T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/18 Esas
KARAR NO:2025/183
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:09/01/2025
KARAR TARİHİ:24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olanİtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile müvekkile ait ... plakalı araç arasında 10/06/2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, mevcut kazada davacıya ait aracın kusursuz ve davalı/ borçluya ait aracın kusurlu olduğu, gerek kazaya ilişkin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağından gerekse Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kaza Tespit Tutanağı Uygulamasından anlaşıldığını, kaza sebebiyle davacının aracında maddi hasarın meydana geldiğini, davacının kullandığı aracın 15 gün boyunca onarım gördüğünü ve bu süreçte kullanılamadığını, davacının aracın kullanılmadığı süre boyunca Kazanç Kaybı bedeli yaşadığını, söz konusu kazanç kaybı bedelinin 37.500,00 TL olarak tespit edildiğini, işbu kazanç kaybı bedeli alacağı için yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ıslah ve arttırım talebinde bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla, huzurdaki davayı şimdilik 100,00-TL üzerinden ikame ettiklerini, TBK'nın 49. Maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." ve 2918 Sayılı KTK' nın 85. maddesine göre; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde olduğunu , mevcut durumda davalıların, müvekkili kusuruyla ve hukuka aykırı bir fiille zarara uğrattığı ve müteselsilen bu zararı tazminle yükümlü olduğunun açık olduğunu, davacının söz konusu kazaya ilişkin aracında meydana gelen kazanç kaybı Bedelinden kaynaklı zararın tahsili amacıyla davalının aleyhinde .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır ve kazanç kaybı Bedeli alacağı talep edildiğini, davalıların işbu icra takibine, borca, faize ve tüm ferilere itiraz etmiş ve itirazlar neticesinde takibin durduğunu, davalının itirazının tamamen davacının alacağına geç kavuşmasını sağlamaya yönelik, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca alacağa, haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek, müvekkilin alacağına geç kavuşmasına sebebiyet veren borçlu aleyhinde %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile şimdilik 100,00-TL kısım üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız olarak itiraz ettiği takipteki miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2004 Dönemi Gelir Beyannamesi, ... Sigortadan hasar dosyası, davacının ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dava: itirazın iptali davasıdır.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.
Mahkememizce celp edilen vergi kayıtlarına göre davacının: 20/02/2004-31/12/2004 tarihleri arasında "Giyim Eşyası Ve Diğer Tekstil Ürünlerini Ütüleme Hizmetleri" işinden dolayı faaliyette bulunduğu ve işletme hesabında deftere tabi olduğu tespit edildiği, 2004 döneme verilen Gelir Beyannamesinde Gayrisafi Hasılatının 740,00-TL olduğu tespit edildiği, 04/02/2021 tarihinde "Kara yolu ile şehir içi yük taşımacılığı (gıda, sıvı, kuru yük vb.)(gaz ve petrol ürünleri hariç)" işinden dolayı faaliyete başladığı, Basit Usulden mükellefiyet açıldığı, devam ettiği Basit Usule tabi mükelleflerin 01/01/2021 tarihinden sonra beyanname verme yükümlülüğü kaldırıldığından beyannamenin verilmediği anlaşılmıştır.
Dava, davacıya ait araç ile davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpışması neticesi gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacı aracının kullanılamaması sebebiyle oluşan kazanç kaybı olarak talep edilen tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamında mevcut vergi kayıtlarına göre davacı tacir olmayıp, davalıların adına kayıtlı araç da hususi kullanım amaçlı araç olduğuna göre, nisbi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da mevzubahis olmadığı nazara alındığında, haksız fiilden kaynaklı davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmakta olup davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır