T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/639 Esas
KARAR NO:2025/861
DAVA:Alacak (Organik Bağ)
DAVA TARİHİ:31/01/2023
KARAR TARİHİ:12/11/2025
Mahkememizin 31/01/2023 tarihli, ... sayılı kararı 30/06/2025 tarihinde kesinleşmiş olup davacı vekili tarafından yarılamanın yenilenmesi talep edilmiş olmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (organik bağ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının şirketi adına aldığı restorasyon işine kredi çıkartılacağı vaadi ile 250.000 Amerikan Doları dolandırıldığını, davacının dolandırıldığında anlayınca suç duyurusunda bulunduğunu, ....Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayısı ile dava açıldığını ve davanın İstanbul BAM 31.Ceza Dairesinin ... esası ile devam ettiğini, bunun yanısıra ....İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, davalının kesinleşen icra takibine itirazı üzerine usulsüz tebligat davasının ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kabul edildiğini, yetkilisi ... olan ancak kocası tarafından idare edilen davalı şirketi idare eden ...nin dünya çapında tanınmış finans kuruluşlarının ismine benzer şirketler kurarak bu isim benzerliğini kullanarak sözleşmeler yaptığını ve masraf adı altında büyük miktarda paraları bünyesine aldıktan sonra bu şirketlerin içini boşalttığını, davalı şirketin de isminin Katar merkezli büyük bir fon olan ... ile isim benzerliğini taşıdığını, logo olarakta bu şirketin logosunun kullanıldığını, dolandırıcılı fiilinde araç olarak kullanılan ve sözleşme yapılan şirketin ise Türkiye'de faaliyetlerine yıllar önce son vermiş olan ... isimli şirkete çağrışım yapan ... Hizm.Dış Tic.Ltd.Şti.olduğunu, her iki şirketin adresleri aynı olup iki şirketinde fiilen ... idaresinde olduğunu, davalı şirket hakkında kira, elektrik, su vs. Borçlarını ödemediği için icra takipleri bulunmakta olup, her hangi bir faaliyeti de bulunmadığını, davalı şirketin temsilcisi Mois Mitrani'nin davalı şirketi karısı adına kurduğunu, ancak eşinin bu konular ile hiç bir alakası olmadığını, eşinin davacı ile hiç bir görüşmesi de olmadığını emniyet ifadesine açıkça ikrar ettiğini, bu yönüyle davalı şirketin dolandırıcılık amacıyla kurulduğu açık olup davalı şirketi temsil eden ...hakkında aynı yöntemlerle annesi adına kurduğu bir şirketi dolandırıcılık faaliyetlerinde kullandığı ve büyük miktarlarda maddi kazanç sağladığı için .... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, tacir veya şirket yöneticileri ve kooparatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, bunların yanında hakkında bir çok soruşturma devam etmekte olup, adına kurulmuş ve her hangi bir faaliyet olmayan gayri faal çok sayıda şirket bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle şirket adına kayıtlı bulunan İstanbul ili, ... ilçesi, 2962 ada, 39 parselde kayıtlı, İstanbul ili, ... ilçesi, 1076 ada, 12 parselde kayıtlı ve İstanbul ili, ... ilçesi, 264 ada, 8 parselde kayıtlı taşınmazların 3.kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, neticede fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalması kaydı ile 250.000 USD'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine, ....İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuğa başvurmadan davayı açtığını, davacıya tensip tutanağı ile verilen kesin süre içerisine harç eksikliğinin tamamlanmadığını, davacının bu zamana kadar aynı konuda ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kesinleşip kapanan ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarını açtığını, davacının ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açtığı davayı kaybettiğini ve kararın kesinleştiğini, diğer dosyanın ise derdest olduğunu, itirazın kaldırılması isteminin ancak İcra Hukuk Mahkemesinden istenebileceğini, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının dolandırıcılık iddiası ile suç duyurusunda bulunması ile ....Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen davada davalı hakkında beraat kararı verildiğini, davacının dava dilekçesinde aslında ortada hukuken geçerliliği olmayan bir sözleşme olduğunu ikrar ve kabul ettiğini, sözleşme geçersiz ise sözleşmeye dayalı bir alacakta olmadığını, davacının hiçbir iddiasını ispatlayamadığını, adı geçen tüm şirketlerin faal olduğunu, bu nedenlerle arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, tensiple kesin süre verilen harç eksikliği tamamlanmadığından davanın işlemden kaldırılmasına, davanın derdestlik nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, %20 oranında icra inkar tazminatına, HMK 329 gereğince davacı hakkında disiplin cezası yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
YENİDEN YARGILAMA TALEBİ
Yeniden yargılama talebinde davacı vekili özetle: Eldeki davanın arabuluculuk şartı yerine gelmediğinden reddine karar verildiği, ne var ki önceki vekil tarafından 06.12.2023 tarihinde arabulucuya müracaat edildiğini ve 12.01.2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu belgenin sonradan ele geçirilebildiğini, bu sebeple yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Talep 6100 sayılı HMK'nın 375/1-ç maddesine göre yargılamanın yenilenmesine ilişkindir.
Mahkememizin 31/01/2023 tarihli, ... sayılı kararı ile davacının davasının usulden reddine karar verildiği, kararın 30/06/2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, TTK 5/A maddesinde düzenlenen arabuluculuk, dava açılmadan evvel tarafın tamamlaması gereken bir dava şartıdır. Davacı iddiasına göre, davacı taraf devam etmekte olan davada, dava açıldıktan (31.01.2023) bir yıl sonra (06.12.2023 tarihinde) arabulucuya başvurmuştur. Kaldı ki son celsede davacı vekili arabulucuya yargılamanın devamı sırasında müracaat edildiğini ikrar etmiştir. Dolayısı ile davacının yargılamanın devamı sırasında yaptığı arabulucuya başvurulduğu ve arabulculuk şartının bu surette yerine gelmiş olduğu savı ilk derece mahkemesince, istinaf mahkemesince ve temyiz mahkemesince kabul görmemiştir. O halde, zaten derecatta geçerek kabul görmeyen bir savın yeniden yargılamaya konu edilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, eldeki dava 13.03.2024 tarihinde karara çıkmıştır. Davacı ise, anlaşamama tutanağının dosya karara çıkmadan evvel, 12.01.2024 tarihinde düzenlendiğini belirtmektedir. O halde, davacı vekilinin anlaşamama tutanağını, dosya karara çıkmadan dosyaya ibraz imkanı mevcuttur. Fakat bu belge dosyaya sunulmamıştır. Arabuluculıuk UYAP sistemine kayıtlı ve her an tarafın erişebilme imkanı olan bir evrakın, HMK 375/1-ç maddesinde tanımlandığı gibi, sonradan ele geçirilmesi diye bir şey de söz konusu olamaz.
Anılan gerekçe ile, yeniden yargılama talebi dinlenemez olduğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yeniden yargılama talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/11/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır