T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/309 Esas
KARAR NO: 2025/784
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/05/2025
KARAR TARİHİ: 13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.09.2024 tarihinde ...ilçesi ...Mahallesi’nde, davacı ...’nin maliki olduğu ve oturduğu,... ada 3245, parsel 10 ve 8 nolu bağımsız bölüm çatı arası piyesli dairenin olduğu binada yangın çıkartılmış olmasına dayandığını, 03.09.2024 tarihinde yangın olayı gerçekleşmiş ve davacı müvekkilin evi ve eşyalarının yandığını, olay günü davacının ailesi evde yokken, üst kattaki komşusu ...’un dairesinin çatısında işi alan ... ve... tarafından yapılan tadilat sırasında davalının kusurlu eylemi neticesinde pürmüz ateşinden çıkan kıvılcım yangına sebep olduğunu, yangın hızla büyüyerek bitişik dairelere ve davacının dairesine sirayet etmiş; neticede binada büyük hasar meydana gelmiş, davacının dairesi olan evi tamamen yanarak kullanılamaz hale gelmiş ve içindeki tüm eşyaların kül olduğunu, maddi zararların yani bu yangında davacının uğradığı maddi zararlar sigorta poliçesinde hesaplanmış olup, binada 1.440.000 TL, ev eşyalarında 250.000 TL değerinde poliçe teminatı oluşmuş, alternatif ikamet (kira) masrafları olarak 221.250 TL kira gideri teminat altına alındığını, olayın davacının ailesi üzerinde büyük şok ve üzüntü yaratmış, kalıcı psikolojik mağduriyet doğurduğunu, yangın çıkmış olan dava konusu daire ... nolu 25.12.2023 başlangıçlı Modüler Konut Paket Sigorta Poliçesi ile davalı ... dava konusu olayı da kapsayacak şekilde sigortalı olduğunu, olaydan haberdar olan davacının polis merkezine gidip şikayetinin olduğunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının... Srş sayılı dosyası ile tahkikatın devam ettiğini, davaya konu zararların, davalıların hukuka aykırı ihmal ve dikkatsiz eylemlerinden kaynaklandığını, öncelikle, Türk Borçlar Kanunu’nun 49/1. maddesi uyarınca bir kimsenin, kusurlu haksız fiiliyle başkasına zarar vermesi halinde zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunun açık olduğunu, birden çok kişinin aynı zarara yol açması halinde ise TBK 61/1. md. gereğince tümü müteselsilen (ortaklaşa) sorumlu olduğunu, bu durumda zarar gören, zararını tazmin için tüm sorumlulara birlikte veya ayrı ayrı dava açabildiğini, Yargıtay da benzer durumlarda bu ilkeleri uygulamış; “bina maliki ve yöneticisi olan davalının müteselsil sorumluluk ilkesi gereği diğer sorumlulara rücu hakkını saklı tutarak zararın tamamından sorumlu olması” gerektiğini vurguladığını, bu ilkelere göre, ... ve...’nın ihmaliyle çıkan yangında ... ve ... da tadilat işini yaptıran kişi sıfatıyla kusurludur ve tümü birlikte zararı karşılamak zorunda olduğunu ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yangın vakıalarında teknik eksiklik ve kusur doğrudan zarar sorumluluğunu getirdiğini, çatıdaki tadilat işlemleri sırasında gerekli önlemler alınmadığından yangına yol açan kişilerin tümünün kusurlu olduğunun açık olduğunu, itfaiye yangın tespit raporuna göre de %100 tüm kusur davalı tarafta olduğunu, davacının uğradığı zarar bu kusur ilişkisine dayanılarak talep edilebildiğini öte yandan, binanın yangına karşı sigortalı olması nedeniyle sigorta şirketinin de sorumluluğu gündemde olduğunu, sigorta sözleşmesi gereğince sigortacı, rizikonun gerçekleştiği ölçüde bina hasarını karşılamak zorunda olduğunu, sigorta şirketinin bir tazminat ödemesi yaptığında ödenen miktar kadar sigortalının ödenmeyen alacak hakkına halef olduğunu, Yargıtayın bu konuda açıkça; “sigortalının sorumlu kişilere karşı açacağı dava hakkı, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de aynen geçerlidir” kararı verdiğini, başka bir ifadeyle, sigortacı ödediği sigorta tazminatı kadar davalılardan hakkını arama yetkisine sahip olduğunu, bu sebeple ... Sigorta AŞ, binadaki teminat kapsamında ödemekle yükümlü olduğu tazminat bedelini, poliçe dahilimdeki limitlerle sınırlı olarak ticari avans faiziyle ödemekle yükümlü olduğunu, davacının Sigorta Şirketine müvekkil davacı başvurmuş, ... sayılı hasar dosyası açılmıştır, ancak sigorta şirketi tarafından yapılan incelemede bina hasarı olarak , 505.300,00 TL, eşya hasarı olarak 66.842,10 TL, Ortak alan hasarı olarak, 17.414, 22 TL, alternatif ikamet-kira masrafları 18.500 TL olarak toplam kısmi olarak 608.056,23 TL çok düşük bedelle ödeme yapıldığını, davacının maddi zararı tamamiyle tespiti henüz belirsiz olmakla takriben 1500.000,00 TL bedel olup yaklaşık 900.000 TL maddi tazminat bedeli eksik kalmış ve Davalı Sigorta Şirketi tarafından ödenmemiş ve eksik ödeme yapılmış olmakla işbu davayı açmak zaruretinin hasıl olduğunu, davacının yangında kullanılamaz hale gelen eşyaları, bina ve ortak alan hasarı ile başka eve taşınma ve kira ile ilgili giderlerinin yatak odası yatağı full ortopedik ... marka yatak, sürgülü... kgn 56 ve vw 30 N, 550 litre buzdolabı, ... elektrikli süpürge kumandalı,... televizyon 109 ekran, çamaşır makinası, bulaşık makinası gibi beyaz eşyalar ile üçlü kanepe berjer seti bir yıllık, üçlü çekyat seti iki adet, çocuk bisikleti, büyük boy recel tenceresi, akıllı sehpa, kademeli sihirli sehpa, halı 6 metre üç adet, halı 4 metre iki adet, halı 5 metre üç adet, mutfak fırını, masa ve sandalyeler elbiseler, ayakkabılık, sehpa takımı, ahşap masa ve tabureler, Renault kango araba kışlık araç lastikleri dört adet, buzdolabında bulunan gıdalar 30 kg et, seramik ve seramik işçiliği, alçı boya işçiliği, çatı malzemeleri ve işçiliği, ilk başta acil taşınmaz nedeniyle 06.09.2024 tarihli kira sözleşmesi gereğince aylık 18.500 TL, tekrar taşınmaz nedeniyle 10.10.2024 tarihli kira sözleşmesine göre 20.000 TL kira bedeli taşınma ve nakliye bedeli 25.000 TL dir, keza yine bina zararları olarak moloz atma, duvar malzeme ve nakliye işçiliği, tavan alçıpan uygulaması, elektrik tesisatı yenileme, su tesisatı yenileme, atık su tesisatı yenileme kalorifer tesisatı yenileme, granit yenileme, küpeşte cam yenileme, duvarların örülüp sıvanması ve işçiliği, doğramaların yenilenmesi, oda kapılarının yenilenmesi, çelik kapının yenilenmesi, merdivenlerin yenilenmesi, kartonpiyer yenilenmesi, 10 mm parke uygulaması, alçı onarım ve boya uygulaması ve ortak alanda mülkiyet hissesini düşen yerlerde oluşan zararların onarımı ve tüm bu belirtilen hasar ve zarara ait onarım ve işçilik bedelleri, ortak alanlarda çatı onarımı, merdiven kovası boya uygulaması, alçı sıvı uygulaması, su tahliyesi ve temizlik, boya badana gibi, yangın neticesinde yanıp kül olan ve hasarlı hale gelen bir evde olması ve yapılması gereken kalemlerin maddi zararları oluşturduğunu, davacının 03.09.2024 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle yalnızca malvarlığı kaybına uğramamış; aynı zamanda ciddi derecede manevi çöküntü, huzursuzluk, korku ve yaşam kalitesinde azalma yaşadığını, yangının çıktığı anda evde olmamaları bir faciayı önlemiş ve bu vesileyle hayati tehlikeyi atlatabilmişlerdir, davacının tüm yaşam birikimlerinin gözleri önünde yok oluşu müvekkil üzerinde kalıcı psikolojik etkiler yarattığını, yangının davacının evini yalnızca fiziksel olarak değil, duygusal ve psikolojik anlamda da yok ettiğini, ev ortamı, bireyin güvenlik ve aidiyet duygusunun temel kaynağıdır. Bu olay, müvekkilin eviyle birlikte huzurunu, düzenini ve güven duygusunu da yok ettiğini, yangın sonucu evde bulunan eşyaların tamamı – manevi değeri olan hatıra ve özel eşyalar da dahil olmak üzere – geri dönüşü olmayacak şekilde zarar gördüğünü, ailenin uzun süre boyunca başka yerde barınmak zorunda kalmış, çocukların psikolojisi olumsuz etkilendiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca, kişilik hakları haksız fiille zedelenen kimse manevi tazminat talebinde bulunabildiğini, davalıların açık kusuruyla gerçekleşen bu olayda davacının konutu yok olmuş, ailesi sarsıcı, travmatik bir olay yaşamış ve kişilik hakları ağır şekilde zedelenmiştir. Kaldı ki Yargıtay, konutun tamamen yanması sonucu uğranılan psikolojik yıkım nedeniyle yüksek manevi tazminat ödenmesine dair birçok içtihat oluşturduğunu, bu sebeplerle, olayın ağırlığı ve davacının yaşadığı, huzursuzluk ve derin üzüntü ve manevi çöküntü dikkate alınarak, uygun bir manevi tazminat miktarı belirlenmesi gerektiğini belirterek davalı sigorta şirketi, manevi tazminattan hariç tutulmak kaydı ile salt maddi tazminat yönünden poliçedeki limitlerle sınırlı olarak sorumlu olmak üzere ..., ..., ... ve... ve ... AŞ’nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğunda olmak üzere, bina hasarı ve ortak alan hasarı için belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL (şimdilik) alacaklarının olay tarihi 03.09.2024 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsiline, aynı davalıların,..., ..., ... ve ... ve ...Sigorta AŞ’nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğunda olmak üzere, ev eşyaları zararı için HMK107. Maddesine göre belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL (şimdilik) alacaklarının olay tarihi 03.09.2024 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsiline, aynı davalıların, ..., ..., ... ve ... ve ... Sigorta AŞ’nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğunda olmak üzere, alternatif ikamet kira gideri ve taşınma, nakliye vs için 1.000 TL (şimdilik) alacaklarının olay tarihi 03.09.2024 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle tahsiline, davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen olmak üzere Manevi tazminat olarak olay tarihi 03.09.2024 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle 200.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç olarak, adı geçen diğer yukarıda yazılı davalılardan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, her bir talep edilen tutar için işleyecek ticari avans faizin (maddi tazminat yönünden) , manevi tazminat yönünden en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından gerçekleştirilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle davalı şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası tanzim olunduğunu, hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporunda davalı şirket tarafından, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanununun 3397 sayılı kanunla değişik 38. Mad. Sigorta Eksperleri Yönetmeliğine ve Yerleşik Yargıtay içtihatlarına (Yargıtay 11. HD 11.04.2005 tarih ve ...E.,... K.) göre resmi görev ifa eden sigorta eksperinin değerlendirmeleri ve poliçe şartı dikkate alınarak davacının hasar başvurusunun sonuçlandırıldığını, Bağımsız Eksper tarafından tespit edilen ve müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen işlemler usul ve yasaya uygun olup huzurdaki davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Sigorta hukukunun temel ilkesi olan gerçek zararın karşılanması hususu, amir kanun hükümleri (TTK 1459) Genel Şartlar (KAKSGŞ B.3.3.1.1) ve Yerleşik Yargıtay içtihatlarına dayandığını, sigorta ettirenin zenginleşme yasağına aykırı talepte bulunmasının usul ve yasaya aykırılığı açıkça ortaya konulmakta olduğunu, davacı tarafından tazminat taleplerine, kaza tarihinden itibaren faizin de tahsili talep olunmuş olup bu talep de hatalı olduğunu, her halükarda, Müvekkil şirket davacının iddiasında mütemerrit olmayıp yasal mevzuata uygun ödeme yapmakla faiz sorumluluğunu doğuracak eylemi bulunmadığından davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın görevsiz Mahkemede açılması nedeniyle Görev yönünden reddine, Dain Mürtehin tarafından davaya kayıtsız şartsız muvafakat verilmemesi halinde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, her halükarda usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirilen hasar değerlendirmesi nedeniyle, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, konut sigorta poliçesi... ada 3245, parsel 10 adresinde bulunan 2 bodrum kat, zemin üzeri 3 kat bulunan binanın 8 no'lu bağımsız bölüm çatı arası piyesli dairenin olduğu binada çıkan yangın olayına sebebiyet verdiği iddia olunan üst komşusu davalı ...'un dairesinin çatısında çalışma yapan davalı ... ve ...'nın tadilatı yapan sıfatıyla sorumlu olduğu, binanın yangına karşı sigortalı olması nedeniyle sigorta şirketinin de haksız fiile sebebiyet veren davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemli işbu dava açılmıştır.
Dosya kapsamında sunulan davacıya ait ... ada 3245, parsel 10 adresinde bulunan binanın 8 no'lu bağımsız bölüm çatı arası piyesli konutun ... numaralı "Konut Paket Sigorta Poliçesi" ile davalı sigorta şirketi nezdinde 25.12.2023-2024 tarihleri arasında sigortalandığı, binanın 1.220.000,00 TL, kişisel ev eşyasının ise 250.000,00 TL, nakit para kıymetli evrak ise 5.000,00-TL ile teminat altına alındığı, davacıya ait adreste 03.09.2024 tarihinde çıkan yangın nedeniyle davacıya ait konutta hasar meydana geldiği, davalıların haksız fiilden sorumlu olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından eksik hasar ödemesi yapıldığı iddia edildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK.m.4/1 "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK'da düzenlenen hususlar ile Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemeler ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." Devam eden TTK.m.5/1 "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."hükmü düzenlenmiştir.
6502 sayılı TKHK'nın m.3/k "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,", m.3/ı " Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," m.3/d "Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu," m.3/l "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, şeklinde ifade edilmiştir. Aynı kanunun m.73/1 de ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü düzenlenmiştir.
Davacı ... ile davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi arasında yukarıda incelenen sigorta poliçesinin tüketici işlemi, davacının yerleşim yeri ve tapu kaydı dikkate alındığında kullanımında olan konut nedeniyle davanın açıldığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı bu kapsamda da davacının tüketici konumunda olması nedeniyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73 üncü maddesinin birinci maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6502 sayılı TKH hakkındaki kanunun ve ilgili mevzuatın uygulanması ile ilgili ihtilaflara bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖB. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin ve davalı asillerin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 13/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır