T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/357 Esas
KARAR NO: 2025/637
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2025
KARAR TARİHİ: 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti vermektedir. İşbu reklam ve tanıtım hizmeti, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ünvanlı işletmesinin reklam ve ilanını portalımızda yayınlamak isteyen davalı şirket ile 27.08.2024 tarihinde ... Sayılı sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında borçludan 27.08.2024 tarihinde toplam 1,00TL ödeme sağlanmıştır. Bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 1. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu icra takibinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup itiraz ile icra takibinin durduğunu, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacının alacağının sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, sözleşme yapılmasına müteakip e-faturalar davalı adına müvekkil şirket tarafından tanzim edildiğinin, sözleşmenin 12 Aylık Taahhütlü üyelik sözleşmesi olup 12 aylık taahhüt karşılığı müşterilere avantajlar ve indirimler sağlanmaktadır. 12 aylık taahhütlü süre içinde herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşmenin; "8.7.12 Aylık Üyelik Taahhüdü karşılığında yapılan tüm indirimler toplamı ve 12 aylık üyelik taahhüdü karşılığında 1 (bir) aylık liste fiyatına tekabül eden Katılım Bedeli; MÜŞTERİ’nin herhangi bir nedenle üyeliği iptal etmesi, ... tarafından sözleşmenin feshedilmesi, aylık üyelik bedelinin ödenmemesi ya da MÜŞTERİ’nin SÖZLEŞME’yi imzaladığı tarihten itibaren Taahhüt ettiği 12 ay içinde sisteme kaydettiği kredi kartından Aylık Üyelik Bedeli’nin herhangi bir taksidinin tahsil edilememesi durumunda MÜŞTERİ’ye fatura edilecek, MÜŞTERİ bu tutarı 7 (yedi) iş günü içerisinde...’a ödeyecektir. MÜŞTERİ, sisteme kayıtlı kredi kartını iptal etmesi, internet ödemelerine kapatması, kredi kartının kullanım süresinin dolması gibi nedenlerden kredi kartının geçersiz olması durumunda ...’a yeni kart bilgilerini 7 gün içinde yazılı olarak bildirecektir. Yeni kredi kartı bilgilerini ...’a bildirmek MÜŞTERİ’nin sorumluluğunda olup, yeni kredi kartı bilgilerinin ...’a bildirilmemesi durumunda taahhütlü üyelik kapsamında yapılan tüm indirimler ve katılım bedeli MÜŞTERİ’ye fatura edilecektir." maddesi gereği 12 aylık taahhüt karşılığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajlar maddede belirtilen hallerde fatura edileceğini, davalıya da bu madde gereği yararlandığı indirimler ve katılım bedeli ayrıca fatura edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.8. “Taraflar, İşbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ...’un defter ve muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin kesin delil olduğunu gayri kabili rücu ve kesin olarak kabul beyan ve taahhüt eder.” hükmü gereğince davalının davacı şirketin defter ve muhasebe kayıt ve belgelerini kesin delil olarak kabul ettiğini, davacı şirketin sözleşmeye uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalının işletmesi olan “...”a kendi internet sitesi ... portalında “...” kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, davalıya sözleşme süresi boyunca hizmet verilen sayfaların internet adresi uzantısı ve sayfaların görüntüleri aşağıda ve dilekçemizin ekinde mevcut olduğunu, sözleşmenin internet üzerinden reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeni ile doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi müşteriye verilmemekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.7. “MÜŞTERİ’ye ait reklam ve ilanında yayınlanması halinde, buna bağlı olarak yayın yapılan mecra üzerinden kullanıcıların gönderdikleri formların (e-postaların) MÜŞTERİ’ye panel üzerinden bildirilmesi dışında herhangi bir sorumluluk üstlenilmez. Reklamın yapıldığı mecra üzerinden gelecek mesaj sayısı, frekans ve niteliği konusunda herhangi bir garanti verilmez.” hükmü gereğince davacı şirketin sözleşme gereği iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler vermesi söz konusu olmadığını, sözleşmeler olarak herhangi bir iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler verilmemesine rağmen müvekkil şirket tarafından oluşturulan ve ... üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalarla ...’u ziyaret eden kullanıcı ve ziyaretçilerinin iletişime geçebileceği, teklif alıp verebilecekleri bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, bu panel üzerinden ... internet sitesini ziyaret eden kişilerle ...’da sayfası bulunan reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalar iletişim kurabildiğini, davacı şirketin davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturmuş ve sözleşme süresince firmanın ... internet sitesindeki “Söz, Nişan Mekanları” kategorisinde 395 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olup bu ziyaretler sonucunda toplam 34 fiyat teklifi talebi olduğunu, davalının bu bu tekliflerin çoğuna dönüş yaptığını, ayrıca ..., ... arama motoru üzerinde arama motoru reklamcılığı ve arama motoru optimizasyonu çok yüksek ve iyi olan bir web sitesine sahip olduğunu, davacı şirketle davalı arasında imzalanan sözleşme davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişki ticari bir iş olduğunu, talep edilen faiz de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı olmadığını, sonuç olarak davacı tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemeler davalı tarafından yapılmadığını, borçlunun davalı, takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalıştığını, işbu nedenle itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatı talebiyle Mahkemeye başvuru zorunluluğunun doğduğunu belirterek borçlunun ... 1. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine, alacağın %20’si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle: davanın yetki yönünden iptal edilmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin Tüketici Hizmet Sözleşmesi olup davanın Tüketici Hakem Heyetinde açılması veya Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, yapmış olduğu sözleşme ... firması ile ... tarihli ... nolu ...sözleşmesi ile yapmış olduğu sözleşmeye göre ve ... ile yaptığım telefon görüşmeleri ve whatsap görüşmeleri ile aylık en az 200 kişi tarafından ... davet evimin aranacağını garanti ve taahhüt ettiklerinden; ... ile Arge-Üyelik sözleşmesini yaptığını, bu sözleşme gereği ilk ayın ücreti 1-TL(Bir Türklirası) olarak yapıldığını, ödemesinin gerçekleştirildiğini, ... firması tarafından aylık en az 200 arama yapılacağını taahhüt ettiği halde 20 günlük süre içerisinde arayan kişi sayısı sadece 25 tane olup onlar da sözleşme yapmadığını, sadece bilgi aldıklarını, ... istediğimiz şartları sağlamadığı için 20 EYLÜL 2024 tarihinde ... firması whatsap mesaj hattına sözleşmenin tek taraflı olarak İPTAL edildiğine dair İHTARNAME göndererek; sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini, aynı Gün Noterden de İhtarname gönderdiğini, gönderdiği bu ihtarnameden sonra ...A.Ş firması 18.09.2025 tarihli Belge No:... olan 32.998,00-TL'lik E-Arşiv Faturası düzenleyerek; CAYMA BEDELİ adı altında bir fatura düzenlediğini, bu faturanın hiçbir zaman tarafına ulaştırılmadığını, bu düzenlenen faturanın sahte bir fatura olup maliye kayıtlarında bulunmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...tarihinde;Mahkemeye gönderdiği ... Hizmetleri A.ş'nin bilgisayar kayıtlarının tetkikinde ... A.Ş tarafından alış -satış analizi sonucu ek'inde gönderilen 2024 bs-ba karşılaştırma sonucu ek'lerinde gönderilen yazı incelendiğinde; ... Bileşim A.ş'nin 2024 yılı kayıtlarında vergi dairesine bildirilmiş olan şilan ... adına düzenlendiğini iddia ettikleri; 18.09.2025 tarihli belge no: ... sayılı e-arşiv faturasına rastlanılmadığını, bahsedilen resmi belgelerin incelenmesinde ... A.Ş firmasının benim adıma düzenlediği Cayma bedeli faturası sahte olup; herhangi bir maliye kayıtlarında kayıtları bulunmadığını, d avacı firma tarafından bu faturanın tarafına ulaştırılmadığını, yapılan sözleşme gereği ilk ayın faturası olan 1,00-TL ödenmiş olup; ... A.Ş ye borcum bulunmadığını, sahte düzenlenmiş e-arşiv faturası da maliye kayıtlarında yer almadığını, davacı firmamın haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu icra dosyası ve bu davanın tüm unsurları ile reddedilmesi gerektiğini, davacı firmanın %20 den az olmamak kaydı ile inkar tazminatı ödemeye Mahkum edilmesi gerektiğini belirterek davacının açmış olduğu bu davanın yetki yönünden usulden reddine, davacının davasının reddine, ... 1. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı icra takibine yapılan durdurma kararının devamına ve icranın iptaline, davacının mesnetsiz ve hileli faturalarla açmış olduğu bu davadan dolayı %20 inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.
6102 sayılı TTKnun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri olduğu sayılmış olup, buna göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTKnun da TMKnun 962 ile 969.maddelerinde; 6098 sayılı TBKnun 202-203, 444-447, 487-501, 515-519, 532-545, 547-554, 555-560, 561-580 maddeleri, Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta borsa, sergi ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve son olarak da bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava olarak sayılmıştır.
Bilindiği üzere, 12.05.2018 tarihli ve 30419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Esnaf ve Sanatkâr Odaları Arasında veya Esnaf ve Sanatkâr Odaları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Bünyesindeki Odalar Arasında Üye Kayıt Zorunluluğu Bakımından Çıkacak Anlaşmazlıkları Çözümlemek Üzere Oluşturulan Mutabakat Komitelerinin Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ"e göre mutabakat komitesi kararlarında esas alınması gereken mevzuat arasında ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ... sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri yer almaktadır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararının "Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı" başlıklı 1 inci maddesinde aynen; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,
Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, kararlaştırılmıştır." hükmü amirdir.
İlave olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında;
"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000 TL) lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı aşanlar;
..." denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.
Buna göre, 2024 yılı için geçerli olmak üzere esnaf ve sanatkar sayılma hadleri; yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısı (fıkra 1 - Mal Alım Tutarı: 700.000 TL, Mal Satış Tutarı: 1.000.000 TL, fıkra 3 - Satış Tutarı: 700.000 TL) (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır (Gayri Safi İş Hasılatı : 690.000 TL)
Ayrıca, Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. Nitekim, TTK’nın “Ticari iş karinesi” başlıklı 19.maddesinde “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
(2)Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyaya celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının: ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde mükellefiyet kaydının 24/09/2024 tarihinde başladığı, 2.sınıf tacir ve işletme hesabı defteri tuttuğu anlaşılmış olup 2024 dönemi yıllık gelir vergisi beyannamesine göre 48.351,39-TL dönem zararı bildirmiş olduğu görülmüştür. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden alınan 27.05.2025 tarihli müzekkere cevabında da, davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Somut olayda, uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 27/08/2024 tarihinde imzalanan ARGE ve Üyelik Sözleşmenin mutlak ticari dava kapsamında olmadığı ayrıca yukarıda açıklandığı üzere ticari iş karinesinin uygulanmasının Mahkemenin görevine etki etmeyeceği değerlendirilmekle somut uyuşmazlıkta davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmakta olup davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 14/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır