T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/51 Esas
KARAR NO: 2025/321
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 22/01/2025
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; idareleri Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ... Başkanlığının... tarihleri arasındaki işlemlerinin genel teftişi neticesinde düzenlenen...tarih .. ve ... sayılı Genel Teftiş Raporunun 39 maddesi gereği tespiti yapılan, davalı yana hukuka aykırı şekilde ödenen ve kurum zararına yol açan bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 750.000 USD tutarının ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ , ..., ...., ... 'den tahsili için ... 32 Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı alacak davası açıldığını, .... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dava dosyasında, ... Şirketi'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, ... 32 Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyasında, taraflarınca 16.01.2025 tarih ve 2 numaralı celsenin iki numaralı ara kararında şirketin ihyası için dava açmaya Yetkisi verildiğini, ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı sayılı dava dosyasında, yargılamanın devamı ve hükmün infazı sürecinde sonuç alınabilmesini teminen Mahkemeden .. Şirketi ( Vergi No: ...)'nin ihyasını talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava dışı ... Şirketi' nin ticaret sicilindeki kaydı TTK'nın ilgili hükümleri gereği 02.10.2019 Tarihinde Tasfiye işlemleri sona erdiğinden terkin edildiğini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici madde 7 hükmü gereğince (Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. ) iş bu davalarına devam etmek için terkinine karar verilen şirketin ihyasına karar verilmesi için iş bu davayı açmak gereğinin hasıl olduğunu, nitekim Nitekim ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dava dosyasında açtığımız alacak davasında davalılar müteselsilen sorumlu olduklarından ve biri hakkında davanın reddine karar verilmesi diğerleri hakkında davanın reddine karar verilmesi sonucunu doğuracağını, bu bakımdan idarelerinin alacağına kavuşması için terkinine karar verilen şirketin ihyasına karar verilmesinin hukukun gereği olduğunu belirterek .. Şirketi( Vergi No: ....)'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunun gerektiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebildiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, davalı Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, Mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara davalı Sicili Müdürlüğünün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, Mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir. Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre Mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davalı sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle “yasal hasım” konumunda bulunan davalının, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ihyası istenen şirket ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
İhyası istenen ... Şirketi ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 14/07/2015 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkililerinin ..., ..., ... olduğu, şirketin sicil kaydının 02/10/2019 yılında terkin edildiği görülmüştür.
Dava, TTK 547 maddesine göre ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketler ile karşılıklı davası olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan dava ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İhyası istenen şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davalı ...'ün şirketin son yetkililerinden olduğu, davacının tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir.
Davalı ...'ün eksik tasfiye yapıp yapmadığı, ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı yargılaması neticesinde anlaşılacağından, bu sebeple eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği şu aşamada kabul edilemeyeceğinden, diğer davalı Sici Müdürlüğü ise kanuni hasım olduğundan yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde...sicil numarasıyla kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... LTD. ŞTİ'nin ... 32. Asliye hukuk Mahkemesinin ...E sayılı dosyasındaki iş ve işlemlere münhasır ihyasına,
-Tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik numaralı ...'ün tayinine,
2-Karar kesinleştiğinde bir suretin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine,
3-Davacı kurum 492 Sayılı Harçlar Kanunu 13/j bendi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-... Ticaret Sicil Memurluğunun yasa gereği hasım olması nedeniyle ücreti vekalet ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır