T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/139 Esas
KARAR NO:2025/209
DAVA:Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ:03/10/2024
KARAR TARİHİ:27/02/2025
.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..., 23/01/2025 tarihli Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
...’nin ... E sayılı dosyasından, ihbar sureti ile davacı ...AŞ’nin ticaret sicilinden terkin edildiği, bu sebeple davaya devam edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiği, ihya davası açmak için dahi şirkete kayyım atanması gerektiği yönünde talep ile Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılmış, .... Sulh Hukuk Mahkemesi 23.01.2025 tarih, ... görevsizlik kararı vermiş ve dosya mahkememize tevzi olmuştur.
Her şeyden evvel, ihbar eden dosyaya ve eldeki dosyamıza bakıldığında, tüzel kişiliği bulunmayan ...AŞ adına hala vekili varmış gibi dilekçeler verildiği görülmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 513/1-(2.cümle) göre tüzel kişiliğin sona ermesi ile vekalet ilişkisi de kendiliğinden sona erer. Bu durumda, eldeki dava ...AŞ’nin ticaret sicilinden terkin edilmesi ve tüzel kişiliğinin kalmaması sebebine dayandığına göre, bu şirketin UYAP’a taraf kaydı yapılması ve vekille temsil edilmesi de mümkün değildir. O halde, sulh hukuk mahkemesinden dosyanın mahkememiz önüne gelmesi için talep açan Av. ...’nun eldeki davada vekil olması mümkün olmadığından, dosyamıza taraf olarak eklenmesi de mümkün görülmemiş, UYAP kaydının silinmesi gerekmiştir.
Öte yandan, bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nın 50. maddesine göre, bir davada taraf olunabilmesi için medeni haklara sahip olma ehliyeti gerekir. 4721 sayılı TMK’nın 8. maddesine göre medeni haklara gerçek kişiler sağ ve tam doğmuş olmakla sahip olurlar; 48. maddeye göre de tüzel kişilik kazanmakla tüzel kişiler hak ehliyetine sahip olurlar. O halde tüzel kişiliği olmayan insan dışındaki varlıkların, mal toplulukların ve kavramların davada taraf olma ehliyetleri yoktur.
Somut olayda da Ticaret Sicilinden terkin edildiği belirtilen ...AŞ, ticaret sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliği ortadan kalkmıştır ve haliyle HMK 50. maddesine göre bir davada taraf ol ehliyeti de bulunmamaktadır. Bu sebeple 6102 sayılı TTK 547. ve Geçicici 7. maddesine göre ek tasfiye mahiyetinde şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
Şirketin ihyası ve ek tasfiyesi hususu hukukumuzda TTK 547. maddesi ile Geçici 7. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ihya talep edebilecekler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır.
TTK 547/1. maddesi şöyledir: Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Geçici 7. maddenin ilgili fıkraları da şöyledir:
(5) a) Tasfiye memuru olarak; şirket veya kooperatifin ortaklarından herhangi biri, ticaret siciline kayıtlı en son yetkilileri ya da bunların belirleyecekleri üçüncü şahıslar bildirilebilir. Tasfiye memuru olarak başka ortak veya yönetici tarafından bildirilen ortak veya yöneticiler ile üçüncü şahısların bu görevi kabul ettiklerine ilişkin yazılı beyan da bildirime eklenir. Üçüncü şahısların tasfiye memuru olarak tescil edilebilmeleri ortakların veya yöneticilerin hiçbirinin tasfiye memuru olarak bildirilmemiş olmasına bağlıdır.
(15) Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.
Görüldüğü üzere, şirket ihyasını isteyebilecekler kanunda tek tek sayılmıştır. Buna göre, şirketin son yetkilileri, tasfiye memurları, ortakları, alacaklıları ve hukuki menfaatleri bulunanlar şirket ihyası isteyebilir.
Öte yandan kayyım, ancak hak ehliyeti devam eden gerçek ya da tüzel kişiye atanabilir. Somut olayda, zaten şirketin tüzel kişiliği olmadığı için ihya davası açılması gerekmekte olup, tüzel kişiliği olmayan şirkete kayyım atatmak sureti ile çelişkili bir durum da yaratılmış olmaktadır.
O halde icra hukuk mahkemesince, tüzel kişiliği olmayan şirkete kayyım atatmak sureti ile değil de, şirketin son yetkililerine ya da varsa tasfiye memurlarına ya da ortaklarına HMK 115/2 (2. Cümlesine) göre kesin süre verilerek şirket ihyası için dava açmalarının istenilmesi gerekmektedir. Verilen bu kesin süreye rağmen, ihya davası açma hak ve yetkisi olan bu ilgililer şirket ihyası için dava açmazlarsa, davada davacının HMK 50. maddesine göre taraf ehliyeti bulunmadığından, 114/1-(d) maddesine göre taraf ehliyeti dava şartı olduğundan, 115/2. maddesine göre verilen kesin süreye rağmen bu dava şartının yerine getirilmesi için dava açılmadığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
O sebeple, kanunda kimlerin ihya davası açabileceği sınırlı sayılmış olup, tüzel kişiliği bulunmayan şirkete kayyım atatılması ve kayyımın ihya davası açması mümkün olmadığından, ihbar olunan talepte hukuki yarar bulunmadığından davanın HMK 114/1-(h) ve 115/2. Maddesine göre usulden reddi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Harç ikmaline yer olmadığına,
3-Yapılan masrafların kamu üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilgili olan sadece... Ltd Şti’ye tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, karara kariı kanun yolu hakkı olan sadece ...Ltd Şti’ye tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.27/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır