T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/284 Esas
KARAR NO: 2025/735
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2025
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... Şirketi ile arasındaki ticari ilişkisi neticesinde cari hesap ve fatura alacağı oluştuğunu, müvekkili şirketin, doğan alacağının tahsili için fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ... 17. İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, müvekkili ile aralarındaki sözleşmeye istinaden ticari ilişkiden doğan cari hesap ve fatura alacağından kaynaklı 60.907,17 TL tutarında borcu bulunduğunu, işbu borca istinaden davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine taraflarınca ... 17. İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasıyla 31.01.2025 tarihinde icra takibinin başlatıldığını, dosya borçlusu davalıya ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen icra dosyasına herhangi bir ödeme bulunmadığını, davalı şirket tarafınca da belirtildiği üzere söz konusu..... işbirliği içerisinde gerçekleştiğinden bahisle söz konusu fuarın düzenlenmesinde şirketler arası bir ortaklığın bulunduğu ve beraber hareket edilerek etkinliğin organize edildiğinin izahtan vareset olduğunu, 60.907,17 TL fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulüne,... 17.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Doha/Katar'da düzenlenen ...Fuarına davacının katılımı amacıyla müvekkili şirketle davacı arasında Fuara Katılık Sözleşmesi imzalandığını, ancak 14-16 Ocak 2025 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan fuarın, fuarın anaorganizatörü tarafından 8/10 Nisan 2025 tarihlerine ertelendiğini, davacı tarafın ...7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davaya konu icra takibini başlattığını, müvekkilinin ise borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, davaya konu icra takibinin yetkisiz yere başlatıldığını ve bu eksikliğin giderilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından ısrarla söz konusu sözleşme hükmünün yalnızca mücbir sebebe dayalı haller bakımından geçerli olduğu şeklinde iyi niyetten uzak, hatalı bir değerlendirme yapıldığını, sözleşme hükmünün fuar tarihindeki değişikliğin, mücbir sebeplere, Türk ve fuarın yapılacağı ülke hükümetleri ve diğer makamların alacağı kararlar ve organizatörün iradesi dışında meydana gelebilecek gelişmeler sonucunda gerçekleşmesi halinde 4.madde hükmünün uygulanmayacağını ifade ettiğini, davacının yapmış olduğu ödemeye karşılık 05/11/2024 tarihli ... fatura nolu 1.582,01 USD bedelli e-fatura keşide edildiğini, faturanın düzenlenmesinden sonra davacının bakiye borcuna karşılık 08/04/2025 tarihli ... fatura nolu 14.000,00 USD bedelli e-fatura kesildiğini, davaya konu icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde açılmamış olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın usulden reddine karar verilmeyecek ise esasa ilişkin itirazları gereği davanın reddi ile davaya konu icra takibinin iptaline, davacının alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalı aleyhine ... 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı takip dosyası, dosya arasına Alınmıştır.
... 17. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 60.907,17TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.nun 116/1-a maddesi uyarınca "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı" nın ilk itirazlardan olduğu belirtilmiş ve aynı yasanın 117. maddesi ile cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Yetki, hukuk yargılamasına tabi bir iş veya davaya hangi yer mahkemesinin bakacağının belirlenmesidir. Kesin yetki öngörülmeyen durumlarda açılan bütün özel hukuk yargılamasına tabi davalarda, asıl olan, genel yetkili mahkemelerdir. Genel yetkili mahkeme HMK madde 6’ya göre, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK madde 19’a göre yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği öngörülmüştür.
Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin yetkili olması dava şartı olarak belirtilmiştir. HMK'nun 115.maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmektedir.
HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin yetkili olması dava şartı olarak belirtilmiştir. HMK'nun 115.maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmektedir.
Yine HMK 17. maddesi uyarınca "tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmü düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.
Aynı şekilde HMK 18. Maddesinde yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları belirtilmiştir. Buna göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, ayrıca yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu da belirtilmiştir.
Yine yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yetkili mahkemenin de açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/10/2018 tarih ve ... E ve ... K sayılı ilamında özetle; ''...Öncelikle belirtilmelidir ki itirazın iptali davaları, yapılan takibe itiraz üzerine duran takibin devam etmesini sağlamak amacıyla açılan davalardır. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada belirlenecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığıdır. Uyuşmazlığın çözümü için icra dairelerinin yetkisine ilişkin açıklama yapılmasında da yarar vardır. Bilindiği üzere icra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25' inci maddesi hükmü tatbik olunur” düzenlemesini içermektedir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ S., İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102 ). Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2001 gün ve ... E.,...K.; 20.03.2002 gün ve... E.... K.; 20.11.2002 gün ve...E.,... K. sayılı kararlarında da aynı ilkelere işaret edilmiştir....'' şeklinde ilamı mevcuttur.
Yine aynı mahiyetteki Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 19/10/2010 tarih ve ... E. Ve... karar sayılı ilamında özetle; ''...Borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, itirazın iptali davasının bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir...'' şeklinde ilamı mevcuttur.
Aynı şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2012 tarih ve ... E. ve ... karar sayılı ilamında özetle; ''...Mahkeme, kendi yetkisine itiraz edildiğinde yetki itirazını inceleyerek yetkisiz olduğu sonucuna varması halinde yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddiyle birlikte süresi içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar vermek ve yetkili mahkemeyi göstermek zorundadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz varsa öncelikle icra dairesinin yetkisi incelenmeli, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı sonucuna varılması halinde ise itirazın iptali davasının dayanağı olan icra takibi yetkisiz icra dairesinde yapıldığından ve mesmu bir takip olmadığından davanın reddine karar verilmelidir...'' şeklinde ilamı mevcuttur.
Yukarıda yapılan açıklamalar, Yargıtay 7. ve 11. Hukuk Dairelerinin ilgili kararları ile Yargıtay HKG kararı doğrultusunda; tüm dosya kapsamından, yukarıda da açıklandığı üzere davacı tarafından davalı aleyhine, ... 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile, 60.907,17 TL alacak için takip başlatıldığı, takip dosyası incelendiğinde, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğu, taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesi incelendiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın çözümü için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, yetki sözleşmesinin yazılı olarak ve tacir olan taraflar arasında yapıldığı ve yasanın aradığı geçerlilik şartlarını taşıdığı, ancak buna rağmen davacı tarafın icra takibini yetkisiz olan İstanbul İcra Dairelerinde başlatmayıp İstanbul Anadolu İcra Dairelerinde başlattığı, davalı tarafça, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunması nedeni ile İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve itirazın iptali davasının dayanağı olan ... 17. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasının yetkisiz icra dairesinde açıldığı ve mesmu bir takip olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
-İtirazın iptali davasının dayanağı olan ... 17. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasının yetkisiz icra dairesinde açıldığı ve mesmu bir takip olmadığı anlaşıldığından davanın REDDİNE,
1-Harçlar kanunu gereğince fazla alınan 424,75-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan 65,00-TL yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
4-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip
Hakim