kısmi tütmeler devam ettiği için 07.10.2022 tarihine kadar ekiplerimiz soğutma çalışmalarına devam ettiğini, görüleceği üzere gerek yangın öncesi tespitlerin yapılarak ruhsat ve denetim yetkisine sahip ilçe belediyesine bildirilmesi gerekse yangın sonrası müdahalenin zamanında ve yeterli biçimde yapılması açısından belediyeye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davacının yabancı para üzerinden tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının yabancı para üzerinden tazminat talep etmesinin hatalı olduğunu ve talebin reddinin gerektiğini, yine davacının yabancı para vadeli hesabına uygulanan en yüksek mevduat faizi talebinin de kabul etmediklerini, talep edilen faizin cinsinin hukuki bir temeli bulunmadığını, bu yönden de taleplerin reddi gerektiğini, ayrıca kusur ve sorumluluğa ilişkin itirazlarımız esas olmak üzere davacı tarafından talep edilen tutarların oluştuğu iddia edilen zararlarla da örtüşmediği talep edilen tazminat tutarının oluşan zarardan çok yüksek olduğunun da açık olduğunu, bu yönden de talepleri kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava yangın sebebiyle oluşan haksız fiilden kaynaklı sigortalıya ödenen tazminatın, davalılardan rücuen tahsili talebidir.
Davalılardan ...Belediye başkanlığı yetki itirazında bulunduğundan, ön inceleme aşamasında bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir.
Eldeki dava haksız fiilden kaynaklı bir dava olup, davacının/sigortalının ikametinde (HMK 16.m.), davalılardan birinin (6.m.) ikametinde veya haksız fiilin meydana geldiği yer (16.m.) mahkemesinde görülebilen davalardandır.
Somut olayda davacının ikameti Üsküdar olup, ...Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanındadır. Davacının selefi olan sigortalı dava dışı ...'in ikameti de ...'dir.Davalı ... ile ... şirketlerinin ikameti ... olup, ... Mahkemeleri yetkilidir. Yine davalılar ...Belediyesi, ... Belediyesi ve ...firmasının ikameti ...'dedir. ...'nın ise ikameti ...'tedir. Yangın ise ...'da meydana gelmiştir.
Görüldüğü üzere, ne tarafların ikametleri ve ne de haksız fiilin meydana geldiği yer mahkememiz yargı alanında değildir. O halde, davalı ... Belediyesi'nin yetki itirazı yerindedir. Her ne kadar yetki itirazında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu ileri sürülmüş ise de, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetki alanı il mülki sınırları olarak belirlendiğinden, ...'dan neşet eden ticari davalara artık ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde bakılması mümkün olmadığından, davalının bu itirazında işaret edilen mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu'nun kabulü gerekmiştir.
Bir takım kararlarında Yargıtay ve istinaf mahkemeleri, somut olayda olduğu gibi mecburi dava arkadaşlığı olmayan davalarda yalnızca itiraz eden yönünden tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğine işaret edilmiş ise de mahkememizce bu görüşe iştirak etmek mümkün olmamıştır. Zira;
Doktrinde de kabul edildiği üzere "dava birden fazla kişinin haksız fiilinden kaynaklanmış ise, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi, ortak yetkili mahkemedir. (HMK 7/1-2.cümle)" (Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı:Pekcanıtez,Atalay,Özekes; Yetkin yayınları 4. Bası, 111.sf) Bu kabul, yangın mahallinde yapılacak keşif ve incelemeler sebebiyle HMK 30. maddesinde yer alan usul ekonomisi ilkesine daha muvafıktır. Bunun içindir ki aynı yangın hakkında bir kısım tarafların da taraf olduğu ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E sayılı yargılaması halen derdesttir. O sebeple tefrik kararı verilmeksizin dosyanın ortak yetkili mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yetkisizlikle gönderilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın yetkisizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi üzerine talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, (ihtaratın kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)
4-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır