T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/322 Esas
KARAR NO: 2025/418
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 07/11/2018
KARAR TARİHİ: 09/05/2025
Mahkememizin 2018/1028 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.03.2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulu kararı ile davalı şirket ...Şirketinin 20 hissesini satın alarak şirket ortağı olduğunu, davacının şirket ortaklığının 29.04.2008 tarihinde Yayınlanan Ticaret sicil gazetesi ile tescil ve ilan edildiğinin, davacının, şirkete ortak olduğu 29.04.2008 tarihinden kısa süre sonra Şirketin 468 ortağı aynı zamanda mesul müdürü ... ile sadece şifahi olarak telefon ile kendisine ulaşabildiğini, daha sonra şirket müdürü ve diğer ortaklara hiçbir şekilde ulaşamadığını, davacının, şirkete ortak olduğu 29.04.2008 tarihinden bu yana şirketle ilgili hiçbir bildirimde ve çağrıda bulunulmadığını, bu nedenle davacı şirketin mali durumu ve ticari faaliyetleri hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını, davacının ortağı olduğu davalı şirketin durumu ile ilgili bilgiye ulaşmak için şirket merkezine gittiğinde kimsenin olmadığı ve kapı kapalı olduğundan her defasında geri döndüğünü, davacının ortağı olduğu şirketle ilgili bilgilendirilmemesi, kendisine kar payı verilmemesi ve ticaret sicil gazetesinde 31.03.2008 tarihinden sonra hiçbir karar alınmaması gibi hususlar nazara alındığında şirketin ticari faaliyette bulunmadığının anlaşılmadığını, bütün bu sebepler ile davacı ile diğer ortaklar arasında güven ilişkisinin ortadan kalktığını, güven ilişkisinin zedelenmesinin davacı açısından şirketin devam etmesi ve amacına ulaşmasını imkânsız hale getirdiğini, dolayısıyla davacının ortaklara karşı güveninin ortadan kalkması, bu şartlar altında şirketin devamı ve amacının gerçekleşmesi mümkün olmadığından TTK gereğince şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesi için Mahkemeye başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflarınca daha önce şirketin feshi ve tasfiyesi hakkında davalılar aleyhine ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesinda ...E.sayısı ile dava açılmış, dava devam etmekte iken... tarihinde... E. - ... K.sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, Limited şirketlerde ortakların aynı amacı gerçekleştirmek için müşterek gayret ve birbirlerine karşı güven ilişkisi içinde bulunmaları şirketin devamı için zorunlu olduğunu, davacı ile diğer ortaklar arasında güven unsuru zedelenmiş olup ortaklardan mesul müdür ...'nın tek başına şirketi bağlayacak ortaklığı zarara uğratacak dolayısıyla müvekkili de zarara uğratacak işlemlerde bulunabileceği ihtimali söz konusu olduğunu, ortakların ve mesul müdürün şahsi menfaatleri için müvekkilden habersiz şirketi borçlandırıcı ve malları suistimal edici işlemler yapması ihtimali karşılığında tedbir talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, huzurdaki davaya konu şirket hissesinin huzurdaki davalılardan normal alım- satım yolu ile değil “ikrah-yağma” suretiyle elde edildiğini, davalıların maruz kaldıkları bu eylem sebebiyle,yapmış oldukları şikayet sonucunda sanıklar aleyhine ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada sanıkların eylemlerine uyan TCK m.149/1 kapsamında “Nitelikli Yağma” suçundan huzurdaki davacı da dahil olmak üzere tümüne mahkumiyet cezası verildiğini, verilen bu mahkeme kararının yapılan itiraz sürecinde şu anda Yargıtay incelemesinde olduğunu, huzurdaki dosyada öncelikle irdelenmesi gereken husus,tasfiyesi istenen bu şirket hisselerinin, davacı tarafından nasıl iktisap edildiği hususunda olduğunu, davacının “ikrah ve baskı” altında davalılardan...'dan davalı şirkete ait 9.700.000 TL değerindeki hisseyi devir sözleşmesi ile ele geçirdiğini, bu hususta ceza dosyası ile bu durumun tespit edilmiş ve davacı aleyhine “Nitelikli Yağma” suçunu işlemekten dolayı mahkumiyet kararı verildiğini, bu mahkumiyet kararının kesinleşmesi sonucunda, davacının elde etmiş olduğu hisselerin hukuki ve yasal yollardan elde edilmediği hususu ıspat edilecek ve davacının hisselerinin hukuki değerini kaybedeceğini, işbu sebeple,davacının yargılandığı ve bu hisse devri sebebiyle ceza aldığı ... 3.ACM ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması adaletin tesisi ve hakkaniyet için hem gerekli hem de daha aydınlatıcı olacağını, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davaya konu şirket hisselerini hukuka aykırı olarak ele geçirmesi sebebiyle, aleyhine olmak üzere işbu davaya konu şirket hisse payının iptali için ,davalılardan ... tarafından 19.01.2010 tarihinde başvurusu yapılmış ve ...8.ASHM ... Esas sayılı dosyası ile " davalı ...'na ikrah ve tehdit altında devredilmiş olan hissenin iptali ile Pay defterine Davacı ... adına tescili” talepli dava ikame edilmiş olup, işbu dava da ceza mahkemesinin sonucunu beklemekte olup, duruşması 07.03.2019 tarihine bırakıldığını, herhangi bir hak kaybına uğramamak için huzurdaki dava ile ilgili olan bu davanın bekletici mesele yapılmasını kamu vicdanı ve adaletin tecellisi için talep ettiklerini, davalı ...'ın ... 2. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hissenin iptalini ve devrini talep ettiğini, bahsedilen ve bilgileri verilen davalar açılmadan önce huzurdaki davalılardan ikrah ve baskı altında hisse devri yapmak zorunda kalan ... ... 2.Noterliği kanalıyla ... tarihinde; ”...sahibi bulunduğu işbu davaya konu hisselerin devrinin ikrah ve ölüm korkusu ile devrettiğini beyan ederek huzurdaki davacıya resmi ihtarname keşide ederek söz konusu tasarrufların iptalini içeren” ihtarnameyi gönderdiğini, huzurdaki davacının ise, tüm bu ihtar ve hakkında açılan bu davalara rağmen yapmış olduğu kanunsuz ve hukuka aykırı işlemlerinden vazgeçmeyerek huzurdaki davayı ikame ederek haksız kazanımına hukuki kılıf uydurmak çabasına düştüğünü, bu sebeple huzurda haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın TTK amir hükümlerince şartları oluşmudığından reddini talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu belirterek öncelikle, ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.-... K.sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, yine, ... 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasına, akabinde haksız ve hukuka aykırı olan davacının tedbir ve diğer tüm taleplerinin reddi ile hukuk aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava şirket feshi ve tasfiyesi talebidir.
Davacı mahkememizin 2018/1028 Esas sayılı dosyasında davalı olan ...Şti ile birlikte şirket ortak ve yetkilileri ..., ..., ... ve ...'ı davalı göstererek şirketin feshi talebinde bulunmuştur.
Davalı ... yargılama sırasında vefat ettiğinden, sunulan veraset ilamına göre mirasçıların tamamı diğer gerçek kişi davalılar olduğundan, ...'ın taraf kaydının silinmesi gerekmiştir.
Yine davacı taraf dosyaya sunduğu 01.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını davalı şirkete karşı çıkma ve çıkma payı talebi olarak ıslah etmiştir.
Bilindiği üzere, gerek şirketin fesih ve tasfiyesi davalarında ve gerekse de çıkma davalarında husumetin sadece şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. O sebeple ortak ve yetkililere karşı açılan dava yönünden husumetin değerlendirilmesi için 07.05.2025 tarihli celsede tefrik kararı verilmiş ve işbu yeni esas üzerinden ortak ve yetkililere karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle dosya üzerinden karar verildi. 09/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır