T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/299 Esas
KARAR NO : 2026/294
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/12/2024
KARAR TARİHİ : 27/04/2026
İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/409 Esas, 2025/95 Karar, 19/02/2025 tarihli Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu alacağın davalının haksız fiilinden kaynaklı doğduğunu, davalıya karşı, müvekkili şirket tarafından dağıtımı sağlanan elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanıldığının tespitine ilişkin yetkili memurlar tarafından ... seri numara kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu beyan ederek; davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafa usulününe uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası uyap sureti, vergi kayıtları, abonelik bilgileri, zabıt sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 45.859,13-TL kaçak elektrik bedeli,1.245,84-TL gecikmiş gün faizi ve 249,17-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 47.354,14-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 15/02/2026 tarihli raporda özetle; takibe konu asıl alacak, davalı tarafça ticari faaliyet yürütülen tutanağa konu işyerinde, sözleşmesiz sayaç üzerinden elektrik enerjisi kullanılması gerekçesiyle tahakkuk ettirilen 45.859,13 TL. tutarındaki kaçak elektrik tüketim bedelinden ibaret olduğu, tutanak tarihi itibariyle davalı tarafından gerçekleştirilen söz konusu tüketim, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/a maddesi uyarınca, “perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek yapılan kullanım” kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu, takibe konu fatura, davalı tarafça ticari faaliyet yürütülen işyerinde 11.03.2024 – 17.04.2024 tarihleri arasındaki dönem boyunca tüketildiği tespit edilen 5.243,176 kWh elektrik enerjisi miktarını kapsamakta olduğu, tutanakta yer alan 17,80 kW. kurulu güç değeri esas alındığında; tutanak konusu 37 günlük süre zarfında günlük ortalama 8 saatlik çalışma üzerinden hesaplanan elektrik tüketiminin 5.243,176 kWh seviyesinde gerçekleşmiş olmasının teknik olarak mümkün olduğu, üstelik endeks döküm kayıtlarında 25,67 kw. değere kadar (tutanak tespitinden yüksek) davacı güç çekimi tespit edilebilmekte olduğu, bu nedenle, davacı tarafça ileri sürülen talebin, davalının mevcut elektriksel güç değeri ile uyumlu olduğu değerlendirildiği, dava konusu ve önceki tutanak içeriğinde tespit edilen sayaç işaret değerleri, sunulan endeks döküm kayıtları ile örtüşmekte olduğu, dava konusu faturada, davalı tarafın sorumlu tutulması gereken elektrik enerjisi tüketimi 5.243,176 kWh olarak belirlendiği, anılan tüketim miktarı üzerinden, yukarıda yer verilen Çizelge-1 kapsamında, mevzuatın 46/3 maddesi uyarınca 2,00 katsayı uygulanmak suretiyle 45.859,13 TL tutarında cezalı fatura hesaplandığı, söz konusu tahakkuk, yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, tutanak tarihi itibariyle, davalı tarafça imzalanmış herhangi bir abonelik sözleşmesi, normal fatura tahakkukuna ilişkin belge ya da benzeri evrak sunulmadığı, ayrıca sayaç tarafından kayıt altına alınan 5.243,176 kWh.tutarındaki tüketimin normal fatura kapsamında ödendiğini gösterir fatura, makbuz veya benzeri bir belgenin de bulunmadığı anlaşılmakta olduğu, bu durumda, tutanağın aksinin ispat edilemediği sonucuna varıldığı, açıklanan tüm gerekçelerle, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası bakımından icra takibinin; 45.859,13 TL. asıl alacak, 1.245,84 TL. gecikme faizi ve 249,17 TL. KDV olmak üzere toplam 47.354,14 TL. üzerinden, davalı ... adına devam edebileceği belirtilmiştir.
Dava;Davacı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu işyerinde sözleşmesiz şekilde kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen ... seri no'lu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden davalılar hakkında düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı işyerinde sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususundadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup davalı tarafından sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Türk Borçlar Kanunu 50. maddesi “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”
Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükümleri mevcuttur.
Davacı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davalı işyerinin kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı işyerinde kaçak elektrik hat çekilip çekilmediği, kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği
MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak,
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi olarak düzenlenmiştir.
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması konusundaki 44. Maddesinde ise
(1) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanacağı hesaplanır.
3. 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre konusunda ise
45. Maddesinde (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fikrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fikrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
MADDE 46 — (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.
(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu hedel fatura edilir.
(3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fikrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. Düzenlemeleri bulunmaktadır.
İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesinin 2019/1451 esas, 2021/1430 karar sayılı, 18/05/2021 tarihli ilamı ile, " mahkemece, kaçak ve ek kaçak tüketim miktarının hesaplanması bakımından öncelikle davacının kaçak kullanım başlangıç tarihinin tespiti açısından, dosya arasında bulunmayan kaçak tutanağı öncesi döneme ilişkin davacıya ait tüm tüketim ekstreleri dosya arasına alındıktan sonra yeni bir bilirkişiden/bilirkişi heyetinden; kaçak tutanak tarihindeki EPTHY uyarınca kaçak kullanımın başladığı yani ihtilafsız dönemin sona erdiği tarihin saptanması, ,bunun saptanamaması halinde, toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak esas alınarak kaçak ve ek tüketim bedelinin hesaplanması hususunda rapor alınması gereklidir." şeklinde karar verilmiştir.
Teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemeler neticesinde; takibe konu asıl alacak, davalı tarafça ticari faaliyet yürütülen tutanağa konu işyerinde, sözleşmesiz sayaç üzerinden elektrik enerjisi kullanılması gerekçesiyle tahakkuk ettirilen 45.859,13 TL. tutarındaki kaçak elektrik tüketim bedelinden ibaret olduğu, tutanak tarihi itibariyle davalı tarafından gerçekleştirilen söz konusu tüketim, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/a maddesi uyarınca, “perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek yapılan kullanım” kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu, takibe konu fatura, davalı tarafça ticari faaliyet yürütülen işyerinde 11.03.2024 – 17.04.2024 tarihleri arasındaki dönem boyunca tüketildiği tespit edilen 5.243,176 kWh elektrik enerjisi miktarını kapsamakta olduğu, tutanakta yer alan 17,80 kW. kurulu güç değeri esas alındığında; tutanak konusu 37 günlük süre zarfında günlük ortalama 8 saatlik çalışma üzerinden hesaplanan elektrik tüketiminin 5.243,176 kWh seviyesinde gerçekleşmiş olmasının teknik olarak mümkün olduğu, üstelik endeks döküm kayıtlarında 25,67 kw. değere kadar (tutanak tespitinden yüksek) davacı güç çekimi tespit edilebilmekte olduğu, bu nedenle, davacı tarafça ileri sürülen talebin, davalının mevcut elektriksel güç değeri ile uyumlu olduğu değerlendirildiği, dava konusu ve önceki tutanak içeriğinde tespit edilen sayaç işaret değerleri, sunulan endeks döküm kayıtları ile örtüşmekte olduğu, dava konusu faturada, davalı tarafın sorumlu tutulması gereken elektrik enerjisi tüketimi 5.243,176 kWh olarak belirlendiği, anılan tüketim miktarı üzerinden, mevzuatın 46/3 maddesi uyarınca 2,00 katsayı uygulanmak suretiyle 45.859,13 TL tutarında cezalı fatura hesaplandığı, söz konusu tahakkuk, yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, tutanak tarihi itibariyle, davalı tarafça imzalanmış herhangi bir abonelik sözleşmesi, normal fatura tahakkukuna ilişkin belge ya da benzeri evrak sunulmadığı, ayrıca sayaç tarafından kayıt altına alınan 5.243,176 kWh.tutarındaki tüketimin normal fatura kapsamında ödendiğini gösterir fatura, makbuz veya benzeri bir belgenin de bulunmadığı anlaşılmakta olduğu, bu durumda, tutanağın aksinin ispat edilemediği sonucuna varılmakla açıklanan tüm gerekçelerle, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası bakımından icra takibinin; 45.859,13 TL. asıl alacak, 1.245,84 TL. gecikme faizi ve 249,17 TL. KDV olmak üzere toplam 47.354,14 TL. üzerinden, davalı ... adına devam edebileceği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara Mahkememizce de itibar edilerek neticeten davanın kabulü ile, davalı Mustafa Gürkan tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 45.859,13-TL asıl alacak, 1.245,84-TL gecikmiş gün faizi ve 249,17-TL KDV olmak üzere toplam 47.354,14-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı ... tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 45.859,13-TL asıl alacak, 1.245,84-TL gecikmiş gün faizi ve 249,17-TL KDV olmak üzere toplam 47.354,14-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.234,76 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 808,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.426,06 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 808,70 TL peşin/nisbi harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 3.365,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.173,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
27/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır