T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/78 Esas
KARAR NO : 2025/516
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle davacı ile davalı arasınnda asansör satış ve montaj sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede belirlenen asansörlerin bedeline ilaveten asansörlerin ünite başına gümrük, nakliye, depolama transfer indirme yükleme vs. masraflarının ayrıca davalılar/borçlular tarafından ödeneceğinin kararlaştırılığını, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirketin, gerek asansör bedellerine gerekse 7. maddesinde belirtilen masraflara karşılık faturaları eksiksiz düzenlendiğini ve borçlulara gönderdiğini, borçluların düzenlenen faturalara ilişkin itirazı olmadığını, davalıların borçlarını ödememesi üzerine borçlular aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibi başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulü ile ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesiyle taraflar arasında yapılan sözleşmenın dövizle yapıldığını ve bunun yasaya aykırı olduğunu, davalı taraflarca sözleşme kapsamında tüm borçları karşılığında çek verildiğini, çekin davacı tarafça kabul edildiğini fiili ödeme gününden bahsedilemeyeceğini, borcun kapatıldığını, ödemenin kıymetli evrak ile yapılması, yapılan ödemenin kabul edilmiş olması davalının sorumluluğunu ortadan kaldırarak borcu sona erdirdiğini belirterek haksız davanın reddine, yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, tarafların vergi kayıtları, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
... 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine, 23/11/2022 tarihli, sözleşmeye dayalı cari hesaptan kaynaklanan 10.727,20 TL ve istinaden takip başlatıldığı ve asansör satış ve montaj sözleşmesinden ve anılan sözleşmeye dayalı cari hesaptan kaynaklanan döviz alacağı 744,11 USD talep edildiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya mali müşavir bilirkişi, inşaat mühendisi bilirkişi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi olunmuş düzenlenen 09/05/2025 tarihli raporla yanlar arasındaki ihtilafın, davacı ile davalıların tarafı olan iş ortaklığı arasında akdedilmiş Asansör Satış Sözleşmesi’nden dolayı davacı yanın; vade farkından kaynaklanan bakiye alacağı ile İnşaat Süresince Ekipman Kullanım (CTU) Sözleşmesi’nden dolayı da yapılmış ödemelerden bakiye alacağı olup olmadığı hususlarında toplandığı, davacının Faturaları İncelenmiş olup İşin Fen ve sanat Kurallarına ve Projeye uygun bitirildiğinin anlaşıldığı, fatura bedellerinin Kadri Marufunda olduğu tespit edildiği, Mali inceleme ve değerlendirme neticesinde; her iki tarafın cari hesap ekstrelerine göre, tüm faturaların karşılıklı olarak defterlere işlendiği ve Vergi Dairelerine bildirimlerinin yapıldığı, ancak davalı ödemelerinin davacı tarafından ticari defterlere 790,88 TL fazla işlendiği, davalı cari hesaplarının her iki proje ayrılmadan beraberce takip edildiği, davalı kayıtlarında davacıya 77,25 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davacı tarafından ise her iki projenin ayrı takip edildiği, Asansör Kullanma Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar ve tahsilatların TL üzerinden, Asansör Satış ve Montaj Sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura ve tafsilatların USD olarak takip edildiği, buna göre; Asansör Kullanma Sözleşmesi kapsamında alacağının 10.727,20 TL, Asansör Satış ve Montaj Sözleşmesi kapsamında alacağının 744,11 USD, olarak kayıtlı olduğu hususlarının tespit edildiği, yanlar arasında düzenlenmiş Asansör Satış ve Montajı Sözleşmesi, bir yandan yurt dışından döviz karşılığı bedel ile ithal edilecek asansör satışını da içermekle menkul satışına ilişkin olsa da, içerdiği montaj/çalışır vaziyette teslim edilmesi vb. nitelikleri itibarı ile satış sözleşmesini de havi karma akit yapısı ile bütün olarak eser sözleşmesi unsurlarını taşıyan bir eser sözleşmesi olarak değerlendirilebileceği, Dolayısıyla, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in 8/8-9.maddeleri hükümleri gereğince, hem menkul satışına konu hem de ithal edilen asansör nedeniyle döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmesi niteliğindeki Asansör Satış ve Montajı Sözleşmesi’nin işin bedelinin USD cinsinden döviz olarak belirlenmesi ile anlaşılan ödeme tutarlarının, ödeme dönemleri geldiğinde TCMB efektif satış kuru üzerinden fatura edilip, ödemelerin TL olarak yapılması durumunda ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden döviz değerlerinin esas alınmasına dair hükmünün geçerli olacağı, yasak kapsamında kalmayacağı sonucuna varılabileceği, Sayın Mahkeme’nin takdirinin de davacının döviz üzerinden alacak takibi yapabileceği yönünde olması halinde davacı kayıtlarının esas alınması gerektiği ve; davacının takip tarihi olan 06.01.2023 tarihi itibarıyla ... 20. İcra Dairesi’nin ...sayılı takibinde davalılardan (iş sahibi/iş ortaklığından) Asansör Kullanma Sözleşmesi kapsamında alacağının 10.727,20 TL olarak hesaplanabileceği, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un 2.maddesi gereğince TCMB tarafından ilan edilen değişen oranlarda avans faizi işletilebileceği, davacının takip tarihi olan 06.01.2023 tarihi itibarıyla ... 20. İcra Dairesi’nin ... sayılı
takibinde davalılardan (iş sahibi/iş ortaklığından) Asansör Satış ve Montaj Sözleşmesi kapsamında alacağının 744,11 USD olarak hesaplanabileceği, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar kamu bankalarının USD cinsinden bir yıllık vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek oranda faiz işletilebileceği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında imzalanan Asansör Satış ve Montaj Sözleşmesi ile ilişkin düzenlenen faturalardan doğan borçlarının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, eser sözleşmesinden kaynaklı alacaklarda yüklenicinin yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi halinde TBK 146. maddede düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanacak olup davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir.
Yanlar arasında ihtilafın davacı ile davalıların tarafı olan iş ortaklığı arasında akdedilmiş Asansör Satış Sözleşmesi’nden dolayı davacı yanın; vade farkından kaynaklanan bakiye alacağı ile İnşaat Süresince Ekipman Kullanım (CTU) Sözleşmesi’nden dolayı da yapılmış ödemelerden bakiye alacağı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki taraflar arasında imzalanan asansör satış ve montajına ilişkin sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmenin 1.1 maddesinde teklif özeti yer aldığı, sözleşmenin Yüzaltmışbin Amerikan Doları+KDV olarak belirlendiği, 1.2 maddesinde ödeme koşulları başlıklı maddesinde "satış fiyatı aşağıdaki ödeme koşullarıyla geçerlidir: 100% sözleşmeden itibaren 1 ay içerisinde peşin ödeme, Leasıng ödeme olması halinde KDV % 1 olacaktır. Ödeme tutarları, ödeme vadeleri geldiğinde müşteriye fatura edilir. Faturaların ödeme vadesi fatura tarihinden itibaren net 7 iş günüdür." şeklinde, sözleşmenin 7.maddesinin "Nakliye, Kaldırma, Depolama ve Sosyal alanlar: Şantiye sahasında malzemenin depolanması için, Müşterinin sorumluluğunda zemin kat seviyesinde asansör kuyusuna yakın, kuru ve güvenli depolama alanı tahsis edilecektir (asansör başına yaklaşık 3Cm2), Gümrükten çekilen malzeme direkt olarak şantiye adresine sevk edilecektir. Şantiyede kuru ve güvenli depolama alanın sağlanamaması veya şantiye şartlarının malı kabule hazır olmaması durumunda malzeme Müşteri namı hesabına antrepoya sevkedilecek ve antrepoya giriş tarihi Müşteriye bildirilecektir. İlgili ilave nakliye bedeli ve Ünite başına Ardiye 100 EUR / Hafta ve ek olarak sadece bir defaya mahsus 250 EUR/ Aktarma Masrafları ( Gümrüklü Depo- Gümrüksüz Depo Ara Transfer + Gümrüksüz Depo Indirme&Yükleme Masrafları) fatura karşılığında Müşteri'den tahsil edilecektir. Ayrıca montaj personelinin soyunup giyineceği ve çalışma aletlerinin muhafaza edileceği yeterli büyüklükte kilitli bir yer ve sıhhi olanakları tahsis edilecek, gerekli olduğunda Kone' nin süpervizörü için ofis telefon ve telefaks imkanlarından yararlandırılacaktır." şeklinde olduğu, 8.Faturalandırma başlıklı maddesinde ise "sözleşmede anlaşılan ödeme tutarları, ödeme dönemleri geldiğinde TCMB efektif satış kuru üzerinden müşteriye fatura edilir, ödemelerin TL olarak yapılması durumunda ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden döviz değerlerinin esas alınır. İthal malzemeler gümrüğe gelmeden önce müşteriye haber verilir. Gümrük işlemleri başlamadan önce, sözleşmede belirtildiği şekilde, ithal malzeme bedeli fatura edilerek tahsilat yapılır. Yukarıda belirtilen bölümün dışında kalan faturalan ödeme vadesi net 7 iş günüdür. zamanında ödenmeyen faturalar için devletin belirlediği reeskont faiz oranı uygulanır." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yanlar arasında düzenlenmiş Asansör Satış ve Montajı Sözleşmesi, bir yandan yurt dışından döviz karşılığı bedel ile ithal edilecek asansör satışını da içermekle menkul satışına ilişkin olsa da, içerdiği montaj/çalışır vaziyette teslim edilmesi vb.nitelikleri itibarı ile satış sözleşmesini de havi karma akit yapısı ile bütün olarak eser sözleşmesi unsurlarını taşıyan bir sözleşme olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in 8/8-9.maddeleri hükümleri gereğince, hem menkul satışına konu hem de ithal edilen asansör nedeniyle döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmesi niteliğindeki Asansör Satış ve Montajı Sözleşmesi’nin işin bedelinin USD cinsinden döviz olarak belirlenmesi ile anlaşılan ödeme tutarlarının, ödeme dönemleri geldiğinde TCMB efektif satış kuru üzerinden fatura edilip, ödemelerin TL olarak yapılması durumunda ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden döviz değerlerinin esas alınmasına dair hükmünün geçerli olacağı anlaşılmıştır.
Konuyla ilgili olarak; Yargıtay 19 HD, 19/03/2019 tarihli, ... E.K; 09/05/2019 tarihli,... E.K ve 13/03/2019 tarihli, ... E.K sayılı ilamlarında; "Kural olarak kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Dosya içerisindeki ''Sipariş Teyit Formu” başlıklı belgelerin incelenmesinde ''Döviz ile satılan mallar döviz ile tahsil edilir. TL çek ile tahsil edilir ise kur farkı alınır '' ibaresinin bulunduğu, döviz bazında yapılan satışlarda ödemenin TL cinsinden yapılması durumunda ise kur farkı alınacağının kararlaştırıldığı, sözkonusu sipariş teyit formlarının aksinin iddia ve ispat edilmediği görülmektedir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Dava konusu uyuşmazlıkta davacının çekle ödemede bulunduğu hususu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk lirası üzerinden çek olarak kabul eden davalının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyemez. Ancak somut olayda, davacının, kur farkı talebinin geçerliliği taraflar arasında ihtilaf konusu yapılmayan sipariş teyit formlarına dayandırmıştır. Bu durumda sipariş teyit formlarındaki bu düzenleme sözleşme tarafları bağlayacağından kur farkı ödenmesi gerekeceği, ödemelerin çek ile yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmıştır" şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Anlaşılacağı üzere, kural olarak kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Somut olayda, Asansör Satış ve Montajına ilişkin olarak davacı teklifinin/sipariş teyidinin USD cinsinden döviz olarak verildiği ve yanlar arasında akdedilen sözleşmede de işin bedelinin aynı şekilde USD cinsinden döviz olarak belirlendiği, yine sözleşmede anlaşılan ödeme tutarlarının, ödeme dönemleri geldiğinde TCMB efektif satış kuru üzerinden fatura edileceği, ödemelerin TL olarak yapılması durumunda ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden döviz değerlerinin esas alınacağının düzenlendiği bu durumda ödemelerin çek ile yapılmasının da sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmekle, bilirkişilerce yapılan teknik inceleme ile davacı yüklenici tarafından Asansör Satış Sözleşmesinden ve inşaat süresince ekipman kullanımı (CTU) Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinin yerine getirildiği, fatura bedellerinin de kadri marufunda olduğunun tespit edildiği, mali inceleme sonucunda; her iki tarafın cari hesap ekstrelerine göre, tüm faturaların karşılıklı olarak defterlere işlendiği ve Vergi Dairelerine bildirimlerinin yapıldığı, ancak davalı ödemelerinin davacı tarafından ticari defterlere 790,88 TL fazla işlendiği, davalı cari hesaplarının her iki proje ayrılmadan beraberce takip edildiği, davalı kayıtlarında davacıya 77,25 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davacı tarafından ise her iki projenin ayrı takip edildiği, Asansör Kullanma Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalar ve tahsilatların TL üzerinden, Asansör Satış ve Montaj Sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura ve tafsilatların USD olarak takip edildiği, buna göre; Asansör Kullanma Sözleşmesi kapsamında alacağının 10.727,20 TL, Asansör Satış ve Montaj Sözleşmesi kapsamında alacağının 744,11 USD olarak tespit edilerek, ayrıca takip Euro üzerinden yapılmış ise de icra inkar tazminatı dövizin takip tarihindeki TL karşılığı matrah yapılarak hesaplanır. Döviz üzerinden icra inkar tazminatı verilemez. Buna göre, Mahkememizce davanın kabulü ile, davalının ... 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 10.727,20-TL asıl alacak ve 744,11-USD asıl alacak üzerinden devamına, TL cinsinden asıl alacak için takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Kanunun 2/2 mad uyarınca avans faizi ile birlikte tahsili, USD cinsinden asıl alacak için takip tarihinden itibaren 3095 sayalı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (4.923,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 20. İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 10.727,20-TL asıl alacak ve 744,11-USD asıl alacak üzerinden devamına, TL cinsinden asıl alacak için takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Kanunun 2/2 mad uyarınca avans faizi ile birlikte tahsili, USD cinsinden asıl alacak için takip tarihinden itibaren 3095 sayalı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (4.923,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.288,61-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 449,08-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.839,53-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 449,08-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 639,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.088,08TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır