T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/359 Esas
KARAR NO: 2025/597
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/05/2025
KARAR TARİHİ: 07/07/2025
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar, 20/05/2025 tarihli Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/02/2025 tarihinde ... Sigorta A.Ş.’ ne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Z.M.S.S.) ile sigortalı ...plaka sayılı kamyonet Asli Kusurla, davacıya ait ... plaka sayılı araca çarpmak suretiyle hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan“ trafik kazası tespit tutanağı ” na göre ... plakalı kamyonet sürücüsü davacının araca çarptığını kusurlu(%100) olduğu kabul edilerek onaylanmış durumda olduğunu, ayrıca dilekçe ekinde sunulan ve kusur oranını gösteren ekspertiz raporunda ...plakalı araç sürücüsünün kusurlu(%100) olduğunun tespit edildiğini, yaşanan kaza neticesinde araçta değer kaybı oluşmasının yanı sıra davacı müvekkilin aracının tamiratta olması nedeniyle; müvekkil iş yerine gidip gelmesi gerektiğinden ekstradan ulaşım masrafı doğmuş ve bu yönden de maddi zarar uğrattığını, tüm bu nedenlerle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu,... plakalı araca park halindeyken çarpılması neticesinde müvekkilin kullanabileceği başka bir aracı da olmaması sebebiyle 21/02/2025- 21/03/2025 tarihleri arasında müvekkilim 28 gün boyunca genellikle taksi ile işyerine gitmek zorunda kaldığını, bu nedenle de günlük en az 100,00 TL (Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik) maddi zarara uğradığını, ayrıca, önemle belirtmek gerekir ki; kazanç kaybı ya da araç mahrumiyeti talep edilirken belge gösterme zorunluluğunun olmadığını, nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin ... E., ...K. Sayılı ve 29.9.2022 tarihli kararı da bu yönde olduğunu, söz konusu durumda, tarafımızdan dava değerinin tam ve kesin olarak belirlemesini beklemek, hayatın olağan akışına aykırı olacağından; işbu dava, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalması kaydıyla; belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, açıklanan tüm sebeplerle; davaya konu kaza sebebiyle, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL’lik hak mahrumiyeti alacağının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etme zarureti doğduğunu belirterek hesaplanması uzmanlık gerektirdiği için davalarını bilirkişi raporundan sonra artırmak üzere belirsiz alacak davası (HMK Md.107)kapsamında ikame araç bedeli olarak 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı ...ve ... Şirketi müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine usul yönünden itiraz ettiklerini, dava dilekçesinin usulüne göre hazırlanmamış ve davacıların iddia ettiği hususları ispat etme yükümlülüğü yerine getirilmediğini, öncelikle davaya cevap verilebilmesi için h.m.k. 121 md. gereği delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğundan ayrıca ve açıkça zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, davanın zamanaşımı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, ayrıca ve açıkça görev itirazlarının bulunduğunu, bu sebeple davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, ayrıca ve açıkça yetki itirazlarının bulunduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davalı şirketin davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın işleteni olmadığını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu trafik kazasında müvekkil şirkete ait aracın kusurlu olduğu iddiasının kabulü mümkün olmayıp müvekkil şirkete ait araca izafe edilebilecek bir kusurun olmadığını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç mahrumiyeti zararını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini belirterek huzurdaki davanın davalı şirket yönünden reddine, davanın, ...Ticaret A.Ş. 'ne, ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;21.02.2025 tarihinde müvekkile sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile...plakalı aracın hasarlı trafik kazası sonrası 21.02.2025 ile 21.03.2025 tarihleri arası 28 gün boyunca genellikle taksi kullanarak iş yerine gitmek zorunda kaldığı, günlük en az 100-TL maddi zarara uğradığı gerekçesiyle ikame araç bedeli olarak belirsiz alacak olarak şimdilik 100-TL bedelli dava açtığını, öncelikle davalının kusurunun %100 oranında olmasının mümkün olmadığını, bu maddi zararın ispatının gerektiğini, davacının genellikle taksi kullanıldığını ifade ederken bunun be kadar olduğuna ilişkin bilgi, belge sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, vergi kayıtları, hasar, kaza tespit tutanağı, eksper rapor bilgisi dosyamız içerisine alınmıştır.
Dava: haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
6102 sayılı TTKnun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri olduğu sayılmış olup, buna göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTKnun da TMKnun 962 ile 969.maddelerinde; 6098 sayılı TBKnun 202-203, 444-447, 487-501, 515-519, 532-545, 547-554, 555-560, 561-580 maddeleri, Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta borsa, sergi ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve son olarak da bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava olarak sayılmıştır.
Bilindiği üzere, 12.05.2018 tarihli ve 30419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Esnaf ve Sanatkâr Odaları Arasında veya Esnaf ve Sanatkâr Odaları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Bünyesindeki Odalar Arasında Üye Kayıt Zorunluluğu Bakımından Çıkacak Anlaşmazlıkları Çözümlemek Üzere Oluşturulan Mutabakat Komitelerinin Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ"e göre mutabakat komitesi kararlarında esas alınması gereken mevzuat arasında 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/12362 sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri yer almaktadır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararının "Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı" başlıklı 1 inci maddesinde aynen; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,
Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, kararlaştırılmıştır." hükmü amirdir.
İlave olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında;
"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000 TL) lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı aşanlar;
..." denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.
Buna göre, 2024 yılı için geçerli olmak üzere esnaf ve sanatkar sayılma hadleri; yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısı (fıkra 1 - Mal Alım Tutarı: 700.000 TL, Mal Satış Tutarı: 1.000.000 TL, fıkra 3 - Satış Tutarı: 700.000 TL) (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır (Gayri Safi İş Hasılatı : 690.000 TL)
Dosya kapsamında mevcut ... Vergi Dairesi'nin 30/05/2025 tarihli müzekkere cevabında; "... vergi kimlik numaralı mükellef ...'ın potansiyel mükellef olduğu, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı görülmüştür." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Ayrıca, Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. Nitekim, TTK’nın “Ticari iş karinesi” başlıklı 19.maddesinde “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resen nazara alınır. Dava konusu uyuşmazlık dikkate alındığında, davacı tarafın tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacıya ait ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydında hususi kullanım amaçlı olduğunun belirtildiği yine davanın niteliği itibariyle TTK 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan da bulunmadığı anlaşıldığından, ayrıca yukarıda açıklandığı üzere ticari iş karinesinin uygulanmasının Mahkemenin görevine etki etmeyeceği değerlendirilmekle davaya bakmakla mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılmakla, davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 07/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır